zeynep ünal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeynep ünal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2017 Pazar

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Öyle Şeyler Ki / Amy Leach

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

Öyle Şeyler Ki - Amy Leach


Tıkır minnakmırkbey ♥


Kültüy ♥


Tıkır minnakmırkbey ve Fındık ♥♥


Okuyalım güzelleşelim:)


Defterimden...


Kültüy ♥


Kültüy ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥


Fender ve Kültüy ♥♥


Fender ♥


Kedili medili:)


Tıkır minnakmırkbey ♥


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Kültüy, Tıkır minnakmırkbey ve Fındık ♥♥♥


Öyle Şeyler Ki - Amy Leach

MonoKL Yayınları, konuları, tarzları ve kurgularıyla gayet sağlam kitaplar çeviriyor dilimize.
MonoKL'dan çıkan okuduğum bu kitap hariç üç kitabın yanı sıra okumak için sabırsızlandığım birkaç çevirileri daha var kitaplığımda. 
Öyle Şeyler Ki öyle bir kitap ki
Nasıl desem, kısacık bir kitaptan alabileceğim en yüksek verimi aldım. İç kapaktaki ismin devamı olan: Bitkiler, Yıldızlar ve Hayvanlarla Karşılaşmalar'dan anlaşılacağı üzere bitkiler, yıldızlar ve hayvanlarla ilgili çarpıcı, duygusal, enteresan ve çok şaşırtıcı bilgiler edindim.
'Kitaptan Alıntılar' kısmında bir kısmını paylaşacağım zaten.
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim.


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Öyle Şeyler Ki / Amy Leach



ÖYLE ŞEYLER Kİ:
BİTKİLER, YILDIZLAR VE HAYVANLARLA KARŞILAŞMALAR
Yazarı: Amy LEACH
Orijinal Adı: Things That Are
Türü: Deneme
Yayın Hakları: Monokl Edebiyat
-   Birinci Basım: 2016 Ekim
Kapak Tasarımı: Zeynep Ünal
Çeviri: Ebru Alp
-   158 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Var olan her şey, hiç olmaktan eşit ölçüde uzaktır. / John Donne

        * Bu gece, yani yarından önceki son gece, dışarısı yıldızlarla dolu ve ben fetih ruhunda değilim. Gelin de bu fırsatı beraber kaçıralım. Kuzey Işıkları'nın o okunaksız elektrik yeşili el yazısını yüksek sesle okuyalım; gelecek on bin yıl içinde hangi yıldızın süpernovaya döneceği üzerine tahminlerde bulunalım. Daha sonra 'Epistrophy'nin bir kaydını dinleyelim. Ben sol başparmağı üzerine bahse girerim, siz de istediğiniz parmağı seçersiniz; birbirimizden kazandığımız paralarla da ben size yağmur satın alırım, siz de bana kar satın alırsınız ve böylelikle gün ışığının, çimenlerin, yoncanın ve enfes deve dikenlerinin tadını çıkarırız.

        * Baraj inşa eden kunduzlar-

        * Somon balıkları yaşlandığında, uzun süre denizde yaşayıp deniz kurtlarına dönüştüğünde, bir nehrin yukarısına çekilip doğdukları yere, kendine has mantar ve zambak kokulu yuvalarına dönmeye karar verirler. Yollarını koklayarak bulurlar. Eğer siz mantarları ve zambakları eksiltir, yerine buğday lapası, sıcak şarap ve ağzı bira kokan, insan başlı atlar koyarsanız, balıklar doğdukları yeri nasıl bulacaklar? Memleketlerinin yanından geçip giderek bir ırmak kolunun yukarısına çıkmaya uğraşıp duracaklardır, ta ki nehri meydana getiren ufak, buz gibi su kaynağına ulaşana kadar.

        * Hiçbir dünyadan dışarıya merdiven yoktur; her bir dünya kenarsızdır.

        * Bir dalganın yerini belirleyemezsiniz ya?

        * Başınızın üstünde bir kaz olsa sizi yorar, boynunuza baskı yapar; fakat bir ötleğen kuşu, bir kiraz ya da bir kuruş gibi hiç fark edilmeden orada bir hafta geçirebilir. Kocaman kalpleriyle bile ötleğenler yaklaşık 10 gramdır, bu da ancak yüz tane ötleğenin bir kilo geldiği anlamına gelir!

