baykuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baykuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2016 Çarşamba

Hüzünlü Kadınları Seviniz - Ayşe Akaltun * Kış Okuma Şenliği 2015-2016

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kış Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 14. sırası: Türk kadın yazardan bir öykü kitabı.



Kitabın ismine vurulup almıştım. Hatta kapak tasarımı da bence oldukça etkileyici.
Öyküleri çok başarılı buldum. Yazarın 'Solgun Orospu Kırmızısı' isimli öykü kitabını da alınacaklar listeme ekledim.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Hüzünleri Kadınları Seviniz / Ayşe Akaltun




HÜZÜNLÜ KADINLARI SEVİNİZ
Yazarı: Ayşe AKALTUN
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Nota Bene Yayınları
www.notabene.com.tr
-   1. Baskı: 2015, Ankara
-   93 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Hafızası olan duvarlardan, sahibine hayran aynalardan, hatta bir öyküde okuduğum orospuya aşık yataktan bahsettim.

        * 'ne yapsam olmuyor gözüm / terk etmiyor bizi hüzün'

        * Hatırlamaktan ibaret hatıralar nihayet..

        * ... iyi birisi olursanız yolda Şirinler'i bile görebilirsiniz.
  
        * Kullanılmış kitapları seviyorum ben, sahiplerinin terk ettiği yalnız kitapları...

        * Gemiler gibi dünya, / gemiler gibi hayat, / gemiler gibi yıllar, / geçip gidiyor, geçip gidiyor.

        * Kışa denk gelen bir bayramdı, parka inip atkımla ağaçları sarmak istemiştim.

        * Kuğulu Park benimdir, çocukluğumu orada bırakmışımdır, genç kızlığım asılı kalmıştır ağaçlarda, yaşlılığım bir pencereden bakar ona.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... bir kedimiz eksikti...

        * Kedilerle ayaklarımız sıkça birbirine dolanıyor.

        * Kediler her ayağıma dolandığında o an geliyor aklıma.

        * Fotoğraf karesinde olmasa da oralarda bir yerde uyuyan bir kedi, üst üste yığılmış kitaplar olduğunu düşünüyorum.

        * ... bir kedi dokunuşu hafifliğiyle.

        * ... bir kedi gibi ona yanaşmak.

        * Ayaklar, patiler dolanıyoruz evin loş koridorlarında birbirimize.

        * ... Cheshire kedisi...
        
        * 'O zaman hangi yolu izlersen izle fark etmez' dedi kedi.

        * Cheshire kedisinin bildiği...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 46
         ... bilincimim...

        * Sf/ 80
         ... yere düşüğünde sustum.

                                                                           Aralık 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Ayşe Akaltun, Artvin'de doğdu.
Öyküleri Notos, Sözcükler, Öykü Teknesi, Deliler Teknesi, Koridor, Özgür Edebiyat, Kül, Karşın, Lacivert, Çün, Dünyanın Öyküsü, Roman Kahramanları dergilerinde yayımlandı.
'Direniş Öyküleri', 'Kadınların Ruh Acıları', 'Yüz Yıllık Perde', 'Anlara Öyküleri', 'Taşa Fısıldayan Öyküler - Kobane' kitaplarında öykü ve yazılarıyla yer alı.
'Erkekler' ve 'Yola Çıkan Öyküler; Kars', kitabını yayına hazırladı.
Yazarın Solgun Orospu Kırmızısı isimli öykü kitabı bulunmakta.


ARKA KAPAK –

'Soyunuyorum, yavaş yavaş şişen göbeğimi, irileşen memelerimi dayıyorum zemine. Bedenimi tamamen yayıyorum. Benim için aşağısı senin için yukarısı. Ne komik değil mi? Yıllardır pek çok bedenin dayandığı, pütürleşmiş tahtalar, sessiz, dilsiz duruyorlar. Mezarlık da böyle mi acaba? Üstüne koyulan birkaç tahta ayırıyor yaşamla seni. Çirkin tahtalar. Ölmüş ağaçların parçası. Burada senin sessizliğini dinlerken ölü ağaçlar üstüne yatıyorum işte. Parmaklarımı öldürüyorum teker teker. Senin için, senin sessiz güzelliğin için. Dolan kovamın dibinde küçük delikler açmak için. Sana gönderiyorum parmak uçlarımda kalan son iyilik parçalarını. Aynı ölü tahtanın arasında damla damla. Bir kelebek kozası örüyorum senin için.'


Keyifli okumalarınız olsun ^-^



12 Kasım 2015 Perşembe

Defter Alışverişim...

