elenika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elenika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2018 Çarşamba

Güz Sancısı - Yılmaz Karakoyunlu

Eylül ayında okumak üzere Güz Sancısı ile birlikte ve Dilek Güven'in 6-7 Eylül Olayları kitabını almıştım. 
Güz Sancısı'nı maalesef yarısına dek okuyabildim.
6-7 Eylül Olayları kitabını okudum, onu da yakında paylaşırım.
Ayrıca Handan Gökçek'in bu konuya değindiği 'Elenika' romanı çok etkileyicidir. Paylaşımıma buradan ulaşabilirsiniz.


GÜZ SANCISI
Yazarı: Yılmaz KARAKOYUNLU
Türü: Tarihi
Yayın Hakları: Doğan Kitap
-   1. baskı / Simavi Yayınları, 2005         2. baskı / Haziran 2000
     9. baskı / Ağustos 2015
Kapak Tasarımı: Erbil Kargı

-   172 sayfa


ARKA KAPAK –

"Galatasaray Lisesi'nin önünde birikmiş kalabalık, geleni derin ve biraz da hasetli bakışlarla süzüyor, sokakların tenhalaşmasını bekliyordu. Yüzlerinde bir huzursuzluk, bir beceriksizlik ilk bakışta dikkati çekecek kadar aşikar ve sabırsızdı." "... Kalabalık Taksim Meydanı"na yürürken geçtiği her yeri yakıp yıkıyordu... Lion yanıyordu. Birisi bütün vitrinleri ateşe vermişti. Binanın içindeki duman, görülebilecek ne varsa hepsini örtmüştü...
İnsanların yüzünde sevinç vardı. Vitrinler parçalanmış, eşyalar sokağa dökülmüştü. Müslüman mağazalar bayraklarını asmışlar ve milli bir saygı ümidiyle paçayı kurtarmayı amaçlamışlardı..."
"Vilayet binasının etrafını polisler çevirmişti. Adnan Bey, kontrolün elden çıktığı bu hadisede daha fazla görünmek istemiyordu.
... Küçük bir gözdağı vermenin ölçüleri kaçmış, kısa sürede bir savaş alanı yaratmıştı..."
Yılmaz Karakoyunlu Güz Sancısı'nda, Türkiye tarihinde kara bir leke gibi duran 6-7 Eylül Olayları'nı, Rum, Ermeni, Yahudi azınlıkların ülkelerini terk etmek zorunda kalışlarını, kendine has üslubuyla roman kurgusu içinde anlatıyor.

                                                                  Eylül 2017


Defterimden...


2 Eylül 2017 Cumartesi

Ve Yokmuş - Handan Gökçek

@handangokcek 'in son kitabı 'Ve Yokmuş'u mürekkebi henüz kurumuş halindeyken Haziran ayında okumuştum. Paylaşımı biraz geç oldu:) 🐈
* Kitaba başladım ve bitene dek elime yapışık dolaştım 😸
* İçinden yani içeriğinden önce dışından yani kapak tasarımından bahsetmek istiyorum. Beni benden alan ve çok etkileyen, pek başarılı bulduğum kapak tasarımı @hasankaracamaya 'ya ait 👏 Kendisine mırk tebriklerimi sunuyorum 😻
* Kapaktaki mırkın adı Anton ve tüm kitap boyunca miyavlarıyla okumaya dahil oluyor. İçinde bilge bir kedi barındıran bir kitabı benim sevmemem veya hikayeye bağlanmamam mümkün mü?: Tabii ki mırk hayır 😹
* Roman içinde hikaye, hikaye içinde hikaye sunuyor. Matruşka misali okudukça başka hikayelere ulaşıyorsunuz.
* Kitabın baş sessizi diyelim yani kahramanı Bilgin, dünyayı gözlemleyen, insanların hikayelerini kuran ama dışından ziyade içine konuşan bir karakter. Pati sevdalısı, kitaplarla hemhal olmuş, insanlara lal, kağıtlara geveze nevi şahsına münhasır bir karakter...
* Siyasi olayların, işkencelerin, haksızlıkların, toplum baskısının insan ruhu üzerindeki etkileri sonucunda tüm yaşam boyunca yamalı, yaralı bir ruh taşımanın ağırlığını hissediyorsunuz sayfaları çevirdikçe.
* Handan Gökçek'in okuduğum tüm kitaplarını gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim: Sır Dökümü, Ah Mana Mu, Elenika, Charlie 📚
* Yüz yüze tanışıp sohbet etme imkanımız da oldu. Edebi başarısının dışında kalbini de çok sevdim ♡ İzmir'de olanlar Yakın Kitabevi sayesinde irtibata geçip düzenlediği söyleşilerinden ve imza günlerinden faydalanabilir sanıyorum.
* Sevgili Handan Gökçek kalemin hiç susmasın. Bol kitaplı, patili ve çok mutlu günler diliyorum 🍀🙏💕



