nobel ödüllü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nobel ödüllü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2016 Çarşamba

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Dağın Sesi / Yasunari Kavabata

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Dağın Sesi - Yasunari Kavabata

Kültüy ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥


Fender ♥


Spocky ♥


Defterimden...


Kültüy ♥


Komırklar:)))
Kültüy, Tıkır minnakmırkbey ve Fender ♥♥♥


Okuyalım güzelleşelim:)


Tıkır minnakmırkbey ♥


Fender ♥


Bodrum ♥



Kültüy ♥


Kültüy ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥

Kültüy, Tıkır minnakmırkbey ve Fender ♥♥♥


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Tıkır minnakmırkbey ♥



Dağın Sesi - Yasunari Kavabata

Yasunari Kavabata Japonya'ya ilk Nobel Edebiyat Ödülü'nü (1968) getirmiş. 
Ben kitabı alırken başka bir Japon yazarla karıştırıp aldım. Şöyle ki; sevgili Ebru'nun videosunu izlerken bahsettiği 'Bahar Karları' kitabını alınacaklar listeme ekledim. Diren Kitapçı turumda da bu kitabı incelerken arka kapak yazısında Kavabata'nın kitaplarının arasında 'Karlar Ülkesi' kitabını görünce -karlar- kelimesiyle kafam karıştı, not aldığım kitabın adını tam hatırlayamayınca 'Karlar Ülkesi' olduğunu düşündüm ve aynı yazarın başka bir kitanını bulduğumu sandım:)) Oysa not aldığım kitap Yukio Mişima'ya ait. Sonuç olarak bilmeden çok yakın iki arkadaştan birinin kitabını almış oldum. Ve bu iki yakın arkadaşın sonu da birbirine benziyor maalesef: intihar...


Kitabın bana en itici gelen yanı kitaptaki karakterlerin isimlerinin sıkça kullanılması. Okuma hızını düşürüp, okumadan alınacak keyfi de azalttığını düşünüyorum.
Örnek vermem gerekirse:
Şuiçi bu gece de dışarıda. Neden eve birlikte gelemiyorsunuz? Eve tek başına geliyorsun ve Kikuko senin elbiselerinle ilgileniyor. Bu doğru bir şey mi?
Şingo yanıt vermedi.
Şuiçi'ye Fusako'dan bahsetmemiz gerekmez mi?
Onu taşraya mı gönderelim? Fusako'nun yanına göndermemiz gerekecek galiba.
Fusako onu istemeyebilir. Şuiçi onunla dalga geçerdi hep.
Şimdi bundan bahsetmek gereksiz. Şuiçi'yi cumartesi göndeririz.

Bu şekilde sürekli isimler yineleniyor. 


Aile içi ilişkiler ve aile içi çekişmelerin işlendiği, ayrıca sevginin kimi zaman adres şaşırdığı bir konuya sahip. Adresin şaştığı birkaç nokta beni rahatsız etti.
Genel olarak düşündüğümde bahsettiğim olumsuzluklarına rağmen bir şekilde okunuyor, tıkanmadan bitiyor:)


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Dağın Sesi / Yasunari Kavabata




DAĞIN SESİ
1968 Nobel Edebiyat Okulu
Yazarı: Yasunari KAVABATA
Orijinal Adı: Yama no Oto
Türü: Roman
Yayın Hakları: Doğan Kitap
-   1. baskı / Kasım 2010
Kapak Tasarımı: Geray Gençer
Çeviri: Dost Körpe
-   236 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Bir kadının ailesinde erkek varis yoksa kocasının onun soyadını alması adettendir.


        * Evlilik tehlikeli bir bataklık gibiydi, partnerlerin kabahatlerini yutar dururdu.

