didem madak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
didem madak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Yoksulluk İçimizde - Mustafa Kutlu

Kitap ablamın hediyesiydi. İçeriğinde veya kapak tasarımında kedi olan kitapları topladığımı bildiğinden, kedili mini kitaplık kurma hayalime katkıda bulundu:)
Daha önce okumadığım bir yazarla tanışmış oldum bu sayede ve kitabı çok beğenerek okudum.


YOKSULLUK İÇİMİZDE
Yazarı: Mustafa KUTLU
Yayın Hakları: Dergah Yayınları
-         1. b. Şubat 1981, 2. b. Şubat 1986, 3. b. Ekim 1991, 4. b. Ağustos 1996, 5. b. Temmuz 1999, 6. b. Ekim 2000, 7. b. Nisan 2006, 8. b. Ekim 2007, 9. b. Ocak 2009, 10. b. Aralık 2009, 11. b. Eylül 2010, 12. b. Nisan 2011, 13. b. Ağustos 2012,
-         14. Baskı: Nisan 2013
-        104 sayfa

Kitaptan Alıntı;

* Bu sebepsiz ve sessiz ağlama içinin derinlerinde çok derinlerinde sanki bir tele dokundu. Bir titreşim, bir ürperti belki.

^-^ KEDİ ^-^

* Bir kediyi okşar gibi kalem uçlarını itinayla açıyor.

- Yazım-Basım Hatası -

* Sf/71
…birerlikol…

                                           Okuduğum tarih: 22 Ağustos 2013


Yazar Hakkında Bilgi= Mustafa Kutlu (d. 6 Mart 1945 Erzincan) Türk yazar. Öykü ve denemeleriyle tanınır.
Erzincan'da doğdu. Erzincan Lisesini (1964), Erzurum A.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümünü (1968) bitirdi. Tunceli Lisesinde ve İstanbul'da Vefa Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1974'te mesleğinden ayrılarak Dergâh Yayınlarında çalışmaya başladı. Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın müdürlüğünü 3. ciltten itibaren üstlendi. (8 cilt, 1976-1998). İlk hikâyeleri Fikir ve Sanatta Hareket dergisinde çıktı (İlk hikâyesi 'O', 1968). 1979-1982 yılları arasında bu derginin yazı işleri müdürlüğünü yürüttü. Ayrıca Adımlar (Erzurum), Hisar, Türk Edebiyatı, Düşünce, Yönelişler'de hikâyeler yayınladı. Dergâh dergisinin genel yayın müdürü oldu (Mart 1990). Zaman gazetesinde "Bir Demet İstanbul" başlığı ile şehir yazıları (1986), Yeni Şafak gazetesinde kültür ve spor yazıları (1995) yazdı. Kanal 7'de kültür programları hazırladı.

*** Eşzamanlı okuduğum kitaplar...
Tesadüfün böylesi yazarların isim ve soyadlarına dikkat:)))
Rica Etsem Saçımı Okşar Mısınız kitabını burada paylaştım.


*** Didem Madak okumaya doyamayacağım bir kalem. Şiirlerinin müptelası oldum diyebilirim... 
Henüz bu kitabını blogda paylaşmadım ama 'Pulbiber Mahallesi'ni şurada paylaşmıştım.


Keyifli okumalarınız olsun...

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Pulbiber Mahallesi - Didem Madak

Tankut Bey'in Ebediyen Edebiyat blog paylaşımında görüp not aldığım bir kitaptı. Sayesinde böyle değerli bir kalemi okuduğum için Tankut Bey'e teşekkür ederim.
Didem Madak genç yaşta kaybettiğimiz kalemi kuvvetli bir şair. Üç hazine bırakmış ardında şiir severlere. Diğer iki kitabını da aldım, okuyunca paylaşacağım (burada).




PULBİBER MAHALLESİ
Yazarı: Didem MADAK
Yayın Hakları: Metis Yayınları
- İlk Basım;: Mart 2007
- Üçüncü Basım: Aralık 2012
- ‘Ardından’ başlıklı bölüm kitabın Kasım 2012 ikinci basımına yayımcı tarafından eklenmiştir.
-  Şiir          /        113 sayfa

Yazar Hakkında Bilgi= Didem Madak, (d. 1970, İzmir - ö. 24 Temmuz 2011, İstanbul), şair. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Şiirleri Öküz, Ludingirra ve Sombahar dergilerinde yayımlandı. İlk kitabı olan Grapon Kâğıtları İnkılap Kitabevi Şiir Ödülü’nü kazandı.
·                    Grapon Kağıtları, 2001
·                    Ah’lar Ağacı, 2002
·                    Pulbiber Mahallesi, 2007

Kitaptan Alıntılar;

Büyümüş Çocuk Şiiri

     * Bugün bir harf girdi atmosferime, tutuştu ve yandı
Siyah bir gelinliğe benzeyecek bu şiir
            Uzun kuyruklusundan.

* Cümle kapıların önünde kelimelerle beş-taş oynuyorum.

* Ucu olmayan dize yakışıyor şiire.

Gecenin Çekmecesi-

   * Bana artık büyü diyorlar
Bütün renkleri mezun etmişler hayatlarından
Karanlığa emekli öğretmenler gibi sanki insanlar

* Bir gece kalkıp bütün ışıkları yakacağım Füsun
Şiirime ışıktan bir nokta koyacağım!

Pulbiber Mahallesini Tanıyalım-

* Yalnız şarkılara fazla pulbiber atıyorlar.
‘Kimbilir’ çocuklar doğacak bahara
Babası canı cehenneme çocuklar
Pulbiber taneler yapışmış dudaklarına
Saate bakıyorum düm-tek-düm-tek ilerliyor.

Pulbiber Mahallesini Tarihi-

* Şiir şiir olalı böyle şiirsizlik görmemiştir.

* Dizelerden birini düşürmüş ve sonra bulamamıştım.
Haytalığa gitmiş olabilirdi ya da sinemaya.
Tabelamı astım:
Bu şiirde asgari sanat tarifesi uygulanmaktadır.

Hatalı Teşbihler-

* Zeyna (kedi) gölgesini bir başkası sanıp oynuyordu, ben de
Bir başkası sanıp şiir yazıyordum.
Bir aydınlanma ruhu içinde felaket yalnızdık.

* Geriye artık içimden kaçmak kalırdı sahte pasaportla.

* Eşyalar için en çok şairler ağlardı.
Anısı olan bir yüzüğü
Ancak şiir takabilirdi tombul dize parmaklarına.

* Valizlerimin götürdüğü yere gidiyorum bu yüzden yıllar var.

^-^ KEDİLER ^-^

Poşet Süt-

* Tonton kediler var bu mahallede hepsi de yazılıyorlar bana.
Ben sütleri dökmüyorum Füsun
Kediler aleminde raconsuz bir davranıştır zira.

* Neyse o olan rüya kedileri satıyorlar bakkalda,
Çay içme vasfı olan ve rengini çaydan alan rüya kedileri
Bilmem nasıl ikna oluyorum böyle bir kedi almaya.

* İsmini Pohpoh koyayım bari diyorum yalaka rüya kedimin

Pulbiber Mahallesi Tarihi-

* Mahallemizde fazla aşk, fazla kediyi,
fazla kedi fazla felaketi kovalardı.

* Herkes şiir kişisiydi, Zeyna şiir kedisi.

* ‘Sevinçli Kedi’ şiiri…

* ‘Pespaye Kedinin Asaletini Anlatan Satırlar Burada Başlamaktadır’ şiiri…

* Zeyna kraterinden içeri bakan Tekir’e kaptırmıştı.

Çatlakların Arasında-

* Kedinin çizmesi söz konusuydı

Karşılıksız Hayat-

* Gözleri fotoğrafta kırmızı çıkan albino bir şiir kedisine.

* ‘Zeyna’ şiirlerdeki kedi.

* Nedense hepsinin yüzüne
Beyaz bir kedinin kara gölgesi düşüyor.

* Kuyruğu kesik kedi dilinde.

* Kediye sütünü verdim, işe geç gitmedim.

Hatalı Teşbihler-

* Patimizle yani Zeyna, patisiyle kalemi itti.
Ve şiirin içine doğru yürüdük.
Zeyna bir kısım kelimeleri dişleri ile yakalayıp kaçırdı
Zavallı kelimeler kedimin faresi olmuştu.

* Bir bakıma Alkatraz Kedisi olmuştum.

* Ben bu lanet olası kedinin tensip zaptı olacak kadın mıydım?

Kaza Anılar-

* Kedi kuyruğunun etrafında

* Lenslerimi çıkarıp kedimi taktım.

* Şimdi geriye gözleri ketılın ışığı gibi yanıp sönen kediler kalmıştı.

* Tırnaklarını saklayan bir kedi patisiyle
Dokundu mu gözyaşlarına
Hiç.

Kendim Ettim Kendim Buldum-

* Belki bir kediyi okşamalıdır.

* Böylece rabıtaya oturmuş bir mürit gibi, gözleri fotoğraflarda kırmızı çıkan bir albino kediyi çağırıyorum. Pisi pisi

* Albino kedimi kirleten bir kömürlük penceresi dil var işte.

* İçimizde ezilmiş kediler var.

* Kömürlük penceresi dili albino kedimle gayet iyi.

(Ardından) Yağmur ve Çilingir-

* Kedilerin hasılatı topladıkları bir çöplük.

* Baharın en hırpani kadrosu arkamızda; Uçurtmaları kediler ve aşk.

Ağrı-

* Şimdi bırak sana kedilerime süt getiren eski günlerimi anlatayım.

Vaziyet-

* Bir kedi ezilse kim bilir değişir mi şiirin lehçesi de.

                                         Okuduğum tarih: 11 Temmuz 2013


ARKA KAPAK –

Öyle çok şimşek çaktı ki gece
Ben sonu Z olarak düşündüm
Son harf olarak
Ben Zeni düşündüm ahbap

Bu basıma eklediğimiz ‘Ardından’ bölümüne şairin kitaplarında yer anlamış şiirlerine yer verdik.