7 Ağustos 2015 Cuma

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Öteki Renkler / Orhan Pamuk

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Öteki Renkler - Orhan Pamuk * Yaz Okuma Şenliği 2015


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann

Mırkdüşüncelerdeyim:)
Fender 


Kahvesiz olmaz:)


Okuma şenliği defterime buradan bakabilirsiniz.


Maviş çiçeğe doğru ilerleyen de kitap kurdu sanırım:)


Renkler önemli:)


Kitaptan...


Yazalım çizelim:)


Okuyalım güzelleşelim:)


Okuma listem için oluşturduğum defterime de şuradan ulaşabilirsiniz.


Yastığım pek bir rahat o yüzden mırkmutluyum:)
Kültüy 


Öteki Renkler - Orhan Pamuk * Yaz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği ' Yaz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.


Listenin 19. sırası: Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir.)
Benim yazarım *Orhan Pamuk* :)

Kategori dahilinde okuduğum diğer kitap:

Manzaradan Parçalar - Orhan Pamuk



Yazarın ilk okuduğum kitabı 'Yeni Hayat'tı.
Okuyup da henüz blogumda paylaşamadığım diğer iki romanı ise 'Kar' ve 'Benim Adım Kırmızı'.
'Benim Adım Kırmızı' ve 'İstanbul-Hatıralar ve Şehir' en çok sevdiğim kitapları.
'Masumiyet Müzesi'ni ise okurken inanılmaz sıkıldım ve biter bitmez takas ettim. Belki roman mevcut sayfa sayısının yarısı kadar olsaydı -yani detaylar bu kadar detaylı olmasaydı:)- biraz keyif alabilirdim okurken.
Paylaşımlarımı okumak isterseniz:

İstanbul - Hatıralar ve Şehir - Orhan Pamuk

Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk

Saf ve Düşünceli Romancı - Orhan Pamuk



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Öteki Renkler / Orhan Pamuk



ÖTEKİ RENKLER
Yazarı: Orhan PAMUK
Türü: Deneme - Söyleşi - Hikaye
Yayın Hakları: Yapı Kredi Yayınları
www.ykykultur.com.tr
-   1-5 baskı: İletişim Yayınları, İstanbul, Aralık 1999-Aralık 2011 (35.000
-    YKY'de 1. baskı: İstanbul, Temmuz 2013 (35.001-37.000)
-   470 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * ... en büyük mutluluk kaynağı, her gün  iyi bir yarım sayfa yazmaktır.

        * Hakiki edebiyat bağımlısı, yazdığı kitapların güzelliği, başarısı ya da sayısıyla mutlu olacak kadar yüzeysel biri değildir. O edebiyatı hayatını kurtarmak için değil, yaşamakta olduğu günü kurtarmak için ister yalnızca. Siz hiç boş şişeleri bir gün satarım diye içen birini duydunuz mu?

        * Yazmak, yaşanmayan hayattan bir çeşit intikam almaktır.
   
        * Buzdolabının içi, uzak ve mutlu kentlerin bulvarları gibi ışıl ışıl ve kalabalık.
  
        * Paranoyak olmam takip edilmediğim anlamına gelmez.

        * Resimli romanlarda Türk köpekleri ya da Türkçeye çevrilmiş köpekler HAV der. Yabancı resimli romanlarda ise köpekler VAF der.

        * Burada insan yıllarca öteki tepelere, üzerinde güneşin yansıdığı kıpır kıpır rüzgarlı denize, her yönden şehre sokulan gemilere, adalara, oraya gidip gelen vapurlara, aşağı mahallelerin zararsız denecek uzaklıktaki kalabalığına, minyatür gibi gözüken camilere, sabahları bir nemin belli belirsiz bir buğu içinde tüten mahallelere, bütün şehre bakabilir ve yıllarca hayal kurabilir.

        * Bir kitap, bir fikirle değil, en azından iki fikirle yazılır. Bu iki fikri güçlü kuvvetli bir şekilde temsil edecek iki karakter, bunların çeşitli yansımaları olacak sekiz karakter...
  
