fikret oğuztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fikret oğuztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2014 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Ortaçağ'ı Özledim (Bizim Ortaçağ'ımız) 3 / Fikret Oğuztürk

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Ortaçağ'ı Özledim (Bizim Ortaçağ'ımız) 3- Fikret Oğuztürk *Yaz Okuma Şenliği 2014*


Okuma hallerimi güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann


Gibson eşliğinde ♥


Sanırım Aşkım'ın kuyruğu:) ♥


Bu harika el yapımı kitap ayracını Gizemli Çizgiler blogunun çekilişinde kazanmıştım. Burada paylaşmıştım.Tekrar emeğinize sağlık Metin Bey. Kullanmaya kıyamıyorum. 


Okuma şenliği defterime bakmak isterseniz buraya lütfen:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


Ortaçağ'ı Özledim (Bizim Ortaçağ'ımız) 3- Fikret Oğuztürk *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği'nin -3 kitaplık seri- kategorisini tamamlamış bulunmaktayım:)

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Ortaçağ'ı Özledim (Bizim Ortaçağ'ımız) 3 / Fikret Oğuztürk



Serinin diğer kitapları:

Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı) 1 - Fikret Oğuztürk



ORTAÇAĞ'I ÖZLEDİM -3-
BİZİM ORTAÇAĞ'IMIZ
Yazarı: Fikret OĞUZTÜRK
Türü: Tarih-Araştırma
Basım Yeri: Gaziyurt Matbaası
-   Nisan / 2002
-   318 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Kilise her zaman bilimin önünde geçilmesi imkansız bir set teşkil ediyordu. ... Reform ve Rönesans'la Kilise'nin sırtını yere getirerek papazların hayatlarındaki yaptırımcı gücünü ellerinden aldılar ve böylece bilimin önündeki seti yıktılar.
         İslam aleminde Hristiyanlığın aksine din bilim ve teknolojiyi teşvik eden bir unsurdu. ... Batıdakinin tam aksine din unsuru hayatımızdan çıkarılınca onunla gelen bilim de hayatımızdan çıkmış oldu. Osmanlılar'ın kesintisiz savaş anlayışının bilimi geri planlara itmesi ve bu yetmiyormuş gibi bilhassa Kanuni döneminde Kanuni'nin kanunları ve bizzat kendi uygulamalarıyla islamın hayatımıza hükmeden vasfının yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlaması o gün bu gündür bizi bilimden uzaklaştırmaktadır. Biz her ne kadar bunun şuurunda olmasak da Batılılar bunun şuurundadır. Bunun içindir ki Kanuni'ye Fransızlar Manyifik (Muhteşem) Süleyman övgüsünü yapmışlardır. Sanıldığı gibi Fransızlara tanıdığı ayrıcalıklardan dolayı değildir. Bunun içindir ki, buna Türk büyüğü varken Amerika'dan başlatılıp dünya turnesine çıkarılan 'Muhteşem Süleyman Sergisi' düzenlemektedirler.

        * Ateşler içinde kıvranan hastalara, günah çıkarmadan önce hekimin yardımı yasaktı. 895'te Nantes Sinodu (din adamları meclisi) bu kararı vermişti. ... Günah çıkarmadan bir hastaya bakmak, hekimlere yasaktı, bunu yapanlar Hristiyanlıktan atılacaklardı.

        * 19. yüzyılda bir Papa çıkıp, insanın kaçıp kurtulmaya kalkışmamak olduğu bir Tanrı cezası olarak gördüğü çiçek hastalığına karşı aşılanmayı yasaklamıştır. / Yaşayanlara Çağrı (Prof. Dr. Roger Garaudy)

        * Tıp tarihinde ameliyatlarda ilk anestezi Müslüman tabiblerce kullanılmıştır.

        * Bugünkü kimya biliminin başlangıcı olan 'Simya bilimi' insanlığın çok eskiden beri uğraştığı bir bilim dalıdır... Konusu genel olarak ruh ile gök cisimleri, fiziki varlıklar, özellikle madenler arasında bağ kurmak, madenlerin değişimini ve özelliklerini incelemek, onlardan ruh ve bedene faydalar elde etmek idi. İlkçağların bu kimya anlayışı daha çok ruhi simya ve Avrupalıların bugün Alchimie (alşimi) dedikleri bilim dalıydı... / İslam'da Bilim ve Teknoloji Tarihi (Doç. Dr. Mehmet Bayraktar)

        * Kul hakkını en çok sevdiğiniz yemekten daha zevkle yediğinizi bile bile hakkımı sizlere helal etmiyorum.

        * Araştırmacı tarihçi Yılmaz Öztuna, Gütenberg için, 'Matbaayı icad etmekle ilgisi olmayan bir usta esnaf' tabirini kullanıyor, matbaanın icadının ona dayandırılmasının tamamen propagandaya dayalı bir aldatmacadan ibaret olduğunu söylüyor.
         ... Günümüze kadar ulaşan tarihi belgeler de matbaanın Gütenberg'den önce keşfedildiğini ortaya koymuştur. Matbaaya ilk defa 9. yüzyılda Türkistan'da rastlandı. 1902'de arkeolojik kazılarda çıkarılan Uygurca metin ve kitaplar bunun delillerindendir. Çinliler, Koreliler, hatta İranlıların da matbaa kurdukları bilinmektedir. Türk, Çin ve Korelilerden klişe tekniği de 14. yüzyılda Hollanda'ya geçmiş, Gütenberg de oradan almıştır.

                                                                   Okuduğum tarih: 6 Eylül 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  01/01/1956'da Kilis'in Polateli ilçesinde doğdu. İlkokulu İslahiye'nin Cevdetpaşa, Dervişpaşa ve Kırıkhan'ın Atatürk ilkokullarında, orta öğrenimini Kilis Ortaokulu ve Kilis Lisesi'nde okudu. İ.Ü.  Kimya Fakültesi'nden mezun olan yazar evli ve iki çocuk sahibi olup halen bir resmi kurumda kimya mühendisi olarak çalışmaktadır.


Keyifli okumalar...

5 Eylül 2014 Cuma

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı / Bizim Ortaçağ'ımız) 2 / Fikret Oğuztürk

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı / Bizim Ortaçağ'ımız) 2 - Fikret Oğuztürk *Yaz Okuma Şenliği 2014* 


Okuma hallerimi güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann

Serinin iki kitabı bitti, sıra sonuncusunda...


Kültüy okumalarıma eşlik ediyor ♥
Mırkhanemize katılma hikayelerini okumak isterseniz buraya lütfen:)


Okuma şenliği defterim için şuraya lütfen:)


Tablonun yapım aşamaları ve stüdyoya geliş aşamaları için de oraya lütfen:)


Kağıthane houseofpaper defterlerim en çok bu kitaba yakıştı:)


Kedi olmadan olmaz:)


Serinin üçüncü kitabını okumaya devam...



Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı / Bizim Ortaçağ'ımız) 2 - Fikret Oğuztürk *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği'nin seri kitap kategorisini seri bir şekilde okumaya devam:))
Listenin 26. sırasındaki '3 kitaplık bir seri' kategorisi dahilinde Fikret Oğuztürk'ün 'Ortaçağ'ı özlüyorum' serisini okuyorum.
Serinin ilk kitabını paylaşmıştım:

Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı) 1 - Fikret Oğuztürk


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:



Üçüncü kitaba da eşzamanlı okuduğum diğer kitaplarımla birlikte dün okumaya başladım.



ORTAÇAĞ'I ÖZLEDİM -2-
ONLARIN ORTAÇAĞ'I / BİZİM ORTAÇAĞ'IMIZ
Yazarı: Fikret OĞUZTÜRK
Türü: Tarih-Araştırma
Basım Yeri: Gaziyurt Matbaası
-   Nisan / 2002
-   287 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Sürekli İngiliz, Rus ve Fransızların tezgahladığı Osmanlıyı yıkma ve yıpratma oyunlarında Ermeniler, Ermenistan hayaliyle isyan ettirilerek piyon olarak kullanılmıştır.

        * 1904 Nisan'ında Ermeni isyanları Sasun tepelerinden ve Muş Ovası'ndan Van'a kadar yayıldı. 13 Nisan da Hükümet bunların üzerine askeri harekat düzenledi. Muş bölgesinde sıkıştırılan Ermeniler,yabancı devletlerin konsolosları aracılığıyla serbest bırakıldı. Bu arada dış basın, Ermenilerin marifetiyle, Türklerin Ermenilere zulüm ve vahşetler konusunda abartmalı haberler yayıyordu. Oysa, gerçek hiç de öyle değildi ve Ermenilerin kendi yayınlarına göre, çarpışmalarda 932-1132 kadar Türk öldürülmüş, sadece 19 Ermeni ölmüştü.

        * 2. Abdulhamid Han'a (21 Temmuz 1905) yapılan saatli bomba suikastını gerçekleştiren Ermeni militanlarına methiyenler dizenler de olmuştur. Okullarımızda göklere çıkarılan ve oğlu Amerika'da papazlık yapan Tevfik Fikret bu militanlar için 'şanlı avcı' tanımlamasını kullandığı şiirinde hedeflerini tutturamamış olmalarının üzüntüsünü de dile getirmiştir.

        * Osmanlı Devleti seferberlik ilan edince, sadakatlerini bildiren Ermeni liderleri Taşnakların İstanbul'daki merkezlerinde toplanarak, taşradaki şubelerine gizli talimatlar gönderdiler. Bu talimatlara göre:
         Eğer Rus ordusu Osmanlı sınırını geçer ve Osmanlılar da gerilerse, Ermeniler hemen silahlı harekete başlayarak, Osmanlılara saldıracak, onları iki ateş arasında bırakacak, gerekli görülen binaları bombalarla uçuracak ve levazım kafilelerini vuracaktı. Osmanlı ordusu ilerlediği takdirde de silahlarıyla birlikte Ruslara katılacak, Türk ordusunda askerlik yapan Ermeniler birliklerinden kaçarak çeteler meydana getireceklerdi.
         Türklerin, moralini bozmak, askerden firar ettirmek için propaganda yapmak, İtilaf Devletleri hesabına casusluk yapmak ve Türk köylerini yakmak, alınan kararlar arasındadır.
         Rusların 31 Ekim'de Doğu Bayazıt'tan ve 1 Kasım'da Erzurum tarafından Osmanlı sınırlarını geçerek ilerlemesi üzerine Ermeniler, planları gereği, bir yandan çeteler kurdular, yolları kestiler, Türk köylerine saldırdılar; bir taraftan da uygun ortam buldukları şehirlerde isyanlar çıkarttılar.
         Bitlis'in Hizan ilçesi Sekur Köyüne gelen jandarmalar şehid edildiler. Ermenileri jandarmaların gözlerini oydular, başlarını taşlarla ezdiler.
         Önce Ermenilerin, sonra da Rusların işgal ettiği Van ve köylerinde, tek bir Türk kalmayıncaya kadar Ermeniler tarafından soykırım uygulandı. ... Zeve ile birlikte 8 köy halkından Ermenilerce topluca katledilenlerden tespit edilebilen savunmasız Türklerin sayısı sadece 3 bindir.
      
        * Karabekir'in bizzat şahit olduğu ve Ermenilerin İngiliz uşaklığını ayrıca Türk düşmanlığının ölçüsünü gösteren şu olay çok ilginçtir:
         Geçen gün 6 yaşındaki bir Ermeni çocuğuna bir hanım vasıtasıyle sordum:
         Büyüyünce ne olacaksın?
         Cevap: İngiliz askeri olacağım da Türkleri doğrayacağım. İngilizler bizim dedemizdir.
                                               İstiklal Harbimizin Esasları (Kazım Karabekir)

        * Serhat şehrimiz Van'da, Ermenilere teslim olmamak için, namuslarına leke getirmemek için; 7 köyde bulunan kadın ve kızların kendilerini kuyulara attığı, Van Gölü kıyısında bulunan bir kaya üzerinden teker teker intihar ettikleri ve şu anda ZEVE mevkiinde bir 'Şehitlik Anıtı'nın yükseldiğini biliyor musun?                                                                Sen Kimsin (İlhan Yardımcı)
  
        * Müslümanlar Ortaçağ'da ilim, fen ve felsefede zirvedeydiler.

        * Ahlak, ilim ve sanayii bakımında Müslümanlar Hristiyanlardan çok daha üstündüler.
                                                                                              Sedillot

        * Müslümanlara bugünkü anlamda telakki etmeye alıştığımız ilimlerin gerçek kurucuları gözüyle bakılmalıdır. Onlar eskilerin hemen hiç bilmedikleri fenni ve ilmi tecrübelerde bulunarak çalışma seviyesine ulaşmışlardır.
                                                                                     Wilhelm Humbolt

        * Unutmamalıyız ki, çağdaş ilimlerin temelini atma şerefi Hz. Muhammed'e inananlara aittir. Bugün istifade ettiğimiz şeylerin hiçbirini ne Hristiyanlığa ne de Kiliseye borçlu değiliz!
                                                                                     Miralay Enkersal

        * Avrupa bir zamanlar dünyaya hakim olan Müslümanların irfan ve teşebbüsünden geniş ölçüde istifade etti... Kültür ve medeniyet öncülerimiz Müslümanlardır.
                                                                                              J. H. Krames

        * Tarihten Müslümanları silecek olursanız, ilmi Rönesansımız asırlarca geri kalır.
                                                                                     Kont Guillaume Libri

        * Eski çağlar medeniyeti İslam Medeniyeti'yle sona erer. Yeni çağ medeniyeti de İslam Medeniyeti'nden doğmuştur.
                                                                           Corco Zeydan (421)

        * İslam dininin bilim konusunda atılım yaptırmasının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz: Bilime teşvik eden Ayetler, hadisleri bilim adamına verilen önem, kitaba verilen önem, eğitime verilen önem ve İslam dinini ibadetlerinden namaz, oruç, hac gibi konuların zamanla, yönle, ayla güneşin hareketleri ile ilgili oluşu.

        * Hadisler-
         Kıyamet gününde üç sınıf insan şefaat edeceklerdir. Bunlar peygamberler ve sonra alimler, sonra da şehidlerdir.
         Allah elçisi, faydasız ilimden Allah'a sığınmaktaydı.
         Bilgiyi gizleyenin Kıyamet Günü'nde ağzına ateşten gem vurulacaktır.
         Kim ilim öğrenmeye çalışırsa geçmiş günahları affolur.
         İlim öğrenmek için yola çıkan kimseye Allah, Cennetin yolunu kolaylaştırır.

        * İbni Mübarek, 'Okumadan büyüklük isteyene şaşarım', derdi.

        * Bir şair şöyle demişti: 'Nadan (cahil) ile sohbet etmek güçtür bilene. Çünkü nadan ne gelirse söyler diline'.

        * Kuran'da: 25 yerde bilgisizliği kötüler. 763 yerde akla hitap ederek düşünceye sevketmektedir. 65 yerde akıl ve düşünmenin önemini belirtmektedir. Bir kısım surelerin başlarında yer, gök, Güneş, Ay, gece, gündüz, yıldız gibi tabiattaki yaratıklara yemin edilmesi onlardaki sırrı araştırmaya teşvik manası taşımaktadır.
         Kuran ayetlerinde hukukla ilgili 250 ayete yer verirken, 750 ayetinde tabiatı araştırıp incelemeye teşvik ediyor, akılları en iyi bir şekilde kullanmaya yöneltiyor. Bu ayetlerden 350'sinin tamamen insan, 50 kadarının da bizzat tabiat, yer ve gökleri araştırmakla ilgili oluşu dikkat çekicidir.
Kuran'ın birçok ayetleri 'Düşünmezler mi?', 'Akıllarını çalıştırmazlar mı?' şeklinde biter.

        * Farabi Şam'dan o zamanlar Akdeniz kıyılarının en önemli limanlarından biri olan Askalan'a gitmek isterken, yolda eşkiyalarla karşı karşıya gelmiştir.
         Haramiler eşya ve hayvanları ile birlikte kitaplarını da gasp etmek isterler. Büyük bilgin ise kitapları almamaları şartıyla eşya ve hayvanlarını vermeyi kabul ederse de, eşkiyalar yanaşmaz. Bunun üzerine Farabi tek başına onlarla vuruşmaya başlar. ... aldığı yaraların tesiriyle orada vefat eder. Bu hadiseyi duyan Seyfüddevle (hükümdar) büyük bir üzüntüye kapılmıştır. Eşkiyaları hemen yakalatarak, Farabi'yi defnettirdikten sonra onun mezarı başında idam ettirir. / Farabi (Mirac Serhendli)                                 



- Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/19
         ... bir tarafatan da...

        * Sf/82
         ... bügün ...

                                                                         Okuduğum tarih: 5 Eylül 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  01/01/1956'da Kilis'in Polateli ilçesinde doğdu. İlkokulu İslahiye'nin Cevdetpaşa, Dervişpaşa ve Kırıkhan'ın Atatürk ilkokullarında, orta öğrenimini Kilis Ortaokulu ve Kilis Lisesi'nde okudu. İ.Ü.  Kimya Fakültesi'nden mezun olan yazar evli ve iki çocuk sahibi olup halen bir resmi kurumda kimya mühendisi olarak çalışmaktadır.



Keyifli okumalarınız olsun...

3 Eylül 2014 Çarşamba

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı) 1 / Fikret Oğuztürk

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı) 1 - Fikret Oğuztürk *Yaz Okuma Şenliği 2014*


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak Instagram'dan takip etmek isterseniz kullanıcı adım: okuyann

Serinin ilk kitabı okunurken sırada bekleyen devam kitapları:)



Mırk mırkksız olmaz:)


Kitaplık pozları:))

Dıştan:)


İçten:))


Mırk mırkkk:)


Gece okumaları...


Gündüz okumaları:))


♥ Aşkım ♥


Bir mırkk olmalı:))


Yaz okuma şenliği defterime bakmak isterseniz buraya lütfen:)


Fotoğraf halleri:)


Kitaplık pozlarına devam:)


Keyifli okumalar...

Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı) 1 - Fikret Oğuztürk *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' okumalarım hızını aldı gidiyor:) 
Listenin 26. sırasında '3 kitaplık bir seri veya aynı kitaptan 3 seri' kategorisi dahilinde Fikret Oğuztürk'ün 'Ortaçağ'ı Özledim' serisini okuyorum. 
Saygıdeğer Fikret Bey'i ve çok sevgili eşini uzun yıllar önce Antoloji sitesi sayesinde tanımıştım. Şiirlerle güzel bir köprü kurulmuştu aramızda. Bu güzel aileye çok değer verir, sayar ve severim. 

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Ortaçağ'ı Özledim (Onların Ortaçağ'ı) 1 / Fikret Oğuztürk





ORTAÇAĞ'I ÖZLEDİM -1-

ONLARIN ORTAÇAĞ'I
Yazarı: Fikret OĞUZTÜRK
Türü: Tarih-Araştırma
Basım Yeri: Gaziyurt Matbaası
-   Nisan / 2002
-   290 sayfa

* Okurken çok fazla not tuttum, bir kısmını paylaşıyorum.


Kitaptan Alıntılar;
    
        * Drakula, her ne kadar filmlerdeki gibi kan emen veya gündüzleri gün ışığına çıkamayan bir ölümsüz değilse de, yaşamış gerçek bir kişidir. Yaptığı işkence ve zalimliklerden dolayı Ulahlar kendi lisanlarında cellat anlamına gelen 'Çpelpuç' Macarlar ise Macarca da şeytan anlamına gelen 'Drakul' ismini vermişlerdir. Biz 'Kazıklı Voyvoda' olarak biliriz. Esas ismi 'Vlad Tepeş' olup Eflak (Romanya) prensidir.

Tevrat'ı Değiştirenler Niçin Değiştirdi...

        * Bir kısım fanatik yahudiler yani bazı bağnaz yahudi kolları, Tevrat'ın talimatları doğrultusunda tarih boyunca bir çok insanı kanlarını kullanmak için öldürmüştür. Tevrat'taki talimat şöyledir:
         'Yiğitlerin etlerini yiyeceksiniz ve Dünya beylerinin kanını, koçların, kuzuların ve ergeçlerin, kanını içeceksiniz... Ve sizin için kestiğim kurbandan, doyuncaya kadar yağ yiyeceksiniz ve sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz. / Tevrat Hezekiel 39. Bap (18-19)
         Bunun içindir ki, 'Yahudilerin yılda en az bir kere Yahudi olmayan insanların kanından bir damla içmesi vaciptir.' / Akrebin Kıskacında Güneydoğu (Birlik Araştırma Grubu)
         'Yahudilerin, kanlarını almak için yahudi olmayan pek çok insanı, özellikle çocukları, öldürüp kanlarını çektiklerine dair tarihte, özellikle Avrupa'da, sayısız soruşturmalar, mahkemeler yapılmıştır. Yahudi ansiklopedisi The Universal Jewish Encyclopedia bu konuda tarihte olmuş 150 kadar mahkeme anlatmaktadır. Bazı mahkemelerde Yahudiler bu korkunç gerçeği itiraf etmişler, çocukları nasıl kaçırdıklarını, kanlarını nasıl aldıklarını detaylarıyla anlatmışlardır.
      
        * Yahudiler Kabbala (gelenek), Tevrat ve Talmut (ders) isimli üç kitapla içiçe yaşarlar. Bu kitaplardan Kabbala Tevrat'tan önce Yahudilerin ırkçılık da dahil olmak üzere bütün azgınlıklarının kitap haline getirilmiş şekliydi. Tevrat'ı değiştiren Kabbalist Hahamlar Kabbala'ya göre değiştirmişlerdir. Buna Yahudi Kavminin eğilimlerinin meşrulaştırılması da diyebiliriz. Bunun içindir ki yeryüzünde en dindar insanlar Yahudilerdir. Çünkü nefislerinin emrettiği hiçbir şey ama hiçbir şey Tevrat'ta menedilmemiştir.
         ... Talmut, Tevrat'ın yorumu niteliğindedir. Milattan sonra 2. yüzyılda Haham Nasi Yuda tarafından oluşturulmuştur. Talmut'a göre dünya Yahudilerindir. Yahudi olmayan birisinin malı, onu ilk bulan Yahudinindir. Yahudiler bütün ırklardan üstündür. Diğer milletlerin tohumu hayvan tohumudur. Yahudi olmayan birisi bir Yahudiyi döverse, Yahudi olmayanın cezası ölümdür. Eğer Yahudiler olmasaydı, yeryüzünden bereket kalkardı, araya güneş gireri yağmur kesilirdi. Diğer bütün insanlar köpektirler, domuzdurlar. Diğer insanların evleri, pis hayvanların ağılı gibidir. Yahudi olmayanlar şefkat ve merhamet göstermek yasaktır. Yahudi olmayanlar hem Yahudinin hem de Allah'ın düşmanlarıdır. Yahudi olmayanlara yapılan her iyilik bir hatadır, her kötülük ise Allah'a yaklaşmaktır. Bütün yeryüzü Yahudinin mülküdür. Yahudi olmayanların elinde bulunan yerler Yahudiden zorla alınmıştır. Her türlü çareye başvurarak bu yerler alınmalıdır. Yahudinin kendi kardeşinin malını çalması haramdır. Başka milletten olanların malını çalması ise vaciptir. Çünkü dünyanın serveti Yahudi için yaratılmıştır. Bu servetleri hangi yolla olursa olsun ele geçirmeleri gerekir. / Çağdaş Dünya Dinleri (Prof. Dr. Abdulkadir Şeybe)

        * ... Tevrat'ta Cenneti Cehennem, Öbür Dünya veya bunları çağrıştıracak ifadeler yer almaz. Hesap Günü yoktur. Ne varsa bu dünyada vardır. Her şey mübahtır. Tanrı İsrail oğullarını özel yaratmıştır. İnsan sadece kendileridir. Diğerleri ise Tevrat tabiriyle 'Kır Hayvanları'dır. Kendi dillerinden diğer insanlar 'Goyimler'dir. Bu ise Yahudi olmayan insan görünümündeki hayvan demektir. Aslen Yahudi olan Darwin'in Evrim Teorisi yani maymundan gelme masalı Yahudi olmayanlar için geçerlidir. Bütün insanlar maymundan gelmiştir; fakat Yahudiler Tanrı tarafından özel yaratılmıştır. Topraktan yaratılan Adem ve ondan türeyenler İsrail ırkıdır.

        * Tevrat'ta 432 kez altın, 328 kez de gümüş kelimesi geçmektedir. Ayrıca safir, yakut, elmas, yeşim gibi bütün kıymetli taşları isimleri defalarca zikredilir. Şekel ve para kelimeler hemen hemen her sayfasında rastlanılan kelimelerdir. Yahudilerin asırlar boyunca dünyanın her yerinde sarraflık ve tefecilik yapmalarının Tevrat yönlendirmesi olduğu açıktır. Sözün kısası Tevrat altına, gümüşe, paraya, mala yani dünyaya tapma kitabıdır. Yahudi de zaten bunlara tapar.
    
        * Önemli bir sapkınlıkları da ensest yani aile içi cinsel ilişkidir. ... Ensest anlayışını Tevrat'a yerleştirerek adeta kutsamışlardır. Tevrat'tan bazı örnekler bunu apaçık ortaya koymaktadır. İşte çarpıcı örnekler:
         'Ve büyük kız küçüğüne dedi: Babamız kocamıştır ve bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek için memlekette erkek yoktur; gel, babamıza şarap içirelim ve babamızdan zürriyeti yaşatmak için onunla yatarız. Ve o gecede babalarına şarap içirdiler; ve büyük kız girdi babasıyla yattı ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi. Ve vaki oldu ki, ertesi gün büyük kız küçüğüne dedi; işte, dün gece babamla yattım; bu gece de ona şarap içirelim ve babamızdan zürriyet yaşatmak için gir, onunla yat. Ve o gece dahi babalarına şarap içirdiler ve küçük kız kalkıp onunla yattı; ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi. Lut'un iki kızı böylece babalarından gebe kaldılar. Ve büyük kız bir oğul doğurdu ve onun adını Moab çağırdı; o bugüne kadar Moabların atasıdır. Ve küçük kız, o da bir oğul doğurdu ve onun adını Ben-ammi çağırdı; o bugüne kadar Ammonoğullarının atasıdır. / Tevrat Tekvin 19. Bap (31-38)
         Yahudinin kitabında peygamberi kızlarıyla cinsel ilişkiye sokuyor yani ensesti kutsallaştırıyor.

        * Ve gerçekten kızkardeşimdir, kendisi babamın kızıdır, fakat annemin kızı değildir; ve benim karım oldu. / Tevrat Tekvin 20. Bap (12)

        * İki menem, sanki bir çift geyik yavrusu, zambaklar ara Gözlerinin bir bakışı ile, gerdanını tek zinciri ile gönlümü kaptın. Okşamaların ne güzel, kızkardeşim, yavuklum!... Ey yavuklum bal damlatır dudakların; balla süt senin dilinin altındadır; esvabının kokusu da, sanki Libnan kokusu. Kızkardeşim, yavuklum, kapalı bir bahçedir; kapalı bir kaynaktır, mühürlenmiş bir pınardır. /  Tevrat Neşideler Neşidesi 4. Bap (5, 9-12)

        * Fahişelik ettikleri zaman kızlarınızı ve zina ettikleri zaman gelinlerinizi cezalandırmayacağım. Tevrat Hoşea 4. Bap (14)

        * İnsanları katletmek Tevrat'ın emridir. Yahudi fırsat bulursa bunu bir ibadet olarak yapar. Fırsat bulamazsa insanları birbirine kırdırarak yapar. İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinde patlayan atom bombasını yapan 23 bilim adamının tamamı Yahudi idi. Atom bombasının atılma talimatını veren Amerikan Başkanı Truman da Yahudi idi. Sonuç 118.000 masum sivil eriyerek veya yanarak bir anda ölmüş, 109.000 sivil de yaralanmıştı. / Yahudilik ve Kapitalizm (Bilim Araştırma Grubu)

        * Katliamcılığın haricinde Yahudi olmayanların mallarını çalmak ve soymak da Yahudi için Tevrat emri ve ibadet mertebesindedir.
  
        * İsrail'i ayakta tutan tek ekonomil güç terördür. Sirilankaya'ya Tamil Gerillalarını etkisizleştirmek için hücumbot satan İsrail Tamillilere de hücumbotsavar satar. Telaviv'deki Mossad eğitim alanının bir ucunda Sirilanka devlet güvenlik güçlerine antiterör eğitimi verirken, diğer ucunda Tamillilere terör eğitimi verir. Bu işleri öyle astronomik rakamlarla yapar ki, gün gelir Sirilanka borç altında ezilir. Borcunu ödeyemeyecek durumlara düşürülür. Mossad, Sirilanka'ya el altından bir baraj projesi hazırlar. Uluslararası finans kurumlarından kredi temin eder, fakat bu paranın bir doları dahi Sirilanka'ya gitmez tamamı İsrail'e gider. İsrail kağıt üzeri korsanlıkta borcunu tahsil etmiştir zavallı Sirilankalılar hala emeli atılan barajın yapılmasını bekliyorlar. Dünyada rüşvetin en az olduğu şirin Sirilanka'da, Sirilankalılar barajın yapılmasını daha çok bekleyeceklerdir. İsrail terör sayesinde hem para kazanmakta hem de insanları birbirine kırdırma ibadetini yerine getirmektedir. / Mossad İhanet Çemberi (Victor Ostrovsky / Claire Hoy)
Sirilanka

İncil'i Değiştirenler Niçin Değiştirdi...

        * İncil, Yunanca iyi haber anlamına gelen 'Evenjelüs'den gelmektedir. Hz. İsa'nın sağlığında, gerek Romalıların zulüm ve baskılarından, gerekse Yahudilerin fitneliklerinden dolayı İncil yazılamamıştır. Hz. İsa'nın sağlığında hatta Allah katına alınışından birkaç yıl sonraya kadar. Hz. İsa taraftarlarına her türlü eziyet ve işkenceyi reva gören bir şahıs çıkarak Hz. İsa'nın bu dünyadan ayrılmasından sonra kendisiyle görüştüğünü iddia etmiş ve bugünkü Hristiyanlığın temellerini atmıştır. Karşımıza bazen Saul bazen Paul olarak çıkan ve Hrstiyan aleminde Aziz Paul olarak anılan bu zat İncil'de Hz. İsa ile karşılaşmasını anlatıyor.

        * İlk İnciller Hz. İsa'dan 60-70 yıl sonra ortaya çıkmıştır. Birbirini tutmayan, yazanı belirsiz ve kaynağı belirsiz 300'den fazla İncil piyasada dolaşmaya başlamıştır. 
         Ahlak mevhumundan mahrum ve hiçbir zaman samimi bir Hristiyan olmayan Bizans İmparatoru Konstantin hristiyanlığı tahtının devamına yararı olur düşüncesiyle kabul etmişti. ... işine gelmeyen İncil'lere geçit vermemek için M.S. 325 yılında İznik (Nicaea) Konsil'ini toplattırdıç bu Konsil'e 2048 papaz katılmıştı. / Yaşayanlara Çağrı (Prof. Dr. Roger Garaudy)
      
        * Emperyalist bir İmparatorun istediği dini anlayış insanların kuzu gibi teslimiyetçi olmasıydı ve de öyle bir dini anlayış çıktı. Dört İncil meşru kabul edildi. Bunlar Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleriydi. Diğer İnciller yasaklandı ve bulunduranlar ölümle cezalandırıldı. Bugün Hristiyan aleminde bu dört İncil bir arada kiliselerde yürürlüktedir.
  
        * Din adamlarının özel mahkeme ve özel vergileri vardı. Halka dilediği gibi hükmediyorlardı. Özel toprakları vardı ki ülke arazisinin dörtte biri kadardı.

        * Ku Kulx Klan, Amerika'daki zencilere karşı Hristiyan beyazların 1865'tde kurdukları bir zulüm örgütüdür. ... Güya Amerikan hükümeti bir müddet sonra bu örgütü yasakladı. 1915 yılında Atlanta'da, Methodist papaz William Joseph Simmons tekrar canlandırdı. Bu defa papazlar seyirci değildi. Katliam emirlerini bizzat bir papaz veriyordu. / Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi 14. Cilt
         Bu zavallı zencileri, Ku Kulx Klan'cıların ataları, 1500'lü yılların başlarından itibaren kendi topraklarından ve milletlerinden zorla kopararak ta buralara kadar getirmişlerdi. Hala ismine Köle Kıyısı denilen Gine Körfezi'nde 1482'de kurulan Sao Jorge Kalesi köle ticaretinin başlıca üssü haline gelmişti. ... Köle tacirlerinin memleketi olan Nantes, Bordeaux, La Rochelle, Bristol, Lizbon, Amsterdam ve Anvers bugünkü zenginliklerini köle ticaretine borçludur. / Thema Larousse Tematik Ansiklopedi 1. Cilt

        * ... zenci ömür boyu köleydi. Hatta çocuklarına da geçiyordu kölelik. Bir kölenin vaftiz edilmesiyle yani Hristiyan olmasıyla o çocuğun kölelik durumunun değişmeyeceği Virginia'da çıkarılan bir kanında 1667'de karara bağlanır. / Mesaj Dergisi Sayı 61

        Lousiana Anayasası'nda şöyle bir madde vardı: Kölelerin durumu kayıtsız şartsız hiçbir biçimde değiştirilemez. Köle efendisinin ve onun ailesinin emirlerine kesinlikle uyacaktır. İtiraza hakkı yoktur. Richmond şehrinin bir kararnamesi ise: Zenciler sokakta bir beyazla karşılaştıklarında hemen gözden kaybolmalıdır, diyor..
        
         Charston şehri ise zencilerin sigara içmelerini ve baston kullanmalarını yasaklıyordu. Çünkü bu fiiller ancak şerefli insanların yapabileceği işlerdendi. ... Okuyup yazmaları yasaktı. Zenci kadınlar efendilerinin her türlü isteğine -evet- demek zorundaydılar.

         Amerikan Adalet Bakanlarından Roger Tany, 1857 yılında Yüksek Mahkeme Başkanı önüne gelen bir dava için şu kararı verecektir: Amerika'da yaşayan Afrikalılar, özgür bile olsalar aşağı tabaka insanlarındandır. Siyasal hakları yokturç yurttaşlara verilen haklardan yararlanmaları söz konusu değildir. Olsa olsa beyazlar kendilerine hak verirlerse onları kullanma hakları vardır. Gerekçesi ise hayli ilginçtir: Barbar bir memleket olan Afrika'dan getirilmiş kölelerin çocukları tam anlamıyla yurttaş değildir. / Mesaj Dergisi Sayı 61

        * Haçlı fikri ilk defa 1049-1054 yılları arasında Papalık yapan Papa 9. Leon tarafından ortaya atılmıştı. 11. yy papası 2. Urbain 1095'te Clairmond-Ferrand'da 1. Haçlı seferi için propaganda konuşmalarını başlatmıştı. Daha önceleri para karşılığı dağıtılan cennetten arsa ve günahların bağışlanması belgeleri şimdi bedavadan Haçlı seferlerine katılacaklara dağıtılıyordu. / Demokrasi (Prof. Dr. Muhammed Kutub)

        * Fransız tarihçisi Louis Pierre Anquetil Haçlı Seferleri'ne katılan gönüllüler arasında dini hislerle hareket eden çok az insan bulunduğunu söylemektedir. / Vahşi Batı (Dr. Sedat Cereci)

