1 Ekim 2017 Pazar

Sirk Müdürünün Kızı - Jostein Gaarder

* Jostein Gaarder'i çoğunluk Sofi'nin Dünyası kitabıyla tanıyordur muhtemelen. Sofi'nin Dünyası yıllardır kitaplığımda okunmayı bekliyor olsa da yazarla tanışma kitabım 'Orada Kimse Var Mı?' isimli çocuklara yönelik yazdığı kitabı oldu 😊
* Sirk Müdürünün Kızı ise canım @ebruaykac tavsiyesi ile listemdeydi. Gelenekselleştirdigimiz kitapçı turlarından birinde karşımıza çıkınca hemen almıştım. Aldığım gibi de okudum. Haziran okumalarımdan...
* Kitaba başlayınca bitirmeden bırakmak istemedim. O denli hoşuma gitti. Düşünsenize kitaptaki başkahraman öykü, roman, aforizma yazıyor ve eserlerini yazarlara satıyor. Tabii aile ve insan ilişkileri, aşk, hasret, hüzün de var. Anlatım güzel, konu kitap ve yazarlık olunca daha da ilgi çekici, kurgu da iyi. Daha ne olsun 😄



Jostein Gaarder paylaşımım:

Orada Kimse Var mı? - Jostein Gaarder



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


SİRK MÜDÜRÜNÜN KIZI
Yazarı: Jostein GAARDER
Orijinal Adı: Sirkusdirektorens Datter, 2001
Türü: Roman
Yayın Hakları: Pan Yayıncılık
-   1. baskı: Şubat 2006
Kapak Resmi: Ayfer Kalsın
Çeviri: Ferihan Hasan Panayır
-   240 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Mutfakta ya da oturma odasında oturup bir tek parmağımı dahi oynatmaksızın Kızılderili ve soluk benizliler arasındaki en vahşi savaşları yönetebiliyordum. Ben hep Kızılderililerin tarafını tutardım. Bugün neredeyse herkes Kızılderililerden yana, ama biraz geç kaldılar.

        * Walt Disney Disneyland'ı yaratmadan önce Kopenhg'daki Tivoli'den etkilenmişti.

        * Her türlü üsluba ve fiyata uygun çeşitlerim vardı. Birkaç küçük fikir ya da nükteli söz, haliyle komple bir roman özeti ya da üzerinde çalışılmış bir film özetiyle aynı tarifeye tabi olmazdı. Yarısı bitirilmiş şiirler veya çeyreği tamamlanmış romanlar da satıyordum. Bir keresinde baştan sonra bir roman yazıp üçe bölmüştüm, üç ayrı yazara yazmıştım.

        * Yol yürürken oluşur.

        * Beni dinle! Küçükken oyuncağım olmadığı için babama yakınırdım. Sonra babam şöyle dedi: (kendi kafasını göstererek) Bu yaratılmış olan en mükemmel oyuncaktır. Bütün mutlulukların asıl sırrı buradadır!

        * Bir kitap için genellikle çağdaş edebiyattan veya edebiyat tarihindeki bir akımdan ya da çalışmadan 'etkilenmiş', 'onun tarafından yönlendirilmiş' ya da 'bütünüyle ona borçlu' şeklindeki ifadeleri severek kullanırlar. Bu arada yazar, adı geçen kitabı uzaktan bile görmemiş olabilir. Eleştirmenler bütün yazarları kendileri kadar bilgili ve kendileri kadar hayal yoksunu olarak kabul ederler.

        * ... çocukların oyun oynamasının en az yetişkinlerin çalışması kadar önemli olduğunu söyler.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Birçok çocuk kedi yavrusu, kanarya ya da hamster'ları seyretmenin çok eğlenceli bir şey olduğunu düşünüyordu...

        * Bir kedi gibi saniyenin onda birinde çark eder...


 - Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 135
         ... başarız bir intihar teşebbüsünden...

                                                                  Haziran 2017


 ARKA KAPAK –

Sirk Müdürünün Kızı, Sofie'nin Dünyası'nın yazarı Jostein Gaarder'in çağımız aile ve eğitim düzenini eleştirdiği bir roman...

Petter, hayalperest bir çocuktur. Ne çocukken ne de sonraları standartlaştırılmak istenen insan modeline uyacaktır. O da zengin hayal gücünü paraya dönüştürmenin bir youlunu bulur ve konu bulamayan yazarlara roman ve hikâye konuları satmayı iş edinir. Yüzlerce kitabın gölge yazarı olan bu yalnız hayalperest, hayal ve gerçeğin iç içe geçtiği romanda, çocukken uydurduğu sirk müdürünün kızı Panina Manina'nın öyküsünü defalarca anlatacak ve yaşayacaktır...

Her satırı okuru hayrete düşürecek bir roman...


Okuma Halleri, Fotoğraflarla * 40 Şizofrenden 1 Öykü / Okay Uludok

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

40 Şizofrenden 1 Öykü - Okay Uludok


Kültüy 


Fındık ve Tıkır minnakmırkbey 


Fender 


Çılgın Balım 


Kültüy ve kuyruğu:) 


Defterimden...


