kedili havlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kedili havlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2021 Salı

Mırk Havlu

Her seferinde yüzümü güldüren, bakmaya doyamadığım mırk havlularım 😻
Bu birbirinden güzel el emeği havluları sevgili Ceyda tasarlıyor. Ceyda benim okul arkadaşım. 
Harika ürünleri var. Bir göz atmak isterseniz Instagram adresine buradan ulaşabilirsiniz.




Zarif arkadaşımın hediyesi.



Vee paketleme 🎉


8 Mart 2018 Perşembe

Coşkuyla Ölmek - Şule Gürbüz

* Eyüp Aygün Tayşir'in '4 Hane 1 Teslim' kitabını okurken 33. sayfada Şule Gürbüz'ün 'Coşkuyla Ölmek' kitabından bir alıntı çıktı karşıma: 'İnsanı ahret bile değiştiremez.'
Ne zamandır kitaplığımda okunmayı bekliyordu Coşkuyla Ölmek. Bu vesileyle eş zamanlı okuyayım dedim ve okumaya başladığım gibi bitirene dek bırakamadım. 

* İkisi birbiriyle ilintili dört öykü okuyorsunuz. Dördü de birbirinden başarılı. Özellikle 'Akılsız Adamın Oğlu Sadullah Efendi' öyküsünün kimi bölümlerini çok etkileyici buldum.



COŞKUYLA ÖLMEK
Yazarı: Şule GÜRBÜZ
Türü: Roman
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
-   1-3. Baskı 2012-2013, İstanbul  4. Baskı 2015, İstanbul
Kapak Tasarımı: Suat Aysu
Kapak Fotoğrafı: Şule Gürbüz
-   191 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * İçimdeki coşkun seslerden sokak sağırlaşmıştı.

        * İnsanın içinde olduğu hal ona en yabancı haldir. Deli deliliğini, genç gençliğimi, ihtiyar fıkradığını bilmez.

        * İtiraf edeyim, gençken ölmeyi çok isterdim. Coşkuyla ölmek isterdim.

        * Şimdi şu gün, bak saat beşe çeyrek var, sanki gece, geceye yıl var, sabah yüzyıl, biz bu vakti nasıl geçireceğiz?

        * Ama onun fevkaladesi neydi? Fevkaladesi aleladeydi.

        * Hoca Hafız seni azat etti, istediğini yapsın, çünkü istediğimizi yapamayacağız, yapılacağı yapamayanlar istediklerini yapmada serbesttirler.

        * Artık bu devirde kitabın satılması değil toplatılması mübahtır.

        * İnsanı ahret bile değiştiremez. Zebani dilini çekmeye gelse kişi ancak ahlakının elverdiği ile seslenir de aman diler.

        * Kudümü geçen yaz Kudüs'te bir hevesliye verdim. Hevesliye bakıp da heveslenmedim. Heveslinin heveslisi de nafile ve kaba bir hevesti ve hevesi ile insanı yoruyordu. Hevesine takdir bekleyen hali, hevesinin seviyesini kursağına şimdiden tıkamıştı da onun bunu ikrara daha bir elli senesi vardı.

        * Şimdi şu çağımda çocukluğumu, yetişme çağımı yazıklanarak hatırlıyorum ama ne olsa hiçbir yere gitmiyor denilen çocukluk bile insanın elini uzatıp değiştiremeyeceği, düzeltemeyeceği yerlere gidiyor, hem de nelerle beraber. Bu yüzden belki de çocukluk, hep insanın sonrada, sonraki aklına göre inşa edilip yeniden düzenlediği, gidenleri sanki gitmemiş, olanı olmamış yerine koyduğu hayali bir yer oluyor. Yoksa çocukluk o kadar güzel ve anlatıldığı gibi olsa eminim  şimdiki zaman da böyle olmazdı.

        * Bu sessizlikte bu odada ruhumun çıtı çıkmıyordu.

        * Ruhumun başı döndü...

        * Yaşamış olana ölüm zor gelmiyor.

        * Herkesten kurtulmak ancak kendini feda etmekle oluyormuş anladım; herkesten kurtuldum, kendimi kurtaramadım, onu rehin vererek bir yaşamaya başladım.

        * Evlat insanın önce kanını, sonra canını, öldükten sonra da malını yer.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... kedinin uca doğru tüyleri seyrelmiş kuyruğu...

        * ... minderinde yerini değiştirip bir sağına bir soluna yatan ve kısa bakışı  ile dünyanın hep aynı kalışına memnuniyetle bıyık titreten kediler gibi...

