defter süsleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
defter süsleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2016 Çarşamba

* Bahar Okuma Şenliği ♥ Defterim ♥ 2016

Yeni şenliğin yeni defterleri de hazır:))
Öncelikle hem 'Bahar Okuma Şenliği' okuma listeme hem de hazırladığım deftere göz atmak için:

Bahar Okuma Şenliği *2016*


Listeyi oluştururken bir de hazırlık aşaması var ki:)

Bahar Okuma Şenliği'ne Hazırlanırken:))


Kültüy tüm mırkgüzelliğiyle karşınızda:) ♥


Fender defteri beğendi, pati onayı verdi:) ♥



Okuma listem:


Keyifli okumalarınız olsun ^-^

24 Ocak 2016 Pazar

Şair - Rafet Elçi * Kış Okuma Şenliği 2015-2016

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kış Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 21. sırası: İsmi bir kelimeden oluşan bir kitap.

İlk başta kitabı almamdaki tek etken ismiydi. 'Şair' bir roman için bence seçilebilecek en çekici isimlerden biri. 
Açıkcası alırken bu denli etkilenip beğeneceğimi ben bile tahmin etmemiştim. Enteresan olan, son yıllarda okuyup çok etkilendiğim bir kitap var ki; onun da adı 'Şairin Romanı':) Buradan paylaşımıma ulaşabilirsiniz. Demek -Şair- sihirli kelime:))
Kitap oldukça akıcı, şiirsel, tarihi ve dini. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap. 
Rafet Elçi'nin piyasada olan tüm kitaplarını okumak istiyorum. 



Kategori dahilinde okuduğum diğer kitaplar:
** İsmi iki kelimeden oluşan bir kitap.

Arıların Hayatı - Dr. Prof. K. v. Frish

*** İsmi üç kelimeden oluşan bir kitap.


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Şair / Rafet Elçi


ŞAİR
Yazarı: Rafet ELÇİ
Türü: Roman
Yayın Hakları: Litera Yayıncılık
www.literayayin.com
-   İstanbul-2013 2. baskı
-   543 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * ... bir kervan gidiyormuş, bunlar bir gün bir vadiye dalmışlar da, orada pınar başında bir şair yıldızlara ve aya şiirler okuyormuş. Kafile sabah olunca yola koyulmak üzere orada dinlenmiş fakat sabah bir türlü olmuyormuş. Zira yıldızlar ve ay şairi dinlemekten usanmadıkları için sönmeyi ve yerlerini güneşe bırakmayı bilmiyormuşlar. Böylece seneler geçmiş. Neden sonra şair ölüce şiirleri de susmuş ve hüzünlü bir sabah olmuş.

        * Ve sen Sara bir şiirsin. Bir şairin uğrunda ölmeyi göze alacağı tek şey.

        * Gözlerinde kelimeler uyuduğu gibi

        * Hür kelebekler gibiyiz düşlerimizde.

        * Şiirler, şairlerin birbirlerine yazdıkları mektuplardır.

        * Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla, o birdir, Samed'dir. Doğmamış ve doğrulmamıştır. Hiç kimse ona benzer ve denk olmamıştır.

        * İçimde konuşanlar var. Büyük bir şehir gibi kafamın içi, her sokaktan sesler yükseliyor, yıldızların arasından kelimeler düşüyor.

        * ... insanlar gibi bildikleri şeyler de büyüyor.

        * Kalbini alıp Allah'ı arayan onu mutlaka bulur. Kalbini alıp Allah'a koşana her saniye mucizeler denk gelir. Öyle ki bir saniye olsun mucizelerden kurtulamaz.

        * ... insanların yüzüne, çiçeklere, bulutlara 'Allah bana şimdi ne söylüyor?' diye bakmayı öğrenin. O zaman sonsuz ve bir sizi bulacaktır.

        * İnce yüzün, nicedir hüzün, mutsuzum!