        * Toplulukla, onun görevleri, zevkleri ve telaşlarıyla işi olmayan bir hayvan bütün gün ne yapar? Biraz ağaçlarda takılmaca olabilir, biraz puslu havaya dalıp gitmek, biraz da makara. Bazen bir panda bir dalın buz saçağını kırar ve eriyene kadar defalarca havaya fırlatır. Bazen, ayaklarını içe basarak bir epenin üzerinden koşarken, ayağı takılır ve yuvarlanır, çünkü yuvarlaktır; bu hoşuna gidince tekrar tepeye çıkıp aşağı yuvarlanır. Yabani zambaklar ve çiğdemler toplayabilir, yemek için eğrelti otlarının arasına yatabilir  ya da bir salkım söğüdün altına uzanıp ağzına doğru sarkan yaprakçıkları hapır hupur yiyebilir.
         Pandalar zamanlarının çoğunu bambu yiyerek geçirir. Sağlam ve odunsu bir ot olan bambu, panda diyetinin yüzde 99'unu oluşturur ve pandalar günde neredeyse on dört saat bambu yerler. Sürekli bambu tüketmek zorundadırlar çünkü bambunun sadece yüzde 20'sini sindirebilirler.
         ... Taze balık sunan bir nehir yanından akıyor ve panda ne yapıyor? Sert çalıdan bir bambuyu almak için suyun içinden karşı tarafa geçiyor.

        * Bukalemun- ... toprağı ve gökyüzünü aynı zamanda gözlemlemek için birbirinden bağımsız olarak hareket eden göz küreleri...

        * ... güneş hiçbir zaman geceyi geçiremez.

        * Bir tane tohum da iyi kurumuş bir kuyuya düşebilir ve bin yıl orada yatabilir. Lotus tohumlarının öyle sert kabukları vardır ki çimlenmek için bu kadar uzun süre bekleyebilir, ta ki doğru zaman gelene kadar.

        * Yarasalar sineklerin yerini ekolokasyonla, yani çıkardıkları çıt çıt sesleri yoluyla ses dalgaları göndererek bulur; bir dalga sineğe çarpıp geri geldiği zaman yarasa sineğin nerede olduğunu ve etli mi gevrek mi olduğunu anlar.

        * Tüylü tırtılların yem olmamak haricindeki diğer temel amacı, yemektir; sofralarımızı tırtıllarla paylaşmadığımız için şanslıyız. Filler buna tanıklık edebilir: Botsvana'da mopani kurtları fillerin bütün bir yıl boyunca yediği mopani yapraklarının on üç katı kadar yaprağı altı hafta içinde yer!

        * ... Eta Carinae dördüncü kadirde parlıyor - daha doğrusu , M.Ö. elli beşinci yüzyılda, çünkü yıldız yedi bin beş yüz ışık yılı uzakta. Bir galakside yaşamak, sokağın aşağısındaki evin dört bin yıl önce yandığı ama sizin bunu ü. Bin yıl daha öğrenemeyeceğiniz bir mahallede yaşamaya benzer.

        * Şarkı, onu duyanındır.

        * Teyzem Stella'nın rahat kuş tüyü yorganı Teksas'tan nihayet geldi ama yorgan yanık kokuyor ve içinden tüyler çıkıyordu. Arabanın kapısındaki küçük ampul onu yakarak üzerinde küçük bir delik açmıştı. Bantladım ama tüyler gene de kaçıyor, çünkü tüy uçmak ister. ... Güle güle dikişler, diyor tüyler: Biz havada süzüleceğiz!

        * Bir ağaç güneyden gelen birkaç saatlik güneşle kış uyuşukluğundan çıkabilir - bahara inanma isteği, uyku ya da aklıselimlikten daha güçlüdür. Isınan kısım şişer ve kabuğun altında yeşerir; sonra güneş tepenin arkasına gider ve aptal yeşil donar, kırılır. Hindikuyrukları, bölgeyi kazmak için süratle gelen kın kanatlı sürüleriyle birlikte bunun gibi yarıklardan beslenir ve onları çürütür. Bir zamanlar ağaçla dolu ağaç, bir bakmışsınız deliklerle dolu. Deliklere beton dökmek iyi değildir. Kendi yaralarınıza beton döker miydiniz?

