tante rosa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tante rosa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2017 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yürümek / Sevgi Soysal

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Yürümek - Sevgi Soysal


Kültüy 


Spocky 


Defterimden...


Fender 


Kültüy, Spocky ve Gibson ♥♥


Keyifli okumalarınız olsun.
Spocky ve Gibson ♥♥


Yürümek - Sevgi Soysal

Tante Rosa ve Yenişehir'de Bir Öğle Vakti kadar etkileyici bulmasam da Sevgi Soysal'ın karakterlerin iç dünyasını yansıtmadaki başarısına bu kitabında da şahit oldum. Kız, oğlan, kadın, erkek kültür ve duygusal farklılıklarını ince ince işlemiş.

Ben sadece okuduğum üç kitabı arasında bir değerlendirme yapacak olursam ilk sıraya Tante Rosa'yı ve sonrasında tam da okuma sıramla devam edip ikinci sıraya Yenişehir'de Öğle Vakti'ni, son sıraya da Yürümek kitabını koyarım.
Kitabın gidişatı içinde eşekle cinsel münasebetin konu edildiği bir bölüm var. Bu kısım sebebiyle kitap bir ara toplatılmış. Af yasasıyla tekrar kitaplar iade edilmiş. Konu edilen bölümün müstehcen ve tahrik edici olmadığına, edebi bir eserin içinde karakterin anlaşılması adına kullanıldığı söylenmiş.



Sevgi Soysal paylaşımlarım için:

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


YÜRÜMEK
Yazarı: Sevgi SOYSAL
Türü: Roman
Yayın Hakları: Bilgi Yayınevi
-   1. Basım 1970                   2. Basım Ekim 1974
Kapak Tasarımı: Fahri Karagözoğlu
-   186 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Kadınlar, erkekleri çantalı kadınların ellerini tutan çocuklar, iskele tahtasını aşıp Kadıköy vapuruna doldular. Çantalı kadınların elini tutmayan çocuklar vapurda çiklet sattılar, gazoz sattılar, sandviç sattılar. Çantalı kadınların ellerini tutan çocuklar, tuttukları eli çekerek gazoz istediler, almayınca anaları ağladılar. Gazoz satan, çiklet satan çocuklara imrendiler. Gazoz satanlar, çiklet satanlar imrenmediler, bir sonraki vapuru gözlediler, bir sonraki vapura yetiştiler. Hep bir sonraki vapura, daha çabuk ve daha az çikletle.

        * Verip verecekleri beş on kuruş, eziyetleri yüz liralık.

        * Bunları niçin yıllarca çekmişsin anlamıyorum? Bu yapay ilişkileri sürdürmeni? 'Zamanlar az'dı?

        * ... esen rüzgarla gecenin ayazı içine işledi Ela'nın. Döndü Memet'e baktı. Gözlerinde, ağzında, burnunun kıvrımlarında ısınmak istedi.

        * Anlamanın başında, o beceriksiz başlangıcında yalnızlık gelecektir.

        * ... karanlıktan korkan çocuklar gibi başını örterdi cümlelerle.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Düşmanları, insanlar, yaban kedileri, vaşaklar...

        * Kapının önünde iki kedi dövüşüyordu. Memet'in kedisiyle yabancı bir sokak kedisi. Memet kedisini kucağına aldı, kabarık tüyleri, kamburlaşan sırtıyla dövüşten vazgeçemeyen yabacı kediye bir tekme savurdu. Tabancasını bahçe duvarına bırakmıştı, okşamak için kedisini. Kedi yummuş gözlerini mırlıyordu... Kediyi yere bırakıp uzandı...

        * Evlerde, sokakta, damlarda, arka bahçelerde, çöp tenekelerinin çevresinde dolandı kediler. Yumuşak, uzun ve sık tüylü postlarıyla korundular soğuktan. Beyaz, gümüş rengi, sarı, tekir, siyah ve alacalı kediler. Yuvarlak başları, kısa ve kalın boyunlarıyla; her yöne dönebileni hareketli, geniş kulakları, parlak, büyük ve yuvarlak gözleriyle. Bir kedi ışıkta küçülen gözbebekleriyle güneşe baktı. Üst dudağının iki yanındaki uzun, sert kıllarla duydu baharı. Sağlam ayakları, yumuşak tabanlarıyla ses çıkarmadan yürüdü, sevildiği zaman mırıldamaya, öfkelendiği zaman dimdik tüylerle kamburunu çıkarmağa doğru yürüdü.

