selim ileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selim ileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2016 Pazar

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Peride Celal'e Armağan / Selim İleri

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Peride Celal'e Armağan / Selim İleri



Peride Celal'in paylaştığım kitapları:



Jaguar * Peride Celal

Kültüy ve Fender pati(k)leri ♥♥



Kültüy ♥


Çılgın Balım ♥


Defterimden...


Tıkır minnakmırkbey ♥


Çılgın Balım ♥


Kültüy ♥



Fender ♥


Gibson ve Kültüy ♥♥
Kültüy, Spocky ve Fender ♥♥♥


Fender ♥


Çılgın Balım, Gibson, Tıkır minnakmırkbey ve Fındık ♥♥♥♥


Tıkır minnakmırkbey ♥


Fender ♥


Okuyalım güzelleşelim:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Fender ♥


Peride Celal'e Armağan / Selim İleri

Peride Celal benim için özel yazarlardan. Eserlerini büyük bir heyecan ve iştahla okuyorum. 
Selim İleri'nin Peride Celal'e Armağan adlı kitabının aslında Peride Celal sevenlerine büyük bir armağan olduğunu düşünüyorum. Kitaptan haberim olur olmaz hemen aldım. 


Kitap bölümlere ayrılmış. 
İlk bölümde Peride Celal Bibliyografisi, Peride Celal'le söyleşi ve birkaç Peride Celal fotoğrafı bulunuyor.
İkinci bölüm Peride Celal hakkında yazılan yazılardan oluşuyor.
Üçüncü bölüm de Peride Celal'in yapıtları üstüne yazılan yazılar mevcut.
Ve son bölüm de ise Peride Celal'in yapıtlarından seçmeler okuyorsunuz.
Peride Celal'in eserlerini sevenlerin mutlaka kitaplığında olması gereken bir çalışma.


Blogumdaki Peride Celal paylaşımlarım için:

Güz Şarkısı - Peride Celal

Jaguar * Peride Celal

Gecenin Ucunda - Peride Celal 



Peride Celal'in 'Bir Hanımefendi'nin Ölümü' kitabındaki -Ada- isimli öyküsü Süreyya Duru tarafından filme çekilmiş. Kitabı okurken not etmiştim ve blog yazımı gireceğim gün filmi de izlemeyi planlamıştım. Bugün filmi izledim ve izlemediyseniz aklınızda bulunsun derim.
Üzücü not: Yönetmen Süreyya Duru, Ada filminin çekimleri sırasında geçirdiği kalp krizi sonucunda 58 yaşında hayata veda etmiş.
Süreyya Duru hakkında bilgi için buraya lütfen...


Filmi Youtube üzerinden izledim. Buradan ulaşabilirsiniz.


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


PERİDE CELAL'E ARMAĞAN
Yayına Hazırlayan: Selim İLERİ
Yayın Hakları: Oğlak Armağan Kitaplar
-   Birinci baskı: Eylül 1996
Kapak Tasarımı: Işıl Döneray
Kitap ve genel tasarım: Serdar Benli
-   236 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * ... evdeki düzeni ne ölçüde götürebildiğimden çok, ne yazdığım, nasıl yazdığım önemliydi eşim için.

        * Benim en sevdiğim romanım Üç Yirmi Dört Saat'tir. Orada bir şeyler yaptığıma inanıyorum.

        * Yalnız değilim ben, 'bir' yazarın yalnızlığı, kalabalığın içinde başlar, masa başında biter. Çünkü, masa başında bir kişi değil, bin kişi ile çevrilir. Düşünceleri ve her biri biraz da kendisi olan çeşitli kişilerle... Orada kalabalık kendisidir artık.

        * Ufuk Esin / Onu tanıdıktan sonra, farkına vardığım bir özellik de romanlarında ve öykülerindeki hemen bütün tiplerin gerçek yaşamdan alınıp kişileştirişmiş olmalarıdır.

        * Yazar, yapıtında hiçbir yerde görünmeyen ve her yerde olan kişidir. / Kurtlar-Peride Celal

        * Peride Farsça bir sıfat, 'uçup gitmiş' anlamına geliyor. Mecazi anlamıysa, 'solgun'.

        * Selim İleri / Dar Yol'un -Peride Celal- eşsiz Kadıköyü tasvirlerinden esinlenmiştim.