        * O halde durup doğanın ihtiyaçlarını karşıladığımız için kendimizi pek takdir edemeyiz: Bir tehlike yaratıp ve sonra kurbanlarını kurtaran şaibeli kahramanlarız; hayvanları ve ağaçları kendimizden kurtaranlarız.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... kedi balığı...

        * Kedilerin gözünde ışığın en solgun izlerini bile toplamak için yanardöner, zarımsı bir tabaka vardır; ama o halde gözlerinde toplanan bütün bu saçılmış ışık kedilerin ince detayları algılamasını engeller.

        * Eğer bir kedi perde rayından bir kişinin kafasına atlayabiliyorsa, kesinlikle atlayacaktır.


- Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 138
         ... dönüştereceğim.

                                                                           Ocak 2017


 Yazar Hakkında Bilgi=  Amy Leach Teksas'ta büyümüştür. Iowa Üniversitesi'nde kurmaca olmayan yaratıcı yazı alanında Güzel Sanatlar yüksek lisans eğitimini tamamlamış ve çalışmaları çeşitli edebiyat dergilerinden yayımlanmıştır. Whiting Yazarlar Ödülü ve Rona Jaffe Vakfı Ödülü'ne layık görülmüştür. Öğretmenlik ve koro piyanistliği yaptığı Chicago'da yaşamaktadır.
         Buradaki denemelerin daha önceki versiyonları aşağıdaki dergi ve kitaplarda yayımlanmıştır:
         Orion Magazine - 'Nefis Ormandaki Radikal Ayılar', ve 'Bezelye Çılgınlığı'
         Tin House - 'Vahşi Kim Bilir Ne?
         The Massachusetts Review - 'Tanrı' ve 'Safari'
         Pushcart Prize XXXV - 'Tanrı'
         Ecotone - 'Hayvanlara Duyuru' ve 'Parılda Pırıl Pırıl'
         The Los Angeles Review - 'Aşk'
         A Public Space - 'Eşek Yarışı', 'Uç Uç, Benim Küçük Bal Arım', 'Yuvarlak Yerküre Meselesi', 'Uçacaksınız' ve 'Lütfen Denizhıyarına Bağırmayın'
         Best American Essays 2009 - 'Uç Uç, Benim Küçük Bal Arım'
         Gettysburg Review - 'Keçiler ve Mazide Kalan Keçiler', 'Tehlikeyle Düşüp Kalkmak' ve 'Yetenek'
         The Not-Book - 'O Eski Keyif'
         The Iowa Review - 'Nehrin Üç Yerleşik Karakteri Çalıp Kaçtığı Kısım', 'Merdivenler', 'Rahatsız', 'Ağaçlar Ağaç Olmayı Düşlediğinde' ve 'Trappistler'
         Identity Theory - 'Ötleğen Ziyafeti'


ARKA KAPAK –

"Ben bir Trappistim, tıpkı ağaçlar gibi,” diye düşündü zambak; kendisini esintiye bıraktı ama yine de ona tek kelime bile etmedi. “Ben bir Trappistim, tıpkı zambak gibi,” diye düşündü dere; inci gibi parlak turuncu balıklarla dolup taştı ama onlarla sohbet etmek istemedi. “Bizler Trappistiz, tıpkı dere gibi,” diye düşündü yağmur damlaları, bulutların tatlı suyuyla göleti doldururken veya düşmüş bir kirazın suyuna karışırken yahut da toz toprak içinde hareketsiz dururken; hiçbir yerde kendilerini tanıtma gereği görmediler. “Ben bir Trappistim, tıpkı yağmur gibi,” diye düşündü ağaç; suskun yağmurun, ılık yapraklarından toprağa süzüldüğünü hissetti; ıslak kuşlar geri döndü, ağaç ise hiç konuşmadı. “Ben bir Trappistim, tıpkı ağaçlar gibi,” diye düşündü Trappist ormana doğru yürürken. Zambak, dere ve balıklar ve yağmur onu duygulandırdı; o ise hiçbir şey söylemedi.

Sessizlik yemini etmişlerdi.