        * Nasıl olsa okuyacağın yoktu. Buna cesaretin yok. Kafanın nasıl idmansız olduğunu anlamağa cesaretin yok.

        * Sf/ 85-86-87-142-143-144

        * Sokak kapısı tırmalanıyordu. ... Otto. Yalanarak içeri girdi. Köşesine kuruldu. Memet'e sürünmeden.

        * Niçin Otto I'i dışarı? Pislenmiş iyice!

        * ... çocuk kedisini aldı...

        * Poe'nun öyküleri geliyor aklıma, hani kahraman uykusundan uyanır, boynunda kediyi görür, biriktirdiği öcü almaya gelmiştir kedi.

        * ... bir eve karanlıkta bırakılmış kedi gibi ürken...


 - Yazım-Basım Hataları-

        * Kitabın genelinde basım hataları vardı. Satır araları ve kelime aralıkları düzensizdi.
         Sf/ 11'deki gibi...

        * Sf/ 28
         ... yabncı...
        
         ... tabnca...

        * Sf/ 30
         İkinci sıra tersten basılmış...

        * Sf/ 36
         ... gerektiğni.

        * Sf/ 41
         ... verecği...

        * Sf/ 45
         ... ölesydi.

        * Sf/ 57
         Kapının birnde...

        * Sf/ 72
         ... baktığını anayınca...

        * Sf/ 78
         ... sigarasını yer atıp ezdi.

        * Sf/ 82
         ... haberimz...

        * Sf/ 92
         ... çııptılar kanatlarını...

        * Sf/ 95
         ... şimdiyedek...

        * Sf/ 96
         ... dört bir yana saçlana dek.

        * Sf/ 105
         ... knalı pamuklarla...

        * Sf/ 112
         ... okumayı  , ama almanca bilmiyorum.

        * Sf/ 117
         ... yetersizliği  ,anlamsızlığı,  saçma...

        * Sf/ 127
         Çu anda...

        * Sf/ 129
         Eviçinde...

        * Sf/ 160
         ... ayrıntılarında  ,kendi...

        * Sf/ 165
         ... ozaman...

        * Sf/ 172
         Boş kımsalın ortası...

         ... aradabir...

        * Sf/ 175
         ... çirkin  ,itici...

        * Sf/ 176
         ... tanımaları bir eve karanlıkta bırakılan kedi gibi...

        * Sf/ 178
         ... girşilen...

        * Sf/ 179
         ... temizlk...

        * Sf/ 186
         ... paltolsunu...

                                                                                     Aralık 2016





ARKA KAPAK –

Sevgi Soysal'ın sanatında önemli bir aşama olan 'Yürümek', 12 Mart sonrasının gerdin ve bunalımlı günlerinde bütün şimşekleri üzerine çekmiş, 'Türk Ceza Kanunu'nun 426/427. maddelerine muhalefetle suçlanarak' toplatılmıştı.
Belirli bir cumhuriyet kuşağının, kendi kendisinin ve çevresindeki ilişkilerin bilincine vararak geliştirdiği bir iç hesaplaşmasını ustalıkla yansıtan eser, ancak 1803 sayılı af yasasıyla serbest bırakılabildi. Ankara Basın Toplu Asliye Mahkemesi'nin serbest bırakma kararı, aynen şöyleydi: 'GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkındaki amme davasının son çıkan 1803 sayılı af kanunu kapsamına girdiği cihetle, tarihi ve mahiyeti göz önüne alınarak T.C.K'nun 97. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, emanette mevcut olan ve bilirkişilerce müstehcen olmadığı raporla tevsik edilen ve sanıktan müsadere edilmiş bulunan suç konusu kitapların sanığa iadesine, kanun yolları açık olmak üzere, C. Savcısı Kazım Arslan huzuriyle sanığın ve vekillerinden Av. Uğur Ala oybirliğiyle 22/5/1974 tarihinde verilen karar, açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı, 22/5/974'
Başkan 8782 Hakim 10261 Hakim 10202 Katip


29 Ekim 2016 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yenişehir'de Bir Öğle Vakti / Sevgi Soysal

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Yenişehir'de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal


Spocky 


Tıkır minnakmırkbey 


Fender 


Kültüy 


Defterimden...


