Sayfalar

27 Temmuz 2014 Pazar

Yarim Haziran - Can Dündar *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' kapsamında okuduğum bir kitabı daha bitirmenin verdiği gönül rahatlığı içerisindeyim:)

Can Dündar'ın daha önce 'Nazım' ve 'Kırmızı Bisiklet' kitaplarını okudum ama sanırım hala blogumda paylaşamadıklarımdan...
Kitaplığımda da 'Aşka Veda' ve 'Sarı Zeybek' okunmayı bekleyenlerden...

Listenin 1. sırasındaki, 'İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap' kategorisine ait 'Yarim Haziran'.


Okuma halleri fotoğraflarıma göz atmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yarim Haziran / Can Dündar




YARİM HAZİRAN
Yazarı: Can DÜNDAR
Yayın Hakları: İmge Kitabevi
www.imge.com.tr
-   İlk 4 Baskı: 1998, 5. Baskı: Mart 1999, 6. Baskı: Ocak 2000, 7. Baskı: Ekim 2000, 8. Baskı: Nisan 2001
-   174 sayfa

Kitaptan Alıntılar;

        * ... kiminde eski bir resim, kiminde gizli bir hüzün, çoğunda içten bir söz, ama hepsinde benden bir iz var; içimi ısıtan aşklar, özlediğim telaşlar, kaybettiğim yoldaşlar, yitirdiklerimin ardından dökülmüş yaşlar var.
         ...
         O yüzden bu kitabı transparan bir elbise gibi giyiyorum üstüme... içimi görenler, içini açabilsinler diye...

        * Kulağımda bir şiir Hasan Hüseyin'den artakalan:
         'Sokaktayım / gece leylak ve tomurcuk kokuyor / yaralı bir şahin olmuş yüreğim / uy anam anam... / Haziran'da ölmek zor'...
         Lakin doğmak da zor Haziran'da...
         Yaz kapıyı çalsa da;
         ... biliyoruz sonu hazan...
         Yine de seviyorum seni...
         Yarim Haziran!..

        * Merak etmiyor musunuz; ne kadarı gözyaşı kalan yaşamınızın, ne kadarı kahkaha?..
  
        * Bakakaldım peşinden...
         Ne gözümü alabildim... ne göze alabildim...

        * Sınırlı bir hayatı çabucak tüketmek  için dörtnala koşturup dururken, bir an olsun durup, geride kaç farklı ayak izi bıraktığınıza dikkat ediyor musunuz?
  
        * Aklınızdan geçeni yapamamanın, ruhunuz kopya kopya çoğalırken asıl hayatı tek kopya olarak tüketiyor olmanın bedelini biliyor musunuz?

        * Biliyorsunuz Türkiye'de bir yerlere birilerinin ismini vermek çok önemlidir. Ülkenin haletiruhiyesini bu isimlerden anlayabilirsiniz. Bir dönem hep Atatürk Caddesi'nden Gaziosmanpaşa'ya veya İsmet Paşa mahallesine gidersiniz. Sonra gün olur bir bakmışsınız Çetin Emeç Bulvarı'ndan Uğur Mumcu Caddesi'ne dönmeye ve Bahriye Üçok Sokağı'na çıkmaya başlamışsınız. Ülkede vaziyetin kötüleştiğini anlarsınız.

        * ... her eskiyen yılın, kaç sayfa olduğunu kestiremediğimiz otobiyografimizden bir sayfayı daha yırtıp attığını unutmaya çalışarak...
         ... her açılan yeni sayfanın, yırtılıp atılandan daha renkli öykülerle dolu olacağını umarak...
         ... ve kitabın kaçıncı sayfasında olduğumuzu hiç umursamayarak...
         ... neşeli bir cenaze töreni gibi karşılıyoruz yeni yılı...

        * 'Neyi arıyorsan sen O'sun' der Mevlana...
  
        * Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

        * Refik Halid - '3 Nesil, 3 Hayat'

        * ... 'alafranga' görünümüne aldanıp evlenilen erkekler, kısa sürede bilinçaltlarında bin yıllık 'alaturka' zevklerini çıkarıp sergileyiverdiklerinde hayal kırıklığı kaçınılmaz oluyor.
         
        * Hani Nazım Hikmet, Abidin Dino'ya sormuştu ya; 'Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin / İşin kolayına kaçmadan ama...' diye...
         Tomris Giritlioğlu da mutsuzluğun resmini yapmış işin kolayına kaçmadan... Tek bir işkence sahnesi çekmeden işkenceyi, filmini kana bulamadan şiddeti, magazin sayfalarına malzeme vermeden aşkı anlatmış.
'80. Adım'

        * 'Erkekler ağlamaz'dı, ama 'kız gibi gülmez'di de...
             