        * Selim İleri / 1969'da Ayhan Bozfırat, Peride Celal'in Cumhuriyet'te tefrika halinde kalmış çok güzel bir romanı olduğunu söyleyecekti: Rüyalar Evi. Sevgili Ayhan Bozfırat da Rüyalar Evi'ni kesip saklamış.
         Peride Hanım, Rüyalar Evi'ni kitap olarak yayımlamayı reddediyor.

        * Selim İleri / 1981'de Bir Hanımefendi'nin Ölümü yayınlandı. Burada 'Ada' uzun öyküsünde Eser'in on yedi yaşındaki kızı için şunlar yazılıdır:
         'Dünyadan ve insanlardan nefret ettiğini söylemişti. Paralarından, bilgilerinden, kurumlarından iğreniyormuş seçkin burjuvaların. Küçük insanların arasında rahatlıyormuş. Sevdiği bir iki kişi: Gandhi, Yunus Emre, Nazım, Dağlarca. Selim İleri biraz da.
         Heyecandan boğulayazacaktım.
         'Ada'yı Süreyya Duru sinemaya aktardı. Çekim sırasında Peride Celal'le birlikte Burgaz'a gittik. Bahar yeni geliyordu.

       * Hulki Aktuç / Üç Kadının Romanı'na gelince ... Bir sözcüğün sürekli yanlış dizili olmasına da takmıştım. Picasso yerine Piccaso.


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 127
         ... yanında yatardı mine.

        * Sf/ 233
         ... İnglizce...

                                                                           Ağustos 2016


 Hazırlayan Hakkında Bilgi=  Selim İleri (d. 30 Nisan 1949, İstanbul), Türk yazar ve dizi film oyuncusu.
Bilim adamı Profesör Hilmi İleri'nin oğludur.Lise hayatına Galatasaray Lisesinde başlamış sonra Atatürk Erkek Lisesine geçmiştir.1968 yılında Atatürk Erkek Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini yarıda bıraktı. 19 yaşında Cumartesi Yalnızlığı isimli ilk öykü kitabı yayınlandı. İlk yazısını 1967 yılında, Yeni Ufuklar dergisinde yayımladı.
1998 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
Romanlarında ve öykülerinde bireyin zengin iç dünyasını başarıyla yansıtabilen yazar,ilk eserlerinde bireyler arasındaki iletişimsizlikleri de ön plana çıkarır.
Yıllarca, Cumhuriyet gazetesinin kültür-sanat sayfasında, "Yazı Odası" köşesinde makaleler yazmıştır. Radyo ve televizyonlara birçok program yapan yazar, 2008'in yarısında başlayan programı "Selim İleri'nin Not Defterinden"i de sunuyor. Her pazar canlı olarak yayımlanan programı, TRT-2 sunuyor. Ayrıca 2008 yılından beri Zaman Gazetesi'nin Cumartesi ekinde İstanbul'la ilgili yazılar kaleme almaktadır.