        * - Temiz ruhunu kirletme! Hiçbir günahın haklı bir sebebi yoktur.
         - Haklı bir sebebi olan günahlar da belki günah değildir.

        * Şiirlerin en güzeli bir kadın kadar güzeldir ve fakat sen onlardan daha güzel bir şiirsin Sara.

        * Sen ne hoş bir sığınaksın Zeyd!
         Sen ne hoş bir mültecisin Sara'


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... kuyruğunu yakalamaya çalışan kızgın bir kedi gibi dönüp duruyordu.

        * ... vahşi kediler...

        * ... kedisini de kucağına alıp. Bu kediyi Derbent şehrine gitmeden önce ... Van'dan getirtmişti. Gözlerinin biri mavi, diğer yeşil, tüyleri ise kar beyazdı.

        * ... kucağındaki kedi merdivenlerin üzerine atlayıp...

        * ... kedilere...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 118
         ... hoşlanmadığını beli ederek...

        * Sf/ 124
         ... benzemiyordu (nokta yok)

        * Sf/ 148
         ...halhaller...

         ... yakıcı bir sihaylıktaki sürmelerle...

        * Sf/ 200
         ... hissediyordu (nokta yok)

        * Sf/ 326
         ... bir oyana bir buyana...

        * Sf/ 327
         ... bir oyana bir bu yana...

        * Sf/ 340
         ... karşılarını çıkanı yok etmek...

        * Sf/ 341
         ... tam kılcını göğsüne saplayacakken...

        * Sf/ 344
         Caferi yakasından...

        * Herkes gücünü yettiği şeyden...

        * Sf/ 430
         ... bir birlerine doğru...

        * Sf/ 488
         ... küreyle onuyordun.

        * Sf/ 495
         ... karnına biz mızrak yiyerek...

                                                                           OCAK 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  20 Kasım 1979’da Bayburt’ta doğdu. 

Kanayan Kafesler adlı romanında izlerine rastlanan bir okul hayatı geçirdi. Yani okul kitaplarına tamamen ilgisiz ve okulda okutulmayan kitaplara tam ilgiliydi. 

Kemiğe Dayanmış Yaralar (2003) adlı şiir kitabında ilkokul sıralarından üniversite amfilerine kadar yazdığı şiirleri topladı. Üniversiteyi bitirdiğinde basılmış üç kitabı ve birlikte devam ettirdiği bir kaç projesi vardı. 

Askerlik vazifesi sırasında Donanma Komutanlığı için dört eseri Osmanlıca aslından sadeleştirdi, kendisinin yayına hazırladığı Kılıç Ali Paşa adlı eser 2006 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından basıldı. 

Birisi zengin bir çevreden diğeri fakir bir muhitten gelen iki genç dahinin hikayeleri olanKanayan Kafesler (2003) ve Kalbimdeki Monarşi’den (2004) sonra bambaşka bir üslupla modern bir psikoloji romanı yazdı (Ruhlar Pipo İçmez 2009). 

Aynı yılın Temmuz ayında kitaplardan uzak kalmasına sebep olan iş hayatına son vererek, erteleyip durduğu 3 büyük projesinden ilkini yazmak için çalışma odasına kapandı. Dört ay sonra çıktığında koltuğunun altında Şair (2011) romanı vardı. Daha müsvedde aşamasında adını duyurmaya başlayan bu eser sayesinde hayatının en önemli gayelerinden birine ulaştı: yazarak yaşamak! 

