yazarların alışkanlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazarların alışkanlıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2015 Pazartesi

Okuma Günleri - Marcel Proust / Kısa Kitap Festivali ♥

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kısa Kitap Festivali' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.


Her pazartesi 150 sayfadan az bir kitap seçip okuyoruz.


Paylaştığım bir başka kitabı:

Okuma Üzerine - Marcel Proust



Proust'un tuhaf alışkanlığı neymiş diyorsanız:))

Yazarlar ve Tuhaf Alışkanlıkları



OKUMA GÜNLERİ
Yazarı: Marcel PROUST
Türü: Düşünce Dizisi
Yayın Hakları: Aylak Adam Yayınları
www.aylakadam.yayinlari.com
-   1. Basım: Nisan 2014
Çeviren: Murat Erşen
-   60 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Saint - Beuve'ün Pazartesi Konuşmaları'ndan: O devirde onu hatırlatan hiçbir şey yoktu...

        * Ruskin - Susam ve Zambaklar

        * ... okumanın tam olarak etrafımızda tanıma fırsatı bulduklarımızdan çok daha bilge ve ilginç insanlarla bir sohbet olduğunu gösterir.

        * Vasat insanların çoğunlukla çalışkan, zekilerinse çoğunlukla tembel olması gerçeğinden...

        * Herodotus, Trakyalıların yeni doğanları ağıtlarla karşıladıklarını ve her ölüme sevindiklerini anlatır.

        * Schopenhauer - Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar... öyle ki her sayfanın pek çok alıntı kapsadığı bu kitabı başında, Schopenhauer tüm ciddiyetiyle şunu yazabilmiştir: 'Derleme benim işim değildir.'

        * kuşkusuz, dostluk, bireyleri ilgilendiren dostluk boş bir şeydir ve okuma da bir dostluktur. Ama en azından samimi bir dostluktur... Okumada, dostluk aniden ilk saflığına götürülür. Kitaplarla nezaket olmaz. Akşamı bu dostlarla geçiriyorsak, bunu gerçekten arzu ettiğimiz içindir. ... Hürmet de söz konusu değildir; eğer gülünç buluyorsak Moliere'in söylediklerine güleriz; bizi sıktıysa, sıkılmış görünmekten çekinmeyiz ve onunla olmak canımıza tak ettiğinde, ne dehası ne de ünü onu birdenbire yerine koymaktan bizi alıkoyar. Bu saf dostluğun atmosferi, sözden daha saf olan sükuttur. Zira başkaları için konuşur, kendimiz için susarız.

        * Gerçekten de klasik eserleri okumayı yalnız romantikler bilir, çünkü onları nasıl yazıldılarsa öyle, yani romantik olarak okurlar, çünkü, bir şairi ya da bir nesir yazarını doğru okumak için, insanın kendisinin de alim değil ama şair ya da nesir yazarı olması gerekir. En az 'romantik' eserler için geçerlidir bu. Boileau'nun güzel dizelerine dikkatimizi çeken retorik profesörleri değil Victor Hugo'dur.

        * Vefasız, sevdim seni, bir de sadık olsan neler yapardım. / Racine

                                                                           Okuduğum tarih: Aralık 2015

Yazar Hakkında Bilgi=  (1871-1922). Fransız roman ve deneme yazarı. Eğitimli ve kültürlü bir aileden gelen yazar, rahatsızlığı nedeniyle çocukluğunu, en önemli eseri Kayıp Zamanlar'ın İzinde'deki köy temasına esin kaynağı olan bir çiftlikte geçirmiştir. Eserlerinde daha çok Üçüncü Cumhuriyet döneminin etkisiyle gerçekleşen toplumsal olayları konu almıştır. Proust'un en çok etkilendiği yazarların başında John Ruskin, Saint-Simon, Montaigne, Stendhal, Flaubert, Dostoyevski ve Tolstoy gelmektedir. Sürekli tekrar eden sağlık problemleri nedeniyle, hayatının son üç yılını hasta yatağında geçiren Prosut, modernist edebiyatın en önemli yazarlarındandır.


Çeviren Hakkında Bilgi=  Murat Erşen, 9 Eylül Üniversitesi'nde İktisat, Strasbourg Marc Bloch Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesi'nde felsefe okudu. Aralarında Oscar Wilde, Duras, Descartes, Spinoza, Badiou, Bourdieu, Leo Strauss, NANCY, Lacan ve Guattari'nin de eserlerinin bulunduğu pek çok kitabın editörlüğünü yapmıştı. Editörlük ve çevirmenliğin yanında çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalışmıştır.


ARKA KAPAK –

Marcel Proust için okuma eylemi, bilgiye ulaşma arzusundan çok daha fazlasıdır.
Tümüyle tinsel bir eylem olarak kişinin kendisini değiştirme, dönüştürme ve benliğin aşma sürecine işaret eder. Proust'a göre büyük yazarların okunması, tek başına onların derin düşüncelerinin kavranmasına yol açmaz. Aynı zamanda okurun, bu ilham kaynağı zekâlarla kendi dünya görüşünü zenginleştirmesine de hizmet eder. Elinizdeki kitapta tarih boyunca dünyayı değiştiren kitaplara da odaklanan Proust, sözcüklerin okuru nasıl aydınlattığı, çileden çıkardığı, kışkırttığı ve avuttuğunun resmini çiziyor.


Festival defterime buradan ve şuradan bakabilirsiniz.


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


12 Eylül 2013 Perşembe

Yazarlar ve Tuhaf Alışkanlıkları

Bir kısmını alıntıladığım İlknur Özdemir'in yazısının tamamını okumak isterseniz buraya lütfen.

Ernest Hemingway


Hemingway günde 500 kelime yazardı, çoğunu da sıcak basmadan, sabahları. Yazdıklarının çoğunu çöpe atardı, öyle ki dostu yazar F. Scott Fitzgerald'a yazdığı bir mektupta, başyapıt olacak 1 sayfa yazıyorsam, çöpe gidecek 99 sayfa yazıyorum, demişti. İlginçtir ki alkole düşkünlüğüyle tanınan Hemingway romanlarını yazarken asla içmediğini söylerdi.


Isaac Asimov


Edebiyat ve edebiyat dışı yaklaşık 400 kitap yazmış bulunan, bilimkurgu kitaplarının usta adı Isaac Asimov ağzına içki koymazdı. Yazı masası da boş bir duvara dönüktü. Ayrıca klostrofildi, yani küçücük, kapalı mekanlardan hoşlanıyordu. Çocukken, bir gazete-dergi kulübesine kapanıp kitap okumayı hayal ettiğini yazar anılarında. Bir diğer özelliği de uçak korkusuydu. Tüm yaşamı boyunca ancak iki kez uçağa binen Asimov, bu ürküsünü bazı kitaplarına da yansıtmıştır.

Marcel Proust



Marcel Proust da başka bir açıdan ilginç sayılır: İçeriye ışık sızmayan kapalı bir odada yazarmış kitaplarını. Gelen ziyaretçilerin gece mi gündüz mü geldiklerini bilemezmiş bu yüzden.

Balzac 


Balzac da buna benzer bir şekilde davranırmış.  Tam bir ay evinden çıkmadığı olurmuş yazarken, müsvettesini yayınevine teslim ettiğinde rengi solmuş, elleri titreyen bir Balzac görürmüş insanlar. 

Devamı burada...