Kitap benim ve Fazıl'ın adına imzalı geldi, pek mutlu olduk ^-^


Handan Gökçek paylaşımlarım:

Charlie - Handan Gökçek



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


VE YOKMUŞ
Yazarı: Handan GÖKÇEK
Türü: Roman
Yayın Hakları: Yakın Kitabevi
-   1. Basım - Mayıs 2017
Kapak Tasarımı: Hasan Karaca
-   200 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Onu gördüğü her an kalbi belediye bandosuna dönüyordu.

        * Aklına Hinduların yaptığı şey geldi. Gözlerini kör edene kadar güneşe bakarlarmış, ancak o zaman içlerindeki karanlık mağarayı görebilirlermiş.

        * Zamanın içimizdeki ve dışımızdaki hızları farklıydı. İçimizdeki zamanın hızı sürekli değişiyor, bazen akmak bilmiyor bazen de çılgın bir nehir gibi akıp gidiyordu. Dışımızdaki ise saatlere, dakikalara bölünmüştü ve herkes için aynı işliyordu.

        * Dal anlamını yitirse ve kırılsa içimde. Gözlerimde bir deniz büyüse... Hiç kıpırdamadan öylece kalsam sözcüklerin arasında... Harf olsam, cümle olsam, en üst rafta duran şu kırmızı kitabın tozu olsam. Yıllar geçse küf koksam.

        * İşte bütün bu güzellikler senin o bir türlü kabullenemediğin bedeninde yaralar açıyor, yaraların gözleri var üstelik ve sana bir ucubeymişsin gibi bakıyor. Bütün dünya iyileşmesi imkansız bir hastalığa tutulmuş gibi geliyor.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Kitabın birçok sayfasında mırKahraman Anton'un pati izleri var:) Bolca kedili bölümler okuyacağınızın müjdesini verebilirim ^-^ Anton'lu kısımları cazibesini yitirmemesi adına paylaşmıyorum artık kendiniz mırkokursunuz:)

        * Roman boyunca Kedi Anton tarafından söylenen italik cümleler Wilhelm Reich'in 'Dinle Küçük Adam' adlı kitabından alınmıştır.

        * Bir sokak kedisi vardı mahallenizde çöpteki eti hep diğer kediler gittiğinde yerdi. Bazen kendini ona benzetiyorsun. Yalnız, tüyleri pislikten birbirine yapışmış, kuyruğu bacaklarının arasında bir köşede öylece mağrur bakıyor... O kediyi seviyorsun. O kedi çocukluğundu senin, ekmeğini paylaştığın tek dostundu...

        * ... kuşlar, köpekler, kediler, sokak satıcıları...

        * ... cılız ağacın altındaki yavru kedinin annesini nasıl emdiğini de görmemişti.

        * Yumuşak her zamanki gibi beni bekliyordu. Bir sıçrayışta atladı içeri. Masamın üzerindeki süt bardağını aldım. ... Yumuşak'ın tabağını çıkardım, sütü döktüm.

        * Oysa geceleri Yumuşak vardı, onun kar gibi, pamuk gibi tüyleri vardı..