Şu an biri senaryo, birisi roman, diğeri editörlük olmak üzere üç projeyi aynı anda yürütüyor. İngilizce, Arapça ve Osmanlıca biliyor.
http://sair-rafetelci.blogspot.com.tr/p/kimdir.html


ARKA KAPAK –

Şiire ve şaire âşık insanların yaşadığı uçsuz bucaksız bir çöl... Acımasız toprakların şekillendirdiği yakıcı bir güzellik ve onu elde etmek için birbirine kelamın kılıcını çekmiş iki efsane şair. İnsanların sözlerine Allah’ın sözlerinin karışmasıyla neticelenen dramatik bir yarışma...
Arka planında Doğu Roma, Sasani ve Batı Türk imparatorlukları arasındaki dünya harbinin yaşandığı bu dram, kadim Arap dininin ve Arap töresinin son günlerine ağıtlar yakan bir putperestin diliyle anlatılıyor.
Bir söz için yaşayıp bir söz için ölen insanların dünyasına düşen yakıcı sözler... Başdöndürücü şiirler eşliğinde yaşanan unutulmaz bir doğu masalı. Persler, Doğu Romalılar, Türkler, Ermeniler, Gürcüler, Agvanlar, Avarlar, Çinliler ve Araplar, kısacası kadim dünyanın kadim halkları bu masala şahitlik ederken kendileri adına kendileri konuşuyorlar. Bu romanın bir cevap olması için; DOĞUNUN CEVABI.


10 Ocak 2016 Pazar

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Bir Delinin Hatıra Defteri / Gogol

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Bir Delinin Hatıra Defteri / Gogol


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann


Poirot ♥


Açık hava okumaları:))


Okuma bilgileri:)


Defterimden...


Mis misss:))


Yazalım çizelim:)


Mırk sevdam ♥


Jerry mırk okumalar diler ^-^ ♥


9 Ocak 2016 Cumartesi

Gülün Adı - Umberto Eco * Kış Okuma Şenliği 2015-2016

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kış Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 20. sırası: Bugüne kadar hiç okumadığınız yabancı erkek yazardan bir kitap.

Bu kategorinin Türk erkek yazar dahilinde okuduğum kitap:

Harfler ve Notalar - Hasan Ali Toptaş 




Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Gülün Adı / Umberto Eco



GÜLÜN ADI
Yazarı: Umberto ECO
Orijinal Adı: II nome della rosa, 1980
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
www.canyayinlari.com
-   1. Basım: 1986                  30. Basım: Nisan 2015, İstanbul (2000 adet)
İtalyanda aslından çeviren: Şadan Karadeniz
-   732 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * ... romanın Eco'nun sözcükleriyle, 'yorumlar üreten bir makine' olduğunu, ama bir romanın ille de bir adı olması gerektiğini belirterek, Kızıl ile Kara, Savaş ve Barış gibi adların çağrıştırdıklarından kaçınmanın olanaksızlığına, öte yandan, baş kişinin adını taşıyan romanlarda, bu adın bazen yanıltıcı olduğuna, örneğin Goriot Baba'nın okurun dikkatini Goritot Baba üstünde yoğunlaştırdığına, oysa bu romanın aynı zamanda Rastignac'ın ya da Vautrin'in (namı diğer Collin'in) de destanı olduğuna, bunun gibi, Üç Silahşörler'in gerçekte dördüncünün öyküsü olduğuna değinerek, romanı için önce 'Suç Manastırı' adını tasarladığını, ama sonra, okurun dikkatini yalnızca polisiye öyküde odaklaştıracağını düşünerek, bu adı bir yana bıraktığını, romana -düşlediği ad olan- 'Melk'li Adso' adını da koymadığını, bunun nedeninin İtalya'da yayıncıların özel adlardan hoşlanmayışları olduğunu söylüyor. Oysa Adso, romanda yalnızca anlatıcının sesi, dolayısıyla da yansız bir ad olduğu için (kuşkusuz bir anlatıcının ne denli yansız olabileceği sorulabilir) yazarın anlayışına uygun düşerdi. Gülün Adı'na gelince; Eco bu adı, kendisine, on ikinci yüzyılda yaşamış bir Benedikten olan Bernardo Morliacense'nin De contemptu mundi'sinin bir dizesinden esinlendiğini; salt bir rastlantı sonucu bulduğu bu adı niçin seçtiğini şu sözlerle dile getiriyor: 'Çünkü gül, simgesel bir şeydir be öylesine anlamlarla yüklüdür ki, neredeyse hiçbir anlamı yoktur: Gizemlidir gül ve bir gül, güllerin yaşantılarını yaşamıştır; bir gül, bir güldür, bir gül, bür güldür; bir gül, bir güldür...'

