jaguar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jaguar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2015 Cuma

Güz Şarkısı - Peride Celal * Güz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 2. sırası: İsminde güz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güz mevsiminde geçtiği bir kitap.



Peride Celal çok sevdiğim bir yazar.
Paylaştığım kitaplarına göz atmak isterseniz:


Jaguar * Peride Celal

Gecenin Ucunda - Peride Celal * Yaz Okuma Şenliği 2015



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Güz Şarkısı / Peride Celal



GÜZ ŞARKISI
Yazarı: Peride CELAL
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: 1966, İstanbul    2. basım: 1999, Can Yayınları                 
3. basım: 2005, Can Yayınları
-   388 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;
  
        * Uykuda çoğunluk Türkiye'de. Bilgisizliğin, kültürden, eğitimden yoksunluğun uykusunda.
  
        * Masmavi menekşeler, senin onlardan mavi çocuksu gözlerin!

        * Elini kapamıştı ağzına sesini saklamak ister gibi.
  
        * Kentli, köylü, taban, tavan diye alınıp verilmez devrimler.
  
        * ... bir şeyleri tutunamadan kaçırdığını sezer gibi oluyordu.

        * Onların yalancı tanıklar gibi benden sonraya kalmasına dayanamıyorum.


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... kedilerini, köpeklerini...

        * ... siyah bir kedi yürüyordu.

        * Komşu kedilere, sokak köpeklerine gizliden çöreklerini, tereyağlı ekmeğini, ... yedirdiğini söylerdi...

        * Kedilerin, köpeklerin dilleri yoktur, insandan hiçbir şey istemezler ki!

        * ... köpeğinden, kedinden bile...

        * Hepsi öldüler! Kediler, köpekler, sen de, saçların da!

        * Doktorun verdiği o kediotu kokulu sinir ilacından koca bir kaşık içmişti.

        * ... burnunu kediler gibi kısışın!

        * ... küçücük kedinin...
         Kötüydü gösterdiği kedinin durumu..


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 15
         ... sabantan beri...

        * Sf/ 20
         Benim kıskançlığın da iğrenç.

        ... bu sözcüktün hoşlanmadığımı!

        * Sf/ 38
         O kadar yıldan sonra ve ikimiz aynı vapurdu!

        * Sf/ 40
         Yaşamı yenilenmek gibi yolculuk!

        * Sf/ 46
         Martılar uçuyordu çok uzaklardı.

        * Sf/ 114
         ... Nilüfer? ilk zamanlar...

        * Sf/ 139
         Yollarca önce edindiği davranışla...

        * Sf/ 169
         ... Meydanı-
         'nda...

        * Sf/ 172
         Benim o Bursalılarla gidebileceğimi düşünmem de parlak doğrusu.

        * Sf/ 179
         ... ülkesiyle ilgisizlikle...

        * Sf/ 180
         ... gen garson...

        * Sf/ 203
         İkisi de . Çocuk...

        * Sf/ 239
         Ortalarda silik basım.

        * Sf/ 248
         ... değersizliğimi, duygusuzluğu mu durmadan yüzüme...

            Bu yaştan sonda kendimi bulmam...

        * Sf/ 265
         Olmaz !

        * Sf/ 349
         Hepimizin yaptığımız!

        * Sf/ 350
         Uyandığınız da küfre, kine ... boğdunuz...

        * Sf/ 375
         ... elinde kağıtlar, koşar adamlarla geçip gitti.

        * Sf/ 382
         Sonunun bir çukurda topraklar altında biteceğini inanmak istemiyordu.

        * Mutluyum yukarı çıktığımda. Seni düşünüyordum. (sayfa sayısını yazmayı unutmuşum)

                                                                           Okuduğum tarih: Kasım 2015




ARKA KAPAK –

Peride Celal, bir dostuna yazdığı mektupta, Güz Şarkısı adlı romanı için şunları söylüyor:
"Güz Şarkısı, benim, Kurtlar'dan sonra en sevdiğim romanlarımdan biridir. 1960'lı yılları oldukça gerçekçi bir gözlemle bu romana aktardığımı sanıyorum. Bir uzun vapur yolculuğunda bir çifte rastlamıştım. Birbirlerine çok aşık oldukları belliydi. Ama nedense hep bir yerlere saklanıp kaybolmak ister gibiydiler. Yüzlerinde sonsuz bir hüzün vardı. Beni etkilediler. Peşlerinde dolandım durdum. Sonunda işte bu roman çıktı ortaya. Meksikalı bir yazar; ya da İspanyol, 'Ben bir casusum, insanların gizlerini araştırırım,' der bir konuşmasında. Kimi yazarlar için öyledir sanırım. Ben de kendimi, insanların gizlerini araştıran bir dedektife benzetmişimdir çoğu zaman. Güz Şarkısı'nda olduğu gibi."
Önce Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen, sonra 1966 yılında kitap olarak yayımlanan Güz Şarkısı'nı, yazarın yeniden elden geçirmesinden sonra bu yeni biçimiyle sunuyoruz okurlarımıza.


30 Ağustos 2015 Pazar

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Gecenin Ucunda / Peride Celal

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Gecenin Ucunda - Peride Celal * Yaz Okuma Şenliği 2015


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann


Okuma şenliği defterime buradan ulaşabilirsiniz.


Kültüy uykusu:)


Okuma listem için oluşturduğum defterime de şuradan ulaşabilirsiniz.


Fender 


Kültüy mırk okumalar diler ^-^ 


Gecenin Ucunda - Peride Celal * Yaz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

22 Eylül'de son bulacak şenliğin son kitabını da okuyup tamamlamış bulunmaktayım. Bu şenlik benim için çok verimli geçti ve tahminimden çok önce tüm kitapları okumuş oldum. 'Güz Okuma Şenliği' başalayana kadarki zamanı iyi değerlendirmek istiyorum. Bu arada okuduğum kitaplarla ilgili istatistikler çıkarmak ve ayrıca notlarıma tekrar bir göz atıp toparlamak niyetindeyim. İnşallah tabii:)
Ayrıca 'Kısa Kitap Festivali' için her hafta 150 sayfadan ince bir kitap okumaya devam... 'Kısa Kitap Festivali' okuma listeme buradan bakabilirsiniz.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Gecenin Ucunda / Peride Celal




Listenin 3. sırası: 600 sayfadan uzun bir kitap...



Peride Celal çok sevdiğim bir yazar.
Daha önce paylaştığım kitapları:

Jaguar * Peride Celal


GECENİN UCUNDA
Yazarı: Peride CELAL
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
www.canyayinlari.com
-   1. basım: 1996                   2. basım: Mart 2013 (1000 adet)
-   649 sayfa



 Kitaptan Alıntılar;

        * 1996'da Selim İleri'nin hazırladığı ve on dokuz yazarın katıldığı Peride Celal'e Armağan adlı kitap yayımlandı.

        * Ölü lodos dalgaları gibi öfkesi. Zaman zaman gelip sessizliğime vuruyor, dağılıp çekiliyor.

        * Bu uğurda taş gibi katılaşıp çöl gibi kurusan bile dediğinden şaşma...

        * Sevda neydi? Başladığı zaman hoş, biteceği zaman nahoş!

        * Ne demişler: Karnıma düşer kanımı emer, dünyaya gelir canımı emer, ölünce de malımı yer.
  
        * ... kıskançlık taklide yol açar.
  
        * Uyku, kum gibi dolup saçıldı gözkapaklarımın altına.

        * Aşkın gözü kör eden aydınlığında ilk günlerimizi yaşıyorduk...

        * İçimizden geçenlere dışımız yabancı çoğunca.
  
        * Yabancıların karşısında kirpileşmekten vazgeçmelisin artık.

        * Yardımcı beklerken kundakçı buldum ben sende!

        * Kolayca karşılanan isteklerin, insanın heveslerini nasıl kısırlaştırdığını...

        * Hele birkaç yıl daha işi öğrensin, şöyle bir pişsin...
         Sizin yanınızda öyle bir pişer ki ağabey, vallahi dibi bile tutar yakında.

        * Gözlerinin mavisi doldurmuştu gözlerimi.


^-^ KEDİLER ^-^

        * Tintin'i o sokakta bulmuştum. ... küçücük, yumuşacık bir yumak gibi ayaklarıma dolanıvermişti.

        * O küçük kediyi hatırlamak nereden esti bilmem. Beyaz kamçı kuyruğunu, soru işareti gibi kıvırmış, dolanıp duruyor hayalimde. Okşanmayı sevmezdi. Geceleri koynuma alırdım, ayaklarımı ısıtırdı. ... huysuz, kurumlu kedilerle benzerliği yoktu. Küçük bir kedinin peşinde koşan, siyah önlüklü, esmer, çelimsiz kızı görür gibiyim.

        * Kedilerinin, köpeklerinin hastalığı yüzünden önemli duruşmalara geciktiği olurdu. Sanırım varlığı olsa evinden, kedilerinde, köpeklerinden, çiçeklerinden hiç ayrılmaz, kitaplarının arasına gömülü yaşardı.

        * ... kedilere, köpeklere, çiçeklere bakan...

        * ... dizlerine Sarmanları, Sarışınları yerleştiriyor. ... ronronlayan kedilerin horultularını ... dinliyoruz.

        * İlk zamanlar Sarman'ın yavruları gibi orada burada dolanır... Gidenlerin yerine başka şeyleri koydu. Kedileri, köpekleri, sardunyaları, hatta beni.

        * Kedi pisliği, köpek sidiği içinde bir ev...

        * Rus kadınları cins kedilere benzer. Hangi toplumun içinde olurlarsa olsunlar onları gözlerinden ayırdedivermek kolay.

        * ... yeşil kedi gözleri gibi yüreğinin de kedileşebileceği aklıma gelmezdi.

        * ... yeşil kedi gözlerini kısarak tatlı tatlı çekiştirirdi.

        * ... kedileri, köpekleri, tahta çubuğundaki sigaraları, ... her şeyi eskimiş...

        * Kediler köşelerinden kıpırdamayacak kadar tembel.

        * ... Hüsnü Bey'in kedilerini...

        * İki taraflı işleyen bıçak gibidir o Kediciğim.

        * Kediler, köpekler ondan önce doldular odaya.

        * ... yeşil kedi gözleri gözlerimin içinde...

        * Kedileri, köpekleri, ... alay ettik.

        * Adamcağızın kedilerini, ... anlatırdım.

        * ... kediler gibi şişinip ronron yaptığımı söyleyerek...

        * Çekilmiş kedi gözleri içinden kızarmaya...

        * ... yeşil kedi gözleri kanlanıp küçülüyor.

        * Büyük Sarman yavru bekliyormuş.

        * Uzun zaman kapı önlerinde kalmış kimsesiz bir kedi yavrusuna benzetiyorum kendimi.

        * ... bir cumartesi gününü evinde kedileri, köpekleri... ile geçireceğine...

        * Öyle değil mi Kediciğim.

        * ... öfkeli bir yaban kedisi gibi odanın içinde dolana dolana...

        * Kapı önlerinde pinekleyen kedilerden başkası yok dışarıda.

        * Yeşil kedi gözleri çekilmiş, bıçak gibi bir merakla yüzümü araştırıyordu.

        * ... kapkara bir kedi sıçrayıp kaçtı karşı kaldırıma...

        * ... onu büyük parkın çamlarına tırmanan kedilere benzettiğimizi...

        * Aranıza bir kara kedi sokmak neden?

        * Uzayan kedi gözlerini...

        * ... sıcak, küçük bir kedi gibi köşemde ronronlardım...

        * Pençelerini açmış, kendini savunacak tehlikeleri bekleyen bir halin var Kediciğim.

        * Çekik kedi gözlerini süzerek yaklaşıyor...

        * Kız kedi gibisin, hem tırmalar, hem seversin insanı sen.

        * Valla kadınlığın eksik senin Kediciğim.

        * ... olur mu Kediciğim?

        * Kadife pantolonun eksik ... Kediciğim.

        * Çekik kedi gözleri sevinçle bakıyordu bize.

        * Odalardan odalara yerini kaybetmiş bir kedi yavrusu gibi dolaştığımı...

        * ... uyuşuk kediler gibi gerinip gülme yüzüme.

        * Ölmek için yer arayan hasta kediler gibi oradan oraya dolanırdım odanın içinde.

        * ... soğuktan küçük kedi burnu kızarmış.

        * ... tıpkı kedi!

        * Sinsi taşra kedisi seni!

        * ... yeşil kedi gözleri kızarıverdi diplerinden...

        * Yeşil kedi gözleri parlardı istekli, aç.

        * kedilerinin... Sarman ile Karabaş ailesi, Kavaklıdere'nin kocamış kedisi...
         ... kedileri, köpekleriyle alay ederdim.

        * Seni taşra kedisi...

        * ... kocana dalıp kedilerimi, köpeklerimi açlıktan öldürmeyeceksin!

        * ... kediler, köpeklerle oynaşıp çiçekleri suluyor...

        * Kedi gibisin...

        * Bak bizim şu dünkü taşra kedisine!

        * 'Taşra kedisi' adına...

        * ... meraklanma taşra kedisi!