        * Yumuşak hızla yataktan fırlayıp dışarı atlarken...

        * ... artık hem Yumu...
         ...
         Kediyi hala odana mı alıyorsun?
         ...
         Neyse tamam, kedi yüzünden tekrar kırmak istemiyorum seni...

        * Yumuşak kapının önüne uzanmıştı.
         ...
         Sakın ayrılma buradan Yumuşak. ... deyip tüylerini okşadım.

        * Ya Yumuşak ne olacak? Ben kedileri sevmem bakamam ona.

        * Peki ya Yumuşak?

        * Yatağın altında Yumuşak'ın tabağı hala duruyordu.

        * ... 'Göçmüş Kediler Bahçesi' adını okudu.

        * ... acıkmış bir kedi...

        * Bir kedi... çizmeye çalışıyordum.

        * Tabağı kediler için sokaktaki çöp bidonunun yanına boşalttım. Hemen birkaç tanesi geldi iştahla yedi.

        * Demek ki mahallede bakılması gereken sokak kedileri gibi algılanıyordum.

        * ... mahallenin kasabına uğrayıp kediler için akciğer aldım, doğrattım, hepsi çöpün etrafında bekleşiyordu, poşeti boşaltır boşaltmaz bir araya toplandılar. Bir süre onları izledim, doymak için yaşıyorlardı sanki. Sokak onlar için çok tehlikeliydi, arabalar tarafından ezilebilirlerdi, köpekler parçalayabilirdi, her yarı aç dolaşmak zorundaydılar, her an ölümcül hastalıklara yakalanabilirlerdi. Hepsini kurtarmak mümkün de değildi...

        * Bir kedinin acı dolu miyavlamasıyla fırladım yatağımdan, pencereden baktığımda çöp bidonlarını sahiplenmiş olan tekirin bir sarmanla kavga ettiğini gördüm.

        * Dışarıda gördüğüm herkes gidiyordu; arabalar, kediler insanlar... Kök salmak ağaçlara özgüydü...

        * Sokağın başında peşime takılan kediler, kapının önünde miyavlıyorlardı sürekli.

        * Sokak kediler içeri girmek istiyordu.

        * Hepsi süt dökmüş kedi gibiydiler.

        * Hayatımda en çok eksikliğini duyduğum şey bir kediydi. Yurtta bakamayacağımı ildiğim için hiçbir sokak kedisine de yüz vermemiştim...

        * ... eksilenlerim yerineyse ... kediden başka bir şey koyamıyordum...

        * ... bir kedim olmalıydı.

        * ... bir kedi aramıştım.

        * Vahşeti kanıksamışlardı, cinayetler sıradanlaşmıştı, çalıp çırpmalar, talan etmeler, bir çocuğu ağlatmak, bir kediye işkence etmek, bir ağacı köklerinden sökmek, bir kuşu kafesinde aç bırakmak, bir köpeğe tekme atmak bunlar çok normalleşmiş olağan şeyler haline dönmüştü.

        * Işığım yoktu, kedim de...

        * ... tek gözü kör bir kedi tam karşımda durup hınzırca baktı...

        * Benimle birlikte bekleyen bir de tekir vardı. ... Güzel olanı güzel olduğu yerde bırakmak gerektiğini öğrendim Tekir'den.

        * Tekir kapıdan uzaklaşmış öylece olanları izliyordu...

        * ... bir kedi bulmalıydı beni.

        * Bir kedinin beni seçmesi için ne gibi dualar okumam gerekliydi...

        * ... bembeyaz yavru bir kedi vardı... Kedi bacaklarımın arasında dolandı, paçama tırmandı,... 'Kedi varsa ışık da var,' dedim...

        * ... bir kedi sürekli tırmalıyor seni...

        * Kedicik...

        * Patilerini uzun uzun yaladı.

        * ... kitaplarımın olduğu bir bavul alıp bir kedi ... bulana kadar yürüyeceğim.