        * Bu ayrıntıları anımsadığım zaman, kendi kendime onların gerçek mi olduğunu, yoksa onları düşlediğimi mi sormak gereğini duydum.

        * Tan sökümü (prima) 07.30'a doğru, gün doğuşundan az önce.

        * Ve yarın Honorius'un dediği gibi, insanların gövdeleri bizimkinden daha küçük olacak; tıpkı bizimkilerin, eskilerin gövdelerinden daha küçük olması gibi. Dünya yaşlanıyor.
  
        * Kitaplık kocaman bir labirenttir.

        * Cockaigne: İnsanın hiç para harcamadan yaşayacağı düşsel bolluk ülkesi.


  ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... insan köpeğe bir kez köpek, bir başka kez kedi diyemez...

        * ... kediotunun erdemlerini kuşkusuz biliyorsunuz.

        * Örneğin bahçemde kediotu yetiştiriyorum. Başka otlara karıştırılacak birkaç damla kediotu düzensiz atan kalbi yatıştırır.

        * Bir kedi gibi duvarlara sürünerek üç odadan geçtim...

                                                                                     ARALIK 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Umberto Eco, 1932DE Milano yakınlarındaki Alessandria kasabasında doğdu. 1950'lerde İtalyan Radyo - Televizyonu RAI'nin kültür programlarını yönetti, 1959-1975 arasında Bompiani Yayınevi'nin edebiyatdışı yayınlar editörlüğünü üstlendi; La Stampma, Corriere della Sera, La Repubblica, L'Espresso gibi gazetelere makaleler yazdı. 1970'lerden bu yana Bologna Üniversitesi'nde göstergebilim dersleri veren Eco, Gülün Adı, Önceki Günün Adası ve Baudolino gibi romanlarıyla; Açık Yapıt, Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti, Beş Ahlak Yazısı, Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik, Ortaçağ'ı Düşlemek, Somonbalığıyla Yolculuk, Yanlış Okumalar, Yorum ve Aşırı Yorum, Günlük Yaşamdan Sanata gibi deneme kitaplarıyla günümüzün en saygın yazarları arasındadır.


Çeviren Hakkında Bilgi=  Şadan Karadeniz, Trabzon'da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Dışişleri Bakanlığı'nda, Londra'da, BBC Türkçe Yayınlar Bölümü'nde uzman çevirmen olarak çalıştı. TRT'de program uzmanlığı, Türk Tarih Kurumu'nda uzman - çevirmenlik görevlerinde bulundu. 1980'lerden bu yana, aralarında Katherine Mansfield, Sylvia Plath, Elsa Morante, Umberto Eco, Gabriel Garcia Marquez, Marcus Arelius'un da bulunduğu pek çok önemli yazarın eserlerini İngilizce, İtalyanca ve İspanyolca asıllarından dilimize kazandırdı. Foucault Sarkacı çevirisiyle 1992 Doruktakiler Çeviri Ödülü'ne değer görüldü. Son olarak Ankara Metropolitan Roary Kulübü 2010 Meslekte Başarı Ödülü'nü kazandı.


ARKA KAPAK –

Yaşayan en önemli düşünürlerden biri Umberto Eco edebiyat dünyasının da gözbebeği; yazar, göstergebilimci ve 'sanat muzırı'..