Bir süre önce alıp da paylaşmayı unuttuğum defterlerimin fotoğraflarını bulunca -bir tanesi hariç- kullanmayı da unuttuğumun farkına vardım:))

Hepsini çok severek aldım ama bir tanesi var ki BA-YIL-DIM:)))
Hatta kırtasiyeye tekrar gidip başka renkleri var mı diye sordum. Daha önce birkaç rengi varmış ama artık hiçbir rengi kalmamış. Yani sonuncusunu da ben almışım meğerse:)

Bu kadar uzun bir girişten sonra bahsi geçen defter:)


Kapakları çok hoş...


Şirinler şirini her biri:)


Sevgilerimle...

16 Eylül 2015 Çarşamba

Gamkuş:)

Pek komik, pek şapşirik, şirin mi şirin baykuşu görünce içim ısında bir anda:)
Kitaplığımın rafında uslu uslu oturur diye düşündüm ve benimle eve geldi.

Külkedisi ve Isaac çok mu çok şaşırdılar ne:))))


İnceleme faslı:)


İsmini 'Gamkuş' koydum:)


Sevgiler...

18 Temmuz 2015 Cumartesi

Kör Baykuş - Sadık Hidayet * Yaz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 6. sırası: Yasaklanmış bir kitap.

Sadık Hidayet'in eserleri günümüzde Avrupa'daki politik İslamcı çevrelerden yoğun eleştiriler almaktadır ve birçok romanı (özellikle de Hacı Ağa) artık Fransa'daki kitapçılarda ve kütüphanelerde bulunamamaktadır. Kör Baykuş ve Hacı Ağa adlı romanları 2005 yılında düzenlenen 18. Uluslararası Tahran Kitap Fuarı'nda yasaklanmıştır.
Kasım 2006 itibariyle Sadık Hidayet'in tüm eserleri geniş çaplı bir tasfiye politikası kapsamında İran'da yasaklı durumdadır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%A2d%C4%B1k_Hid%C3%A2yet

Kör Baykuş (1936) romanının ilk yayını da Hindistan'da yapılmış. İran'da satışı yasaklanmış bu romanın.


KÖR BAYKUŞ
Yazarı: Sadık HİDAYET
Özgün adı: Büf-i kür
Farsça aslından çeviren: Behçet Necatigil
Türü: Roman
Yayın Hakları: Yapı Kredi Yayınları
www.ykykultur.com.tr
-   Türkçe ilk baskısı: Varlık Yayınları, İstanbul, 1977
-    YKY'de 1. baskı: İstanbul, Ağustos 2001
-   95 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Nevruz (nev: yeni, ruz: gün): İran'da yeni yıl,baharın ilk günüyle başlar (21 Mart). Yeni yılın 13. gününde uğursuzluk getirebilecek kötü ruhları kovmak için, o gün halk kırlara çıkar.

        * ... kendimi gölgeme tanıtmak isteği...

        * ... camsız pencereler...


 ^-^ KEDİ ^-^

        * ... neredeyse boğuşacak iki kedi gibiydik.


 - Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/ 53
         ... örtülerin araksına saklamak...

        * Sf/ 91
         ... onları birbirine masallardaki mantık balar.

                                                                        Okuduğum tarih Haziran 2015


        Yazar Hakkında Bilgi=  17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalştı.
İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsça'ya çevirdi.
Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçokedebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir.
Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder.
Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur.
Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir.
Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris`te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."
Yılmaz Güney`in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür.
Sadık Hidayet'in eserleri günümüzde Avrupa'daki politik İslamcı çevrelerden yoğun eleştiriler almaktadır ve birçok romanı (özellikle de Hacı Ağa) artık Fransa'daki kitapçılarda ve kütüphanelerde bulunamamaktadır. Kör Baykuş ve Hacı Ağa adlı romanları 2005 yılında düzenlenen 18. Uluslararası Tahran Kitap Fuarı'nda yasaklanmıştır.
Kasım 2006 itibariyle Sadık Hidayet'in tüm eserleri geniş çaplı bir tasfiye politikası kapsamında İran'da yasaklı durumdadır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%A2d%C4%B1k_Hid%C3%A2yet