        * ... bazı sayfaları tırmalanmış olan kitabı aldı, gözü 'Bütün büyük adamlar yalnızdırlar,' cümlesine takıldı.

        * ... sokak kedilerini seversin...


 - Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/117
         ... adam kadına yardım emek istedi.

                                                                           Haziran 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Doğmak tesadüflere bağlıdır, başkalarının koyduğu bir isim altında yaşam sürer. Yazmak kendini kanıtladığı anda ise önce haritadaki sınırlar silinir, sonra diller ve en son dinler. Geriye kalana bakılınca, aşk, savaş, barış, ayrılık ve insani olan her duygu... Bazen susmak için yazılır, bazen haykırmak, bazen kendine dokunmak, bazen de elinin eremeyeceği yerlere uzanmak... Arka sokaklar keşfedilir, içsel sokaklar... Yük ve yoldur yazmak.. Çoğu zaman bir metne konulan o son noktanın hazzıdır.
         Öyküleri 'Ünlem, Varlık, Adam Öykü, İmge Öyküler, Karakalem, Sarnıç, Kurşun Kalem, Akköy, Arta Zeitschrift kür Kunts und Literatur (Almanya), Psikeart' gibi edebiyat dergilerinde yayımlandı.

         Öykü
         'Düş Hırsızı'         2002 Kum Yayınları
         'Sır Dökümü'       2008 Ara Yayınları

         Roman
         'Ah Mana Mu'     1. Baskı 2010 Pupa Yayınları
                                      2. Baskı 2011 Pupa Yayınları
                                      3. Baskı 2016 Yakın Kitabevi Yayınları
         'Elenika'               2014 Çizmeli Kedi Yayınları

         Çocuk ve Gençlik Kitapları
         'Gökyüzü Perileri ve Yeryüzü Çocukları' 1. Baskı 2012 Yakın Kitabevi Yayınları
                                                                           2. Baskı 2013 Yakın Kit. Yay.
         'Piri Reis'             2012 Çizmeli Kedi Yayınları
         'Minik Yağmur Damlasının Maceraları' 2015 Yakın Kitabevi Yayınları
         'Charlie'               2016 Yakın Kitabevi Yayınları


ARKA KAPAK –

Adam döndü, kadının içine baktı, gülümsedi.
Kadın bakışlarını kaçırdı, bakmamalıydı ona, bu masal sürmeliydi daha, bu sorular…
“Kendinin hangi halindesin?” diye sordu adam.
“Alfabenin son harfi, ne içimde ne dışımda,” dedi kadın.
Adam torpido gözünden küçük mavi bir kır çiçeği çıkardı,
Kadının beyaz pantolonlu dizine koydu ve sordu:
“Bir çiçeğin kokusuna ne sarıp gönderirsin?”
Hiç düşünmeden “Keman sesi,” dedi kadın.
“Acıdan yavaş yavaş öldüren bir kemanın sesi.”


28 Mart 2017 Salı

Charlie - Handan Gökçek

Charlie Chaplin'in yaşamını akıcı bir dil ve eğlenceli bir kurguyla okumak isterseniz @handangokcek in son kitabını edinin derim 🎩❤
+12 kategorisinde olduğu için çocuklara hitap ettiği gibi bizim gibi büyük çocuklar için de keyifli bir okuma sunuyor.



Açıkçası benim önceden pek bir Charlie Chaplin ile ilgili merakım ve pek bir bilgim de yoktu. 
Yaşadığı zorlukları ve üstesinden gelme mücadelesini okudukça saygım arttı. Annesine de içten sevgi duydum:) 
Artık Youtube üzerinden filmlerini izliyorum ara ara.
Hatta düşünün ki En Büyük Şaban filminin Charlie Chaplin'in Şehir Işıkları filminden uyarlandığını bile bilmiyordum:)


Handan Gökçek paylaşımlarım için:

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


CHARLIE
Yazarı: Handan GÖKÇEK
Türü: Roman
Yayın Hakları: Yakın Kitabevi Yayınları
-   1. Basım - Şubat 2017
Kapak Resmi: Hasan Karaca
-   184 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Sokaklarda yaşayan onca çocuğu, onca haksızlığı anlatmalıyım insanlara, diye söyleniyordu.

