akbaba dergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akbaba dergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2012 Çarşamba

Bir Dostu Sonsuzluğa Uğurlamak...

İki gündür bu yazıyı yazmak istiyorum ama duygularımı en yalın haliyle nasıl yansıtırım ve doğru cümleleri nasıl kurarım endişesiyle erteliyorum. Bugün karar verdim; aklımdan  geçenleri doğrudan yazıya döküp üstünde düzeltme yapmadan yayınlayacağım. Blogumda bu yazının yer almasını istiyorum.
Daha önce burada ve burada kendilerinden bahsettiğim merhum Ergin Ortaç ve sevgili eşi Frau Christi Anna Ortaç'a hissettiğim duygularımı paylaşmak istiyorum.
Adadaki kendimize en yakın hissettiğimiz dostlarımızdı onlar. Biriyle arkadaş veya dost olmanın yaşa bağlı olduğunu hiç düşünmedik zaten. Bu çift 80'li yaşlarını yaşayan çok değerli insanlar. Aramızdaki 40 - 45'e yaklaşan yaş farkı aynı frekansta olmamıza engel değil. Belki de şu yaşımıza kadar karşılaştığımız en bize benzeyen insanlardı. 
Maalesef 25 Mart tarihinde yani geçtiğimiz pazar günü Ergin Ortaç'ı sonsuzluğa uğurladık. En yakın dostumuzu uğurladık gibi hissettik. Nur içinde yatsın inşallah. En mutlu olduğu yer olan adada çok sevdiği kedilerini bahçede beslerken hayata gözlerini yumdu.
Ergin Ortaç, şair, yazar, edebiyat öğretmeni ve Beş Hececiler grubunun üyesi ve öncülerinden Yusuf Ziya Ortaç'ın oğlu. Yusuf Ziya Ortaç bir döneme damgasını vurmuş haftalık siyasi mizah dergisi Akbaba'nın da kurucusu. Belki eskilerden Akbaba Dergisi'ni hatırlayanlar vardır aranızda.


Son bayramda biz Fazıl'la adadaydık ve bayramı yalnız geçirecektik. Merhum Ergin Bey ve eşi de adada ve yalnızdı. Son bayramı güzel sohbetler eşliğinde çok büyük keyif alarak birlikte geçirmiştik. O zaman merhum Ergin Bey'e babasının en çok hangi eserini sevdiğini sormuştum. Amacım söyleyeceği kitabı sahaflardan araştırıp bulmak ve kendisine imzalatmaktı. Babasının en çok Üç Katlı Ev romanını sevdiğinden bahsedince Kadıköy'deki sahaflarda bakmadığım yer kalmamıştı ama bulamadım. Beyazıt'a geçip oradaki sahaflara bakacaktım ancak nasip olmadı.


Adamız çok değerli ve sevilen bir sakinini kaybederken biz de yakın dostumuzu kaybettik. Sevgili eşine sabır, kendisine rahmet diliyorum.


BİR GÜN

Kavuşmak bir gün toprağa,
Bir bahar cümbüşü olmak,
Dört mevsimde ayrı ayrı
Tabiatın düşü olmak…

Bir buluttan düşen yağmur,
Bir yıldızdan damlayan nur,
Bir yeşil yaprakta huzur,
Bir gonca gülüşü olmak…

Yazın savrulmak harmanda,
Kışın şahlanmak ummanda,
Fecre karşı bir ormanda,
Bir kuşun ötüşü olmak…

Yusuf Ziya Ortaç