Umberto Eco'nun 1980'de yayımlanan dev romanı Gülün Adı, çağdaş klasikler arasında yerini çoktan aldı. Çok katmanlı bir yapıt olan bu romanda, 1327'de İtalya'daki bir manastırda geçen bir cinayet soruşturması anlatılıyor. Dünyanın belli başlı tüm dillerine çevrilen Gülün Adı yayımlanışının üzerinden 21 yıl geçtikten sonra, yazarı tarafından yeniden ele alındı; bazı bölümler eklendi, bazı bölümler çıkarıldı. Gülün Adı'nın bu yeni bir soluk kazanmış olan formunda, yine kendinizi XIV. yüzyıl Avrupası'nın dinsel entrikalarının ortasında bulacak, gizemli bir öykünün labirentlerinde din ve bilimin çatışmasını izleyeceksiniz.

Günümüz edebiyatına bambaşka bir soluk getiren, yepyeni bir türün kapılarını açan Gülün Adı, hem Ortaçağ Hıristiyan dünyasını derinliğine irdeleyen bir tarihsel roman hem de büyük bir ustalıkla kurulmuş, soluk soluğa okunan bir polisiye öykü. 1986'da başrolünü Sean Connery'nin üstlendiği film, çok daha geniş bir okur kitlesini romana yöneltmişti.



7 Ocak 2016 Perşembe

Harfler ve Notalar - Hasan Ali Toptaş * Kış Okuma Şenliği 2015-2016

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kış Okuma Şenliği' okuma listeme buradan bakabilirsiniz.

Listenin 20. sırası: Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız Türk erkek yazardan bir kitap.



Kitabın geneli yazar ve kitap isimleriyle dolu. İçlerinde okuduklarım da vardı. Diğerlerini not ettim ancak ben ilk etapta ilgimi çeken bir kısmını burada paylaşacağım. Daha doğrusu alınacaklar listeme eklediklerimi sizlerle paylaşacağım. 
Yazarın okuduğum ilk kitabı. 'Uykuların Doğusu' kitabı alınacaklar listemdeydi, sağ olsun Fazıl'ın yılbaşı hediyelerinden biri olarak kitaplığımın sakinleri arasına eklendi:)



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Harfler ve Notalar / Hasan Ali Toptaş




HARFLER ve NOTALAR
Yazarı: Hasan Ali TOPTAŞ
Türü: Deneme
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
www.iletisim.com.tr
-   1-3. Baskı 2008, 2012, İstanbul           4. Baskı 2013, İstanbul
-   171 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

         * Hikaye dediğimiz şey kelime kusarak değil, kelime yutarak yazılır.
  
         * Bir kitap ne başlar, ne biter; olsa olsa öyle görünür. / Mallarme

         * Bir virgül için ölünen bir dünya düşlüyorum. / Burukluk, E. M. CIORAN
   
         * ... sözü firesiz söylemenin, sözü adım adım gezdirmenin, sözü sözle köreltip sözle bilemenin...

         * Rivayet olunur ki, Anna Karenina 1877'de yayımlandığında Tolstoy'a 'Ne anlatıyorsun?' diye sorulmuş ve Tolstoy bu soruyu hiç duraksamadan; 'Anna Karenina'da ne anlattığımı anlatabilmek için onu size ilk cümlesinden son cümlesine kadar okumam gerekir, diye yanıtlamıştır.

         * ... okur olmanın da yazar olmak kadar emek ve zaman gerektiren çileli bir şey olduğunu...

         * Sadri Alışık tarafından canlandırılan karakterin, 'Sokak köpeklerine selam vermek adam olmaya çeyrek var demektir', cümlesin unutamıyorum.

         * Nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi geliyor.