        * Sokaklar, ana cadde, insanlar, arabalar, çöp tenekeleri, kediler... Herkes kendi hayatın ayırmış sadece onunla meşgul idi. ... Şu kedi bile kendisini meşgul edecek bir şey bulmuş oynar gibi çekiştiriyordu. ... Kedi, ona yönelip bir vereceğim, okşamam olmayınca bana bigane idi, başını çevirip de bakmadı. Defalarca okşamıştım halbuki onu ama şimdi benim okşanmaya ihtiyacım varken, patisine muhtaçken o, lüzumsuz bir şeyle uğraşıp beni görmezden geliyordu. Hani koku alır tanırlardı. Evet, belli ki koku almış ve tanımıştı.

        * ... şen taklalarla ilk senelerinde koşup zıplayan, ağaçlara tırmanırken seyredilip seyredilmediğini kontrol eden kedinin tırnaklarına yazık...

        * ... kedinin kulaklarındaki ayrık ucu ve ne kadar gezse pembe kalan patilerini, bu patilere kedinin ağırlığı sebebiyle bir şey batmadan gezdiğini...

        * ... istenmeyen ve bir lokma verilmeyen arap kediye döndük...

        * Kedimiz her yeni eşyaya, eve her gelen tepkili, her çıtırtıya teyakkuzda, her yeni yiyeceğe dikkatle eğilmiş, akşamın ve sabahın, sıcağın ve emniyetin, minderinin ve muslukların memnuniyetinde ve her an farkında iken acaba ne yapacak diye düşünüp...

        * ... sandalyelerden birine oturmuş kediye diktiği bakışlarından...

        * Çocuk bir kedi gibi karışıklıktan, perişanlıktan lezzet duyar.

        * ... ıssız bir yere bırakılmış kedinin kısılıp büyüyen göz bebeklerine...

        * Kedinin arabadan, köpeğin sopadan kaçtığı gibi kaçtım.

        * Sf/ 139 - 140 - 186

        * Kedi o vakit yanıma gelmiyor.

        * ... gözüne far tutulmuş kediye dönerdik.

        * ... kulaklar serçe seslerini vecd ile dinleyen bir kedi gibi hafif geriye yatık...

        * ... hürmette bir kedi gibi değil de önünden az evvel köpeğin geçtiği sokak kedisi tedirginliğinde...

        * Kedinin girip tırnaklarını ağaçta bileyip kısaltması ve bu imkanı ona sunan ağaca dönüp bakmaması gibi...

        * ... kayıp kediyi getirmedi...

        * ... minareden atılan kedi dört ayağının üstüne düşmedi...


 - Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/ 114
         Mürekkep kelimelere dağılmış, kötü basım.

        * Sf/ 132
         ... dost olduk?' dedim
         Nokta yok.

                                                                                     Ağustos 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Şule Gürbüz'ün ilk romanı Kambur (1992) ve öykü kitabı Zamanın Farkında (2011) İletişim Yayınları; Ne Yaştadır, Ne Başta Akıl Yoktur (1993) adlı oyunu ve Ağrıyınca Kar Yağıyor (1993) adlı şiir kitabı ise Mitos Boyut Yayınları tarafından yayımlandı. Şule Gürbüz halen mekanik saat ustası olarak çalışmaktadır.


ARKA KAPAK –

"Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. Tanrı'nın da yaptığı bu muydu? Baş, orta, son belli, helak kaçınılmaz, ancak önemli olan o zamanı geçirmek, o zamandan geçmek. Ve geldiğinde gelmemiş gibi, bilmemiş gibi, yaşamamış gibi gelmek, rüyayı görüp uyanmak ve 'Neyse rüyaymış,' demek ve aynı yerden uyumaya devam etmek. Yaşamaya da, ölmeye de yazık. Bu ölüm için yaşamaya, bu yaşamak için ölmeye yazık. Mezarlıklara, servilere, süsenlere, nisan sonunda açan katırtırnaklarına, telaşlı karıncanın adımlarına yazık, mezar taşına konup da bağıran karganın sesine yazık, ölüme ağlayan şaire, yaşam var zanneden filozofun nefesine yazık, şen taklalarla ilk senelerinde koşup zıplayan, ağaçlara tırmanırken seyredilip seyredilmediğini kontrol eden kedinin tırnaklarına yazık, ağdaki balığa, lokantada onu bekleyen anguta, önce ön iki ayağını sonra arkadakileri ovuşturup bu hareketinden büyük kâr ve kisve uman karasineğe yazık, hortumunu sallayan koca file, sanatlı sıçrayışı ile dahi boşluğu dolduramayan yunusa yazık, grafon kâğıdından gelincik ve petunyalara, en pürüzsüz çakıl taşına, kum olmuş zavallıya, sağdan sağdan yürüyen eşeğin inadına, yol kenarlarındaki ısınmış dikenlere, kozalağın içindeki fıstığa, duvara yapışmış yosuna yazık, bu topu binyıllardır çevirip duran sema-i muğlâka, titreyen kanatlara, açılan göğe ve onun katmanlarına, havanın, suyun olduğu, olmadığı yerlere yazık."