        * Dikkat edilirse minyatürlerdeki kişiler hem resmin içine dönüktür hem de kendisine bakan göze, yani seyirciye dönüktür.

        * Tanpınar'ın Edebiyat Üzerine Makaleler'i Türkçenin en zengin, en dolu, en öğretici, en derin deneme kitabıdır.

        * Resmimiz ve nesrimiz olsa, başka bir millet olurduk. / Yahya Kemal
  
        * Mahmut Sadık'ı anlatan bir cümlenin Aziz Nesin'in beynine 'çakıldığını' okuyacaktım: 'Mahmut Sadık'ın elinde kalem altıncı parmak olmuştu.'

        * 1960'ların başında yapılan ilk Tenten filminin İstanbul'da geçmesi beni heyecanlandırmıştı.
https://www.youtube.com/watch?v=Fa_eFpVp_yc

        * Paris ve Eyfel Kulesi hakkında galiba Maupassant'ın söylediği rivayet edilen bir söz vardır. Paris'in en güzel manzarası Eyfel Kulesi'nin tepesindedir, çünkü oradan Eyfel Kulesi gözükmüyor, der.
      

 ^-^ KEDİLER ^-^


        * Her zamanki gibi anneannem bize bir bahçede bir kedinin maydanozların üzerine işediğini nasıl gördüğünü...

        * ... bir yerde bir kedinin devirdiği bir kutu...

        * Baskına uğramış asker gibi, kedi gibi kalkarım ve herkesi...

        * ... yazılar, sokaklar, kediler...

        * Çarpışan arabanın altı da kedinin ayaklarına benziyor.

        * ... emekliler, çocuklar, kediler...

        * İçerideki tekir kedi demir parmaklıklar arasından çıkıp... Kedinin sokağı geçip girdiği bakkal...

        * ... kedilerin sokak ortasında dalgın dalgın yalanabildiği...

        * Kara Kedi diye bir mizah dergisi çıkıyordu.


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 175
         ... anemin adı...

                                                                    Okuduğum tarih: Ağustos 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  http://www.orhanpamuk.net/


ARKA KAPAK –

Pamuk kişisel ve edebi dünyasını okurlarına içtenlikle açıyor...

Öteki Renkler Orhan Pamuk'un çocukluk anılarından mutluluk saatlerine, romanlarını nasıl yazdığından gezi notlarına, sevdiği yazarlar ve kitaplar hakkındaki eleştirilerinden kişisel itiraflarına, şikâyetlerine, siyasi öfkelerine, kültür ve gündelik hayat konusundaki heyecanlarına uzanıyor ve yazarın yalnız romanda değil, düzyazıda da ne kadar usta olduğunu kanıtlıyor. Kaleme aldığı makalelerden, tuttuğu defterlerden, verdiği röportajlardan yapılan bu titiz seçmede, Pamuk kızı Rüya ile olan arkadaşlığını, sigarayı bırakışını, gençlik bunalımlarını, günlük hayatını, sinema zevkini, Boğaz yangınlarını, bildiği İstanbul'u, yalnızlık ve mutlulukla ilgili takıntılarını, toplumun ve kendisinin korkularını ve paranoyalarını anlatıyor. Yazar kitabında ayrıca Dostoyevski'den Tanpınar'a, Kemal Tahir'den Oğuz Atay'a pek çok yazarı ve kitaplarını tartışıyor; roman kuramı, Doğu ve Batı, milliyetçilik ve Avrupa üzerine düşüncelerini açıyor. Nişantaşı'nda geçen ve bir çocuğun gözünden anlatılan "Pencereden Bakmak" adlı uzun hikâye ile birlikte bu kitap, Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü'ne uzanan başarılı yolculuğunda renkli dünyasına ışık tutuyor. 

"Pamuk dünyanın en iyi yazarlarından biri."
The New Statesman


6 Ağustos 2015 Perşembe

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Cadı - Toraman / Hüseyin Rahmi Gürpınar

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Cadı - Toraman - Hüseyin Rahmi Gürpınar 


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann

Kültüy 


Tatil modu:)))


Okuma şenliği defterime buradan bakabilirsiniz.