Peride Celal Hakkında Bilgi=  Peride Celal Yönsel (d. 10 Haziran 1916], İstanbul; ö. 15 Haziran 201) Türk yazar.
Yazın hayatının ilk on beş yıllık döneminde popüler aşk romanları kaleme almış; 1950’lerde yazarlığında bir dönüşüm geçirerek daha gerçekçi, bireyin içsel sorunlarının derinlemesine irdeleyen romanlar yazmıştır. 1977'den sonra romana ara verip öyküye yönelen Peride Celal'in Türk edebiyatında post-modern romanın yaygınlaştığı dönemde kaleme aldığı Kurtlar romanı çeşitli eleştirmenler tarafından başyapıtı olarak değerlendirilir.
1916 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Annesi Zeliha Mirat Türel, babası Mehmet Celalettin Erem'dir. Genç kızlığında üvey babasının soyadı olan Bayburtoğlu soyadını taşıdı. Anne ve babasının kendi doğumundan önce ayrılmış olması nedeniyle çocukluğunun büyük bir bölümü üvey babasının savcılık yaptığı Anadolu kentlerinde, özellikle de Karadeniz'de geçti.
İlköğrenimini Haydarpaşa İlkokulu'nda tamamlayan yazar, İstanbul Sainte-Pulchérie Fransız Okulu'nda iki yıl yatılı okuduktan sonra üvey babasının görevi nedeniyle, yeniden Anadolu'ya gitme zorunlulu doğunca öğrenimini yarıda bıraktı. Klasik eğitimini tamamlayamamış olması yazarlık hayatı boyunca onun psikolojik olarak olumsuz etkiledi.
İlk öyküsü Sedat Simavi'in Yedigün Dergisi'nde Ak Kız'ın Hikâyesi adıyla 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlandı. Daha sonra Son Posta, Cumhuriyet, Tan ve Milliyet gazetelerinde öyküler, röportajlar yayımladı. Yazı hayatında sırasıyla “Peride Gencay”, “Peride Celâl” ve “Peride Celal Bayburtlu” imzalarını kullandı. Tan gazetesine tanıştığı Peyami Safa'nın yardımıyla yazarlığını dil açısından geliştirdi ve Fransızca dersleri aldı. Yazarlık hayatında ilerlemek için İstanbul'da yaşayan anneannesinin yanına taşınan yazar, geçimini sağlamak için her gün öykü yazdı; bir yandan da İstanbul Elektrik Şirketi'nin Neşriyat bölümünde sekreter olarak çalışmaktaydı. İlk romanı Sönen Alev, 1935 yılında Son Posta gazetesinde tefrika edildi ve 1938'de kitap olarak yayımlandı. Bunu, kent soylu kadınların aşklarını serüvenimsi bir kurgu ile konu edinen bir dizi roman takip etti; "pembe romanlar" yazarı olarak tanındı. Romanlarında duru bir dil kullandı. 1935-1954 yılları arasında gazete ve dergilerde yazdığı dört yüz civarındaki -bir-iki sayfalık- öyküsü ve yirmiye yakın romanıyla, 1940'lı yıllarda günlük gazetelerin tirajını arttırmasında etkili oldu. Geçimini sağlamak için yazdığını söylediği bu romanları benimsemedi.
Şair Nazım Hikmet'le dostluğu üzerinde siyasal baskılara yol açınca 1944'te yurttan ayrılarak İsviçre'ye gitti. Türkiye'nin Bern Basın Ataşeliği'nde üç yıl sekreter olarak çalıştı. Peride Celal için kendisini geliştirme dönemi olan İsviçre yıllarında Cumhuriyet gazetesi için "İsviçre Mektupları" genel başlığı ile öykü ve yazılar hazırladı.
1947'de Türkiye'ye döndükten sonra avukat Atıf Yönsel ile evlendi. İki yıl Basın Yayın Genel Müdürlüğü Yabancı İşçilerle İrtibat Bürosu'nda, iki yıl da [[[Yeni İstanbul]] gazetesinde; kısa bir süre de Milliyetve Son Posta gazetelerinde çalıştı.
1954 tarihli Üç Kadının Romanı’yla romancılıkta yeni bir döneme girdi. Eşinin desteği ile geçim sorunu ortadan kalkan yazar, gözlem ve gerçekçiliğin ön plana çıktığı eserler verdi.
Yazar, "Üç Yirmi Dört Saat" adlı romanıyla 1977 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü kazandı. 1978'de ilk öykü kitabı Jaguar yayımlandı. Bir süre roman yazmaya ara verdi. Üç öykü kitabından sonra yazdığı "Kurtlar" romanıyla 1991 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. Bu romandan sonra yeniden öyküye yöneldi. 1996'da 15. İstanbul Kitap Fuarı’nda TÜYAP’ın “onur yazarı” seçilir. 2002'de son romanıDeli Aşk yayımlandı ve büyük ilgi gördü.
15 Haziran 2013'te hayatını kaybetti Cenazesi aile arasında yapılan sade bir törenden sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Hakkında Selim İleri tarafından (Peride Celal'e Armağan) ve Alpay Kabacalı tarafından yazılmış (Çok Katmanlı Duyarlıklar Yazarı: Peride Celal) yazılmış iki kitap vardır.


ARKA KAPAK –

Peride Celal 81 yaşında... ve hala bizim için üretiyor.

Füsun Aktalı, Hulki Aktunç, Tunay Aydın, Gürsel Aytaç, Güneş Buharalı, Ahmet Cemal, Zeki Coşkun, Raşit Çavaş, Zeynep Ergun, Ufuk Esin, Ali Gevgilili, Semih Gümüş, Vedat Günyol, Doğan Hızlan, Selim İleri, Sami Karaören, Ahmet Oktay, Güven Turan ve Selma Tükel bir araya gelerek "Peride Celal'e Armağan"ı oluşturdular.

Kitaba ayrıca Peride Celal'in üç hikayesi ve yedi romanından seçmeler ile küçük bir albüm eklendi.

