jon fosse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jon fosse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2017 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Sabahtan Akşama / Jon Fosse

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

Sabahtan Akşama - Jon Fosse


Isaac ve Külkedisi 


Külkedisi 

Kültüy 


Defterimden...


Isaac ve Külkedisi 


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Külkedisi 


Sabahtan Akşama - Jon Fosse

MonoKL dilimize çok güzel kitaplar kazandırdı. Dünya edebiyatından çok başarılı seçimler yapıp biz okurlara sunuyorlar. Bugüne dek MonoKL Kitap'tan okuduğum kitapların her biri farkını hissettirdi.
Sabahtan Akşama da hem yazarın tarzı hem de konusu itibariyle enteresan bir kitap. Sabahtan akşama, başından sonuna, başlangıçtan bitişe, doğumdan ölüme bir arayış... Johannes'in dünyada geliş ve gidiş yolculuğunu tabiri caizse noktasız virgülsüz okuyoruz. Yok, yanlış oldu, düzelteyim: noktasız ve bol virgüllü okuyoruz:)
Jon Fosse'nin noktalama işaretlerinde tasarrufa gitmiş. Tüm kitap boyunca sadece virgül kullanmış. Sonunda dahi nokta yok. Yani ucu açık ve devam eden bir roman:)


MonoKL Edebiyat'tan okuduklarım:

Kumların Kadını - Kobo Abe

Gizemler - Knut Hamsun

Geliş - Neden Buradalar? / Ted Chiang



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


SABAHTAN AKŞAMA
Yazarı: Jon FOSSE
Orijinal Adı: Morgon og Kveld
Türü: Roman
Yayın Hakları: MonoKL Yayınları
-   Birinci Basım: 2016 Kasım
Kapak Tasarımı: David A. Gee
Norveççeden Çeviren: Deniz Canefe
-   103 sayfa


 Kitaptan Alıntı;

        * ... bütün o sesler, o kesintisiz uğultu, a a daha daha a a a daha a of o o böyle a e a , hışırtılar, çıtırtılar, a ırmak ve sallantı i a e a i e a e su ea ve e o a her şey öyle öyle a öyle çok ve gürültülü, bütün o korkunç sesler, ıkın e a e ve şu keskin soğuk a a pürtüklü taşın bir ucundan ötekine, bir a'dan öbürüne ilerleme ve o'yla kesilen her şey, kollarda ağrı, kıvrılıp bükülen parmaklar ö ve huzurlu sıvı e a o a, sert uğultular, gürültüler e'ler a a evet a ve ardından nereden çıktığı belirsiz düşüveren keskin ışıklı bir ü, artık kımıltısız değildi, köpürüyordu ardından bir ses ve bir şey onu bir şeylerin içine fırlatmış gibi oldu, sonra eller...


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 58
         ... Johhannes...

                                                                  Mayıs 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Jon Fosse, 1959 yılında Haugesund'da doğdu. Norveçli oyun, öykü ve roman yazarıdır. Son dönem Norveç edebiyatının dünya edebiyatına armağan ettiği en önemli yazarlardan birisi sayılmaktadır. 2015 yılında Andvake, Olavs Draumar ve Kveldsvaevd (Monokl yayım programındadır) ile Nordic Council's Literature Prize'a layık görülmüştür.
         Monokl, Jon Fosse'nin kitaplarını yayımlamayı ve okuyucusuna dünya edebiyatının farklı tatlarını armağan etmeyi sürdürecektir.


ARKA KAPAK –

Johhannes ayakta durmuş tepelere, çayırlara, kayalıklara, evlere bakıyordu, iskeleye, kıyı şamandırasına bağlı kendi küçük kayığına, iskeledeki ambarlara bakıyordu, yol boyunca uzanan evleri, kulübeleri gördü, bütün bunlar karşısında yoğun duygulara kapıldı, çünkü çayırlar ve geri kalanlar, bildiği ne varsa, onun bu dünyadaki yeriydi, onundu hepsi, tüm o tepeler, ambarlar, kıyıdaki kayalar ve onları bir daha hiç böyle göremeyeceği duygusuna kapıldı, ama içinde kalacaklardı, kendisi olarak, bir ses olarak, evet, neredeyse bir ses olarak içimde kalacak, diye düşündü Johannes, ellerini kaldırıp gözlerini ovuşturdu, hepsinin ötesinde gökyüzünde, her bir duvarda, her bir taşta, her şeyde bir pırıltı vardı, tüm tekneler parlıyordu ve artık anlamıyordu Johannes, bugün hiçbir şey eskisi gibi değildi, bir başkalık vardı, ama ne olabilir bu, diye düşünen Johannes anlayamıyordu
-Jon Fosse-


30 Aralık 2016 Cuma

Monokl Kitap'tan Yeni Kitaplar...

Monokl Kitap'tan kapak tasarımlarıyla beni cezbeden üç yeni kitap...
İlk fırsatta okumak için sabırsızlanıyorum.

Kültüy 


Fender ve Kültüy 


* Hırsıza Her Gün Bayram - Teju Cole

Arka Kapak yazısından...

"Hırsıza Her Gün Bayram bir romancık, bir seyahatname ve hırsızlık yöntemlerinin uzun bir listesi. Nijerya'nın sosyal normlarının tetkiki, bir yabancının ağıtı, bir fotoğraf albümü. Cole'un böyle bir şeyi başarması bile tek başına övgüye değer. Bu kitabın bir ilk kitap olması ise yalnızca olağanüstü."
-The A.V. Club-

"Öykücülük ve mekân, sürgün ve dönüş üzerine aydınlatıcı bir deneme… olağanüstü." 
-San Francisco Chronicle-


"[Teju] Cole, Baudelaire'in izinden giderek yürüyüşçü kent gezginleri geleneğini sürdürüyor. Alfred Kazin, Joseph Mitchell, J. M. Coetzee ve sıklıkla karşılaştırıldığı W. G. Sebald gibi Cole da edebiyata zamanın ruhuna uygun kendi has üslubunu katmakta." 
-The Boston Globe-

"Canlı, etkileyici... Cole parçalı bir anlatı, bir tefrika dizisi kuruyor ve yankılanmaya bırakıyor."
- The New York Times Book Review-


Fender 


* Öyle Şeyler Ki - Amy Leach

Arka Kapak yazısından...
"Ben bir Trappistim, tıpkı ağaçlar gibi," diye düşündü zambak; kendisini esintiye bıraktı ama yine de ona tek kelime bile etmedi. "Ben bir Trappistim, tıpkı zambak gibi," diye düşündü dere; inci gibi parlak turuncu balıklarla dolup taştı ama onlarla sohbet etmek istemedi. "Bizler Trappistiz, tıpkı dere gibi," diye düşündü yağmur damlaları, bulutların tatlı suyuyla göleti doldururken veya düşmüş bir kirazın suyuna karışırken yahut da toz toprak içinde hareketsiz dururken; hiçbir yerde kendilerini tanıtma gereği görmediler. "Ben bir Trappistim, tıpkı yağmur gibi," diye düşündü ağaç; suskun yağmurun, ılık yapraklarından toprağa süzüldüğünü hissetti; ıslak kuşlar geri döndü, ağaç ise hiç konuşmadı. "Ben bir Trappistim, tıpkı ağaçlar gibi," diye düşündü Trappist ormana doğru yürürken. Zambak, dere ve balıklar ve yağmur onu duygulandırdı; o ise hiçbir şey söylemedi.
Sessizlik yemini etmişlerdi.
-Amy Leach-

"Bu küçük cesur kitapta evrenin harikaları sergileniyor. Amy Leach'ın eşsiz sesi yankılanıyor ve mest ediyor. Kimse şimdiki zamana ondan daha iyi hayat veremez: saf bir uçuş deneyimi sağlıyor." 
-Lawrence Weschler-


Kültüy 


* Sabahtan Akşama - Jon Fosse
Arka Kapak yazısından...

Johhannes ayakta durmuş tepelere, çayırlara, kayalıklara, evlere bakıyordu, iskeleye, kıyı şamandırasına bağlı kendi küçük kayığına, iskeledeki ambarlara bakıyordu, yol boyunca uzanan evleri, kulübeleri gördü, bütün bunlar karşısında yoğun duygulara kapıldı, çünkü çayırlar ve geri kalanlar, bildiği ne varsa, onun bu dünyadaki yeriydi, onundu hepsi, tüm o tepeler, ambarlar, kıyıdaki kayalar ve onları bir daha hiç böyle göremeyeceği duygusuna kapıldı, ama içinde kalacaklardı, kendisi olarak, bir ses olarak, evet, neredeyse bir ses olarak içimde kalacak, diye düşündü Johannes, ellerini kaldırıp gözlerini ovuşturdu, hepsinin ötesinde gökyüzünde, her bir duvarda, her bir taşta, her şeyde bir pırıltı vardı, tüm tekneler parlıyordu ve artık anlamıyordu Johannes, bugün hiçbir şey eskisi gibi değildi, bir başkalık vardı, ama ne olabilir bu, diye düşünen Johannes anlayamıyordu
-Jon Fosse-

"Fosse, İbsen ve Beckett'le kıyaslanıyor. Ama bundan daha fazlası var: Fosse ateşli bir şiirsel yalınlıkla yazıyor." 
-The New York Times-

"Fosse'nin yazdıkları hem çok yalın hem de çok derin. Anlatı tarzında uyumayan bir heyecan var. O, dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar herkesin içinde olduğu durumlar hakkında yazıyor." 
-Bergens Tidende-


Kültüy ve Fındık ve Spocky 


Kültüy 


Fender 


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Fender ve Kültüy