Okuyalım güzelleşelim:)


Yazalım çizelim:)


Orada burada okuma:)


Okuma listem için oluşturduğum defterime ise şuradan bakabilirsiniz:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


5 Ağustos 2015 Çarşamba

Cadı - Toraman - Hüseyin Rahmi Gürpınar * Yaz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 7. sırası: 1940'tan önce yazılmış, Türk edebiyatından bir kitap.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Cadı - Toraman / Hüseyin Rahmi Gürpınar




CADI - TORAMAN
Yazarı: Hüseyin Rahmi GÜRPINAR
Türü: Roman
Yayın Hakları: Atlas Kitabevi
-  İlk defa 1912 yılında yayınlanmış.
-   İstanbul - 1981
-    Toraman - Beşinci Baskı, İstanbul
-   319 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;
  
        * Benim için en büyük kelime, anlamı en kolay anlaşılandır.

        * Şimdiki en uygar şehirlerde kimsesiz yurtlarından, yoksul barınaklarından çok hapishanelere rastlanıyor...
  
        * Bir zalimin zorbalıklarına yol açanlar, baskıya katlananlardır.

        * Her haksızlığa baş kaldırmak farzdır. Tanrı, hakkı savunmayı insanlara buyurmuş...

        * Öfkeyle tartışılmaz.
  
* Ben doğruluğu, nezaketten üstün tutarım.

        * ... emin olunuz, gördüğünüz her yüz, göstermek istediği nurlu bir vicdanın gerçek aynası değildir. İyilikseverlik izleriyle parıldar bulduğunuz yüzlerden çoğunu bir an o ikiyüzlülük peçelerinden sıyrılmış görseniz dehşetinizden Hakka sığınırsınız.

        * Ulu Tanrı hepimizi, doğal yüzlerini peçe gibi kullanmakta usta, alçakların şerrinden korusun.
   
        * Dünya da cefa da safa gibi gelir, geçer. Geçmeyen şeyler yalnız vicdan azaplarıdır.
       

 ^-^ KEDİLER ^-^


        * Üzerinden kedi atlatmakla bir ölü cadı oluverse bütün mezarlıklar cadı dolar...

        * Üzerinden kedi atlarsa ölü cadı olur diyen bir bunağın saçmalarına...

        * ... doymuş bir kedinin son lokmayı yemekte gösterdiği duraksama ve nazlanma...

        * Kediyle köpek gibi her gün dalaşırlar...

        * ... kedi ciğere bakar gibi...

        * Niçin ses vermiyorsun? Aramızdan kara kedi mi geçti?

        * Evinde kedi yellense sen onu Bin Bir Gece Hikayesi gibi teller pullar koskoca bir masal yaparsın.

        * ... kırıntılarını da kediye vermişti. Kedi o yıl Şehzadebaşı kantocuları gibi damlar üstünde azgın aşıklarla...

        * ... süt dökmüş kedi gibi birer sessizlikte oturmuşlardı.


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 35
         ... troğaım...

         ... biilyordum.

        * Sf/ 58
         ... görmetken...

        * Sf/ 83
         ... sonrasızluğa...

        ... bölmelere ayrımış...

        * Sf/ 126
         Gerçek ne işe bu gece...

        * Sf/ 144
         ... görünmez. ince sicim...

        * Sf/ 175
         ... cecabını aldım.

        * Sf/ 180
         ... kendini mutlu sayasaktı.

        * Sf/ 208
         ... Kapı Çuhadarlklarında...

        * Sf/ 218
         ... aşılyabileceğinden...

        * Sf/ 223
         ... annmden...

        * Sf/ 225
         ... fedakar bri koruyucu...

        * Sf/ 257
         ... hikayes...

        * Sf/ 260
         Hayattaki en büyük düşkünlüğü aşk olmak özelliği de...

        * Sf/ 267
         İnsfsız!..