           
Çeviren Hakkında Bilgi=  Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'da doğdu. Kastamonulu Babası Necati Efendi, annesi Bedriye Hanım’dır. Hasta olan annesi, şair henüz iki yaşındayken vefat etti.
1936'da Kabataş Erkek Lisesi'nin edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu Kabataş Erkek Lisesi'nde ve İstanbul Eğitim Fakültesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Kabataş Erkek Lisesi'nde Demir Özlü, Hilmi Yavuz gibi yazar ve şairlerin öğretmeni oldu.
İlk şiiri, lise öğrencisi olduğu yıllarda Varlık Dergisi'nde çıktı. O tarihten ölümüne kadar hep eserler verdi. Şiirlerinde evler, aile, çevre, aşk, bunalım, hastalık, yalnızlık ve ölüm temalarını işledi. Eski ve yeni kelimeleri ustaca şiirine yerleştirdi. Sağlam ve tutarlı bir şiir dünyası oldu.
Şiir kitapları dışında, düz yazılarını topladığı Bile/Yazdı adlı eseri de bulunmaktadır. Almancadan çeviriler yapan Necatigil, radyo oyunları da yazmıştır. Bu alandaki çalışmalarını; Yıldızlara Bakmak (1965), Gece Alevi (1967), Üç Turunçlar (1970), Pencere (1975) kitaplarında topladı.
Ailesi ölümünden sonra, Necatigil Şiir Ödülü'nü her yıl verilmek üzere oluşturdu. Ayrıca Kabataş Erkek Lisesi 3 Fen-F sınıfına Behçet Necatigil Dersliği adı verildi.
Babasının işleri nedeniyle İstanbul’dan babasının memleketi Kastamonu’ya dönüş yaşandı. Orada hastalandı şair ve yeniden İstanbul’a döndüler. 1931 yılında Kabataş Lisesi’ne orta ikinci sınıftan başladı ve 1936'da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu.
İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nu 1940 yılında bitirdi. Kars Lisesi’nde başladığı edebiyat öğretmenliğini, İstanbul Eğitim Enstitüsü’nde 1972 de emekli olarak sona erdirdi. 13 Aralık 1979 tarihinde ölüm kapısını çalana kadar emeklilik günlerini evinde edebiyatla yoğunlaşarak, çalışarak geçirdi. Ölümle dalga geçmesini de bilmişti şair:
"Uzayacağa benzer,
Tutuştuğumuz lades.
İşi gücü bırakıp
Mezarlığa nazır
Bir eve taşındım
Ölüm, sen beni aldatamazsın,
Aklımda!"
İlk şiiri 1935 yılında Varlık Dergisi’nde çıktı. Kastamonu’da edebiyat öğretmeni 1930 yılında Necatigil’in okul defterine şu notu düşmüştü: "Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!" O çocuk ileride "her aşktan geriye kaç şiir kalır, ona bakalım!" diyerek aşkı şiirle sorgulayacak güçte bir şair olacaktır.
Yazın dünyasında çok çeşitli eserler verdi. Şiir başta olmak üzere, tiyatro oyunları, radyo tiyatroları yazdı. “Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü” (1960) ve 220 Türk yazarından 750 roman, hikâye kitabı ve oyunun konu özetlerini veren “Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü” (1979) gibi edebi bilim dünyasına eserler kazandırdı. Çeviri çalışmalarını Almanca dilinden gerçekleştirdi. Birçok ödül aldı; birçok kitabı yayımlandı.
Beşiktaş Camgöz Sokağı'ndaki 22 numaralı ahşap evde yaşadı önce ailesiyle. Camgöz Sokağı'nın adı artık "Behçet Necatigil Sokağı"dır. 1964 yılında yine Beşiktaş'ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı'nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı.
Bir yazıda kullanmak üzere ajandama bir not almışım: “Yazar önce odasından çıkar, sonra evinden, sonra şehrinden, sonra ülkesinden; yazarken olgunlaşır, yoğunlaşır, esrir, yetkinleşir. Önce ülkesine döner, sonra şehrine sonra evine, sonra odasına.” Bu söylem sanki Behçet Necatigil’i anlatıyor. Evine, odasına dünyayı, evreni sığdıran bir şairdir o. Öğrencilik ve öğretmenlik yılları yani yaşamı eviyle okul arasında geçti. Çok sınırlı sayıda dostu olan Behçet Necatigil’in odası Hilmi Yavuz’un deyişiyle dünyadan büyüktür. Yalın ve dingin bir yaşamın içinde düşünsel ve dilsel fırtınalar vardır.
Necatigil kalabalıklara karışmayan özgün yaşamıyla varoluş felsefesinin biricik yaratıcı insan tanımlamasına çok uygun bir yaşam sürdü. Şiire felsefeyi yedirdi ve felsefeyi şiirle aşabildi. Oryantalizmin tuzaklarına kapılmadan Doğu ve Batı kültürünü ustalıkla harmanladı.
“Biz de gittik, önemli mi? Bizim de şiirlerimiz – Çevrildi. Batı dillerine. Bir batılı geçtiğim çizgilerden – Geçmedikçe – Ne kadar anlar beni – Sirklerde zebra. Eğlencelik arar gibi – Okuyacaksa beni – Kalsın istemem ondan gelecek – Hayır. Ben kendi yurttaşlarıma - Anlatamıyorsam derdimi – Kalsın - Kalsın daha iyi!"
Şair bir sözcüğe, bir söyleme, bir dizeye birden fazla anlam yükleyerek ilk bakışta basit gibi duran şiirlerin sihirbazıdır. O basit gibi duran şiirleri okumak çok keyif verir, derinine inmek için okuyucudan çaba ister şiir;neredeyse bir Behçet Necatigil mihmandarına gereksinimi vardır okuyucunun. Onun şiirinde anlam tek değildir. Yine öğrencileri olan Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'nun hayatını anlatan Kelebeğin Rüyası adlı filmde hayatından bir kesit canlandırıldı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Beh%C3%A7et_Necatigil