        * Soyarıtımı Kanunu uyarınca Aomori Bölgesi Kamu Sağlığı Departmanı'nın yasal kürtajlar hakkında yaptığı bir araştırmaya göre, on beş yaşındaki beş kız, on dört yaşındaki üç kız ve on üç yaşındaki bir kız kürtaj oldular. Yaşları on altı ila on sekiz arasında değişen, lise çağındaki dört yüz kız kürtaj yaptırdı ve bunların yüzde yirmisi lise öğrencisiydi. Hirosaki'de bir, Aomori'de bir, güney Tsugaru bölgesinde dört be Kuzey Tsugaru bölgesinde bir ortaokul öğrencisi hamile kaldılar.

        * Biz buyuz işte, hayatın yedek parçalarıyız.

        * Ağaç diplerindeki çalıların arasında kaybolsa da, bir çiçeğin kalbini taşıdığı sürece...

        * Fırtınalar ağaçların iyice kök salmalarını sağlar derler.

        * Kutusu aynalı bir Amerikan tarağı da getirmiş galiba. İnsanlara tarak hediye edilmez diye duyardım hep, çünkü ilişkiyi bitirmek gibi bir anlamı varmış.


 - Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 133
         ... Satoko, elini kızının yenine uzatarak.

                                                                           Kasım 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Yasunari Kavabata (Japonca: 川端 康成; 14 Haziran 1899 - 16 Nisan 1972) önemli Japon romancılarından. Onun duygu yüklü düz yazı tarzı Japonya'ya ilk Nobel Edebiyat Ödülü'nü getirmişti. Önemli eserlerinden bazıları İzu Dansözü (1926) ve Kardan Ülke (1934)'dir.
Kavabata, Osaka'da doğdu ve iki yaşında yetim kaldığından büyükbaba ve büyükannesi yanında yaşadı. Teyzesi tarafından büyütülen bir kız kardeşi vardı. Kavabata'nın büyükannesi, o yedi yaşındayken öldü ve büyükbabası da, o on beş yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Ebeveynlerinin ölümünden beri sadece bir kez kız kardeşini gördü. Tüm akrabalarını yitirdikten sonra annesinin ailesi yanına taşındı. On sekiz yaşından önce Tokyo'ya gitti ve Tokyo İmparatorluk Üniversitesi yönetimi altındaki liseye kaydını yaptırdı. 1920'de liseyi bitirip Tokyo İmparatorluk Üniversitesinde okumaya başladı.
Gazeteci olarak çalışmaya başladığında yazmaya da devam ediyordu. II. Dünya Savaşı'nın ateşli askeri ortamına katılmayı reddetti. Savaş ortamının etkileri yazılarında görülmektedir.
Kavabata 1972'de gazla intihar etti. İntiharıyla ilgili pek çok gerekçe öne sürülmüştür. Bunlar arasında zayıf sağlığı, gayri meşru bir aşk hikâyesi veya arkadaşı Yukio Mişima'nın intiharının üzerindeki etkisi gibi pek çok teori bulunmaktadır. Mişima'dan farklı olarak Kavabata ardında not bırakmadığı için intiharının tam nedeni gizli kalmaya devam etti. Karlar Ülkesi adlı kitabını 12 senede tamamladı.


ARKA KAPAK –

"Sarsılmaz görünen aile içi gruplaşmalar, defalarca tasvir edilen doğa güzellikleri, aşkın ve şehvetin alevlenme veya kıvılcımlanma süreçleri... Kavabata'nın kurgusal dünyası, bütün öğelerinin birleşmesiyle bir No dramının büyüleyici cazibesine erişiyor."
Saturday Review.

1968 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Japon olan Yasunari Kavabata'nın Doğan Kitap'ta yayımlanan diğer eserleri: Karlar Ülkesi (2005), Bin Beyaz Turna (2005), Kiraz Çiçekleri (2007).


30 Ekim 2015 Cuma

Efendi ile Köpeği - Thomas Mann * Kısa Kitap Festivali ♥ Güz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.



'Kısa Kitap Festivali' okuma listeme de şuradan ulaşabilirsiniz.



'Kısa Kitap Festivali' için her pazartesi 150 sayfadan az bir kitap seçip okuyoruz.



'Güz Okuma Şenliği' 21. kategori: 150 sayfadan az sekiz kitap.