         * Ayakta yazmak gerekir, hiçbir zaman diz çökerek yazmamalıdır. / Tournier

         * Kundera'nın piyano hocası: 'Beethoven'de insanı şaşırtacak ölçüde zayıf bölümler vardır. Ama güçlü bölümleri değerlendiren de bu zayıf bölümlerdir,' der besteci.
         ... Nazım Hikmet de vaktiyle Kemal Tahir'e yazdığı bir mektupta, roman yazarken bazı sayfaları bile isteye sönük bırakmasını önermiştir. Ardından da, güçlü bölümlerin ancak bu sönük bırakıla sayfalar sayesinde güçlü görünebileceğini belirtmiştir.

         * Gerçekten iyi bir düzyazı cümlesi, iyi bir şiir dizesi olmalıdır, değiştirilemez, bir şiir dizesi kadar ahenkli ve ritmiktir. / Flaubert

         * Bir Savaşın Tasviri ('Bir Arada' öyküsü), Şato - Franz Kafka

         * Kafka ile Konuşmalar - Gustav Janouch
         
         * Pedro Paramo - Juan Rulfo

         * Ova Alev Alev - Juan Rulfo

         * Kendim ve Ötekiler - Carlos Fuentes
  
         * Yanardağın Altında- Malcolm Lowry
        
         * Marakeş'te Sesler - Elias Canetti

         * Federico Garcia Lorca

         * Hazar Sözlüğü - Milorad Paviç
        
         * Düğüne - John Berger
         
         * Yarasalar - Marcel Beyer
          
         * Yeni Roman - A.R. Grillet
   
         * İtiraflar - Jean Jacgues Rousseau ( İtiraflar'ın yayımlanması Fransa'daki yöneticiler tarafından yasaklandığı için, Jean Jacques Rousseau 1768'de kış boyunca kitabını Paris'in soylu evlerinde okumuş...)

        * Anılar - Balthus

         * Yazmak - Marguerite Duras
  
         * Çürümenin Kitabı -Emil Michel Cioran

         * Yazın Gene Yazın - Tahsin Yücel

         

 ^-^ KEDİLER ^-^

         * ... kedi mırıltısına benzeyen...

        * Sf/ 115 - Hikayenin Gerçeği Gerçeğin Hikayesi

                                                                                     ARALIK 2015



Yazar Hakkında Bilgi=  Hasan Ali Toptaş (d. 15 Ekim 1958 Çal, Denizli) Türk yazar. Öykü, roman ve şiirsel metinleriyle tanınır.

1987'de ilk öykü kitabı Bir Gülüşün Kimliği, 1990'da ikinci öykü kitabı Yoklar Fısıltısı yayımlandı. 1990'lı yıllarda yayımlanan kitaplarıyla pek çok ödül aldı. Veznedarlık, icra memurluğu ve hazine avukatlığında memurluk yaptı. Toptaş, dili kullanmadaki ustalığıyla tanınmakta, postmodern edebiyatın önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Yazarın Gölgesizler romanını yönetmen Ümit Ünal sinemaya uyarlamıştır. Filmde Hasan Ali Toptaş da rol almıştır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Ali_Topta%C5%9F


ARKA KAPAK –

Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten yazar...
Yazma serüvenini 'hayatı kelime kelime genişletmek' olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların, somutla soyutun çarpışmasından doğan tekinsiz bir atmosfere çağırıyor okurunu. Tam bir yazı ustalığıyla, Türkçenin imkanlarını sonuna kadar zorlayarak, edebiyatın büyülü dünyasına kapılar açarak...

Söylemeye gerek bile yok, 'Ne anlatıyorsun?' sorusu, oldukça hantal bir soru aslında. Ne zaman bu soruyla karşılaşsam, bir de ben 'Acaba hiçbir şey anlatmamış olmak mümkün müdür?' diye soruyorum kendime. Doğrusu, hiçbir şey anlatmamış olmayı çok isterdim. Her şeyi ancak o zaman anlatmış olurdum çünkü.

         'Toptaş, Doğu'dan çıkmış, İslami mistisizmin edebi kazanımlarıyla zenginleşmiş bir Kafka'dır.'
                                      Frankfurter Allgemeine Zeitung