Fender ve Tıkır minnakmırkbey 


Fındık 


Gibson ve Fender 


Tıkır minnakmırkbey 


Fender 


Fender ve Tıkır minnakmırkbey 


Tıkır minnakmırkbey ve Kültüy 


Gibson, Fender, Tıkır minnakmırkbey ve çılgın Balım 


Çılgın Balım 


Gibson 


Yazalım çizelim:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Kültüy 


Yenişehir'de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal

Sevgi Soysal ile tanışma kitabım olan 'Tante Rosa' okuma zevkime o kadar hitap etmişti ki sonrasında Sevgi Soysal okumak bir heves oldu bende:)
Tante Rosa paylaşımıma buradan ulaşabilirsiniz.


1977 basımı bu kitabı Diren Kitapçı'da bulduğumdaki heyecanım görülmeye değerdi. 
Bir öğle vaktine birçok karakterin hayatının ve hayat görüşünün sığdığı, karakterler arası geçişin çok başarılı olduğu ve Ankara üzerinden 70'lerin -başı-Türk siyasetine bir göz atabileceğiniz okunası bir roman. 


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yenişehir'de Bir Öğle Vakti / Sevgi Soysal




YENİŞEHİR'DE BİR ÖĞLE VAKTİ
Yazarı: Sevgi SOYSAL
Türü: Roman
Yayın Hakları: Bilgi Yayınları
-   Birinci Basım 1973  İkinci Basım 1974    Üçüncü Basım 1975
-    Dördüncü Basım Şubat 1977
Kapak Tasarımı: Fahri Karagözoğlu

-   307 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Allah değil namerde, merde etmesin muhtaç..

        * Affetmek sağlıksızdır. Mikroplara karşı ilaç kullanmamak, kanayan yaraya tentürdiyot dökmemek gibi bir şeydir affetmek.

        * ... seni benden koparabilirler, ama içimden bir ben söküp atarım seni.

        * Alıcı kuşla akbabanın hikayesi...
         Alıcı kuş akbabaya soruş, 'Kaç yıl yaşarsın sen?' diye. Akbaba demiş ki, 'Çok yaşarım.' - 'Peki ne yersin?' demiş alıcı kuş. 'Boh yirim, ölü yirim, leş yirim, kohmuş et yirim' demiş akbaba. Alıcı kuş, 'Eyi eyi, yaşa, sen çok yaşa emi!' -demiş-. Ben az yaşarım ama bıldırcın yirim, keklik yirim, tavşan yirim.'

        * Çingene kısmı hurdaya çıkmaz, ölür.

        * En yakınındaki insan belandı senin. Anne, baban, kardeşin, dostun.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Üstüne kedi atıyorlardı.

        * Balıkçının çevresinde dolanan kedilerden ikisi şimşek gibi koşup balıkları midelerine indiriverdiler.


  - Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/ 75
         ... biçbir şeyi...

        * Sf/ 80
         ... geri çevirirm...

        * Sf/ 96
         Kalabalığı vardı.

        * Sf/ 135
         Olcay anasına yoklaştı.

        * Sf/ 136
         ... yardma muhtaç...

        * Sf/ 145
         Ve ihmalin solık varsa salatalık kullanılır.

        * Sf/ 159
         ... içiçnde...

        * Sf/ 162
         ... bale trubu...

        * Sf/ 178
         Alide...

        * Sf/ 183
         ... sonra arasının bu huyunu...

        * Sf/ 186
         ... taşlığı görür germez...

        * Sf/ 187
         Günlerce.Babam...

        * Sf/ 194
         ... beynimde,    şakalarıma binlerce tokmakla vuruluyordu.

        * Sf/ 224
         ... çalışılmış olan rahatlıkara dönüyordu.

        * Sf/ 249
         ... hilesini çıkarım, diye umutlanıyordu...

