bahadır baruter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahadır baruter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2016 Cuma

Gezi Apartmanı - Filiz Elasu * Kış Okuma Şenliği 2015-2016

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kış Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 20. sırası: Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız Türk kadın yazardan bir kitap.



Kitapla ilişkimiz çok karışık ve yanlış anlamalarla başladı aslında:) Rutin D&R turlarımdan birinde kitap raflarını kurcalarken karşıma çıktı ve kapak tasarımından çok etkilendim. Fakat o gün almadım. Bir süre sonra tekrar D&R'a gittiğimde aklıma geldi ve almaya karar verdim. Ancak stoklarında kalmamıştı. Yine aradan bir süre geçti ve yine bir başka D&R ziyaretimde kitap gelmişti ve alabildim.
Ben isminden dolayı da farklı bir beklentiyle almıştım aslında kitabı. İsmi ve arka kapaktaki seçili cümleler bana kitabın sanki 'Gezi Parkı' olayların üstünden bir kurguya sahip olduğunu düşündürmüştü.
Tüm bu kitabı alma çabalarım ve kitabın konusu ve kurgusuna dair yanlış anlamalarım sonucunda sonunda kitap elimdeydi ve okumaya başladım. Beni en en en çok rahatsız eden özellikle kedilere karşı şiddet içeren cümlelerdi. Zaten bir kısmını aşağıda paylaşacağım. Açıkcası 'Kış Okuma Şenliği' listemde olmasaydı, yarıda bırakabilirdim.
Tabii yazarın şu konuda hakkını da vermem lazım: Yazı dili çok akıcı ve kitaptaki karakterleri çok sağlam yansıtmış. 



Kategori dahilinde okuduğum bir diğer kitap:
Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız Türk erkek yazardan bir kitap.

Harfler ve Notalar - Hasan Ali Toptaş



Kategori dahilinde okuduğum bir diğer kitap:
Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız yabancı erkek yazardan bir kitap.

Gülün Adı - Umberto Eco 



GEZİ APARTMANI
Yazarı: Filiz Elasu
Türü: Roman
Yayın Hakları: Çeviri Bilim Yayınları
www.ceviribilim.com.tr
-   Kasım 2014
Kapak Resmi: Bahadır Baruter
Kapak Tasarımı: Arzu Taşçıoğlu
-   246 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Kaldırımların, bir kentin yaşam standartlarının göstergesi olduğunu anlıyordu artık.

        * Millet işi dilenciliğe vurdu artık eh hükümet alıştırırsa milleti, oy karşılığı yiyecek, kömür yardımı diye.

        * Sanki her ilişki küçük bir iktidar savaşına dönüşüyordu burada.

        * Babaannesine 'Gavur Ana' derlerdi köyde... Köylerinin bağlı olduğu kazada bir zamanlar Ermenilerin yaşadığı, hepsinin katledildiğini, Gavur Ana'nın da on dört yaşında bir Ermeni kızıyken alıkonulup dedesiyle evlendirildiğini söylerdi.

        * Her türlü kuş sabah akşam o dala konuyor, dalın altındaki taşlığı kuş kakasından geçilmez hale getiriyordu. 'Keselim, böylece dalın dibindeki pislikten kurtuluruz,' ...

        * Siz, sanırım kuşlar yesin diye pencerenizin önüne bir şeyler koyuyorsunuz.
         ... rica etsem artık koymasanız... Kapımızın önü çok kirleniyor...


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Sf/ 8,9, 10, 26, 27, 28, 40, 41, 42, 53, 58, 59, 60, 79, 80, 96, 97, 98, 99, 119, 120, 147, 148, 149, 150, 151, 157, 193, 194, 195, 225, 226, 227, 228, 232, 233, 239, 240, 241

        * Plüto (kedi), ağzını Sacide'nin eline doğru yaklaştırmayı denedi ama silkeleyip hayvanın başını itiverdi. ... Hayvana karşı engel olamadığı, ani bir öfke dalgasıyla sarsıldı. Bahçeye, mutfak kapısının biraz ilerisine sert bir hareketle bıraktı kediyi. Attı da denebilirdi buna.

        * Eğilip yerdeki kedinin suratına bir tokat atıverdi. ... Plüto'yu ön ayaklarını birleştirip tek elle havaya kaldırdı. Boşta kalan eliyle ona bir daha, bir daha vurabilmek için duyduğu isteği zor zapt etti. Hayvanı mutfak kapısından dışarı fırlattı.

        * ... Uyuz Kedi'ye fırlatabilmek amacıyla bir şeyler aradı, bulduğu küçük bir taş parçasını aceleyle hayvana fırlattı...
        
        * Kendini tutamadı ve yakaladığı hayvanın kafasını yere yapıştırıp diğer eliyle bir tokat fırlattı.
         ... Hayvan elinin altında, başını sağa sola oynatmaya, ayaklarını yere bastırıp sırtını kamburlaştırarak kafasını Sacide'nin elinden kurtarmaya çalışıyordu ama izin vermedi. ... Bu sefer de boynundan tutup sıktı hayvanı. ... Boğsa, hayvan nefes alamaz hale gelene kadar, gözleri kayıncaya kadar, iyice, bütün gücüyle sıksa, rahatlardı belki.

        * Hayvan biraz yaklaşsa da terliği kafasına geçirse ne güzel olurdu.

        * Nefret ediyordu bu kediden. Çelimsiz vücudu, hiçbir sevimliliği olmayan üçgen kafası, özellikle de gümüşümsü ürkütücü gözleri tüylerini diken diken etmeye yetiyordu. Rüyalarına bile girer olmuştu kedinin o çirkin yüzü.

        * ... terliklerden birini kapması ve Uyuz Kedi'ye fırlatması bir oldu.
         ... Uyuz Kedi'ye fırlattığı terliğin diğer eşini aradı gözleri ve kaptığı gibi Plüto'ya fırlatıverdi.

        * Hayvanın poposunu ayağıyla hafifçe itti. ... sinirle, okkalı bir tekme savurdu hayvanın poposuna. Plüto can havliyle dışarı fırlamış...

        * ... süpürgeyi öne uzattı ve indirdi hayvanın kafasına.

        * ... yavru kedileri...
         Aşağıya, deniz kenarına götür at! Ne olacak ki?
         ... Pis hayvan, gitsin orada beslesin yavrularını. Besleyemiyorsa ölsün gitsinler!

        * ... bu pis hayvanların bahçelerine geçmesine engel olacaktı.

        * (kediye) Bu sefer geberteceğim seni!
         Bir kazma ona, bir kazma Plüto'ya.

                                                                  OCAK 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Filiz Elasu (1968-), Marmara Üniversitesi İngilizce Ekonomi bölümünü bitirdi, Brighton Üniversitesi'nde Felsefe Yüksek Lisansı yaptı. Londra Üniversitesi'de lisansüstü mesleki eğitim aldıktan sonra İngiliz devlet okullarında öğretmen olarak çalıştı. 2006'dan beri radyo programcılığı yapmanın yanısıra çeşitli dergiler için makaleler yazdı, röportajlar yaptı, öyküleri edebiyat dergilerinde yayınlandı. İlk romanı Oyun 2012'de yayınlandı, İstanbul'da yaşıyor.
         Oyun için yazılanlardan:
'Oyun çevremizi yeniden sorgulayacağımız hatta kimi zaman kendimizi anımsattığı için eleştirilerimizi iç dünyamıza yönelteceğimiz bir roman.' Duygu Altın
        
'Filiz Elasu, gerek kurgu gerek yazın bağlamında ilklere imza atarak, modern bir romanı, son derece sürükleyici bir anlatım ve yetkinlikle kaleme almış.' Aydın İleri

'Bir erkeğin bu kitapta kendisinden hiçbir şey bulamayacağına ve kapılıp gitmeyeceğine eminim.' E. Sezen Türker

'Farkında olan kadın kahramanlar için başka sonların da mümkün olduğunu gösteren bir kitap. Sisteme karşı çıkmaya kararlı ve en büyük düşmanlarıyla özgürlüğü için savaşan bir kadın kahraman okumaya hazır olun.' Nurcan Bayraktar


Bahadır Batuer=  (d. 1963, Ankara), Türk karikatürist ve ressam.
Lombak karikatür köşesinin çizeri, L-manyak, Penguen, Lombak dergilerinin kurucularındandır. Yazar Mine Söğüt'ün eşidir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Bahad%C4%B1r_Baruter


ARKA KAPAK –

"Hepimiz apartmanda yaşıyoruz. Hepimiz çalışıyoruz.
Hiçbirimiz bir ağaca zarar gelsin istemeyiz.
Hiçbirimiz istemeyiz haksızlık etmeyi.
Kimse olay olduğunda orada değildi.
Kimse işlemedi cinayeti.

Yüzleşmeye hazır mısınız?"


* Kış Okuma Şenliği ♥ Defterim ♥ 2015-2016





Okuma listem için hazırladığım defterime bakmak isterseniz:
Kış Okuma Şenliği *2015-2016*


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


O zaman dansss:)))



21 Nisan 2015 Salı

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Deli Kadın Hikayeleri / Mine Söğüt

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Deli Kadın Hikayeleri - Mine Söğüt * Bahar Okuma Şenliği 2015


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann


Kedili medili:)


Fender ♥


Okuma şenliği defterime buradan ulaşabilirsiniz.


Yazalım çizelim:)


Fender ♥


Mırk mırkk:)


Kültüy kuyruğu:) ♥

 
Aşkım ve Fender ♥♥


Fender ♥


Mırk okumalar ^-^

Deli Kadın Hikayeleri - Mine Söğüt * Bahar Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Bahar Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 3. sırası: Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.



Yazarın daha önce okuyup paylaştığım kitabı:

Beş Sevim Apartmanı - Mine Söğüt *Güz Okuma Şenliği 2014*


'Beş Sevim Apartmanı'nı hayranlıkla okumuştum. Ve yazarın iki kitabını daha almıştım. Kitaplığımda 'Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey' de okunmayı bekleyenlerden...
Mine Söğüt'ün kaleminin çok güçlü olduğunu düşünüyorum. Sadece bu kitapta beni rahatsız eden bir konu oldu. Birazcık soğuttu beni o yüzden. Tabii ne olduğunu paylaşmayacağım.

Bahadır Baruter'e ait çizimler de etkileyici...


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


DELİ KADIN HİKAYELERİ
Yazarı: Mine SÖĞÜT
Resimler: Bahadır Baruter
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Yapı Kredi Yayınları
www.ykylultur.com.tr
-   1. baskı: İstanbul, Ekim 2011 - 6. baskı: İstanbul, Ağustos 2014
-   172 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * ... ne bukleli ne de harikulade. Aksine alelade...

        * Kolumda bileziklerim, parmaklarımda yüzüklerim, gözkapaklarıma maviyeşilsarı mor far süreceğim, kenarlarına kalem çekeceğim, dudaklarımı kırmızıeflatunbordo rujlarla boyayıp kulak mememdeki tek delikten, bütün küpelerin kancasını kanata kanata geçireceğim.

        * Pencereden dışarı bakıyorum.
         İçimde ateşler yakıyorum.
         Yaptığım her yemek o ateşte pişiyor.
         Doğurduğum her çocuk o ateşte eriyor.
         Sevdiğim her erkek o ateşte ölüyor.
         Bir bardak su içsem... söner mi?
         İsteklerimi nehre gömsem... cinayetler biter mi?
         Her şey senin yüzünden, diyor babam.
         O kupkuru bir adam.
         İçinde ne ateş var, ne su.
         O da biliyor, benimse ,içimde hem ateş var, hem su.
  
        * Defalarca ölmüştüm, her seferinde yeniden dirilmiştim.
         O yüzden biraz çürük kokar nefesim.

        * Dilleri var mı anne karasineklerin?


^-^ KEDİLER ^-^

        * Kürt Kediler Çingene Kelebekler

        * İyi Geceler Ölü Kediler

        * Naz Neden Derine Gömmemiş Kediyi?

        * ... evdeki bembeyaz kedinin...

        * ... beyaz kedisini kucağına alıp...

        * Bazı geceler kedi ve deli...

        * Kedi deliklerin içine girmek istiyor.

        * Kedi ölmek isteyen bedenin içinde deliklerden kendine al mor oyuncaklar yapacak.

        * Bir beyaz kedi bir de deli.

        * Deli kediyi kucağına aldı...

        * ... hayatı boyunca tek bir ses bile duymamış olan beyaz bembeyaz kediyle birlikte...

        * ... oyuncu bir kız kedi...

        * Gözleri kapalı bir kedi

        * Bir kedi gibi...

                                                        Okuduğum tarih: Nisan 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Mine Söğüt 1968’de İstanbul’da doğdu, ortaöğrenimini Kadıköy Kız Lisesi’nde tamamladı (1985). Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. 1989’da mezun olduktan sonra, aynı bölümde yüksek lisans yaptı. 1990 yılında Güneş gazetesinde muhabirliğe başladı. Daha sonra Tempo dergisi veYeniyüzyıl gazetesinde çalıştı. 1993 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği yarışmada Haber dalında mansiyon aldı. 1996-2000 yılları arasında “Haberci” adlı televizyon belgeselinin metin yazarlığını yaptı. Öküz dergisinde yazılar yazdı (1999-2001). Deli Kadın Hikayeleri'nden yazıp yönettiği 'Sinekler Sevişirken'i Merve Engin oynadı.
Yapıtları:
Roman: Beş Sevim Apartmanı – Rüya Tabirli Cinperi Yalanları (YKY, 2003),Kırmızı Zaman (YKY, 2004), Şahbaz’ın Harikulâde Yılı 1979 (YKY, 2007), Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey (YKY, 2010). 
Hikaye: Deli Kadın Hikayeleri (YKY, 2011).
Biyografi: Adalet Cimcoz – Bir Yaşamöyküsü Denemesi (YKY, 2000).
Monografi: Sevgili Doğan Kardeş (YKY, 2003), Dolapdere: Kürt Kediler Çingene Kelebekler (2010).
Söyleşi: Aşkın Sonu Cinayettir – Pınar Kür’le Hayat ve Edebiyat (Everest, 2006).
Derleme: Darbeli Kalemler (2010).


ARKA KAPAK –

" Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…"

Mine Söğüt'ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri

Beş Sevim Apartmanı - Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda.

"…kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini" diyen yazar, Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. Kitapta ayrıca, Bahadır Baruter'in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor.

Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi...