Sayfalar

18 Ekim 2015 Pazar

Tante Rosa - Sevgi Soysal * Güz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz. 

Listenin 12. sırası: Doğduğunuz yıl hayatını kaybetmiş bir yazardan/şairden bir kitap.
Enteresan olan doğum günüm ayın 12'si ve kategorinin sayısı da 12:) Hem yıl hem gün olarak tam da doğum günüme denk geldi.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Tante Rosa / Sevgi Soysal




TANTE ROSA
Yazarı: Sevgi SOYSAL
Türü: Hikaye
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
-   Dost Yayınları, 1968 (1 baskı) -Sevgi Sabuncu adıyla-
-    Bilgi Yayınları, 1978-1980-1985-1996 (4 baskı)
-    1-16. Baskı 2002-2013, İstanbul         17. Baskı 2015, İstanbul
Desenler: Selçuk Demirel
-   103 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Funda Soysal- Bu, Sevgi Soysal'ın ilk kitabı değil, ne de en başarılı, en bilinen romanı. Ama Tante Rosa, Sevgi Soysal ile ilk kez buluşacak okura, onu tanıtmak için en doğru kitap olabilir. Sevgi Soysal'ın anneanne ve teyzesinden başlayıp kendisinde biten bir kadınlık çizgisi diye nitelendirdiği, Tante Rosa'nın yaşamından kesitler veren bu ön dört kısa hikayede...
  
        * 'Akşamları dükkanı kapatıp yorgun argın eve gittiğimde bana hayatı kim sevdirecek?' diyordu. 'Eve aldığı birkaç parça eşyanın bekçiliğini yapmadım diye bana çatacak adam değil, felsefeye ihtiyacım var benim, ya, felsefeye. Benim kocam bana Hindistan'ı anlatır, oranın değişik inanışlarını anlatır. Hanginizin kocası Hint felsefesinden anlıyor ve güzel keman çalıyor?'...

        * Sarhoş olunur, ama sokakta sızılmaz, aşık olunur ama sokakta yatılmaz, doyulur ama sokakta sıçılmaz, sokak gelip geçmek içindir...


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... yalnız kedileri ve yırtıcı, özgür, orman hayvanlarını, ıraktan sevdi.

        * Önce kedilerden, sahiplerini ve onların evlerini korumayı pek takmayan kedilerden çok, ...

        * Kahveyi ocağa koydu, kediye bir tekme...

        * ... Siyam kedisinin projektör gibi parlayan gözlerinden karanlık bastığını anladı.

        * Sabah Siyam kedisinin arsız miyavlamalarıyla uyandı Tante Rosa. Ne demişti kediyi veren adam: 'Tek yaşamaz bu Siyam kedileri; çift almak gerek bunları...

        * Salak kedi, ulan biz çiftimizi seçebiliyor muyuz yani?

        * Kedi gitti şişme yatağın güneş vuran ucuna tembel tembel uzandı.

        * Pisi pisi kalk bakayım yatağın üstünden...

        * Kedi en edepsiz, en azgın sesiyle miyavladı. ... o pazar günü kedi, dişiliğinin canavarlık noktasında ...

        * Kedi atladı masaya...

        * Bir çift Siyam kedisi isteyeceğim ondan.

        * ... yaşlanmaya, uyuz moruk bir kedi olmaya engel değil.

        * ... kedi vergileri...

        * ... kedim Mischa'yı sevecektim tam, hain tırmıkladı elimi...

        * ... bir kedi gibi...

        * ... Siyam kedilerinden biri vazoyu devirmiş, diğer kedi bunu fırsat bilerek...

                                                                          Okuduğum tarih: EKİM 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Sevgi Soysal (d. 30 Eylül 1936, İstanbul - ö. 22 Kasım 1976, İstanbulTürk yazar.


Çizer Hakkında Bilgi=  Selçuk Demirel (d. 18 Mayıs 1954 Artvin) dünya çapında ün kazanmış bir Türk çizer. Çizimleri Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen gazete ve dergilerinde yayımlanmış, kitap ve albüm kapakları, afişler hazırlayan, çocuk kitaplarına da çizim yapan Demirel yıllardır Paris’te yaşasa da kişisel sergileriyle Türkiye’ye de uğruyor.
İlk çizimlerini 1973 yılında Ankara Atatürk Lisesi'sinde öğrenci iken yayımladı. Daha sonra ODTÜ'de mimarlık öğrenimine devam ederken, Mimarlık Dergisi başta olmak üzere dönemin önemli dergi ve gazetelerinde desenlerini yayınlamayı sürdürdü. 1978'de Paris'e yerleşti. Çalışmalarını Paris'ten sürdüren Selçuk Demirel; Cumhuriyet, Yeni Yuzyil, Kitap-lik P, Milliyet gibi Türk yayımları ile, Fransa'dan Le Monde,Le Monde DiplomatiqueLe Nouvel Observateur ve ABD'den The Washington PostThe New York TimesThe Wall Street JournalThe Boston Globe, Business Week, SellingPower gibi yayın organlarında sürdürdü.
Çalışmaları kitap illustrasyonlarından, dergi ve kitap kapaklarına; desen albümlerinden, çocuk kitaplarına, kartpostaldan afişe dek çeşitlilik gösterir. 1974'de Akla Kara 1 adlı ilk sergisini açtı. 1981 yılında yayımlanan ilk çocuk kitabı Karga Karga Gak Dedi'den sonra pek çok çocuk kitabı Türkiye ve AlmanyaFransaJaponya gibi ülkelerde yayımlanmıştır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sel%C3%A7uk_Demirel
http://www.selcuk-demirel.com/index_fr.php


