bilgi yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgi yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2018 Pazar

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * O İyi Kitaplar Olmasaydı / Emin Özdemir

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

O İyi Kitaplar Olmasaydı - Emin Özdemir



Aşkım ♥


Defterimden...


Fındık ve Spocky ♥♥


Keyifli okumalarınız olsun ^-^



O İyi Kitaplar Olmasaydı - Emin Özdemir

* Kitap okuma hızımla blogda paylaşma hızım ters orantılı işlemeye devam ediyor maalesef. Bu kitabı eylül 2017'de okudum. Özdemir'i kitabını okuyarak uğurlamak istedim.
* Edebiyat adına yazarlardan ve kitaplardan bolca alıntının olduğu, Emin Özdemir'in farklı dönemlerdeki yazılarının bir araya getirildiği bir kitap. İki yazarla ilgili fikirlerine katılmasam da sayesinde birkaç kitap not ettim.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla * O İyi Kitaplar Olmasaydı / Emin Özdemir



O İYİ KİTAPLAR OLMASAYDI
Yazarı: Emin ÖZDEMİR
Türü: Deneme
Yayın Hakları: Bilgi Yayınevi
-   1. Basım Ocak 2017 2. Basım Şubat 2017
Kapak Tasarımı: Murat Sayın
-   347 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * O İYİ KİTAPLAR OLMASAYDI
         Okuduğumuz o iyi kitaplar olmasaydı şimdikinden daha kötü durumda, daha uzlaşmacı, daha itaatkar olurduk. İlerlemenin motoru olan eleştirel ruhun adı bile okunmazdı.
                                               Mario Vargas Llosa

        * Bütün hayat bütün insanlık bu kitaplarda anlatıldı, bitirildi. Yeni bir şey yaşamak, yeni bir kitap tanımak oluyor benim için. Kitaplarla ve onların yazarlarıyla 

        * Tarih imgelemde var edilmemişse tarih değildir. Kimse geçmişte var değildir, geçmiş şimdinin belleğinde var olan bir edimdir.
                                                        Carlos Fuentes

        * Milyonlarca gerçek kişinin -aralarında pek çok da çocuk olmak üzere- açlıktan ölmesi karşısında insanların fazla rahatsız olmaması ama Anna Karenina'nın ölümü karşısında acı çekmesi ne anlama gelir? Asla var olmadığını bildiğimiz birinin kederini paylaşmamızın anlamı nedir?        
                                                        Umberto Eco

        * Özgür insan, okuyan insandır. / Thomas Jefferson

        * Yazmak, hem konuşmak hem de susmaktır; sessiz çığlıklar atmaktır. / Marguerite Duras

        * Ne zaman birinin elinde Ayşe Kulin'den, Canan Tan'dan, Elif Şafak ya da İskender Pala'dan bir roman görsem sığ okur tipi gelir durur gözlerimin önünde.

        * John Steinbeck ... Fareler ve İnsanlar, adını, Robert Burns'un 'Bir Fareye' adlı şiirinden almıştır. Şair, bahçesini bellerken bir farenin yuvasını bozar; farenin, yuvanın halinden etkilenir, oturup o şiirini yazar Burns: 'En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider.' Sanırım, Steinbeck de bu dizelerin derinliklerinde romanın iki kahramanı, George Milton ile Lennie Small'un kurdukları düşlerin, planların yıkılışını bulmuş, romanına bu adı koymuştur.
         Ernest Hemingway'in Çanlar Kimin İçin Çalıyor romanı da bir şiirden alır adını. Şair John Donne, bir kilisede başrahiplik yapmaktadır. Şiirselliğin ağır bastığı vaazlar veriyor. Şöyle diyor bir vaazında: '... Ölünce bir insan eksilirim ben; çünkü insanoğlunun bir parçasıyım, işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını, senin için çalıyor...' Hemingay de romanında bu dizelerde geçen, 'çanlar kimin için çalıyor' sözünü romanına ad olarak seçer, bu adın çağırımsal örüntüsü içinde savaşın anlamsızlığını, insan yaşamında yol açtığı korkunç yıkımları gösterir.
         ... Yaşar Kemal, Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana... Bu söz, 19. yy'da yaşamış bir Alevi şairi olan Esiri'nin, İmam Hüseyin'e yazdığı mersiyede geçiyor: 'Ümmü Gülsüm, Zeynep hep yasta alem / Alemdar Abbas'ın kolları kalem / Takdir-i ezelde böyleydi ilam / Fırat suyu kan akıyor baksana.' Belli ki Kerbela gibi kanla, acı ve gözyaşıyla yoğrulmuş o trajik olayla romanında anlattığı acılı kopuşlar, hüzünlü savruluşlar arasında içsel bir kan bağı, içsel bir benzeşlik bulmuştur Yaşar Kemal.