        * Filmin adı Bay Verdoux olacak. Bu adam para için bir cinayet işleyecek, fakat saygıdeğer bir adam gibi görünen silah yapımcısı binlerce insanın ölümüne sebep olacak. Sonunda Bay Verdoux idam edilecek, ama silah tüccarı işini sürdürecek.


^-^ KEDİLER ^-^

        * Bir kedi hızla bahçe duvarından atladı...

        * Tembel bir kedi çam ağacının altında gerindi, uzun uzun miyavladı, ağaçtaki kuşlara.


 - Yazım-Basım Hatası-

        * Ne kadar haklıymış'
        
                                                        Mart 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Doğmak tesadüflere bağlıdır, başkalarının koyduğu bir isim altında yaşam sürer. Yazmak kendini kanıtladığı anda ise önce haritadaki sınırlar silinir, sonra diller ve en son dinler. Geriye kalana bakınca görülür 'İNSAN'. Sonra da o insanın gözlerinden izlenir dünya, aşk, savaş, barış, ayrılık ve insani olan her duygu... Bazen susmak için yazılır, bazen haykırmak, bazen kendine dokunmak, bazen de elinin eremeyeceği yerlere uzanmak... Arka sokaklar keşfedilir, içsel sokaklar... Yük ve yoldur yazmak... Çoğu zaman bir metne konulan o son noktanın hazzıdır.
         Öyküleri 'Ünlemi Varlık, Adam Öykü, İmge Öyküler, Karakalem, Sarnıç, Kurşun Kalem, Akköy, Arta Zeitschridt für Kunst und Literatur (Almanya), Psikeart' gibi edebiyat dergilerinde yayımlandı.
         Öykü
         'Düş Hırsızı'                  2002 Kum Yayınları
         'Sır Dökümü'       2008 Ara Yayınları

         Roman
         'Ah Mana Mu'     1. Baskı 2010 Pupa Yayınları
                                      2. Baskı 2011 Pupa Yayınları
                                      3. Baskı 2016 Yakın Kitabevi Yayınları
         'Elenika'               2014 Yakın Kitabevi Yayınları

         Çocuk Kitapları
         'Gökyüzü Perileri ve Yeryüzü Çocukları' 
         1. Baskı 2012 Yakın Kitabevi Yayınları
         2. Baskı 2013 Yakın Kitabevi Yayınları
         'Piri Reis'             2012 Çizmeli Kedi Yayınları
         'Minik Yağmur Damlasının Maceraları'   
         2015 Yakın Kitabevi Yayınları

         Tiyatro Oyunu
         'BEBEK-ler' 2011 Yönetmen: Tolga Yeter Atölye Karnaval

         Gazete Köşe Yazıları   
                Egeli Haber
         Kamuoyu
         Egede Son Söz

         'Ah Mana Mu' İzmir Saint Joseph Lisesi'nin ve on beş okulun katıldığı okuma günlerinde yılın en iyi romanı ödülünü aldı. Romanından alınan bir bölüm İlköğretim Vatandaşlık ve Demokrasi kitabında okuma parçası olarak yer aldı.


ARKA KAPAK –

         Şapka, Baston ve Ayakkabılar bir müzenin tozlu raflarında Charlie Chapline’i özlüyorlardı. İncecik bir rüzgâr bu özlemi duydu ve onları alıp yeniden Charlie’nin hayatına savurdu.
         Müzeyi sık sık ziyaret eden ve sadece Charlie’nin bu özel eşyalarına her seferinde uzun uzun bakardı Martin. Bir gün onların yerinde olmadığını fark etti, gizlenip rafları gözetlemeye koyuldu… İşte bundan sonra Martin, Şapka, Baston, Ayakkabılar ve Charlie‘nin zaman yolculuğundaki macerası başladı.             Siz de bu maceranın içinde konuk olmak ister misiniz? 

                                                             

29 Ocak 2017 Pazar

Elenika - Handan Gökçek

Kimi yazarlar vardır yazdıkları içinize işler... Okursunuz, okuma sonlanır, kitap biter ama etkisi geçmez...
İşte Handan Gökçek benim için bu duyguları yaşatan bir yazar.
Tanışma kitabım 'Sır Dökümü' şiirsel diliyle beni etkisi altına almıştı. Buradan kitapla ilgili yorumuma ulaşabilirsiniz.
Ah Mana Mu ise her açıdan verimli bir okuma sundu bana. Şuradan kitapla ilgili yorumumu okuyabilirsiniz.


İnsanın ne denli kötü olabildiğine, olabileceğine tarihin her döneminde şahit olduk maalesef.
Tam da bu açıdan, okurken insanın içini acıtan romanın konusunu ve kurgusunu etkileyici ve sarsıcı buldum.

Elenika hüzünlü ve kırılgan bir kitap.
Vicdanı olan, adalet duygusu olan her insanın yüzünü kızartıp utanmasına ve kalbinin acımasına sebep olacak 6-7 Eylül olaylarının insanlar üzerinde oluşturduğu ruhsal ve maddi yıkıntılara da şahit oluyorsunuz kitabı okurken.


ELENİKA
Yazarı: Handan GÖKÇEK
Türü: Roman
Yayın Hakları: Yakın Kitabevi
-   1. Basım: Nisan 2014                
Kapak Tasarımı: Hakan Esmergül
-   167 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Sol yanağı çukurlaştı. Gülümsemeye gerek var mıydı? Olsun yine de dursundu dudaklarında.

        * İçindeki ormanda kocaman bir ağaç devrilmişti.

        * Nasılsa ev her zaman geri dönüştür...

        * Bir insanı tanımak için yaşadığı yeri görmenin ne kadar önemli olduğunu düşündü.

        * Kim kime düşmandı, alınan neyin intikamıydı? Farklı olan kime göre kimlerdi? Bir deniz feneri ve bir hapishane aynı taşlardan yapılmıyor muydu? Bir insan ve bir hayvan aynı kan ve etten değil miydi?

https://tr.wikipedia.org/wiki/6-7_Eyl%C3%BCl_Olaylar%C4%B1
        * İstanbul'a bomba düşmüş gibiydi. Bütün radyolarda başbakan sıkıyönetim ilan ettiğini açıklıyor, olayların sebebinin komünistler olduğunu söylüyordu. Sabaha karşı ise siyasi polis dosyalarından bulunan fişli isimler teker teker evlerinden alınmaya başlamıştı.
         ...
         Tutuklular arasında Aziz Nesin'in de olduğu... İçlerinden biri de Kemal Tahir'di.

        * Nüfusun yüzde on beşinden fazlasının gayrimüslim olduğu Beyoğlu'nda iki bin iki yüz doksan üç yapıya zarar verilmişti. Ayrıca geleneksel olarak yine gayrimüslimlerin işyerleri ve atölyelerinin bulunduğu Eminönü ise en çok tahribe uğrayan yerlerden biri olmuştu. Yetmiş üç kilise, bir sinagog, iki manastır, yirmi altı okul talan edilmişti.

        * Evin her köşesi paramparçaydı. Eşyaların hangi suçu işlemiş olabileceğini düşündü. Üzerinde Toma oturduğu için mi parçalanmıştı o fıstık yeşili koltuklar, halının üzerinde adımlarının izi mi kalmıştı da on parçaya bölmüşlerdi o canım el dokumasını?


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... bir kedinin karşı evin çitinden atladığını gördü.

        * ... caddenin en işlek yerinde ölen kedi...

        * Rüzgara ve yağmurun sesine karışan keman dallara, bulutlara, çatılara, damlara, ıslak kedilere bulaştı.

        * Siyah kedi karşı evin çitinden atlarken...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Handan Gökçek biyografi-
         ... Almanya da yayımlanan...

         Çanakkale savaşı...

        * Sf/ 50
         ... tel-
         evizyon...

        * Sf/ 66
         ... yapacak?Bu...

        * Sf/ 67
         ... kulaklarında Bu...

        * Sf/ 72
         ... coşmasınarağmen...

        * Sf/ 80
         ... birden bire...

        * Sf/ 114
         ... ne zamandır öyle duruyordu allah bilir.

        * Sf/ 127
         ... zordu Neden...

        * Sf/ 128
         Bizi bekleyen sürprizler hayatımızın hangi köşe yaşındaydı kim bilir?

        * Sf/ 162
         Ne giyeceğine bir tülü karar veremiyordu.

        * Sf/ 165
         ... zon-
         klama...

        * Sf/ 166
         ... alış veriş...

                                                                           Ocak 2017


 Yazar Hakkında Bilgi=  1968 doğumlu.
İlk öyküleri, Bahçe, Kum, Deliler Teknesi, Karakalem, Öykü Teknesi, gibi edebiyat dergilerinde yayımlandı. Daha sonra Ünlem, Varlık, Adam Öykü, İmge Öyküler, Almanya'da yayımlanan Arta Zeitschrift für Kunst und Literatur, Psikeart gibi edebiyat dergilerinde yazdı.
         İlk öykü kitabı 'Düş Hırsızı' 2002 yılında Kum Yayınları tarafından yayımlandı.
         İkinci öykü kitabı 'Sır Dökümü' 2008 yılında Ara Yayınları tarafından yayımlandı.
         İlk romanı 'Ah Mana Mu' 2010 yılında Pupa Yayınları tarafından yayımlandı. Romanın ikinci baskısı yine Pupa Yayınları tarafından Eylül 2011'de yapıldı.
         İlk çocuk romanı 'Gökyüzü Perileri ve Yeryüzü Çocukları' 2012 yılında Yakın Kitabevi Yayınları tarafından yayımlandı.
         'Piri Reis' adlı çocuk romanı ise Çizmeli Kedi Yayınları tarafından 2012 yılında yayımlandı.
         Çeşitli senaryo çalışmaları oldu.
         Çanakkale Savaşı cephe gerisi uzun metraj sinema senaryosu...
         Kara Fatma'nın yaşam hikayesini senaryolaştırdı.
         'Bebek-ler' adlı tiyatro oyunu Tolga Yeter tarafından 2011'de İstanbul'da sahnelendi.
         Egeli Haber Gazetesinde bir süre kültür sanat sayfasını hazırladı. Ege'de Son Söz ve Kamuoyu gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.
         Son kitabı Ah Mana Mu İzmir Saint Joseph Lisesi'nin ve on beş okulun katıldığı okuma günlerinde yılın en iyi romanı ödülünü aldı. Romanından alınan bir bölüm İlköğretim Vatandaşlık ve Demokrasi kitabında okuma parçası olarak yer aldı.


ARKA KAPAK –

"Aşk çocuk... Tende mi hapsolmaktır yoksa kalpte mi? Yoksa her ikisinin esaretinde erimek midir?

Ah nasıl da eklemleniyor kemanının sesi geceye... Tam bitmişken ömrüm, tam Niko'ya ait gidecekken... Kalp büyük bir kazandır, altında ten ateşinin yandığı, bütün duyguların hesapsızca, fütursuzca kaynadığı, kaynadıkça yalnızlık buharının ömrü kapladığı... Bir damla çocuk, o sihrin aşk olması için bir damlaya ihtiyaç vardır. Hiç beklemediğin bir anda o damla o kazana düşer. Yalnızlığın buharı değişir, dönüşür ama özünü kaybetmez. Damla buhar olup uçana kadar... Beni anlamak için zorlama kendini... Yaşamı akışına bırak; çünkü ona hükmedemezsin, durduramazsın, ondan vazgeçemezsin..." 


 Defterimden...


 Keyifli okumalarınız olsun.