Oğlak Yayınları, Türk edebiyatının bu önemli adına adanmış "armağan"ı, daha yıllarca üretmesi dileğiyle sunuyor.


30 Ağustos 2015 Pazar

Gecenin Ucunda - Peride Celal * Yaz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

22 Eylül'de son bulacak şenliğin son kitabını da okuyup tamamlamış bulunmaktayım. Bu şenlik benim için çok verimli geçti ve tahminimden çok önce tüm kitapları okumuş oldum. 'Güz Okuma Şenliği' başalayana kadarki zamanı iyi değerlendirmek istiyorum. Bu arada okuduğum kitaplarla ilgili istatistikler çıkarmak ve ayrıca notlarıma tekrar bir göz atıp toparlamak niyetindeyim. İnşallah tabii:)
Ayrıca 'Kısa Kitap Festivali' için her hafta 150 sayfadan ince bir kitap okumaya devam... 'Kısa Kitap Festivali' okuma listeme buradan bakabilirsiniz.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Gecenin Ucunda / Peride Celal




Listenin 3. sırası: 600 sayfadan uzun bir kitap...



Peride Celal çok sevdiğim bir yazar.
Daha önce paylaştığım kitapları:

Jaguar * Peride Celal


GECENİN UCUNDA
Yazarı: Peride CELAL
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
www.canyayinlari.com
-   1. basım: 1996                   2. basım: Mart 2013 (1000 adet)
-   649 sayfa



 Kitaptan Alıntılar;

        * 1996'da Selim İleri'nin hazırladığı ve on dokuz yazarın katıldığı Peride Celal'e Armağan adlı kitap yayımlandı.

        * Ölü lodos dalgaları gibi öfkesi. Zaman zaman gelip sessizliğime vuruyor, dağılıp çekiliyor.

        * Bu uğurda taş gibi katılaşıp çöl gibi kurusan bile dediğinden şaşma...

        * Sevda neydi? Başladığı zaman hoş, biteceği zaman nahoş!

        * Ne demişler: Karnıma düşer kanımı emer, dünyaya gelir canımı emer, ölünce de malımı yer.
  
        * ... kıskançlık taklide yol açar.
  
        * Uyku, kum gibi dolup saçıldı gözkapaklarımın altına.

        * Aşkın gözü kör eden aydınlığında ilk günlerimizi yaşıyorduk...

        * İçimizden geçenlere dışımız yabancı çoğunca.
  
        * Yabancıların karşısında kirpileşmekten vazgeçmelisin artık.

        * Yardımcı beklerken kundakçı buldum ben sende!

        * Kolayca karşılanan isteklerin, insanın heveslerini nasıl kısırlaştırdığını...

        * Hele birkaç yıl daha işi öğrensin, şöyle bir pişsin...
         Sizin yanınızda öyle bir pişer ki ağabey, vallahi dibi bile tutar yakında.

        * Gözlerinin mavisi doldurmuştu gözlerimi.


^-^ KEDİLER ^-^

        * Tintin'i o sokakta bulmuştum. ... küçücük, yumuşacık bir yumak gibi ayaklarıma dolanıvermişti.

        * O küçük kediyi hatırlamak nereden esti bilmem. Beyaz kamçı kuyruğunu, soru işareti gibi kıvırmış, dolanıp duruyor hayalimde. Okşanmayı sevmezdi. Geceleri koynuma alırdım, ayaklarımı ısıtırdı. ... huysuz, kurumlu kedilerle benzerliği yoktu. Küçük bir kedinin peşinde koşan, siyah önlüklü, esmer, çelimsiz kızı görür gibiyim.

        * Kedilerinin, köpeklerinin hastalığı yüzünden önemli duruşmalara geciktiği olurdu. Sanırım varlığı olsa evinden, kedilerinde, köpeklerinden, çiçeklerinden hiç ayrılmaz, kitaplarının arasına gömülü yaşardı.

        * ... kedilere, köpeklere, çiçeklere bakan...

        * ... dizlerine Sarmanları, Sarışınları yerleştiriyor. ... ronronlayan kedilerin horultularını ... dinliyoruz.

        * İlk zamanlar Sarman'ın yavruları gibi orada burada dolanır... Gidenlerin yerine başka şeyleri koydu. Kedileri, köpekleri, sardunyaları, hatta beni.

        * Kedi pisliği, köpek sidiği içinde bir ev...

        * Rus kadınları cins kedilere benzer. Hangi toplumun içinde olurlarsa olsunlar onları gözlerinden ayırdedivermek kolay.