        * Sf/ 279
         ... zayıf döşecektir.

        * Sf/ 288
         İnasn...

        * Sf/ 293
         ... çorap altında kaldırlarını...

        ... geldi. İltifatıyle...

        * Sf/ 310
         ... rütubet...

        * Sf/ 311
         Kendini pek savaş aşağı bırak.

        * Sf/ 318
         ... getirilid.

                                                        Okuduğum tarih: Temmuz 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  https://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCseyin_Rahmi_G%C3%BCrp%C4%B1nar


ARKA KAPAK –

Türk romancıları arasında kendine özgü mizahi üslubu ile çok parlak ve yüksek bir yer sahibidir. Altmış yıla yakın süren yazarlık hayatında çevirileri, makaleleri, eleştirileri dışında 54 tane çok ünlü eser meydana getirmiştir. Atlas Kitabevi, bu birbirinden güzel eserleri, kapak resimleri de birer sanat eseri olan bir dizi halinde yayınlamış bulunuyor. Her Türk aydınının kitaplığında yer alması gereken bu diziyi okuyucularımıza kıvançla sunuyoruz.


Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Manzaradan Parçalar / Orhan Pamuk

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Manzaradan Parçalar - Orhan Pamuk * Yaz Okuma Şenliği 2015


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann


Kültüy patisi:) 


Okuma şenliği defterime buradan bakabilirsiniz.


Yazalım çizelim:)


Kedili medili:)


Okuma listem için oluşturduğum defterime de şuradan ulaşabilirsiniz.


Gibson 


Kedili medili:)


Poirot mırk okumalar diler ^-^ 


Manzaradan Parçalar - Orhan Pamuk * Yaz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 19. sırası: Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir.)
Benim yazarım *Orhan Pamuk* :)

Yazarın ilk okuduğum kitabı 'Yeni Hayat'tı. 
Okuyup da henüz blogumda paylaşamadığım diğer iki romanı ise 'Kar' ve 'Benim Adım Kırmızı'.
'Benim Adım Kırmızı' ve 'İstanbul-Hatıralar ve Şehir' en çok sevdiğim kitapları.
'Masumiyet Müzesi'ni ise okurken inanılmaz sıkıldım ve biter bitmez takas ettim. Belki roman mevcut sayfa sayısının yarısı kadar olsaydı -yani detaylar bu kadar detaylı olmasaydı:)- biraz keyif alabilirdim okurken.
Paylaşımlarımı okumak isterseniz:

İstanbul - Hatıralar ve Şehir - Orhan Pamuk



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


MANZARADAN PARÇALAR
Yazarı: Orhan PAMUK
Türü: Öykü
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
www.iletisim.com.tr
-   1. Baskı: 2010, İstanbul (25.000 adet)
-   563 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Annem ise, hep Benim Adım Kırmızı adlı romanımı nasıl yazmış olduğuma şaştığını söyler bana... Öteki romanlarımda, anneme göre, şaşılacak bir şey yoktur, onları benim hangi hayat malzemesiyle yazdığımı bilir, anlar. Benim Adım Kırmızı'da ise, anneme göre, onun tanıdığı, her şeyini bildiği oğlunun nasıl yazdığını bir türlü anlayamadığı bir yan vardır...

        * Ben kitaplarımı, böyle bir kitap yazılsa da okusam duygusuyla yazıyorum.
   
        * ... sucuk ekmekçiler sokaklarda mallarını satarlarken, 'Apik, Apik!' diye bağırırlardı. Bu, ürünlerinde at, eşek etine itibar etmeyen itibarlı Apikoğlu sucuklarının markasıydı. ... İstanbul'da seyrettiğim ilk yerli çizgi filmlerden biri olan ... reklamlardan biri aklımdan hiç çıkmaz: Elle çizilmiş kocaman bir kıyma makinesinin ağzına, sucuk yapılacak çeşitli inekler, yüzlerinde mutlu bir ifade, gökten paraşütle inmekteler. Ama o da nesi! İneklerin arasına, kurnaz kurnaz gülen, iri dişli, sevimli bir eşek de sinsice karışmış! Sinema seyircisinin huzursuz bakışları arasında, tam eşek de sucuk olmak üzere kıyma makinesine girerken, makinenin ağzından çıkan bir yumruk eşeği uzaklaştırıyor ve seslendirmeci kadın filanca marka sucuğu 'gönül rahatlığıyla' yiyebileceğimizi bize duyuruyor.

