mavi gözler siyah saçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mavi gözler siyah saçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2016 Salı

Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi - Marguerite Duras

Marguerite Duras okuduğum her kitabıyla ne kadar özgün bir yazar olduğunu ispat ediyor benim gözümde.
Anlatımında kimi zaman kapalı ama akıcı ve yoğun bir yan var.
Bu kitabını ikinci el olarak Diren Kitapçı'da bulup aldım. 
İsmi gibi Lol V. Stein'ın kendinden, gençliğinden ve yaşadıklarının etkisinden geçişini okuyoruz. Bu arada biz de hayatının içinden geçiyoruz.


Marguerite Duras paylaşımlarım için:

Yazmak - Marguerite Duras



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


LOL V. STEİN'IN KENDİNDEN GEÇİŞİ
Yazarı: Marguerite DURAS
Orijinal Adı: La Ravissement de Lol V. Stein
Türü: Roman
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
-   1. Baskı, 1989                   2. Baskı, 1995
Kapak Tasarımı: Ümit Kıvanç
Çeviri: Onur Cankoçak
-   136 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Cümle az önce öldü...

        * Bir çığlığı içimde boğdum...

        * Kalbim uyuyor.

                                                                           Kasım 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Marguerite Duras (4 Nisan 1914, Gian-Dinh - 3 Mart 1996 Paris), Fransız yazar.
1914'te Saygon yakınlarındaki Gian-Dinh'de doğdu. Fransa'ya döndüğü 1932'ye kadar çocukluğu ve ilk gençliği Vietnam'ın çeşitli bölgelerinde geçti. Felsefe ağırlıklı lise diploması aldı; hukuk, matematik ve siyasal bilimler alanlarında öğrenim yaptı. 1943'te ilk kitabı yayımlandı: Les Impudents (Saygısızlar). Aynı yıl Direniş Hareketi'ne katılıp Mitterand'la aynı hücrede çalıştı. 1944'te kocası Robert Antelme tutuklanıp toplama kampına yollandı. Bu dönemi daha sonra La Douleur (Acı) adlı kitabında anlatacaktır. Aynı yıl Fransız Komünist Partisi'ne üye oldu; 1950 sonlarında partiden ayrıldı. 1955'te yayımlanan Le Square (Alan) adlı kitabı "alt-konuşma" tekniğine çok yakın bir yazı cinsinin doğuşuna damgasını vurdu. 1955-60 arasında Cezayir Savaşı ve De Gaulle rejimine karşı mücadele verdi. Makale ve röportajlarında toplumun dışına atılmış insanlarla ilgilendi (örneğin "Orange'lı Nadine", [Yeşil Gözler, Metis, 1990). 1958'de yayımlanan Moderato Cantabile'nin tirajı beş yüz bini buldu. 1959'da senaryosunu yazdığı Hiroshima mon amour (Hiroşima Sevgilim) Alain Resnais tarafından filme alındı. Tiyatrodaki ilk başarısını 1965'te sahneye konan Une Journée Entière Dans les Arbres (Bütün Gün Ağaçlarda) piyesiyle yaşadı. 68 olaylarına etkin olarak katıldı, Öğrenci-Yazar Eylem Komitesi'nde yer aldı. 1969'da ilk filmini çekti: Détruire dit-elle (Yıkmak, Dedi Kadın). Bu dönemle birlikte ve özellikle 1970'te L'amour (Sevgi) adlı kitabının yayımlanmasından sonra yazısı sinemanın hizmetine girdi; metinlerinin başlığında "metin-tiyatro-film" ibaresi görülmeye başladı. 1975'te India Song'u çekti. Bu filmde "metin dışı sesler" ilk defa bu kadar ağırlığını hissettiriyordu. 1980 yazında yeniden edebiyata döndü. Bu dönemin ilk kitabı L'été 80'dir (80 Yazı). 1982'de Ölüm Hastalığı (La Maladie de la mort), 1983'te Sevgili (L'amant) yayımlandı. Bunları 1987'de Emily L., 1990'da La Pluie d'Eté (Yaz Yağmuru) izledi. Duras, Ekim 1988-Haziran 1989 arasını hastanede koma halinde geçirdi.


ARKA KAPAK –

Söylemediğim bir şey varsa, kitaplarımdaki bütün kadınların, yaşları ne olursa olsun, Lol V. Stein'ın soyundan geldikleridir. Başka bir deyişle, belli ölçüde kendini unutuştan. Hepsinin gözleri açık renktir. Hepsi sakınımsız, öngörüsüzdür. Hepsi, kendi elleriyle yaşamlarını berbat ederler. Müthiş ürkektirler, sokaklardan, alanlardan korkarlar, mutluluğun gelip onları bulmasını beklemezler. Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi, apayrı bir kitaptır. Lol V. Stein'ın çılgınlığına katılan okur-yazarlarla kitabın öteki okurları arasında kesin bir ayrım gözeten bir kitaptır.