        * Sf/ 257
         ... yapmışlardı düğünü Bütün akraba...

        * Sf/ 261
         ... belki.Bir...

        * Sf/ 268
         ... görmüştü En yakınındaki...

        * Sf/ 273
         Aysel,şoförün...

        * Sf/ 301
         ... bir öfkeye dönöştürür...
                                                                                              Ekim 2016



Yazar Hakkında Bilgi=  Sevgi Soysal (d. 30 Eylül 1936, İstanbul - ö. 22 Kasım 1976, İstanbulTürk yazar.
Aslen Selanik'li mimar-bürokrat bir babayla Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak büyüyen Sevgi Yenen, 1952’de Ankara Kız Lisesi’ni bitirdi. Bir süre Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Arkeoloji okudu.
1956 yılında şair ve çevirmen Özdemir Nutku ile evlendi, birlikte Almanya’ya gittiler. Göttingen Üniversitesi’nde arkeoloji ve tiyatro dersleri izledi. 1958’de Türkiye’ye döndü ve Korkut adını verdikleri bir oğlu oldu. 1960 ile 1961 tarihlerinde Ankara’da Alman Kültür Merkezi ve İrtibat Bürosu’nda ve Ankara Radyosu’nda çalıştı. Bu dönemde, toplum karşısında bireyin tedirginliğini öne çıkaran ‘‘yeni gerçeklik’’ akımından izler taşıyan öykü ve yazıları "Dost", "Yelken", "Ataç", "Yeditepe" ve "Değişim" dergilerinde yayımlandı.
1961’de Ankara Meydan Sahnesi’nde Haldun Dormen’in yönettiği "Zafer Madalyası" adlı oyunda tek kadın rolünü oynadı. İlk öykü kitabı Tutkulu Perçem, 1962 yılında yayımlandı. "Zafer Madalyası" oyununda tanıştığı Başar Sabuncu ile 1965'te evlendi. Aynı yıl TRT’de program uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1965-1969 yılları arasında "Papirüs" ve "Yeni Dergi"’de öyküleri yayımlandı. Bu arada tezini vererek arkeoloji diplomasını aldı. Teyzesi Rosel’in kişiliğinden yola çıkarak, birbirine bağlı öykülerden oluşan "Tante Rosa"’yı yazdı. Kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği ilk romanı "Yürümek"'le TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazandı.
12 Mart dönemi, Sevgi Soysal’ın hayatı ve yazarlığı üzerinde derin izler bırakan bir dönem oldu. Yürümek, müstehcenlik gerekçesiyle toplatıldı ve Sevgi Soysal, kısa bir tutukluluk ardından TRT’den ayrılmak zorunda kaldı. Anayasa profesörü Mümtaz Soysal’la, Soysal’ın komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklu kaldığı Mamak Cezaevi’nde evlendi. Siyasal nedenlerle tekrar tutuklandı ve sekiz ay Yıldırım Bölge’de, iki buçuk ay da sürgüne gönderildiği Adana’da kaldı. Cezaevinde yazdığı Yenişehir'de Bir Öğle Vakti adlı romanıyla 1974 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. Kızları Defne Aralık 1973’te, Funda ise Mart 1975’te doğdu. Adana’da sürgünde bulunan bir kadının başından geçen olaylar etrafında 12 Mart’ı eleştirdiği romanı Şafak, 1975’te yayımlandı. Bu dönemde Anka Haber Ajansı ve Sosyalist Kültür Derneği’nin kuruluşunda rol aldı. Politika gazetesinde tefrika edilen cezaevi anıları Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu başlığıyla kitaplaştırıldı (1976).
Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 1975 sonbaharında bir göğsü alındı. Hastalık izlenimlerini ve 12 Mart sonrası değişimi anlatan öykülerini topladığı Barış Adlı Çocuk, 1976’da yayımlandı. Eylül 1976’da bir ameliyat daha geçirdi ve tedavi için eşiyle birlikte Londra’ya gitti. Üzerinde çalıştığı son romanı Hoşgeldin Ölüm’ü tamamlayamadan 22 Kasım 1976’da İstanbul’da 40 yaşında öldü. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılar, Bakmak (1977) adlı kitapta toplandı.