        * Galatasaray Kulübü'ne ait Ali Sami Yen Stadyumu 1966 yılında Türkiye-Bulgaristan milli maçıyla açıldığında, ucuz biletle girilen açık tribünün ortasındaki sosisli sandviç ocağı itiş kakıştan alev almış, sosisli sandviç yiyerek maçın başlamasını bekleyen büyük kalabalık, benim korkulu bakışlarım altında dalgalanarak yeni stadyumun ikinci katından aşağı dökülmeye başlamış, insanlar düşerek ve ezilerek ölmüşlerdi.

        * 1980'lerde Türkiye İngiltere'ye iki kere 8-0 yenilmişti. ... İngiliz oyuncular bizimkilerle dalga geçmiş, İngiliz basını da İnönü Stadyumu'nun çimensiz, çukur halini 'keçilere daha uygun' diyerek aşağılamıştı.

         * Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy 'Türkiye Avrupa'ya ait değildir,' derse, ona Fenerbahçe'nin elli küsur yıldır Avrupa Kupaları'nda oynadığını da hatırlatabiliriz.


        * ... 1950'lerin ünlü eleştirmeni Nurullah Ataç, bizimki gibi bir ülkede insanın yayınlanan kitapları bazan sırf yazarına ve yayıncısına da destek olsun diye alması gerektiğini yazmıştır.
  
        * ... 1950'li yıllarda şehre aşık popüler tarihçi Reşat Ekrem Koçu'nun yazıp kahramanca tek başına yayınlamaya giriştiği İstanbul Ansiklopedisi, gerçek bir ansiklopediye değil, İstanbul'un kendisine benzedi en sonunda: On bir ciltte H harfine ancak gelebilen bu tuhaf ansiklopedi yarım kaldı...

        * Kitap adları kafamızda tıpkı insan adları gibidir: Bir kitabı milyonlarca benzeri içinden ayırmaya yararlar. Kitap kapakları ise, insan yüzlerine benzer: Ya yaşadığımız bir mutluluğu bize bütün gücüyle hatırlatır ya da hiç bilmediğimiz mutlu bir alemi vaat ederler. Bu yüzden kitap kapaklarına insan yüzlerine bakar gibi tutkuyla bakarız.
  
        * (Dostoyevski) ... 1861'de toprak köleliğini kaldıran Çar'a bu gençlik hayalini gerçekleştirdiği için (ve daha çok da siyasal suçu yüzünden tam kurşuna dizilmeden önce kendisini affettiği için) bağlılık gösteriyor... Panislavizm etkisiyle açılan 1877-78 Osmanlı-Rus savaşının başladığını öğrendiği gün katedrale gidip gözyaşlarıyla büyük Rus halkı için dua da etmişti. (Bu savaşın heyecanıyla Karamazov Kardeşler'e koyduğu Türkler aleyhindeki sözlerin çeşitli çevirilerde ya çıkarılıp atılması ya da değiştirilmesi Türkiye'de bir gelenektir.)
Konuyla ilgili bir yazı: http://www.haber7.com/kultur/haber/207040-dostoyevski-boyle-sansurlendi

        * Paris Review dergisiyle yaptığı ünlü röportajında, Hemingway kendisini etkileyen edebiyatçıların kimler olduğunu, en çok kimlerden bir şeyler öğrendiğini bir listeyle sıralar. ... Hemingway'in listesini okurken Flaubert, Stendhal, Tolstoy ve Dostoyevski gibi yazarlat arasında Bach ve Mozart gibi müzisyenlerin, Brueghel ve Cezanne gibi ressamların adlarını görmek beni büyülemişti.
  