Gibson ve Çılgın Balım 

Kültüy 


Tıkır minnakmırkbey ve Fındık 


Spocky, Tıkır minnakmırkbey ve Fındık 


Tıkır minnakmırkbey, Gibson ve Kültüy 


Gibson, Fender ve Kültüy 


Spocky ve Fındık 


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Kültüy 


40 Şizofrenden 1 Öykü - Okay Uludok

* Etkileyici, sarsıcı, trajikomik ve kesinlikle başarılı öyküler...
* Kısa öyküler, birkaç sayfalık en fazla. Kimi öyküler biraz daha işlenip detaylandırılsa iyi birer romana dönüşebileceğini düşünüyorum.
* Şizofreni hastalığının ve şizofreni hastalarının öykülerini yazmış kendisi de bir şizofreni hastası olan Okay Uludok.
* Okay Uludok, Şizofreni Dernekleri Federasyonu'nun düzenlediği öykü yarışmalarında iki kez ikincilik ödülü kazanmış. 

* Yazar ODTÜ Felsefe Bölümü'nde okurken hastalığıyla tanışıyor ve okulu yarım kalıyor. İnternette söyleşileri de var.


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * 40 Şizofrenden 1 Öykü / Okay Uludok




40 ŞİZOFRENDEN 1 ÖYKÜ
Yazarı: Okay ULUDOK
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Doğan Kitap
-   1. baskı / Şubat 2015
Kapak Tasarımı: Funda Çolpan
-   176 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Önsöz
         Sevgili okuyucu,
         Sen bu satırları okurken, ben büyük ihtimal akıl hastanesine yatma tehlikesi geçiriyor olacağım. Daha önce iki kere yattım, oradan biliyorum.
        
        * Godot Seyahat'in diğer seyahat şirketlerinden farkı, her yolcuya ve elbette şoföre ayrı bir direksiyon, vites ve pedal takımı vermesi...

        * ... bunların göbek deliğindeki pamuktan iplik üreten rehabilitasyon ve geri dönüşüm amaçlı bir söner sermaye fabrikası vardı.

        * Şizofren Sinbad, mahalledeki eskiciden ... dikdörtgen halıyı uygun bir fiyata satın aldı...
         Halı, kilim, paspas, yolluk kenarı, halıfleks kenarı' seyyar overlokçusuna overlok yaptırdı Şizofren Sinbad. Fakat halı kenarında bir iplik uzanıyordu, gözden kaçmıştı. Bir cuma namazında uçuş esnasında halının kenarındaki bu iplik kahramanımız Sinbad'ı, ki aynı zamanda obsesifti, son derece rahatsız etti. Kendine engel olamadı ve ipi çekmeye başladı. Çekti, çekti, çekti...

        * Akıl hastanesi yerleşkesinin merkezindeki Rodin'in ünlü Düşünen Adam heykeli, olan biten haksızlığa daha fazla dayanamadı ve çatırdayarak canlandı: 'Otur otur sırtım tutuldu, götüm yamuldu. Hem nedir bu hastaların çektikleri! Sürekli hor görülüyor, hatta dövülüyorlar.'

        * En verimli çağımızda insanı şizofren yapıyorlar.
                                                                           Bir deli

        * Düşünen Adam heykeli orada durur, kimse ne düşündüğümü bilemez, ara sıra çatırdasa da...

        * Uçurtma özgürlük değildir ama uçurtma uçurtmak özgürlüktür.

        * Kartal ve ejderha uçurtmalar yapıldı ve barış içinde havalandı. Tabii hepsi Can'ın hasta kafasının içinde. Sen de inandın. Şizofren misin?

        * Mahallenin sevilen ismi Sıdıka Hanım Teyze, kuşlar yesin içsin diye pencere kenarına koyduğu bulgurlar ve su yüzünden hayvanlarla fazla içli dışlı olmuş ve zamanla tüylenip kanatlanarak güvercin olmuştu.

        * ÖlümJack Savaşları

        Ölüm ezilmeden önce sırtındaki erkek ve dişi yaklaşık yüz yavrusu (yavrularını sırtından taşıyan bir türdendi Ölüm)...

        * ... şizofren hastalar sebzeye dönüştü.

        * Afrika'daki açlar hiç karşı koyuyor mu bize? Bebeklerinin gözlerinin içine yavruluyoruz. Ahlaki bir davranış mı bu? Değil. Peki, açlıktan kırılırken bebek yapmak ahlaki mi? Bence değil.

        * Manav Bekir... Ananasla konuşuyordu. Bilincinde olmadan 'Sizinki de zır iş... Gurbettesiniz.. Ailenizden memleketinizden uzakta...'

        * Deliliğin İçinden dergisi...
         Derginin şizofren çocuklar için olan kısmı da vardı: Afacan Deli.