        * Bal bal demekle ağız tatlı olmaz.

        * Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk hiçbir yere gitmiyor. / Edip Cansever

        * Duygular da bitkiler gibidir, her ortamda yetişmez.

        * Bu dünyada babasız bir kitap, öksüz bir cilt var mıdır? Başka kitapların soyundan gelmemiş bir kitap? / Carlos Fuentes


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Yürüdüğün yönü değiştir, olsun bitsin dedi kedi, yedi onu.

        * Fare, kedi, kapan nesnelerinin, simgesel bir işlevi var mıydı?

        * Soyutlama yetisi gelişmiş birkaç öğrenciyse nesnel kedi-fare öyküsünün derinliklerine inmiş...


 - Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 68
         ... alagoriye...
                                                                  Eylül 2017


 Yazar Hakkında Bilgi=  Emin Özdemir, 1931 yılında Kemaliye'de doğdu. Pamukpınar Köy Enstitüsü'nden sonra Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1953). Amerika'da Colombia ve İndiana Üniversitelerinde 'metin hazırlama ve anlatım teknikleri' konusunda eğitim gördü. Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi Temel Türkçe Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ankara Üniversitesi Basın ve Yayın Yüksekokulu, bugünkü adıyla İletişim Fakültesi öğretim görevliliğine geçti. Bu görevinden emekliye ayrıldı (1996). Emekliye ayrıldıktan sonra Türk Dil Kurumu'nun çalışmalarına etkin bir biçimde katıldı. Çalışmaları ve kitaplarıyla önemli katkılar sunan Emin Özdemir, 1 Eylül 2017 tarihinde aramızdan ayrıldı.


ARKA KAPAK –

Okuduğumuz o iyi kitaplar olmasaydı şimdikinden daha kötü durumda, daha uzlaşmacı, daha itaatkâr olurduk. İlerlemenin motoru olan eleştirel ruhun esamesi bile okunmazdı... Roman ve öykü olmasaydı özgürlüğün hayatı yaşanılır kılmadaki öneminin, özgürlüğün bir zorba, bir ideoloji ya da dinin ayakları altında çiğnenmesinin, hayatı nasıl bir cehenneme çevirdiğinin farkında olmazdık. Edebiyatın bizi yalnızca güzellik ve mutluluk düşlerine daldırmakla kalmadığı, aynı zamanda her türlü baskıya karşı gözümüzü açtığından kuşku duyanlar, yurttaşların davranışlarını beşikten mezara kadar denetim altında tutmaya kararlı tüm rejimlerin edebiyattan niçin bu kadar korktuklarını ve neden gözlerini bağımsız yazarların üstünden ayırmadıklarını sorsunlar kendilerine.
-Mario Vargas Llosa-

7 Ocak 2017 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yürümek / Sevgi Soysal

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Yürümek - Sevgi Soysal


Kültüy ♥


Spocky ♥


Defterimden...


Fender ♥


Kültüy, Spocky ve Gibson ♥♥♥


Keyifli okumalarınız olsun.
Spocky ve Gibson ♥♥


Yürümek - Sevgi Soysal

Tante Rosa ve Yenişehir'de Bir Öğle Vakti kadar etkileyici bulmasam da Sevgi Soysal'ın karakterlerin iç dünyasını yansıtmadaki başarısına bu kitabında da şahit oldum. Kız, oğlan, kadın, erkek kültür ve duygusal farklılıklarını ince ince işlemiş.