EFENDİ ile KÖPEĞİ
Yazarı: Thomas MANN
Orijinal Adı: Herr und Hud: Ein Idyll
Türü: Uzun Öykü
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. Basım: Haziran 2015 (3000 adet)
Çeviri: Esen Tezel
-   108 sayfa


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 9
         ... Bauschan'ın sarkmış sanki beni ezip geçmeye niyetlenmişçesine hızla evin arka köşesini dönerek bana doğru koştuğunu...

                                                                      Okuduğum tarih: Ekim 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Paul Thomas Mann, (6 Haziran 1875, Lübeck; 12 Ağustos 1955, Zürih) 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biridir. Özellikle romanları ile tanınmakla beraber, edebiyat alanında verdiği eserler yanı sıra, toplumsal eleştirileri ile de öne çıkmıştır. 1929 yılındaNobel Edebiyat Ödülünü kazanmış, 1933'te Nazilerin iktidara gelişinin ardından önce İsviçre'ye ardından ise ABD'ye göç etmiştir. 1944'te ABD vatandaşlığı almakla beraber, 1952'de yeniden İsviçre'ye dönmüş ve hayatının sonuna kadar burada kalmıştır.
Mann, Johann Wolfgang von Goethe'nin yapıtlarını kendi yapıtında bir tüzük ve konu bulmada örnek olarak kullandı. Avrupa ve Alman ruhuna dair analiz ve eleştiriler yaparken, eski Alman hikayeleri ve Kitab-ı Mukaddes'te geçen kıssalardan, Goethe'nin, Nietzsche'nin ve Schopenhauer'in düşüncelerinden faydalanmıştır. Kendi ailesini örnek alarak oluşturduğu ilk romanı Buddenbrook Ailesi'nde örnek olacak biçimde anlatıldığı gibi, yapıtlarının başlıca konusunu burjuvazinin yozlaşması oluşturmaktadır. Mann, özellikle Alman edebiyatında önemli bir yer edinmiş olan Bildungsroman türünde yetkin eserler vermiştir.
Alman yazar Heinrich Mann'ın kardeşidir. Thomas Mann'ın altı çocuğundan üçü, Erika Mann, Klaus Mann ve Golo Mann da yazar olmuşlardır.


ARKA KAPAK –

Thomas Mann'ın 1919 yılında yayımlanan ve otobiyografik öğeler barındıran anlatısı, Mann ailesiyle yaşamış av köpeği kırması Bauschan ve sahibi ekseninde temellenir. Yazar, salt büyük bir romancı değil, aynı zamanda daha küçük metin türlerinin de üstadı olduğunu bir kez daha hissettirdiği bu anlatısında olağanüstü canlı, titiz ve ayrıntılı, yer yer mizah yüklü betimlemeleriyle pastoral bir portre çizer okuruna. Okur, Bauschan ve sahibiyle birlikte Münih'te nehir kıyısında ve kentin yeşil alanlarında günlük gezintilere çıkar, Bauschan'ın fiziksel ve karakteristik özelliklerine yakından bakma fırsatına sahip olur; köpek ile sahibinin arasındaki ilişkiye tanıklık eder: Bauschan'ın öyküsü, köpeğin, insanın yaşam alanının bu denli içinde olmasına karşın ona hâlâ ne kadar yabancı olduğunu anlatır.

Modern edebiyata içkin alegori ve parodi unsurlarının izlerini sürebileceğimiz Efendi ile Köpeği, kent ile kırsal arasında kalmış, tarihin yok oluşa mahkûm ettiği idilde sığınak arayan bireyin, Birinci Dünya Savaşı'yla değişime uğrayan Avrupa burjuvazisinin yaşam deneyimine ilişkin bir tasvir olarak da okunabilir.


Festival defterime buradan bakabilirsiniz.


Okuma şenliği defterime bakmak isterseniz:

* Güz Okuma Şenliği ♥ Defterim ♥ 2015



Okuma listem için oluşturduğum defterime buradan bakabilirsiniz. 


Keyifli okumalarınız olsun.