babam öldüğünde ağlamadım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
babam öldüğünde ağlamadım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2013 Pazar

Babam Öldüğünde Ağlamadım - Iris Galey

Canım Kontesce'm ile yaptığımız takas sonucunda kütüphaneme katılan bir kitap 'Babam Öldüğünde Ağlamadım.'
Takastaki kitaplarıma bakmak isterseniz buraya lütfen.
Yazarın gerçek hayat hikayesini aktardığı kitabı okurken üzülmemek ve sinirlenmemek elde değil. Bu kitaptan sonra 'Ruh Tecavüzcüleri' adında bir kitabı daha basılmış.  




BABAM ÖLDÜĞÜNDE AĞLAMADIM
Yazarı: Iris GALEY
Çeviri: Müfit Doğaner
Yayın Hakları: Koridor Yayıncılık
-  1. baskı: İstanbul, 2008
-   240 sayfa
Kitabın Orijinal Adı: Ich weinte nicht als vater starb

Kitaptan Alıntılar;

       * Benim hayata dair bakışım, hayatımı belirler.
        
         * Yavaş yavaş pul gibi arkadaş biriktiriyordu.

^-^ KEDİLER ^-^

* Uzun bir süre sonra o, av peşindeki bir kedi gibi sessiz adımlarla yukarıya çıktı…

* Rüyamda kendimi hep küçük bir kedicik olarak görüyorum.

* Yarı aç, serserice dolaşan siyah bir kedi bulmuştuk ve onu mutfakta gizlice besliyorduk.

-Yazım-Basım Hataları-

* Sf/14
… sadece gerçekten istıyorsan,…

* Sf/32
Bir yerlerde biri tavuklar bir araya topluyordu.

* Sf/41
         1936 doğumlu yazıyor ancak kitabın arka kapak yazısında yazarın 1926 doğumlu yazıyor. Arka kapak yazısındaki doğum tarihi yanlış!

* Sf/46
… korku verici yenilgiyi kabul edemeyeni bir kadının tebessümü bulunuyordu.

* Sf/74
… gaz odalarında tutulmuyrduk,…

* Sf/117
… ancak o benin adımı fısıldadığında…

* Sf/118
… pek hazır hissetmeme rağmen… (cümle bütünlüğünde hissetmememe olmalı)

* Sf/146
… bir an önce gerçekliğe dnmek istiyordum.

* Sf/147
… mutfak personeli ile görüşmenin onaylanmadığı konusuna aydınlatılıyordum.

* Sf/166
Şimdi nişanlısı olduğuna göre bunu ondan niçin esirgemen gerektiğini sanmıyorum.

* Sf/168
Her gün temiz yapmak, alışverişe çıkmak ve yemek pişirmek…

* Sf/174
Bana bir öyle gelmiyordu.

* Sf/187
… Louise ve eşi beni soğuk ama karşıladılar.

* Sf/196
… bu lisanın hoşuma gitmediği anlıyordum.

* Sf/197
… ben onun mimikrilerini…

* Sf/199
… kırmızı yanakları ve on dişlerinin arasındaki boşluk…

* Sf/205
… onu koca bir bebebkmiş gibi kucağıma alıyor…

* Sf/207
… bir yere oturuyordum Çünkü

* Sf/214
Orada bir şeyler yemek ve bir sonraki bölümü hazırlanmak istiyordum.

* Sf/217
… çocukluğumdan beri midem bulantısı yaşamadan…

* Sf/226
Gün doğumundan, gün bamışından,…

* Sf/226
Daima gülümsemenin altında der dolu,…

                                             Okuduğum tarih: 13 Ocak 2013

Yazar Hakkında Bilgi= Iris Galey, 1936 yılında İsviçre’de doğdu. 9 yaşında ailece İngiltere’ye göç ettiklerinde babası onu dört yıl boyunca seks kölesi olarak kullandı. Babasının ölümünden sonra İsviçre’ye dönerek bir kız enstitüsüne yazıldı. İlk evliliğinde psikolojik tedavi görmek zorunda kaldı. sonra bir evlilik daha yaptı ve Yeni Zelanda’ya göç etti. Uzun bir yazma sürecinden sonra ortaya çıkardığı ilk kitabı ‘Babam Öldüğünde Ağlamadım’ haftalarca kitap listelerini alt üst etti. 1990’da hayat hikayesinin devamı olan ‘Ruh Tecavüzcüsü’ yayımlandı. Iris Galey dünya çapında faaliyetlerini sürdüren Ensest Survivors hareketinin de bir katılımcısıdır.

ARKA KAPAK –

Iris, sırrını açıladığında 14 yaşındaydı. İki gün sonra babası alnına tabancayı dayayarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen Iris, bir daha asla bu  konu hakkında konuşmadı. Ta ki, 40 yıl sonra yeni Zelandada bir televizyon kanalında  ensest üzerine bir program görüp kendi hayat hikayesini kaleme almaya karar verinceye kadar… Ensest üzerine yazmak ya da konuşmak hâlâ bir tabu olarak görülüyor. Son istatistiklere göre  ensest daha yaygın bir hale gelmesine rağmen rağmen (sadece İsviçre’de 45000 vaka kaydedilmiştir), kurbanları, yaşadıkları acıları ve yüzkarası utançları insanlarla paylaşmaya cesaret edemiyor. Günümüzde bile bir baba işlediği insanlık suçundan habersiz kızına yıllarca tecavüz ediyor ve kimsenin ruhu duymuyor.
Iris Galey hayatını kötü bir karabasan gibi etkileyen kirletilmiş çocukluğuna götürüyor bizi. Çaresizliğini, ümitsizliğini ve sevgisizliğini ışığa tutarak hem hissetmek istiyor, hem de hissettirmek.

*** Keyifli okumalarınız olsun.