yedi karanfil ağıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yedi karanfil ağıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2012 Pazartesi

13 Mayıs Çekiliş Sonucu

Çekiliş duyurusunda da bahsettiğim gibi 13 Mayıs bizim evlilik yıldönümümüzdü. 13. yılımıza girdik hayırlısıyla:) 2 günlük kısa bir kaçamak yaptık, o yüzden çekilişi ancak bugün gerçekleştirebildik, kısa rötar için kusuruma bakmazsınız umarım.
Bir süredir -sizlerle daha önce de paylaştığım gibi- karışık duyguların birbirine geçtiği günlerin içinden geçiyoruz biz de. Bugün kayınvalidem  bir ameliyat geçirdi. Yaş 82 olunca ameliyatlar, hastalıklar daha tedirginlik veriyor insana. Şükür ki az önce operasyon bitmiş, zamanla geçecek ağrıları var sadece. Hastanede yatacağı süreçte de kayınpederim bizimle kalacak. Talihli kişiyi de kayınpederim belirledi.
Bir de teyzemin durumu var ki o biraz moral bozucu. Dün yine hastaneye kaldırılmış ve doktorlar da pek iç açıcı konuşamıyorlar maalesef. Rabbim doğumun da, yaşamın da, ölümün de hayırlısını nasip etsin.
Diyeceğim o ki bir mutluyuz bir hüzünlü bir gülüyoruz bir ağlıyoruz... biraz tedirgin biraz ümitli... Arapsaçı duygularla yaşayıp gidiyoruz. Hayat da böyle değil mi zaten! Sağı solu belli değil:)
Bu kadar uzattığım için lütfen kusuruma bakmayın. Şimdi çekiliş sonucuna geçip biraz keyiflenelim:)
3 çift yorum dışında toplam 96 kişi katılmış. 


Sonucu önce videodan görelim. Videoda, minik afacan Fazıl babasının kucağında:) Kullandığı müzik de çocukken en sevdiği şarkılardan biri:)




Sevgili mrv tebrik ediyor ve iyi günlerde kullanmanı temenni ediyorum. Adresini kappadukka@hotmail.com adresine yollarsan bir kaç gün içinde postalayacağım inşallah. Kayınpederim biz de olduğu ve hastaneli bir döneme denk geldiği için bir kaç günlük gecikme olursa beni mazur göreceğini ümit ediyorum.
Yorumu,

belki benim de bir şansım olur:)


daha çok sevin beni!
daha çok gülün bana!
beni daha çok isteyin!
daha çok!
ama seni en çok ben!
OKAN BAYÜLGEN

Lise yıllarımdan beri Okan Bayülgen'in yaptığı programları, konuk olduğu programları, tiyatro oyunlarını ve içinde bulunduğu çalışmaları yakından takip ederim. Okan'dan bir şiir paylaşmış olman ve kayınpederimin de seni çekmesi benim için de inan çok hoş bir sürpriz oldu.

Sevgili Merve'nin paylaşığı dizeler Okan Bayülgen'in Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konseravatuarından sınıf arkadaşı olan 31 temmuz 2000'de, Antalya'nın Kale ilçesinden Kalkan'a giderken trafik kazasında hayatını kaybeden Boran Kaya için yazdığı bir ağıt.
Tamamını paylaşayım; - Eğer Okan'ın güzel sesinden dinlemek isterseniz videosu için buraya lütfen.
oğlum; 

sana bu mektubu bizim cehennemden yazıyorum 
bir yaşıma daha gireceğim neredeyse 
tabii bundan haberin yok senin 
kronometreye erken bastığın için 
beni hep yakışıklı hatırlayacaksın 
bizi bırakıp gittiğin yerde 
eski güzel günleri düşünüp hayıflanacaksın 

ama dur! 

sen hatırlıyor musun beni? 
peki sen herhangi bir şeyi hatırlıyor musun? 
ben yirmiydim tanıştığımızda 
sen beni en son otuzbeşimde gördün istanbul'da 
sonra sen kaş'ta öldün 
o akşam aynı anda geldik antalya'ya 
sen beni görmedin, ben sana bakıyorken 
ben sana öyle dikkatli baktım ki oğlum ayrılırken 
sen iyi ki görmedin beni 

yoksa gözgöze gelir gülerdik, eskisi gibi 

olmadık bir yerde gülerdik ya hani? 
öyle olurdu yine 
gözlerimizi kaçırırdık ciddiyeti bozmamak için 
hani sahnede olduğu gibi. 
sen ağlarken bakamazdım sana 
sinirimi bozardın, gülerdim 
çünkü sen her boktan şikayet ederdin oğlum 
öyle çok şikayet ederdin ki 
sonunda sıkılır gülerdim 
sonra sen de sıkılırdın kendinden 
başkası gibi olmak isterdin 
mutlu olan bir başkası gibi 
dert etmeyen biri 
hani, benim gibi biri 

birşey diyeyim mi sana oğlum? 
şimdi dönsen buralara 
ne gidilecek bir yol 
ne uğruna ölünecek bir kadın 
herneyse... 
ama kadınları çok dert ederdin sen 
ama onlar seni severdi oğlum 
ama sen çok ağlardın onlar için 
sevemezdin kendini bir türlü 
onlar seni çok sevse de 
senin gibi olmak istemezdim o zaman 

daha çok sevin beni! 
daha çok gülün bana! 
beni daha çok isteyin! 
daha çok! 
ama seni en çok ben... 

birşey diyeyim mi sana oğlum? 
şimdi dönsen buralara 
ne gidilecek bir yol 
ne uğruna ölünecek bir kadın 
ne de sabaha kadar konuşarak sana vaadettiklerim 

kandırdım seni oğlum 
parayı dert etme diye 
yok öyle birşey, başarısızlık diye 
illa da başkası olmaya çalışma salak gibi 
bir kadın için ölme diye 

kandırdım 

artık umrunda değil mi bunlar? 
artık bozulmuyor musun bu işlere? 
aşkın da bir önemi kalmadı mı yoksa? 
o kadın için ölmez misin bir daha? 
ne var, bir kere daha ölsen? 
değmez mi o kadın buna? 

hani, hani değerdi? 

çıplak ayaklarıyla yürürken mezarının üstünde 
keyiflenmeyecek misin toprağın beş karış altında? 
öyle de oldu zaten, vasiyet ettiğin gibi 
çıplak ayaklı kıza 

bıraktın değil mi oğlum? 
bıraktın, gittin 
peki! 
ama ben buradayım hala 
ben devam ediyorum 
peki sen bakıyor musun bana oradan? 
gülüyor musun bana? 
sanıyor musun ben aynı şarkıyı söylüyorum? 

beni daha çok sevin! 
bana daha çok gülün! 
daha da çok isteyin beni! 
beni daha çok özleyin! 

ama seni... 
seni en çok ben, ben! 

hayır ben çok değiştim oğlum 
bir başkası değilim artık 
vazgeçtim maymunların dünyasından 
bıraktım alkışları, istemiyorum kahkahaları 
istemiyorum bir aptal gibi yaşlanmak 

işte belki de bu yüzden 
seni en çok ben... 
en çok ben özlüyorum! 

benim ölü arkadaşım!... 
Okan BAYÜLGEN

Hepinize katıldığınız ve paylaştığınız şiirlerle destek verdiğiniz için gönülden teşekkür ederim.
İlk fırsatta yeni çekilişle birlikte olmak ümidiyle...