Amy Leach


11 Ağustos 2016 Perşembe

Yerlerde Bir Aziz - Christian Bobin

Christian Bobin'in kalemiyle tanışma hikayem ve diğer okuduğum kitapları için:

Neşe - İnsan / Christian Bobin

Alakarga - Christian Bobin



Bu kitapla ilgili fikirlerimi de 'Neşe-İnsan' kitabı paylaşımımda dile getirmiştim. Tekrarlamak gerekirse, 'Alakarga' kadar etkilenmedim. Beklediğimden daha değişik iki kitap okudum. Çünkü bu iki kitap Alakarga ile karşılaştırdığımda tarz olarak farklı. Dini ve felsefi anlatılar içeriyor. Anlatmak istediğini biraz karışık kaleme almış gibi geldi bana.



YERLERDE BİR AZİZ
Yazarı: Christian BOBIN
Özgün Adı: Le Tres - Bas
Türü: Anlatı
Yayın Hakları: Monokl Edebiyat
-   Birinci Basım: Nisan 2015
Fransızca aslından çeviren: Melek Gözde Meriç
-   105 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Bir çocuk soyadıyla ailesinin geçmişinden gelen ölüler topluluğuna katılır.

        * Kız kardeşim nehir, erkek kardeşim rüzgar, kız kardeşim yıldız, erkek kardeşim ağaç.

       
 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... bir kedi yavrusu veya bir ağa. Fidanı kadar aciz olan...


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 35
         ... kumaşlarla ayrılanılır.

                                                                           Haziran 2016


 Yazar Hakkında Bilgi=  Christian Bobin (1951-) Fransız yazar ve şair Christian Bobin, kısa yapıtlar olarak nitelendirilebilecek birçok yapıt kaleme aldı. Şiir ve felsefenin yalın ve güçlü yankılarını edebiyatın tüm güçlerini seferber ederek yazıya döktü. Yapıtlarında küçük mucizeleri ve hayatın güzelliklerini yalvaçvari bir ses ,ile kurgu ile şiirsel söz arasında var etti. Özgün bir şair-yazar olarak Fransız edebiyatında kendine has bir yer edinmiştir. 1993 yılında 'Yerlerde Bir Aziz' adlı yapıtıyla Le Prix des Deux Magots'ya layık görülmüştür.
         Son zamanlarda en çok dikkat çeken yapıtlarından birisi Amerikalı büyük şair Emily Dickinson'un biyografisini romansı bir havada ele aldığı onu Rimbaud'ya benzettiği La Dame Blanche adlı yapıttır.

Yazarın Monokl'daki diğer kitapları:
- Eksik Parça (2012 Nisan)
- Neşe İnsan (yay.haz.)
- Yaratıcı (2012 - Nisan)


ARKA KAPAK –

On üçüncü yüzyılda sıradan bir tüccarın oğlu olarak İtalya'da doğan Assisili Françesko, ailesini, tüm zenginliğini, hatta kıyafetlerini bile arkasında bırakıp Tanrı'nın sesini izler. Fakat onu özel kılan şey Tanrı'yı aşağıda, alçak gönüllülükte, yoksullukta aramasıdır. Christian Bobin'in şiirsel bir anlatımla önümüze serdiği işte bu yola çıkışın hikâyesidir. On üçüncü yüzyıldan yirminci yüzyıla zamanın hikâyesi, Aziz Françesko'nun uzun yolu ile ulaşılan insanın hikâyesi, anne ve babanın, çocuk ve ailenin, kadın ve erkeğin, doğa ve hayvanın, aziz ve imparatorun, din ve ticaretin, deli ve akıllının; herkesin ve her şeyin hikâyesidir. Yerlerde Bir Aziz; hepimizin hikâyesi.


Neşe - İnsan / Christian Bobin

Christian Bobin ile tanışma kitabım 'Alakarga' isimli romanıydı.
Göz atmak isterseniz:

Alakarga - Christian Bobin 



79 sayfalık Alakarga'dan çok etkilenmiştim. Büyük bir hevesle ilk kitap siparişimde iki kitabını daha aldım. 
Ancak ikisinden de 'Alakarga' kadar etkilenmedim. Beklediğimden daha değişik iki kitap okudum. Çünkü bu iki kitap Alakarga ile karşılaştırdığımda tarz olarak farklı. Dini ve felsefi anlatılar içeriyor. Anlatmak istediğini biraz karışık kaleme almış gibi geldi bana.