ARKA KAPAK –

İlk yayımlandığında "yerli" olmamakla eleştirilen Tante Rosa, Sevgi Soysal'ın, sinemaya da uyarlanan en özgün eseridir. Bir roman bütünlüğüne sahip olacak şekilde birbirine ustalıkla bağlanmış on dört hikayenin ana konusu kadınlık ikilemleridir. Sevgi Soysal'ın, o kendine özgü ironisiyle anlattığı Tante Rosa, yaşamın kurallarına ve sınırlandırmalarına başkaldıran, ancak kadınlığına hapsolduğu için hep yenilen biridir. O, "bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır."

İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış.

İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysal’ı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan okura ise hiç ulaşamamış. Oysa Tante Rosa, Sevgi Soysal’ı 12 Mart döneminin simge yazarı yapanın yalnızca 12 Mart değil, Tante Rosa’da ilk filizlerini veren cesur bir kadınca duyarlılık olduğunun en güzel ispatı. Bütün Eserleri dizisinde önce kronolojik bir sırayla romanları yayımlanacak Sevgi Soysal’ın. Tante Rosa’dan sonra sırada kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği romanı Yürümek var. Soysal bu romanıyla (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmış. Ve yine bu romanı nedeniyle müstehcenlik gerekçesiyle yargılanmış. Daha sonra gelen Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, özellikle Ankaralı solcuların çok sevdiği, etkilendiği bir roman. Oradaki Ali karakteri, ideal bir devrimci modelidir; bir kuşak onu örnek alarak devrimciliği öğrenir. Bir sonraki romanı Şafak ise Murat Belge’nin sözleriyle “devrimci Türkiye romanı için çok yeni ve çok önemlidir” çünkü “Sevgi Soysal’ın olayların nesnelliği ve insanların öznelliği arasında kurduğu diyalektik ilişki, Marksist bir estetiğin ürünüdür.” Sevgi Soysal, kanser tedavisi için gittiği İngiltere’de “hastalık-tedavi ötesi şeyler yapmaya” çalışır. Burada yazmaya başladığı romanı Hoşgeldin Ölüm yarım kalır. İletişim Yayınları’ndan çıkacak Hoşgeldin Ölüm’ün ardına Sevgi Soysal’la aynı dönemde yaşamış ve yazmış, Attilâ İlhan, Oya Baydar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Oktay ve Vüs’at Bener gibi isimlerin tanıklıkları eklenecek. Hoşgeldin Ölüm, bu haliyle belki de bir hüzün kitabı olacak. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, romanlardan sonra ilk yayımlanacak anı kitabı. Muzip bir dille yazılmış bu anılar, tefrika edilirken bazı solcuların tepkisini çekmiş. Öykü kitabı Barış Adlı Çocuk, 12 Mart öncesini, daha sonraki değişimi ve hastalığı konu ediyor. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılarının toplandığı Bakmak ise ilk öykü kitabı Tutkulu Perçem’in ardından yayımlanacak. Yıldırım Türker, bu siyasi deneme yazılarının gazete yazarı olmaya kalkmasındaki en önemli neden olduğunu söylüyor. Türker, Sevgi Soysal’ın kendisi için “ilkgençliğinde dünyayla arasına gerili; şefkatle harelenmiş bir zekâ, isyankâr bir neşe, kül yutmaz bir duruştan dokunmuş bir tül” olduğunu yazıyor. Sevgi Soysal’ın İletişim’den çıkacak son eseri ise daha önce yayımlanmamış oyunu Venüslü Kadınlar. Yayına hazırlanan bir diğer kitap da, Sevgi Soysal’ın eserleri üzerine edebiyat eleştirisi ağırlıklı yazılardan oluşan bir derleme. Genç yaşta kaybettiğimiz Sevgi Soysal’ın bütün eserleriyle yeniden gündeme gelmesi, onunla büyümüş bir kuşağın ona borcunu ödemesi, onu tanımadan büyümüş bir kuşak içinse önemli bir fırsattır.
 Tante Rosa'dan
"...Bu işin bir başka işten ne ayrıcalığı var? Bir adamın paltosu için para almakla b.. için para almak arasında ne... fark var? Bu da bütün insanca işler kadar pis. Günler geçiyordu bu uykuyla uyanıklık arasında. İnsan hiçbir şeylere aldırmamaya bir başladı mı. Ne kendi durumunu ne de bütün durumları üstünde durmaya değer bulmadı mı? Bu bir kış uykusudur ki hiçbir yaz sökemez. Ne ışığı kapatıp uyuyor, ne okuyor ne de sevişiyor: Yatıyordu. Bazen yorgandan ayağını çıkarıp saatlerce bakıyordu. Yarın yıkarım ayaklarımı, yarın yıkarım, yıkamıyordu, ayaklarının az kirlendiğine şaşarak bakıyordu. İnsan geçmişini unutabilir..." 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder