aylak adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aylak adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2016 Pazar

Nazım Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar - Gündüz Vassaf

Nazım Hikmet'in yaşamıyla ilgili dönüm noktalarını Gündüz Vassaf'ın metinleri ve Dilem Serbest'in çizimleri eşliğinde vakıf olabileceğiniz çok hoş bir kitap.


Gündüz Vassaf'ın 'Cehennem'e Övgü' kitabını uzun yıllar önce okumuştum. Aslında bir ara tekrar okuyup hatırlamak ve blogudma da paylaşmak niyetindeyim.
Blogumda paylaştığım 'İstanbul'da Kedi' paylaşımıma göz atmak isterseniz:

İstanbul'da Kedi - Gündüz Vassaf 



Nazım Hikmet paylaşımlarım için:

Çizgilerle Nazım Hikmet - Müjdat Gezen / Savaş Dinçel

Ferhad ile Şirin- Nazım Hikmet 

Nazım'la Son Söyleşimiz - Vera Tulyakova Hikmet



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


NAZIM
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR
Yazarı: Gündüz VASSAF
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Aylak Adam Yayınları
-   1. Basım: Kasım 2015
Kapak Resmi ve Tasarımı: Dilem Serbest - Aylak Adam Tasarım (aArt)
-   84 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Nazım yazıyor gördüklerini
         Şiirleri fotoğraf gibi.
         Serbest, özgür,
         Ne kafiye, ne vezin.

        * Karşı yaka memleket,
         sesleniyorum Varna'dan,
                            işitiyor musun?
                                      Memet! Memet!

        * Bir tek Amerika
         Vize vermez Nazım'a.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Küçük kulaklı adsız kedisi

                                                        Haziran 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Gündüz Vassaf (d. 1946, Türkiye)[kaynak belirtilmeli], Türk yazar ve psikolog.
Liseyi İstanbul Robert Koleji'nde tamamladıktan sonra 1968'de George Washington Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi gördü. 1977'de Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden doktorasını alan Vassaf, uzun bir süre Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezi'nde öğrencilere psikolojik danışmanlık yaptı. Uluslararası Psikologlar Konseyi yönetim kurulu üyeliğinde bulunan Gündüz Vassaf, 12 Eylül askeri darbesinden sonra öğretim üyeliği yaptığı Boğaziçi Üniversitesi'nden istifa etti.
O tarihten sonra KasselBremen ve Marburg Üniversitelerinde öğretim üyeliği, Kanada'da McGill Üniversitesi Center for Developing Area Studies'te konuk akademisyen, Amsterdam'da Averoes Stichting'de klinik psikolog, Viyana'da Institut für Höhere Studien 'de konuk araştırmacı olarak bulundu.
Yazar, psikoloji alanındaki eserlerinden çok, tarihe farklı bir bakış açısıyla yaklaştığı çalışmalarıyla tanınmaktadır. Halen Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. İnsan, tarih, sosyoloji, popüler kültür konularında her Pazar yayınlanan "Gerçek Orada Bir Yerde" adlı programda Murat Belge ve Şerif Mardin ile birlikte yer aldı.


Resimleyen Hakkında Bilgi=


ARKA KAPAK –

Yaşamı mücadelelerle ve umut yolculuklarıyla sürmüş olan "tepeden tırnağa insan" Nâzım Hikmet, Gündüz Vassaf'ın şiirsel kalemiyle yeniden hayat buluyor.

Genç Nâzım'la karşılaşmak,
Baba Nâzım'la buluşmak
Şair Nâzım'ın dizeleriyle yaşamı bir kez daha renklendirmek…
Tüm bunlar için size yalnızca sayfaları çevirmek kalıyor.


18 Ağustos 2013 Pazar

Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan'ın okuduğum ilk kitabı 'Aylak Adam' paylaşımım burada.
Anayurt Oteli romanını takaslık kitaplarıma ekledim. Takaslık kitaplarıma bakmak isterseniz şuraya lütfen:)


ANAYURT OTELİ
Yazarı: Yusuf ATILGAN
Yayın Hakları: Yapı Kredi Yayınları
-  1. ve 2.baskı: Bilgi Yayınları, Ankara, 1973-1974
-  3. ve 4. baskı: İletişim Yayıncılık, İstanbul, 1987-1989
-  YKY’de 1. baskı: İstanbul, Ekim 2000
-  22. baskı: İstanbul, Ocak 2012
Türü: Roman     /        108 sayfa

^-^ KEDİLER ^-^

        * Kedi: Erkek. Kara. Zebercet’in döneminde ikinci kedi.

* Kediyi mutfaktan çıkardı; …

* Karşıda, yerde bir çift göz parlıyordu: otelin kedisiydi bu. Banyoya giderken bacağına sürtündü; bir tekne salladı ama tutturamadı.

* Bacağına bir kedi sürtündü, titredi; …

* Bacağına yumuşak, sıcak bir şey sürtündü, başını hızla kaldırdı; kediydi. Elini sırtına götürdü, boynundan kuyruğuna okşadı. Kedi ön ayaklarını bacağına dayadı; okşarken elinin geçtiği yerde sırtı kabarıyor, mırıldanıyor, ara sıra tırnakları bacağına batıyordu.

* … kediyi kovup ışığı söndürdü.

* Kedi odanın kapısını tırmalıyordu; onu görünce miyavladı.

* Kedi miyavladı.

* …; öteki odanın kapısını aralarken içeriye dalan kedinin ardından girdi.

* Kedi duvar dibinden hızla geçip sandığın üstünden pencereye atladı; camları tırmaladı; dönüp pustu, acı acı miyavladı.

* … kedi ansızın sıçrayıp havada yüzüne doğru gelirken kollarını kaldırdı ama çarpışmayla birlik alnında bir acı duydu.

* … kedi koşup sofaya kaçtı.

* Kedi yerde kasıla gevşeye debeleniyordu.

* Öteki tekirdi, dişiydi. ‘Kedi üç gündür yok.’ ‘Üç gün mü? Ölmüştür. Ölülerini göstermezler derdi babam.’ ‘Kedisiz olur mu hiç.’

* … bir eşekarısı vınlamasıyla yüzüne saldırıyor kedi.

* … sanık kadını değil kediyi öldürdüğü için yargılanıyor deyip göz kırpıyor.

- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/43
         … trenin geçmesini beledi.

            * Sf/46
         Herkes birağızdan konuşmaya…

* Sf/96
         … arabacı yediyormuş bunu.

                                                      Okuduğum tarih: 14 Ağustos 2013


 Yazar Hakkında Bilgi= (d. 27 Haziran 1921, Manisa - ö. 9 Ekim 1989, İstanbulTürk roman ve öykü yazarı.
1936 yılında Manisa Ortaokulu'nu, 1939 yılında ise Balıkesir Lisesi'ni ve ikinci sınıftan sonra askeri öğrenci olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Nihat Tarlan'ın yönetiminde hazırladığı bitirme tezinin konusu Tokatlı Kani: Sanat, şahsiyet ve psikoloji idi. Aynı dönemde Akşehir'de Maltepe Askeri Lisesi'nde bir yıl edebiyat öğretmenliği yaptı. Üniversite öğrenciliği sırasında Türkiye Komünist Partisi'ne katılarak faaliyette bulunduğu iddiasıyla sıkıyönetim mahkemesince tutuklanarak ceza kanununun 141. maddesi uyarınca hapse mahkûm edildi. altı ay Sansaryan Han'ında, dört ay da Tophane Cezaevinde olmak üzere on ay hapis yattı.
26 Ocak 1946’da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır. 1946 yılında Manisa'nın Hacırahmanlı Köyü'ne yerleşerek çiftçilik yaptı. 1976'daİstanbul'a döndü danışmanlık, çevirmenlik ve redaktörlük yaptı. Yazımı devam eden Canistan adlı romanını tamamlayamadan kalp krizi nedeni ile İstanbul, Moda'da öldü.
Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlı romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işleyen bir yazar olarak tanındı ve modern Türk edebiyatının önde gelen ustaları arasında yer aldı. 1987'de Anayurt Oteli romanı, Ömer Kavur tarafından aynı adlı sinema filmi olarak çekildi.

ARKA KAPAK –

Her şeye "karşı" duran, "karşı" çıkan, "karşı" olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. "C." diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca "karşı"yken kendine de "karşı" olmadan nasıl sürdürülebiler bir "karşı" yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik.

Zor bir karakter, zor bir yaşam, yalın bir roman.

2 Ocak 2013 Çarşamba

Aralık Ayı Kitapları *3*

Yılın son ayının ve son gününün son kitapları:)



* Çok uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Okumayan ve okumayı arzu eden varsa tavsiye ederim, yazı dili oldukça akıcı ve güzel.


AYLAK ADAM
Yazarı: Yusuf ATILGAN
Yayın Hakları: Yapı Kredi Yayınları
-  1. baskı: Varlık Yayınları, İstanbul, 1959
-  2. baskı: Bilgi Yayınevi, Ankara, 1974
-  3. baskı: İletişim Yayınları, Ekim 2000
-  YKY’de 1. baskı: İstanbul, Ekim 2000
-  29. baskı: İstanbul, Ekim 2012
Türü: Roman     /        155 sayfa

Kitaptan Alıntılar;

        * … Paletimi eline alıp bir ressamın kişiliğinin en açık paletinde belireceğini, bulduğumu, bulmak istediğin renkleri merak ettiğini… söyledi.

         * Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona.

       ^-^ KEDİLER ^-^

* Otomobillerden biri durmuş, arkasında bir şey –kedi mi?- debeleniyorduL

Yazım-Basım Hatası-

* Neden insanlar susmayı bimiyor?

                                     Okuduğum tarih: 31 Aralık 2012
ARKA KAPAK –

Her şeye "karşı" duran, "karşı" çıkan, "karşı" olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. "C." diyor Yusuf Atılgan kısaca.

İnsan her şeye bunca "karşı"yken kendine de "karşı" olmadan nasıl sürdürülebiler bir "karşı" yaşamı?

C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstelik.

Zor bir karakter, zor bir yaşam, yalın bir roman.


* Yarım bıraktım. Okumak isteyen varsa takas listeme ekledim, burada.

ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
Yazarı: Osho
Çeviren: Elif Ara
Yayın Hakları: Okyanus Yayınları
-        1. Basım 1500 adet
-        2. Basım, Ekim 2002
-        193 sayfa

ARKA KAPAK –

Ölüm dıştaki herşeyimizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz.

Yaşayabildiğimiz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirdi, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız.

Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur.

Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız.

Benim dinimde ölüm kutlanacak bir şeydir çünkü aslında ölüm diye bir şey yoktur. O yalnızca yeni bir yaşama açılan kapıdır.

           Yarısına kadar okuyup bıraktığım tarih:) 31 Aralık 2012