        * Affetmen lazım onu Kediciğim.

        * ... alaycı kedi gözlerinden...

        * Taşra kedisi!

        * Taşra kedisi, buna ne olmuş öyle! Tüyleri büsbütün dökülmüş bu gece...

        * ... kedi postuna benzeyen lütrü kürkünü...

        * 'Taşra kedisi!' diyordu ses...

        * ... kedi gözleri hainleşerek alay ederdi.

        * ... kedi gözlerine dostça gülüp...

        * Kedilerin olmadığı yerde fareler cirit atarmış derler.

        * ... her gece kızgın kediler gibi onun kollarına koşan o kız ben miyim?


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 36
         ... bana yakınlığı da burada geliyor.

        * Sf/ 50
         ... onu hiçbir zaman sevemeyeceği biliyordum.

        * Sf/ 56
         Silik basım.

        * Sf/ 88
         Silik basım.

        * Sf/ 130
         ... bilmiyorum Her seferinde...

        * Sf/ 133
         ... üç hafta ayrıldığı göze almak...

        * Sf/ 151
         ... koşmuyor mudum?

        * Sf/ 153
         ... kırmızı sabanlığını şöyle bir itip çıplak bacaklarını...

        * Sf/ 185
         Başlar onlarda dönüyor başka masallardan.

        * Sf/ 193
         ... benden kolayca vazgeçmiş olmasına için kan ağlıyor...

        * Sf/ 241
         Silik basım
         Ne yapıyorsunuz  ada bakalım?

        * Sf/ 340
         ... tanışıp dost olduğumuz çocuklar, ihtiyar vardı.

        * Sf/ 393
         Onun sevdiğimi düşünüyordum Bir gün...

        * Sf/ 412
         ... bohçalar, Bir de...

        * Sf/ 431
         Yakınlarına, Cihangir'in genç çocuklara düşkünlüğünü merak ettiğini, heteroseksüel olup olmadığını anlamak için onunla ilişki kurduğunu söylemişti yakınlarına.

        * Sf/ 454
         ... karşılamaya gittiğini...

        * Sf/ 456
         ... salonda toplandığımız, konukları bir geceyi hatırlıyorum.

        * Sf/ 457
         Silik basım: ... en ivi rolün...

        * Sf/ 486
         Yeni sekreterinin senini, ilk o gün duydum telefonda.

        * Sf/ 495
         Aşkta birliktelik arama. Ya o seni sevmekte devam eder, sen bıkmış olursun; yahut sen bıkarsın, o senin peşinden koşar.

        * Sf/ 519
         Çok sürmeden inecek yeri biliyorum...

        * Sf/ 521
         Anmem...

        * Sf/ 618
         Midem bulandı, gözlerim kararır gibi oldu, kapının pervazına dayayıp kaldım öylece.

        * Sf/ 629
         ... nerede...

                                                                    Okuduğum tarih: Ağustos 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Peride Celal Yönsel (d. 10 Haziran 1916[İstanbul; ö. 15 Haziran 2013) Türk yazardır. İlk öyküsü Sedat Simavi'in Yedigün Dergisi'nde Ak Kız'ın Hikâyesi adıyla 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlandı. Daha sonra Son PostaCumhuriyetTan ve Milliyet gazetelerinde öyküler, röportajlar yayımladı.[3] Roman da yazmaya başlayan yazar, "Üç Yirmi Dört Saat" adlı romanıyla 1977Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü, "Kurtlar" romanıyla da 1991 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı[4]. Peride Celal duruşuyla ve başarısıyla aynı zamanda geldiği noktayla Türk edebiyatında önemli yere sahiptir. 15 Haziran 2013'de hayatını kaybetmiştir. Cenazesi aile arasında yapılan sade bir törenden sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Peride_Celal


ARKA KAPAK –

Özgün kalemiyle Türk edebiyatına hayat vermiş yazarın eserleri kadar yarattığı kadın karakterler de yoğun ilgi görüyor.