Ben sadece okuduğum üç kitabı arasında bir değerlendirme yapacak olursam ilk sıraya Tante Rosa'yı ve sonrasında tam da okuma sıramla devam edip ikinci sıraya Yenişehir'de Öğle Vakti'ni, son sıraya da Yürümek kitabını koyarım.
Kitabın gidişatı içinde eşekle cinsel münasebetin konu edildiği bir bölüm var. Bu kısım sebebiyle kitap bir ara toplatılmış. Af yasasıyla tekrar kitaplar iade edilmiş. Konu edilen bölümün müstehcen ve tahrik edici olmadığına, edebi bir eserin içinde karakterin anlaşılması adına kullanıldığı söylenmiş.



Sevgi Soysal paylaşımlarım için:

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


YÜRÜMEK
Yazarı: Sevgi SOYSAL
Türü: Roman
Yayın Hakları: Bilgi Yayınevi
-   1. Basım 1970                   2. Basım Ekim 1974
Kapak Tasarımı: Fahri Karagözoğlu
-   186 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Kadınlar, erkekleri çantalı kadınların ellerini tutan çocuklar, iskele tahtasını aşıp Kadıköy vapuruna doldular. Çantalı kadınların elini tutmayan çocuklar vapurda çiklet sattılar, gazoz sattılar, sandviç sattılar. Çantalı kadınların ellerini tutan çocuklar, tuttukları eli çekerek gazoz istediler, almayınca anaları ağladılar. Gazoz satan, çiklet satan çocuklara imrendiler. Gazoz satanlar, çiklet satanlar imrenmediler, bir sonraki vapuru gözlediler, bir sonraki vapura yetiştiler. Hep bir sonraki vapura, daha çabuk ve daha az çikletle.

        * Verip verecekleri beş on kuruş, eziyetleri yüz liralık.

        * Bunları niçin yıllarca çekmişsin anlamıyorum? Bu yapay ilişkileri sürdürmeni? 'Zamanlar az'dı?

        * ... esen rüzgarla gecenin ayazı içine işledi Ela'nın. Döndü Memet'e baktı. Gözlerinde, ağzında, burnunun kıvrımlarında ısınmak istedi.

        * Anlamanın başında, o beceriksiz başlangıcında yalnızlık gelecektir.

        * ... karanlıktan korkan çocuklar gibi başını örterdi cümlelerle.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Düşmanları, insanlar, yaban kedileri, vaşaklar...

        * Kapının önünde iki kedi dövüşüyordu. Memet'in kedisiyle yabancı bir sokak kedisi. Memet kedisini kucağına aldı, kabarık tüyleri, kamburlaşan sırtıyla dövüşten vazgeçemeyen yabacı kediye bir tekme savurdu. Tabancasını bahçe duvarına bırakmıştı, okşamak için kedisini. Kedi yummuş gözlerini mırlıyordu... Kediyi yere bırakıp uzandı...

        * Evlerde, sokakta, damlarda, arka bahçelerde, çöp tenekelerinin çevresinde dolandı kediler. Yumuşak, uzun ve sık tüylü postlarıyla korundular soğuktan. Beyaz, gümüş rengi, sarı, tekir, siyah ve alacalı kediler. Yuvarlak başları, kısa ve kalın boyunlarıyla; her yöne dönebileni hareketli, geniş kulakları, parlak, büyük ve yuvarlak gözleriyle. Bir kedi ışıkta küçülen gözbebekleriyle güneşe baktı. Üst dudağının iki yanındaki uzun, sert kıllarla duydu baharı. Sağlam ayakları, yumuşak tabanlarıyla ses çıkarmadan yürüdü, sevildiği zaman mırıldamaya, öfkelendiği zaman dimdik tüylerle kamburunu çıkarmağa doğru yürüdü.

        * Nasıl olsa okuyacağın yoktu. Buna cesaretin yok. Kafanın nasıl idmansız olduğunu anlamağa cesaretin yok.

        * Sf/ 85-86-87-142-143-144

        * Sokak kapısı tırmalanıyordu. ... Otto. Yalanarak içeri girdi. Köşesine kuruldu. Memet'e sürünmeden.

        * Niçin Otto I'i dışarı? Pislenmiş iyice!

        * ... çocuk kedisini aldı...