24 Kasım 2016 Perşembe

Yazmak - Marguerite Duras

Marguerite Duras okuduğum ve tüm dilimize çevrilmiş kitaplarını okumak istediğim bir yazar. Çok açık bir dili olduğunu düşünmüyorum, romanları için bunu söylüyorum. Yoksa 'Yazmak' kitabı oldukça anlaşılır ve akıcı denemelerini içeriyor. Farklı bir etkisi var bence kaleminin. Biraz kapalı, biraz karışık, işte o yüzden seviyorum:)
Blog yazıları birikti maalesef. Haliyle okuduğum kitaplarda paylaşılmayı beklemek üzere masamın üzerinde kule oldu:))) Aslında bu kitabı okuyalı iki haftayı geçmiştir. Sonrasında yine Duras'ın Lol. V. Stein'ın Kendinden Geçişi kitabını okudum. Mesela o kitap tam da yukarıda dediklerimi doğruluyor:)))


Yazarın okuduğum kitaplarına göz atmak isterseniz:

Mavi Gözler Siyah Saçlar - Marguerite Duras



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yazmak / Marguerite Duras


YAZMAK
Yazarı: Marguerite DURAS
Orijinal Adı: Ecrire
Türü: Deneme
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. Basım: 1997                  2.Basım: 1999
Franzsızca aslından çeviren: Aykut Derman
-   106 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Erkekler bunu kaldıramıyor: yazan bir kadın. Erkek için katlanılmaz bir şey bu. Herkes için zor.

        * İstediğimi istediğim kadar söyleyeyim, insanın neden yazdığını ve nasıl olup da yazmadığını hiç bulamayacağım.

        * ... bazılarının gözleri masum mavisiydi.

        * Bir köpeğin ölüşünü görürsünüz ya da bir atın ölüşünü ve bir şeyler dersiniz, örneğin, zavallı hayvan... Ama bir sinek öldüğünde hiçbir şey söylemezsiniz, bir yorumda bulunmazsınız, hiç.

        * Yahudileri düşündüm. Almanya'dan nefret ettim, savaşın ilk günlerinde olduğu gibi, tüm varlığımla, var gücümle. Savaş sırasında, sokakta ne zaman bir Almana rastlasam, onun ölümünü düşünüyordum; kendi ellerimle gerçekleştirdiğim, benim tasarladığım, incelik kazandırdığım bir cinayeti, bir Almanın ceset halinde yerde yattığını görmeyi, o müthiş mutluluğu düşünüyordum.

        * Kurtuluş, gecenin yerleşmeye başlamasıyla gelir. Dışarıda çalışma durduğunda. Geriye o lüks kalır, sahip olduğunuz, gecenin içinde yazma lüksü. Hangi saatte olursa olsun yazabiliriz.

        * İnsan, içinde bir yabancıyı barındırır: yazmak, işte o yabancıya ulaşmaktır.

        * Yazı, bilinmeyendir. İnsan, yazmaya başlamadan önce ne yazacağı hakkında hiçbir şey bilmez. Kafasının içi dupduru da olsa.

        * Alman kanının 'saflığı', Almanya'nın felaketi oldu. O saflık, milyonlarca Yahudinin canına kıyılmasına yol açtı. Almanya'da bu sözcük tüm Alman halkının gözleri önünde yakılmalı, öldürülmeli, o sözcüğün içerdiği Alman kanı akıtılmalı ve bu kan simgesel olarak toplanmış olmamalı ve insanlar, bu lanetlenmiş kanı görerek gözyaşı dökmeli, kendileri için değil, yalnızca o kan için gözyaşı dökmeli. Ve bu kadarı da yeterli sayılmamalı. Bu Alman geçmişinin yaşamımızda gelişip kök salmasının son bulması için yapılması gerekenleri belki de hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğiz. Bilemeyeceğiz, belki hiçbir zaman.

        * Bildiğimiz şey, resmin sürekli oluşmakta olduğu, gece gündüz...


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Parkta kuşlar var, kediler.

        * Kedilere gitmek, o kaçık, o deli şeylere, inanılmaz,, müthiş güzellikteki  kedi sürülerine gitmek gerek.