İlk defa 1963'te ve Gecenin Ucundaki Işık adıyla yayımlanan bu romanı 1996'da gözden geçirip tekrar günışığına çıkarırken şöyle demişti Peride Celal:

"Adını kısaltmakla iyi yaptığımı sanıyorum. Bu romanın yazıldığı yıllarda gençtik, inançlıydık, ışığa varabileceğimizi sanıyorduk. Işık; özgürlük, uygarlık, insanlık demekti; bir umuttu. Kırk yılı aşkın bir zaman içinde ışığı arayıp durduk. Ve o, sönükleşerek uzaklaştı bizden. Yüksek kat burjuvazisi, sahte dindarlar, çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen politikacılar, parlak yaşamlar içine düşürdükleri genç insanları daha da kolay avlıyorlar günümüzde. Romanın kahramanı Macide, aşka sırtını çevirip kendisine ve çocuğuna yeni bir hayat yaratıp insanca bir dünyaya kavuşmak çabasında başarılı olabilecek mi? Kuşkuluyum. Gecenin Ucunda, büyük bir aşk romanı aynı zamanda. Bunu da eklemeliyim. Öyle olması da ayrıca hoşuma gidiyor. Bana kalırsa, bu roman yazdığım en güzel aşk romanıdır.".


4 Nisan 2013 Perşembe

Jaguar * Peride Celal

Peride Celal'in yazı dilini pek sevdim. Yazarın okunmak üzere bekleyen bir kitabı daha mevcut kitaplığımda: 'Bir Hanımefendinin Ölümü'. Burada paylaşmıştım. İlk fırsatta onu da okuyacağım inşallah.




JAGUAR
Yazarı: Peride CELAL
Yayın Hakları: Can Yayınları
-         1. basım: 1978, Milliyet
-         2. basım: 1996, Can
-         Türü: Öykü       /        199 sayfa


Kitaptan Alıntılar,

* Ben bir Jaguar’la evlenmeyi düşünüyorum! dedi, kız.
Gerçekten de garip şeyler geçiyordu aklından, hem de edepsizce şeyler. Ama çok hoştu doğrusu kurduğu düş: Binersin istediğin zaman, bastın mı gaza git dilediğin yere… Frenler de senin elinde, saçı sakalı yok, bakışı pis değil, gıcır gıcır. Ekmek istemez, yemek istemez… Zahmeti ne yavrunun? Erkek milleti gibi alta alması da yok. Sen her zaman üsttesin, ensesindesin. Kır boynunu istediğin yere…
Vık… Vık… Vık, kornası iyi öten bir koca, frenleri sağlam, kucağı yumuşacık.
Sahi komik be! Ama eli nerede, bacakları nerede? Haydi farlarına göz diyelim, burnu da var, ağzı da uydu… Çiş bile eder, hava verir arkadan, ekzostan… Ha… Ha… Ha… Çeker cartaları, ama şey be, şeyi yok işte…

* Jaguar, Dekopatable, 1965, spor boy!

^-^ KEDİLER ^-^

* Jaguar, kapının önünde, gümüş burnunu uzatıp cins bir kedi gibi yatmış.

* Kız bir kedi çevikliğiyle yana çekilip baktığında,…

* Kız nerede, kız hangi damın üstünde miyavlar mart kedisi gibi kimbilir?

* Kediler başka, onlar yalnız ciğer yer.

Yazım-Basım Hataları-

* Sf/ 43
Çarşambaları hak matinesiydi.

* Sf/ 187
Fingirtisi varmış kırının.

                                           Okuduğum tarih: 5 Mart 2013

SON SÖZ –

Beş öykü var bu kitapta. Kitaba adını veren Jaguar, roman özelliği taşıyan bir uzun öykü. Bir eski İstanbul mahallesi. Arabaların güçlükle geçtiği daracık bir eski sokak. Her araba geçişinde sarsılıp sallanan eski ahşap evler. Bu evlerden birinde yeniyetme bir kız. Bütün gün evin cumbasından, dışarıdan geçen arabaları gözlüyor. Bütün tutkusu arabalar. Ama bir gün yoldan geçen Jaguar marka siyah araba aklını başından alıyor ve bir aşk başlıyor. Değerli romancımız Peride Celal, yayıncımıza yazdığı bir mektubunda Jaguar için şunları söylemiş: 
`Jaguar, benim çok önem verdiğim bir uzun öykü. Çünkü ilk kez bir insanı değil, bir arabayı öykü kahramanı olarak düşündüm ve ele aldım. Bir nesneydi öykü kahramanım. Ve insanlar arasındaki toplumsal, sınıfsal uçurumu anlatmakta bana çok yardımcı oldu.
Bu uzun öyküden başka, kitapta yer alan `Putana, `Bir Yaz Gecesi Öyküsü, `Çocuk ve `Plajda adlı birbirinden güzel öyküleriyle edebiyatımızın bu onurlu yazarını bir kez daha seveceğinize inanıyoruz.