        * ... yeşil kedi gözleri gibi yüreğinin de kedileşebileceği aklıma gelmezdi.

        * ... yeşil kedi gözlerini kısarak tatlı tatlı çekiştirirdi.

        * ... kedileri, köpekleri, tahta çubuğundaki sigaraları, ... her şeyi eskimiş...

        * Kediler köşelerinden kıpırdamayacak kadar tembel.

        * ... Hüsnü Bey'in kedilerini...

        * İki taraflı işleyen bıçak gibidir o Kediciğim.

        * Kediler, köpekler ondan önce doldular odaya.

        * ... yeşil kedi gözleri gözlerimin içinde...

        * Kedileri, köpekleri, ... alay ettik.

        * Adamcağızın kedilerini, ... anlatırdım.

        * ... kediler gibi şişinip ronron yaptığımı söyleyerek...

        * Çekilmiş kedi gözleri içinden kızarmaya...

        * ... yeşil kedi gözleri kanlanıp küçülüyor.

        * Büyük Sarman yavru bekliyormuş.

        * Uzun zaman kapı önlerinde kalmış kimsesiz bir kedi yavrusuna benzetiyorum kendimi.

        * ... bir cumartesi gününü evinde kedileri, köpekleri... ile geçireceğine...

        * Öyle değil mi Kediciğim.

        * ... öfkeli bir yaban kedisi gibi odanın içinde dolana dolana...

        * Kapı önlerinde pinekleyen kedilerden başkası yok dışarıda.

        * Yeşil kedi gözleri çekilmiş, bıçak gibi bir merakla yüzümü araştırıyordu.

        * ... kapkara bir kedi sıçrayıp kaçtı karşı kaldırıma...

        * ... onu büyük parkın çamlarına tırmanan kedilere benzettiğimizi...

        * Aranıza bir kara kedi sokmak neden?

        * Uzayan kedi gözlerini...

        * ... sıcak, küçük bir kedi gibi köşemde ronronlardım...

        * Pençelerini açmış, kendini savunacak tehlikeleri bekleyen bir halin var Kediciğim.

        * Çekik kedi gözlerini süzerek yaklaşıyor...

        * Kız kedi gibisin, hem tırmalar, hem seversin insanı sen.

        * Valla kadınlığın eksik senin Kediciğim.

        * ... olur mu Kediciğim?

        * Kadife pantolonun eksik ... Kediciğim.

        * Çekik kedi gözleri sevinçle bakıyordu bize.

        * Odalardan odalara yerini kaybetmiş bir kedi yavrusu gibi dolaştığımı...

        * ... uyuşuk kediler gibi gerinip gülme yüzüme.

        * Ölmek için yer arayan hasta kediler gibi oradan oraya dolanırdım odanın içinde.

        * ... soğuktan küçük kedi burnu kızarmış.

        * ... tıpkı kedi!

        * Sinsi taşra kedisi seni!

        * ... yeşil kedi gözleri kızarıverdi diplerinden...

        * Yeşil kedi gözleri parlardı istekli, aç.

        * kedilerinin... Sarman ile Karabaş ailesi, Kavaklıdere'nin kocamış kedisi...
         ... kedileri, köpekleriyle alay ederdim.

        * Seni taşra kedisi...

        * ... kocana dalıp kedilerimi, köpeklerimi açlıktan öldürmeyeceksin!

        * ... kediler, köpeklerle oynaşıp çiçekleri suluyor...

        * Kedi gibisin...

        * Bak bizim şu dünkü taşra kedisine!

        * 'Taşra kedisi' adına...

        * ... meraklanma taşra kedisi!

        * Affetmen lazım onu Kediciğim.

        * ... alaycı kedi gözlerinden...

        * Taşra kedisi!

        * Taşra kedisi, buna ne olmuş öyle! Tüyleri büsbütün dökülmüş bu gece...

        * ... kedi postuna benzeyen lütrü kürkünü...

        * 'Taşra kedisi!' diyordu ses...

        * ... kedi gözleri hainleşerek alay ederdi.

        * ... kedi gözlerine dostça gülüp...

        * Kedilerin olmadığı yerde fareler cirit atarmış derler.

        * ... her gece kızgın kediler gibi onun kollarına koşan o kız ben miyim?


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 36
         ... bana yakınlığı da burada geliyor.

        * Sf/ 50
         ... onu hiçbir zaman sevemeyeceği biliyordum.