        * Fransa'da din alanında kardinalliğe kadar yükselen ve 1726'dan, 1743'te ölümüne kadar başbakanlık yapan Rahip Fleury Haçlı Seferleri için şunları söylemiştir:
         Haçlı Seferleri, borca boğulmuş kimselerin borçlarından kurtulmak için; Kilise nizamlarına uymamaktan disiplin cezalarına çarptırılmış ruhbanların affedilmeleri için, Manastırın ağır havasına dayanamayan rahiplerin manastırı terk edebilmeleri için; fahişelere mesleklerini daha serbestçe icra imkanı bulabilmeleri için fırsatlar ve kolaylıklar bahşediyordu. / Batı'nın Doğu Politikasının Ahlaken İflası (Ahmet Rıza)

        * Yalnızca Portekiz'in dört şehrinde engizisyon mahkemelerinde yargılanıp cezası infaz edilen masum insanların sayısı 50 bin civarındadır. Engizisyon mahkemesi Portekiz'de 281 yıl süreyle nice masum insanın canına kıymıştır. / Vahşi Batı (Dr. Sedat Cereci)

        * Hitler'in Almanyası... Ya da ABD'nin İsrail'i... Aynı Batı... Değişmez vahşet...

        * Günümüzde Avrupa'da bilhassa Paris'te parfümeri ensdüstrisinin çok gelişmiş olması, Avrupalı'nın asırlardır temizliği günah sayışının neticesi olarak leş gibi kokması ve bu kokuyu örtmek isteyişinin ürünüdür.
         Dr. Cabanes'den yapılan bir tecüme:
         Ortaçağ sonlarına doğru yalnız evlerde değil, asiller ve zenginlerin saraylarında da hela (tuvalet) yoktu. İhtiyaçlarını gidermek isteyenler, altında bir çeşit oturak bulunan iskemlelerine oturarak rahatlar; bu iskemleyi de odalarının bir bölmesinde gizlerlerdi. / Yalan Söyleyen Tarih Utansın (Mustafa Müftüoğlu) 7.Cilt
         Bahsi geçen oturakların pis kokusunun yayılmaması için kapaklı birer kutu içine konulduğu birer kutu içine konulduğu ve yatağın başucunda (kadın ve erkeğe ait) iki adet sağlı sollu konulduğu, zamanla bu kutuların yatak odası takımlarında komidin olarak günümüzde bizim de evlerimizi şereflendirdiğini acaba biliyor muyduk?

        * Avrupalılara göre banyo yapmak aklı giderir, beyni sulandırır ve büyük günahtır. Bu düşüncede de başı hep İspanya çeker.

        * İslam kötü davranışlarından dolayı ceza vermek amacıyla hayvanları hapsetmeyi kesinlikle yasak etmiştir. Bunun yanında onları ölüme atmayı, kanlı ve sert oyunlara alet etmeyi de yasaklamıştır.
         Peygamber aynı zamanda hayvanlara karşı gaddarca dvranmayı da yasak ediyordu: Bir kadın bir kediyi besinsiz hapsetmiş ve rızkını aramaya salıvermemiş olduğu için cehennem azabına müstehak olmuştur, demiştir.

        * Yahudilerin Talmud'un göre kadın, dini okullara alınmaz. Çünkü hafif akıllıdır ve ona din eğitimi şart değildir. Haham Eliazer'e göre 'Kim kızına tevrat öğretirse, ona kötü bir şey öğretmiş olur' / Cevab Vermedi (Dıya-ül Kulüb) (Harputlu İshak Efendi)



^-^ KEDİLER ^-^

        * Bir kadın bir kediyi besinsiz hapsetmiş

        * Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar...

- Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/22
         ... yeralmaz.

         ... gelmiştir;fakat...

        * Sf/22
         ... bıraktırılıyor. dikkat...

                ... ceylen yavrusu...
           
        * Sf/37
         ... oluy-
         or.

         ... elaltından...

        * Sf/38
         ... rüşvetin en az olduğu şirin Srilanka da, Sirilankalılar barajın yapılmasını...

        * Sf/41
         ... sebe-
         ple...

        * Sf/42
         Birbirni tutmayan...

        * Sf/55
         ... bu sakat anlayış asırlarca Avrupa da hekimliğin yasaklanmasına neden olmuştur.

        * Sf/85
         ... Gine Körfezin'nde...

        * Sf/86
         ... köle varken 1850'ler de...

         Ahmet Bin bella...

        * Sf/89
         ... haklardan yararalanmaları...

        * Sf/98
         ... yılları arsında...

         ... propoganda...

        * Sf/138
         Yerlilerde...

        * Sf/164

         ... sömürgecilkten...
                                                   Okuduğum tarih: Eylül 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  01/01/1956'da Kilis'in Polateli ilçesinde doğdu. İlkokulu İslahiye'nin Cevdetpaşa, Dervişpaşa ve Kırıkhan'ın Atatürk ilkokullarında, orta öğrenimini Kilis Ortaokulu ve Kilis Lisesi'nde okudu. İ.Ü.  Kimya Fakültesi'nden mezun olan yazar evli ve iki çocuk sahibi olup halen bir resmi kurumda kimya mühendisi olarak çalışmaktadır.


Keyifli okumalarınız olsun...