NEŞE - İNSAN
Yazarı: Christian BOBIN
Özgün Adı: L'homme - joie
Türü: Anlatı
Yayın Hakları: Monokl Edebiyat
-   Birinci Basım: 2015 Kasım
Fransızca aslından çeviren: Nihan Çetinkaya
-   111 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Yazmak, aşılması imkansız bir duvara bir kapı çizmek ve sonra o kapıyı açmaktır.

        * Ben burada, 'güzel bir gün', 'mavi bir gök' denen şeyden bahsetmek istiyorum.

        * Eğer cümlelerim gülümsüyorsa karanlıktan çıktıkları içindir.

        * Çingeneler, menekşelerin utangaçlığını taşır.

        * Sözlerimizde olan biten hiçbir şey yok artık. Suretlerimiz bizi kör etti. Ruhumuzun bizi sıkan yüzlerini yıkadık. Tanrı bizlerden ışık yılları uzakta. Oysa yeni doğmuş bir bebek, elinin küçücük bir hareketiyle yakalayabiliyor onu.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Çingeneler, serseri kediler ve hatmi çiçekleri, sonsuzluk hakkında bizim artık bilmediğimiz bir şeyler biliyor.

        * Kedi, güzel gözlerinin kaynağı ile bir olmuştu.

        * Yaşam bizi tıpkı bir anne kedinin yavrularını ağzına alıp güvenli bir yere taşıması gibi ölüme taşıyor.

                                                                           Haziran 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Christian Bobin (1951-) Fransız yazar ve şair Christian Bobin, kısa yapıtlar olarak nitelendirilebilecek birçok yapıt kaleme aldı. Şiir ve felsefenin yalın ve güçlü yankılarını edebiyatın tüm güçlerini seferber ederek yazıya döktü. Yapıtlarında küçük mucizeleri ve hayatın güzelliklerini yalvaçvari bir ses ,ile kurgu ile şiirsel söz arasında var etti. Özgün bir şair-yazar olarak Fransız edebiyatında kendine has bir yer edinmiştir. 1993 yılında 'Yerlerde Bir Aziz' adlı yapıtıyla Le Prix des Deux Magots'ya layık görülmüştür.
         Son zamanlarda en çok dikkat çeken yapıtlarından birisi Amerikalı büyük şair Emily Dickinson'un biyografisini romansı bir havada ele aldığı onu Rimbaud'ya benzettiği La Dame Blanche adlı yapıttır.

Yazarın Monokl'daki diğer kitapları:
- Eksik Parça (2012 Nisan)
- Yerlerde Bir Aziz (2015 Nisan)


ARKA KAPAK –

Yaşam bizi tıpkı bir anne kedinin yavrularını ağzına alıp güvenli bir yere taşıması gibi ölüme taşıyor. Ölülerin tasadan kırışmış kaygılı alınlarına konan kırılgan kanatlı kelebeklerin sırrı bizim için de geçerli. Küçük kedinin bir hokus pokusla kaybolan gözleri, adı konulmamış bir ifşaat getiriyor. İşte en saf şiirler bu adı bulmak için yazılıyor, telaffuz edilemeyen bu adın hiç olmazsa kabuğuna dokunmak için ellerimizde bir kitap tutuyoruz. Zaman zaman uzaklardan gürlemesini işittiğimiz o büyük siyah dalganın üzerinde, az da olsa bir önceliğimiz var. Çabucak kaybedeceğimiz bu öncelikle ne yapmalı peki? Makul olan ne yapılabilir ki bir köy yolunda yürümekten, bir kitabın kapağını açmaktan ya da bir gülün zarif elbisesini yırtarak açışını seyretmekten başka?

Küçük kedi, koyu renkli yatak örtüsünün üzerinde yürüdüğü zaman, ardında ışıklı minik tümsekler bırakıyordu. Olağanüstü tek bir sıçrayışla, yok olmuş babamın dizleri üzerine zıplayıvermişti. Bir kedinin ne olduğunu biliyorum şimdi. Bir kedi, kediye benzeyen biridir, gelir ve kalbinizi kazanır. El yazısıyla yazılacak cümle: Terk edilmiş bir bahçenin kapısını aralarmışçasına açtığımız bir kitap düşledim.