Defterimden...


Keyifli okumalarınız olsun.


23 Ocak 2018 Salı

Öykü Öykü Gezen Kedi - Zeynep Cemali

Birkaç senedir kitaplığımda kedili kitaplar bölümü oluşturmak adına kedili kitapların peşine düştüm. Kapak tasarımı, kitap ismi veya içeriği kedili olan kitapları alıyorum. Bu kitabı da kedili kitaplar kategorisinde olduğu için almıştım.
Maalesef ilk üç öyküyü okuyabildim, kitabı tamamlayamadım.


Kedili kitaplar videolarıma buradan ulaşabilirsiniz.


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Öykü Öykü Gezen Kedi / Zeynep Cemali



ÖYKÜ ÖYKÜ GEZEN KEDİ
Yazarı: Zeynep CEMALİ
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Günışığı Kitaplığı
-   1. baskı: Mayıs 2007                  12. baskı: Şubat 2016

-   175 sayfa


 Kitaptan Alıntı;

        * Kızın çam ormanlarını çağrıştıran gözlerine kırağı düşmüş gibiydi.

                                                                  Eylül 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  1950'de İstanbul'da doğan Cemali, çocuk edebiyatına ustalara yakışan derin bir soluk kazandırdı. Uzun yıllar Anadolu'yu birlikte dolaştığı babasının 'yaşamak öğrenmektir' deyişi yaşamını büyük ölçüde yönlendirdi. Günışığı Kitaplığı tarafından 1999'da yayımlanan ilk kitabı Ben, Çınar Ağacı ve Pufböreği ve ertesi yıl çıkan Gül Sokağı'nın Dikenleri'nden sonra, kendine özgü öyküsel dilini romanlarında da geliştirmeyi sürdürdü. Patenli Kız ve Ballı Çörek Kafeteryası gibi öykülerle örülü romanlarının yanı sıra Çılgın Babam ve Öykü Öykü Gezen Kedi gibi öykü kitaplarıyla her yaştan okuyucuya ulaştı. Kasım 2009'da İstanbul'da yaşama veda eden Cemali'nin, ardında bıraktığı son romanı Ankaralı (2011), 1. Türkan Saylan Sanat ve Bilim Ödülleri 2011 Sanat Ödülü'ne değer görüldü. Günışığı Kitaplığı, 2011 yılından başlayarak Cemali'nin anısına, çocuklar için Zeynep Cemali Öykü Yarışması'nı ve çocuk ve gençlik edebiyatı Zeynep Cemali Edebiyat Günü'nü düzenliyor.
Öyküleri
Ben, Çınar Ağacı ve Pufböreği (28. baskı: 2016)
Gül Sokağı'nın Dikenleri (15. baskı: 2016)
Çılgın Babam (22. baskı: 2015)
Öykü Öykü Gezen Kedi (12. baskı: 2016)
Romanları
Güzelce'de Bir Kaçak, Memo (8. baskı: 2014)
Patenli Kız (29. baskı: 2015)
Ballı Çörek Kafeteryası (36. baskı: 2015)
Ankaralı (7. baskı: 2015)


ARKA KAPAK –

Usta öykücü Zeynep Cemali'nin öykülerinin içinde bu kez hınzır bir kedi dolaşıyor.

Yağmurlu bir gece hayatını kurtaran adamın evine yerleşen Siyam kedisi Siyami Bey halinden pek memnundu. Çevresinde pervane olan aile üyeleri, onu rahat ettirmek için yarışıyorlardı. Ancak, Siyami Bey hayatını kurtaran adamdan pek hoşlanmıyordu. İnadına onun koltuğunda uyuyor, sofrada hep onun yerine oturuyordu. Zavallı adamcağız kendi evinde sığıntı gibi yaşamaya başlamıştı. Günün birinde Siyami Bey ortadan kayboldu. Evdekiler yasa bürünürken adamcağız rahat bir nefes aldı. Peki ama, bütün mahalleyi haraca kesermiş gibi salınan şu azman şey, Siyami Bey değil miydi?..

Çocuk edebiyatımızın usta kalemi Zeynep Cemali, etkileyici sekiz öyküden derlediği kitabında zengin üslubunu bir kez daha ortaya koyuyor. Akıcı ve yalın dili, ilginç kurgusu ve okuyucuyu gülümseten küçük sürprizleriyle, çocuklar kadar her yaştan okurun da severek okuduğu öykülerin ortak özelliği, satırların arasında dolaşan hınzır bir kedi! Çocukların yaşadıkları yeri ve insanları tanıyarak, çevreleriyle aralarındaki etkileşimi açıklamalarına yardımcı olacak öyküler, aynı zamanda onlara, yaşamlarına farklı pencerelerden bakmanın keyfini yaşatıyor.