        * Deprem sadece onların apartmanda dördüncü katta olmuştu, büyüklüğü de 4.9'du.
         ... Deprem Dede Ahmet Mete Kaşıkara'ydı: Prof. Dr. Kaşıkara, İskambilli Rasathanesi...


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... divanın altına kaçan kedi topu...

        * Yalnız arada bir kedi saldırısı... kayıp verdirmiyordu değildi güvercinlerden.

        * Sf/ 64


 - Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 117
         Eşzamanlı...

                                                                                              Haziran 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Okay Uludok (gerçek soyadı Uludokumacı'dır; çocuklar korkmasın diye 'umacı'yı kovmuştur), 9 Mart 1977 günü doğdu. Liseyi Kepirtepe Anadolu Öğretmen Lisesi'nde (Eski Kepirtepe Köy Enstitüsü) okudu. Orada fanzin çıkardı. Her fanzin gibi onun fanzini de ölümü tattı. 1996 yılında ODTÜ Felsefe Bölümü'ne girdi. 2002 yazında ve 2007 kışında şizofreni teşhisiyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldı. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne yatay geçiş yaptı ama mevut örgün eğitimin ve akademik ortamın kendisine uygun olmadığını gördü. 2011'de Anadolu Üniversitesi Açıköğretim programında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girdi, halen söz konusu yerde öğrenci.
         Okay Uludok, Şizofreni Dernekleri Federasyonu'nun düzenlediği öykü yarışmalarında iki kez ikinci oldu. Bazı seçkin dergilerde yazıları yayımlandı.


ARKA KAPAK –

Ha 40 şizofrenden1 öykü, ha 1 şizofrenden 40 öykü!

"Okay Uludok'u şizofreni hastaları için açılmış bir öykü yarışmasında Seçici Kurul Başkanlığı'nı yaptığım günlerde keşfettim. Sonra yazı atölyelerime katıldı. Bu kitapta karşınıza çıkacak öyküleri paylaşırken herkesi nasıl etkilediğinin tanığıyım. Son yıllarda okuduğum en çarpıcı öyküler arasında bunlar. Güldürdükleri kadar acıtıyorlar da. Sahici mizah da bu olsa gerek."
-Mario Levi-

Bu kitaptaki 40 öykünün ortak noktası, her türlü (erkek, kadın, ağaç, otomobil, vb) şizofren kahramanlar aracılığıyla şizofreniyi anlatmaları.

Kendisi de şizofreni hastası olan bir öykücü olarak Okay Uludok'un temel araçları, (gerçekten de aklın sınırlarını zorlayan) müthiş hayal gücü ve "komik"ten "satirik"e uzanan sivri dili. Sadece komiğin sınırlarındayken bile yazınsallığını hiç kaybetmeyen, satiriğe vardığında ise türünün en parlak örneklerine yaklaşan bir dil bu. Dolayısıyla, (uçları henüz yeterince sivriltilip cilalanmış olmasa da) eleştiri oklarını toplumun sadece deliliğe bakışına değil (sağlık ve eğitim gibi) büyük aksaklıklarına da yöneltmekten çekinmeyen öyküler okuyoruz.


D&R 9.90 Kampanyasından * Eylül 2017

D&R'ın 9.90 TL kampanyasına denk gelince ve kampanya dahilinde de farklı sebeplerle ilgimi çeken kitaplar olunca pek bir keyifle dört kitap aldım. Hangi yönlerden ilgimi çektiklerini tek tek yazacağım zaten:)
Mırk defter ise Crazy Shop'tan... Üstünde minnak bir hasar varmış, fotoğrafını çekerken evde fark ettim ^-^


H.G Wells 'Körler Ülkesi' kitabını okumuştum ve hatta bayağı güzel tesadüflerle doluydu benim için... Okumak isterseniz buraya lütfen:)
Bilim kurgu ustasının bu kitabını da okumak istedim.


Epeydir alınacaklar listemde olan bir kitaptı. Hatta ben listeye yazdığımda başka bir yayınevinden basımı vardı:)


Kitaplığımdaki kedili kitaplar videolarımı buradan izleyebilirsiniz.


Hannah Tinti 'İnsan Çatlatan Hayvan Öyküleri'ni okumuştum, burada.


Ve mırk defter ^-^


Keyifli okumalarınız olsun...


Diren Kitapçı * Eylül 2017

Diren Kitapçı epeydir yeni kitap eklemiyor raflarına. Yeni dediğim, yeni ikinci el:) O yüzden her gittiğimde aşağı yukarı aynı kitaplara bakıyor ve arada gözden kaçırdığım birkaç kitap bulursam onları alıyorum. İlk defa bu kadar az kitap bulabildim. Artık ne varsa ilgimi çeken silip süpürmüşüm senelerdir demek ki:))


Ertesi sabahki mırk manzara budur!:))))
Çılgın Balım ve Tıkır minnakmırkbey mırkpoz verdiler ama kitabı kimlerin okuduğu meçhul... Okunan kitap: Çarpık Sevda.


Keyifli okumalarınız olsun ^-^