20 Ağustos 2017 Pazar

Hayal Ötesiydi Bizim İçin...

Düşünün ki gönlünüzü, ömrünüzü verdiğiniz bir işiniz veya hobiniz var. Ve sizi o yöne teşvik eden bir de dünyaca ünlü bir idolünüz var. Nasıl oluyorsa günün birinde idolünüzle bir araya geliyorsunuz. O anki yaşadığınız mutluluğu, heyecanı bir daha düşünün:)
İşte Haziran 2013'te Fazıl için tam da bu anlattığım hayal ötesi olay gerçekleşti. Aslında blogumda sıcağı sıcağına paylaşmıştım ancak güncellemek isterken yanlışlıkla paylaşımı sildim. Bu yılın Haziran ayında yine çok heyecan verici bir gelişme olduğu için öncesini de tekrar paylaşmak istedim. Evet, kısa kesiyorum:) Yoksa uzun uzun yazasım var.
Fazıl The Alan Parsons Project grubunun ortaokul yıllarından beri yani 1980'lerden beri iyi bir dinleyicisi ve sıkı takipçisi. Grubun efsanevi gitaristi Ian Bairnson ise Fazıl'ın elektro gitara başlama sebebi yani bahsettiğim idolü:) Hatta hep anlatır, 12-13 yaşlarındayken tenis raketiyle Ian Bairnson'ın sololarını çaldığını hayal edermiş:) 
Yıllar yıllar geçiyor, grup birçok albüm çıkarıyor. Türkiye'ye konserlere geliyor. Fazıl hiçbir gelişmeyi, hiçbir albümü ve konseri pek tabii kaçırmıyor:)
Youtube'un ülkemizdeki ilk yıllarında Fazıl da Ian Bairnson sololarını coverlayıp kanalında paylaşmaya başlıyor. İşte ne oluyorsa ondan sonra oluyor:) Dünyaya yayılmış olan Ian Bairnson hayranları birbirini buluyor ve derken 2013 yılında Barcelona'da Avrupa fanları toplanıyor. Türkiye'den sadece Fazıl davet ediliyor. Ve biz benim uçak korkuma rağmen havalara uça uça gidiyoruz:))) Fazıl Ian Bairnson'la aynı sahneye çıkıyor, daha ne olsun:)
Bazı heyecan ve mutlulukların tarifi yok, kelimelerin anlamına sığmıyor. Tahmin edersiniz artık...
Bu seneki sürprizi ve Fazıl'la yapacağım röportajı da en kısa zamanda paylaşacağım.
Fazıl'ın Youtube kanalına buradan ulaşabilirsiniz.

Barcelona sahnesinden tadımlık:)
Keyifli dinlemeler ve seyirler ^-^

video



Tezgah Youtuber Çıkartması:)

Kitap videoları çeken üç kafadar olarak (Ebru, Ayça ve ben) Tezgah Kitabevi'ni tabir-i caizse talan etmeye gittik:)) Kişisel talanımızı gerçekleştirip güzel kitaplarla mutlu ve umutlu ayrıldık dükkandan:)

Aldığım kitaplara geçmeden haftalar önce Gratis'ten aldığım ve kitap çantası olarak kullandığım mırk mırkkı paylaşmak istiyorum:))) Daha önce de benzer pembiş bir kedili çanta almıştım, buradan bakabilirsiniz. Bundan azıcık daha büyüktü o.


Kitabın kapağına vuruldum resmen. Mırk bile var:)
Buket Uzuner'in yıllar yıllar önce 'Şiirin Kızkardeşi Öykü' kitabını okumuştum. Kitaplığımda okunmayı bekleyen Buket Uzuner kitapları ise: Ayın En Çıplak Günü, Ah Bir Kedi Olsam, İstanbullular, Uzun Beyaz Bulut Gelibolu...


Abbas Sayar 'Yılkı Atı' yorumumu buradan okuyabilirsiniz.


Diğer seçtiğim kitaplar...


Keyifli okumalarınız olsun.


19 Ağustos 2017 Cumartesi

D&R Alışverişim

Bizim buradaki Marina'da seneler önce D-Way isimli bir kitap-kafe vardı. Hatta epey alışveriş yapmıştım oradan. Buradan alışveriş detaylarına ulaşabilirsiniz:)
Sonrasında aynı kişilerce ismi değiştirilerek aynı konsept devam etti bir süre.
Şimdilerde ise D&R olarak hizmet veriyorlar.
Marina'ya her indiğimde mutlaka uğruyorum. Zaten akşam saatleriyse bir de Diren Kitapçı'ya uğruyorum. Çünkü yaz aylarında sadece akşamları açıyor Diren Kitapçı...