        * Sf/ 56
         Silik basım.

        * Sf/ 88
         Silik basım.

        * Sf/ 130
         ... bilmiyorum Her seferinde...

        * Sf/ 133
         ... üç hafta ayrıldığı göze almak...

        * Sf/ 151
         ... koşmuyor mudum?

        * Sf/ 153
         ... kırmızı sabanlığını şöyle bir itip çıplak bacaklarını...

        * Sf/ 185
         Başlar onlarda dönüyor başka masallardan.

        * Sf/ 193
         ... benden kolayca vazgeçmiş olmasına için kan ağlıyor...

        * Sf/ 241
         Silik basım
         Ne yapıyorsunuz  ada bakalım?

        * Sf/ 340
         ... tanışıp dost olduğumuz çocuklar, ihtiyar vardı.

        * Sf/ 393
         Onun sevdiğimi düşünüyordum Bir gün...

        * Sf/ 412
         ... bohçalar, Bir de...

        * Sf/ 431
         Yakınlarına, Cihangir'in genç çocuklara düşkünlüğünü merak ettiğini, heteroseksüel olup olmadığını anlamak için onunla ilişki kurduğunu söylemişti yakınlarına.

        * Sf/ 454
         ... karşılamaya gittiğini...

        * Sf/ 456
         ... salonda toplandığımız, konukları bir geceyi hatırlıyorum.

        * Sf/ 457
         Silik basım: ... en ivi rolün...

        * Sf/ 486
         Yeni sekreterinin senini, ilk o gün duydum telefonda.

        * Sf/ 495
         Aşkta birliktelik arama. Ya o seni sevmekte devam eder, sen bıkmış olursun; yahut sen bıkarsın, o senin peşinden koşar.

        * Sf/ 519
         Çok sürmeden inecek yeri biliyorum...

        * Sf/ 521
         Anmem...

        * Sf/ 618
         Midem bulandı, gözlerim kararır gibi oldu, kapının pervazına dayayıp kaldım öylece.

        * Sf/ 629
         ... nerede...

                                                                    Okuduğum tarih: Ağustos 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Peride Celal Yönsel (d. 10 Haziran 1916[, İstanbul; ö. 15 Haziran 2013) Türk yazardır. İlk öyküsü Sedat Simavi'in Yedigün Dergisi'nde Ak Kız'ın Hikâyesi adıyla 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlandı. Daha sonra Son Posta, Cumhuriyet, Tan ve Milliyet gazetelerinde öyküler, röportajlar yayımladı.[3] Roman da yazmaya başlayan yazar, "Üç Yirmi Dört Saat" adlı romanıyla 1977Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü, "Kurtlar" romanıyla da 1991 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı[4]. Peride Celal duruşuyla ve başarısıyla aynı zamanda geldiği noktayla Türk edebiyatında önemli yere sahiptir. 15 Haziran 2013'de hayatını kaybetmiştir. Cenazesi aile arasında yapılan sade bir törenden sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Peride_Celal


ARKA KAPAK –

Özgün kalemiyle Türk edebiyatına hayat vermiş yazarın eserleri kadar yarattığı kadın karakterler de yoğun ilgi görüyor.

İlk defa 1963'te ve Gecenin Ucundaki Işık adıyla yayımlanan bu romanı 1996'da gözden geçirip tekrar günışığına çıkarırken şöyle demişti Peride Celal:

"Adını kısaltmakla iyi yaptığımı sanıyorum. Bu romanın yazıldığı yıllarda gençtik, inançlıydık, ışığa varabileceğimizi sanıyorduk. Işık; özgürlük, uygarlık, insanlık demekti; bir umuttu. Kırk yılı aşkın bir zaman içinde ışığı arayıp durduk. Ve o, sönükleşerek uzaklaştı bizden. Yüksek kat burjuvazisi, sahte dindarlar, çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen politikacılar, parlak yaşamlar içine düşürdükleri genç insanları daha da kolay avlıyorlar günümüzde. Romanın kahramanı Macide, aşka sırtını çevirip kendisine ve çocuğuna yeni bir hayat yaratıp insanca bir dünyaya kavuşmak çabasında başarılı olabilecek mi? Kuşkuluyum. Gecenin Ucunda, büyük bir aşk romanı aynı zamanda. Bunu da eklemeliyim. Öyle olması da ayrıca hoşuma gidiyor. Bana kalırsa, bu roman yazdığım en güzel aşk romanıdır.".