        * ... hem yazar hem ressam olan Ching Hao'nun bir kitabında bir ihtiyara anlattırdığı bir hikaye vardır... Bir zamanlar Çin hükümdarı, hüner yarışına giren iki ressamdan birer deniz manzarası yapmalarını istemiş. Genç ressam denizdeki bütün dalgaları, bütün balıkları ve bütün renkleri tek tek resmetmeye girişmiş... Yaşlı ressam ise yatay bir çizgi çekmiş hızla. Aşağısını deniz mavisiyle boyamış, el çabukluğuyla iki de yelkenli eklemiş, bir de rüzgarda uçan martı... Resim o kadar çabuk bitmiş, denize de o kadar çok benzemiş ki, padişah genç ressamın sabrının sonuçlarını beklemeden bir kere altını hüner sahibi yaşlı ressama vermiş.
         Genç ressam ise resmine devam etmiş. Tek tek dalgaları, denizdeki binbir çeşit balıkları, balıkların üzerindeki pulları sabırla yıllarca resmetmiş. Doksan iki yaşında resmin yarısına geldiğinde, herkes onu unuttuğunda ölmüş. Çin Resmine Giriş adlı kitabında bu hikayenin sonunu anlatan Arthur Waley, bu sabırlı ressamın hayatının sonuna doğru şöyle dediğini belirtiyor:
         'Hükümdarlar resme bakıp deniz sansınlar diye resmetmiyorum ben. Denize bakanlar onu bir gün resim sansın diye resmediyorum.

        * 80'lerin başında Milliyet gazetesi ön sayfasının tamamını Kars'taki yoksulluğa ayırmıştı. Birisi tüm şehri yaklaşık bir milyon dolara alabileceğinizi hesaplamıştı.


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... kedilerin hükmettiği araziler olarak elli yıl, yetmiş yıl yaşadı.

        * ... kedileri ilk defa fark eden küçük bir çocuk gibi...

        * ... fırçalarımızı kedi tüyünden  ya da sincap kılından yapmakla yetinmedik...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/99
         ... öğrencilerin sıralaryla...

        * Sf/ 150
         ... lüks lokantarda...

        * Sf/ 171
         ... zerafeti... 

        * Sf/ 174
         ... huradaya ayrıldı...

        * Sf/ 266
         ... Türkçe çevrisi...

        * Sf/ 380
         ... minatürleri...

                                                                    Okuduğum tarih: Temmuz 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  http://www.orhanpamuk.net/


ARKA KAPAK –

Orhan Pamuk bu yeni kitabında, çocukluğundan başlayarak hayatından, yaşadıklarından bütün içtenliğiyle söz ediyor. Yazarın babasının ölümü, siyasi dertleri, futbol oynarken ya da romanlarını yazarken hissettikleri, tıpkı annesinin sigara böreği yapışı, yaz gecesi bir sivrisineğin hareketleri ve Boğaz gemileri hakkındaki gözlemleri gibi büyük bir manzaranın parçası olarak dikkatle işleniyor. Pamuk İstanbul’dan, Adalar’dan, New York’tan, Venedik ya da Kalküta’dan söz ederken yaptığı gibi, kendi suçluluk duygularından, rüyalarından, eski berberlerden ya da çocukluğunda sokaklarda atıştırdığı şeylerden de bütün dikkatiyle hikâyeler çıkarıyor. Konu ister Binbir Gece Masalları, ister Dostoyevski’nin romanları, ister eski ressamlar, ister Selimiye Camii olsun, Pamuk gözlemlerini, duygularını sıralarken akılda sevdiğimiz bir hikâyecinin tanıdık ve unutulmaz sesi kalıyor.

Tıraş olmaktan asansöre binmeye, dünyayı çocuk gibi seyretmekten deprem endişelerimize, trafik ve dinden eski yangınlar ve yıkımlara uzanan bu kitap, Orhan Pamuk’un gözünden bakıldığında dünyanın ne kadar ilginç ve yeni olabileceğini bir kere daha kanıtlıyor.