ARKA KAPAK –

Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat tarihinde özel bir etki bırakmıştır") değil pek çok ülkede pek çok yazarı etkiledi. 
Kör Baykuş 1977'de Behçet Necatigil'in unutulmaz çevirisiyle Varlık Yayınları'ndan çıkmıştı. Philippe Soupault'nun "Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt", Andre Breton'un ise "Başyapıt diye bir şey varsa o da budur" sözleriyle nitelediği bu kült romanı, yine Necatigil'in çevirisinden, Necatigil'in "önsöz"ü ("Türkçede İran Edebiyatı ve Doğumunun 75. Yılında Sadık Hidayet") ve Bozorg Alevi'nin "sonsöz"ü ("Sadık Hidayet'in Biyografisi") ile sunuyoruz.


Okuma şenliği defterime buradan bakabilirsiniz.


Okuma listem için oluşturduğum defterime şuradan ulaşabilirsiniz.


16 Nisan 2015 Perşembe

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - 72. Koğuş / Orhan Kemal

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

72. Koğuş - Orhan Kemal * Bahar Okuma Şenliği 2015


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann


Okuma şenliği defterime buradan ulaşabilirsiniz.


Kedili medili:)


Yazalım çizelim:)


Keyifli okumalar...


72. Koğuş - Orhan Kemal * Bahar Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Bahar Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 13. sırası: Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap...

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - 72. Koğuş / Orhan Kemal





72. KOĞUŞ
Yazarı: Orhan KEMAL
Türü: Roman
Yayın Hakları: Cem Yayınevi
www.cemyayinevi.com
-   103 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * 72. koğuş, bütün cezaevlerinde olduğu gibi cezaevlerinin en yoksul, yoksul olduğu için de en pis koğuşuydu.

        * Sessizliği seviyordu o. Sessizliği, yalnızlığı... Dalgasına taş atılmamalıydı.


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... gerçekten bir kedi gibi yaltaklanmaya...

        * ... besili, tıkız kedi çevikliğiyle çıkınca...


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/38
         ... elden ele dolaşan tensereyi ...

                                                                   Okuduğum tarih: Mart 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  http://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Kemal


 ARKA KAPAK –

Cem Yayınevi, Orhan Kemal'in büyük hikayesi 72. KOĞUŞ'un yeni basımını kıvançla sunar. Onbinlerce kişi tarafından okunan bu kitap, Orhan Kemal'in 'Murtaza' ve 'Eskici Dükkanı' gibi ilk sıradaki eserler arasında yer almaktadır.


24 Şubat 2015 Salı

Kedi ve Baykuş Arkadaş Olmuşlar:)))

Bu seferki takımda kedi ve baykuş arkadaş olmuş olsunlar:)))
Konseptimiz bu:)))
Her el işi paylaşımımda tekrara düştüğümden bilenler bilmeyenlere anlatsınlar diyesim geliyor:))) ama işin şakası tabii ki.
Tekrar yineleyeyim -bilmeyenler veya bloguma ilk kez misafir olanlar için-:
Bir süredir yaptığım el işlerimi sokak kedilerinin yiyebileceği kalitede belli miktarda mama karşılığı talip olana gönderiyorum.
Bir nevi bireysel sosyal sorumluluk projesi gibi düşünebilirsiniz.

Kedi-baykuş takıma sokak kedilerinin yiyebileceği kalitede 15 kiloluk 1 paket mama karşılığı sahip olabilirsiniz. Kargo ücreti alıcıya aittir.

Aşkım ürünleri mırkk testinden geçirdi:)

cr

Sevgilerimle ^-^

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Bernardo Alışverişim

'Bi durum mu vardı birader?' bakışıyla Aşkım ♥ ☺☻

İçinde bulunduğu kutu da baykuşların kutusu:)
Uzun ince bir kutu. Ama Aşkım çook sevdi.


Bernardo'da tam benlik ciciler buldum ^-^ Pek tabii kedicikli:)


Kutuları bile güzel mırk mırkkk:)


Kedilerin arasına baykuşlar da sızdı:) Zaten bence objelere en çok yakışan ikili: kedi ve baykuş...


Sevgiyle kalın, daima...