        * Selçuk Erez, son kitabı 'İstanbul Nerededir'in önsözünde 'Hiroşima'yı atomun, Varşova'yı Hitler'in, Kobe'yi zelzelenin, Pompei'yi Vezüv'ün mahvettiğini' yazıyor e 'İstanbul'u da yoğun görgüsüzlük yiyip bitirmektedir' diyor.

        * ... dilsiz bir kuytuda ölüyor şiir...

        * Ucuz pop şarkıları söyleyerek başıbozuk bir dere gibi akarken, önüne kattı sanattan yana ne varsa; bir tek şiir hariç...
         Şiir, soylu bir çınar gibi direndi köklerini oyan bu sele... terk edilmiş bir sevdalı gibi yapayalnız ama mağrur durdu tarihin akışına inat...
         Ve sonunda bir o kaldı soysuzlaşan ruhlarımızı avutacak...
         Haydi bir şiir okuyun bugün...

        * Sevmek, bir bakıma, zamanını vermektir / zaman aralarını doldurmak değil... - Tahsin Saraç


^-^ KEDİLER ^-^

        * Sadece kimsesiz gemilerle miskin kedileri barındıran bir sahil kasabasında...

        * Miskin kediler toprakla güneş arasında mahmur...

                                                   Okuduğum tarih: 24 Temmuz 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  16 Haziran 1961'de Ankara'da doğdu.
Mimar Kemal İlk ve ortaokulunda ve Atatürk Lisesi'nde okudu.
1982'de A.Ü.S.B.F. Basın-Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu.
1979'den itibaren sırasıyla Yankı (1979-1983), Hürriyet (1983-1985), Nokta (1985), Haftaya Bakış (1987), Söz (1987-1988) ve Tempo'da (1988) çalıştı.
1986'da İngiltere'de 'London School of Journalism'i bitirdi.
ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde Siyaset Bilimi dalında yüksek lisansını 1988'de tamamladı.
1996'da aynı bölümde doktora derecesi aldı.
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde ve ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi bölümü Kültürel Çalışmalar lisansüstü programında ders verdi.
1988'de TRT Haber Dairesinde başlayan televizyonculuğunu, '32.Gün' bünyesinde (1989-1995) yaptığı program ve belgesellerle sürdürdü.
1993-1994 yıllarında Show TV'de Mehmet Ali Birand'la birlikte 'Çapraz Ateşi' hazırladı.
1996-1998 yıllarında Show TV'de '40 Dakika' adlı haber programını hazırlayıp sundu.
2003-2004 yıllarında Milliyet gazetesi için Popüler Kültür ekini çıkardı.
1995'ten beri bağımsız olarak yürüttüğü belgesel çalışmalarının yanısıra Cumhuriyet gazetesinde köşe yazıları yazıyor.
NTV'de 19 Eylül 2006'da başladığı 'Neden' isimli tartışma programını 9 Haziran 2009 tarihine kadar hazırlayıp sundu.
16 Şubat 2009'dan Haziran 2010'a kadar NTV'de "Canlı Gaste" programını hazırlayıp sundu.
Eylül 2010'dan Haziran 2011'e kadar NTV'de "Canlı Ana Haber" programını yaptı.
2013 Aralık'ta başladığı Artı bir kanalındaki Canlı Gaste haber orogramını 6 ay boyunca hazırlayıp sundu.
Evli ve bir çocuk babası. 
http://www.candundar.com.tr/_v3/#!/Ana_Sayfa

ARKA KAPAK –


Katran karası bir geceyi Haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıldızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay... "Sana Samanyolu getirdim" dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur gülümsedi koltuğumun başucunda...

Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet...

Sonra penceremi açıp onu içeri aldım.

Dolunay, Samanyolu'ndan ışıklarla eteklerinde; "Haydi" diyordu penceremin dibinde; "Haydi... ebedi baharın ülkesine..."

Lakin, dolunaya inat, öylesine bitkin ve naçar ki hayat, kopamadım akşam haberlerinden, dünyevi kederlerden... Açıp penceremi, salıverdim dolunayımı, Cahit Külebi'den bir şiir fısıldayarak kulağına:

"Bir gün geleceğim / alıp şu başımı / bir gün geleceğim / belki de Haziran / bulacak naaşımı / belki de Haziran..."

Haziran, bir ozanın naaşını kaldırırken dolunay, Samanyolu boyunca efsunlu yıldızlar saçarak uzaklaştı. Bakakaldım peşinden... Ne gözümü alabildim ne göze alabildim. 




KEYİFLİ OKUMALAR...

1 yorum:

  1. Yarim Hazira'nı uzun zaman önce okumuştum , beğendiğimi hatırlıyorum , eski Dündar kitaplarını hep beğenirdim zaten...

    YanıtlaSil