        * Ve kediler, kedi sürüleri korkudan homurdanıyor. Mezarlıklarda her zaman rastlanan, hangi anlaşılmaz doğa olayını gözlediklerini kendilerinden başka kimsenin bilmediği sahipsiz kediler.

        * ... köpekler gibi etobur o kediler. O kızıl ve kara kediler.


 - Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 30
         ... bedelini ödersiniz
         Nokta yok!

                                                                                     Kasım 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  1914 yılında Çinhindi’nde doğan Duras, gençliğini geçirdiği bu ülkenin atmosferinden ve olaylarından derinden etkilendi. 18 yaşında Paris’e geldi; hukuk, matematik ve siyaset bilimi okudu. Komünist partiye katıldı. İlk romanı Les Impudents’ı 1943 yılında yayımladı. Özyaşamöyküsel bir roman olan Sevgili ile 1984’de Fransa’da Goncourt Ödülü’nü aldı. Çok sayıda roman dışında, birçok senaryoya da imza attı. Bütün eserlerinde edebiyatı sorguladı. 1960 Cannes Film Festivalinde gösterilen Hiroşima Sevgilim, Duras’ı ününün doruğuna çıkardı. Duras 1996  yılının Mart ayında 81 yaşında öldü.


 ARKA KAPAK –

"Yalnızlık hazır bulunmaz, oluşturulur. Yalnızlık, yalnız başına oluşturulur. Ben öyle yaptım. Çünkü orada yalnız olmam, kitap yazmak için yalnız kalmam gerektiğine karar vermiştim. İşte böyle oldu. Bu evde yalnızdım. Bu eve kapandım, tabii korkuyordum da, buna kuşku yok. Sonra da sevdim o yalnızlığı. Bu ev, yazı evi haline geldi. Kitaplarım bu evden çıkıyor. Ayrıca bu ışıktan da, küçük gölden yansıyan bu ışıktan. Şu söylediğim şeyi yazabilmek için tam yirmi yıl gerekti bana." Böyle diyor Duras, 1993 yılında yayımlanan "Yazmak" adlı yapıtında. Daha çok romanlarıyla tanıdığımız yazarın, bu kez, tadına doyulmaz denemelerini sunuyoruz okurlarımıza. Kitabın içinde yol aldıkça, insanın içinde bir tutku halinde kabarıp taşan yazma ediminin, ayrı zamanda, insanın temel gerçekliklerinden biri olan yalnızlıktan kurtulmanın tek yolu olduğunu da anlıyoruz.


20 Haziran 2013 Perşembe

Mavi Gözler Siyah Saçlar - Marguerite Duras

Yazarın diğer okuduğum kitapları:
Bahçe
Cebelitarık Denizcisi


MAVİ GÖZLER SİYAH SAÇLAR
Yazarı: Marguerite DURAS
Fransızca Aslından Çeviren: Roza Hakmen
Kitabın Orijinal Adı: Les yeux Bleus Cheveux Noirs
Yayın Hakları: Can Yayınları
-        1. basım: 1987, 2. basım: 1992, 3. basım: 2001
Türü: Uzun Öykü
-        122 sayfa


Kitaptan Alıntı-

* … zaman zaman, kimseyi beklemezken, gecenin evin içine girmesine izin verip ışık yakmadığını söyler.

                                         Okuduğum tarih: 20 Haziran 2013

ARKA KAPAK –

"Marguerite Duras"ın "Sevgili" adlı romanından sonra kendini tekrarlaması bekleniyordu. Öyle olmadı, her şeyi silip yeni baştan aldı. Gerçek aşık, gerçek sevgili, ilk sevgilisi olan Çinli değil artık, "mavi gözlü saçları siyah, aşıkların beyaz tenine sahip olan" bir adam. "Mavi Gözler Siyah Saçlar" adlı bu uzun öykünün çekirdeğini, ölümcül bir dekor, bir tiyatro sahnesi, aşkın yaşanamadığı bir oda oluşturuyor. Odada, yerde uzanan bir erkek ve bir kadın var; ikisinin de saçları siyah, gözleri mavi; tıpkı ikisinin de aşık olduğu, kaybettikleri ve kayboluşuna ağladıkları yabancı delikanlı gibi. Aynı zamanda kadın erkeğe duyduğu arzuya, erkekse kadını arzulamayışına ağlıyor. "Marguerita Duras", "Bugüne kadar yazdığım en büyük, en korkunç aşk hikayesi bu," diyor. "Bütünüyle kayıp bir aşk. Okuyun kitabı. Nasıl okursanız okuyun, ilke olarak iğrenseniz bile. Artık kaybedeceğimiz bir şey yok. Ne benim sizden, ne de sizin benden."