Neler almışım bakalım:)

Geçen hafta Çernobil faciasıyla ilgili bir belgesel izledim ve çok etkilendim. Youtube üzerinden izlediğim 'Çernobil'de Ne Oldu? - Al Jazeera Türk Belgesel' isimli belgeseli buradan izleyebilirsiniz.
D&R turumda karşıma 'Çernobil Duası' isimli kitap çıkınca bu kadar denk düşer dedim. Hatta arkadaşım Ebru'yla ortak okuyacağımız bir kitap arıyorduk, dedim ki bunu alalım. Eş zamanlı okumaya başladık bile...
Nobel ödüllü yazarın kitaplığımda bir kitabı daha var, okunmayı bekleyenlerden: 'Kadın Yok Savaşın Yüzünde'...


Bu kitabı ise Ebru'nun tavsiyesiyle aldım. Meğerse Seray Şahiner'in yeni bir öyküsü varmış. Ayça Güçlüten'in de bir öyküsü var. Hatta alır almaz Seray Şahiner'in öyküsünü okudum. Kitabın da açılış öyküsüydü zaten:)
Seray Şahiner paylaşımlarıma buradan ulaşabilirsiniz. 


Gülayşe Koçak'ın 'Çifte Kapıların Ardında' kitabını okumuştum, buradan göz atabilirsiniz.


Tavsiye üzerine aldım.


Konuları ve kapak tasarımlarının başarısıyla ilgimi çeken kitaplar...


Keyifli okumalarınız olsun.


Minik Bir Alışveriş

Bu kez gerçekten minik bir kitap alışverişi oldu. Her zaman uğrak yerlerimden biri olan ikinci el kitaplar satan bir dükkan var. Ama sadece kitap satmıyor, hatta kitap dükkanda en az yeri kaplıyor neredeyse. Buna rağmen her uğradığımda mutlaka birkaç kitap buluyorum. Ve hatta Necati Cumalı imzalı kitap bile bulmuşluğum var, buradan göz atabilirsiniz:)


18 Ağustos 2017 Cuma

Arkadaş Hediyeleri:)

Instagram'ın bana kazandırdığı canım arkadaşım Ebru'nun beni mutlu eden hediyeleri...


Mırk kitap ayracı dünya tatlısı Demir Adam'ın el emeği hediyesi 


Sahilde keyifle okumayı planlıyorum.


Ebru okudu ve çok beğendi. Sıra bende:)


Vay Başına Yoga Gelenler

Sevgili Çimen Hanım'ın kitabı imzalı olarak elime ulaştı. Çok teşekkür ediyorum. Çimen Hanım'ın Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.


Arka Kapak

Bir eğitmenin gözünden, bir öğrencinin zihninden…Çimen Erengezgin bu defa yoga deneyimlerini, hem yıllar süren öğrencilik hem de eğitmenlik tecrübeleriyle harmanlayarak öyküleştirdi. Yazar, yogayla ilk kez tanışan bir öğrencinin iç sesiyle, son derece samimi ifadelerle ve açık yüreklilikle neler düşündüğünü ve yaşadığını esprili bir dille aktarıyor. Öğrencinin maceraları gülümsetirken, aynı zamanda bir yoga öğretisine dönüşüyor. Bu kitapla yoga, öğrencilerinin bakış açısıyla açılmış yeni bir pencere ediniyor. Bugüne kadar hep eğitmenler anlattı, şimdi sıra öğrencilerde…
“Hoppalaaa! Hoca konuşuyor ben içimden cevap yetiştiriyorum. Herkes böyle mi, yoksa onlar içlerinden konuşmuyorlar mı? Sussana kızım ne konuşuyorsun bıdır bıdır, konsantre ol da hareketleri kaçırma! Bak yine konuşuyorum, ay yoruldum yemin ederim, daha hareketler başlamadan içimdeki konuşkan hanım beni fazlasıyla yordu.
Hayır yani hocayı mı takip edeyim, susmak bilmeyen kendi iç sesimi mi dinleyeyim?
Bu arada da gözleri kapat diyor hoca, işte şimdi yandık. Çaput çarşısı oldu mu sana vıdı vıdı olimpiyatları…”


Keyifli okumalarınız olsun ^-^