        * Poe'nun öyküleri geliyor aklıma, hani kahraman uykusundan uyanır, boynunda kediyi görür, biriktirdiği öcü almaya gelmiştir kedi.

        * ... bir eve karanlıkta bırakılmış kedi gibi ürken...


 - Yazım-Basım Hataları-

        * Kitabın genelinde basım hataları vardı. Satır araları ve kelime aralıkları düzensizdi.
         Sf/ 11'deki gibi...

        * Sf/ 28
         ... yabncı...
        
         ... tabnca...

        * Sf/ 30
         İkinci sıra tersten basılmış...

        * Sf/ 36
         ... gerektiğni.

        * Sf/ 41
         ... verecği...

        * Sf/ 45
         ... ölesydi.

        * Sf/ 57
         Kapının birnde...

        * Sf/ 72
         ... baktığını anayınca...

        * Sf/ 78
         ... sigarasını yer atıp ezdi.

        * Sf/ 82
         ... haberimz...

        * Sf/ 92
         ... çııptılar kanatlarını...

        * Sf/ 95
         ... şimdiyedek...

        * Sf/ 96
         ... dört bir yana saçlana dek.

        * Sf/ 105
         ... knalı pamuklarla...

        * Sf/ 112
         ... okumayı  , ama almanca bilmiyorum.

        * Sf/ 117
         ... yetersizliği  ,anlamsızlığı,  saçma...

        * Sf/ 127
         Çu anda...

        * Sf/ 129
         Eviçinde...

        * Sf/ 160
         ... ayrıntılarında  ,kendi...

        * Sf/ 165
         ... ozaman...

        * Sf/ 172
         Boş kımsalın ortası...

         ... aradabir...

        * Sf/ 175
         ... çirkin  ,itici...

        * Sf/ 176
         ... tanımaları bir eve karanlıkta bırakılan kedi gibi...

        * Sf/ 178
         ... girşilen...

        * Sf/ 179
         ... temizlk...

        * Sf/ 186
         ... paltolsunu...

                                                                                     Aralık 2016





ARKA KAPAK –

Sevgi Soysal'ın sanatında önemli bir aşama olan 'Yürümek', 12 Mart sonrasının gerdin ve bunalımlı günlerinde bütün şimşekleri üzerine çekmiş, 'Türk Ceza Kanunu'nun 426/427. maddelerine muhalefetle suçlanarak' toplatılmıştı.
Belirli bir cumhuriyet kuşağının, kendi kendisinin ve çevresindeki ilişkilerin bilincine vararak geliştirdiği bir iç hesaplaşmasını ustalıkla yansıtan eser, ancak 1803 sayılı af yasasıyla serbest bırakılabildi. Ankara Basın Toplu Asliye Mahkemesi'nin serbest bırakma kararı, aynen şöyleydi: 'GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkındaki amme davasının son çıkan 1803 sayılı af kanunu kapsamına girdiği cihetle, tarihi ve mahiyeti göz önüne alınarak T.C.K'nun 97. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, emanette mevcut olan ve bilirkişilerce müstehcen olmadığı raporla tevsik edilen ve sanıktan müsadere edilmiş bulunan suç konusu kitapların sanığa iadesine, kanun yolları açık olmak üzere, C. Savcısı Kazım Arslan huzuriyle sanığın ve vekillerinden Av. Uğur Ala oybirliğiyle 22/5/1974 tarihinde verilen karar, açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı, 22/5/974'
Başkan 8782 Hakim 10261 Hakim 10202 Katip


29 Ekim 2016 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yenişehir'de Bir Öğle Vakti / Sevgi Soysal

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Yenişehir'de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal


Spocky ♥


Tıkır minnakmırkbey ♥


Fender ♥


Kültüy ♥


Defterimden...


Fender ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥


Fındık ♥


Gibson ve Fender ♥♥


Tıkır minnakmırkbey ♥


Fender ♥


Fender ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥


Tıkır minnakmırkbey ve Kültüy ♥♥


Gibson, Fender, Tıkır minnakmırkbey ve çılgın Balım ♥♥♥♥


Çılgın Balım ♥


Gibson ♥


Yazalım çizelim:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Kültüy ♥