Kitapta yer alan öyküler: Siyami Bey, Bisiklet Aşkına, Fındıkçı Güzeli, Kırmızı Onluklar, Natır Naciye'nin Torunu, Kaportacı Kardeşler, Çaycı ve Çocukları, Bay Baykuş.


23 Mayıs 2016 Pazartesi

Candide ve Micromegas - Voltaire * Bahar Okuma Şenliği 2016

Sevgili Pınar'ın düzenlediği 'Bahar Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz. 

Listenin 6. sırası: Yasaklanmış bir kitap...

* 1759 tarihli Pikaresk romana müstehcenlik gerekçe gösterilerek 1930'da ABD gümrüklerinde el kondu.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Yasakl%C4%B1_kitaplar_listesi
* Cenevre'deki kurul, kitabın yok edilmesine karar verdi. Eser Paris'te de suçlu bulundu ve kara listeye alındı. 
Çok geçmeden 14 Mayıs 1762'de Candide'in İtalyanca'ya çevrilmiş baskısı da Roma mahkemesi tarafından yasaklandı.


Kitap 'Güz Okuma Şenliği 2015' kapsamında sevgili Pınar'dan hediye olarak gelmişti. Burada paylaşmıştım. Yeri gelmişken bir kez daha hem Pınar'a hem de İthaki Yayınları'na teşekkür ederim:)


Okuduğum ilk Voltaire kitabı. Genelde felsefe ve felsefe yapılan kitaplar çoğumuzun gözünü korkutur. Bu kitabı gayet akıcı bir okumayla bitirebilirsiniz.


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


CANDIDE ve MICROMEGAS
Yazarı: Voltaire
Özgün Adı: Candide ou I'Optimisme & Micromegas
Türü: Felsefi Öykü
Yayın Hakları: İthaki Yayınları
-   2. Baskı, Aralık 2015, İstanbul
Kapak Tasarımı: Şükrü Karakoç
Çeviri: S. İpek Ortaer Montanari
-   174 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Candide, XVIII. Yüzyıldan önce de bilinen bir sözcüktü. Dictionnaire de Trevoux'da Candide için: 'Erkekler için özel ad. Latince candidus 'beyaz' demektir. Roma İmparatorluğu'ndaki candidat (aday) sözcüğü de bu kökenden gelir. Candidat bazı önemli görevlere sahipti ve beyaz bir kıyafetle örtünürdü.

        * Candide'in Paris, Londra, Amsterdam ve Cenevre gibi pek çok baskı yeri vardı. Sözde yazarın adı Almanca olarak 'Doktor Ralph' olarak geçiyor. Voltaire büyük ihtimalle o tarihlerde Londra'da çeşitli kitapları yayınlanmakta olan James Ralph'ın adını kullanıyordu, Ralph ise Candide'i yazmadığını söylüyordu. Bu olaylar çerçevesinde Cenevre'deki kurul, kitabın yok edilmesine karar verdi. Eser Paris'te de suçlu bulundu ve kara listeye alındı. Çok geçmeden 14 Mayıs 1762'de Candide'in İtalyanca'ya çevrilmiş baskısı da Roma mahkemesi tarafından yasaklandı.
      
        * Peki insanların günümüzde olduğu gibi karşılıklı olarak birbirlerini katletmeleri gerektiğine inanıyor musunuz? İnsanoğlu hep yalancı, hilekar, hain, nankör, soyguncu, güçsüz, maymun iştahlı, korkak, kıskanç, açgözlü, sarhoş,cimri, hırslı, canavar ruhlu, iftiracı, ahlaksız, bağnaz, ikiyüzlü ve aptal mıdır?

        * Gerizekalılar saygın bir yazarın kaleme alacağı her şeye hayranlık duyarlar.

       
- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 36
         ... kahkahayı koyu verdi.

        * Sf/ 73
         ... götürdüp...

        * Sf/ 91
         ... kutu göze çaptığından...

        * Sf/ 97
         ... sözler üzerine. ''

        * Sf/ 125
         ... şuanda...

                                                                                              MAYIS 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Fransız yazar ve filozof. Daha çok mahlası Voltaire olarak tanınmıştır. Fransız devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.
Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire


ARKA KAPAK –

Yüz kez canıma kıymak istedim ama hâlâ hayatı seviyorum. Bu gülünç çaresizlik eğilimlerimiz arasında en tehlikeli olanı belki de; çünkü bir yükü, yere atmak isterken sürekli olarak taşıma ısrarı içinde olmaktan daha ahmakça bir şey olabilir mi? Varlığından iğrenmek fakat yine de onu sürdürmeye çalışmaktan başka... Ya da başka bir deyişle bizi yok eden bir yılanı, kalbimizi yiyene kadar okşamak niye?