deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2016 Pazar

Kafadan Doğumlar / Günter Grass * Eskiden Okuduklarım -39-

Günter Grass'ın seneler önce 'Yengeç Yürüyüşü' kitabını okumuştum. 
Yazarın kalemiyle garip bir durumumuz var:) Yengeç Yürüyüşünü okurken ara ara zorlandığımı, kitabın zor ilerlediğini hatırlıyorum. Gerçi sonrasında etkilendiğim kitaplardan biri olmuştu. Bu kitabında da okurken çok tıkandığım anlar oldu. 
Sanırım bir süre yeni bir kitabını almak için acele etmeyeceğim:) Gerçi 'Kedi ve Fare'yi okumak istiyorum ama o da satışta değil. Sahaflarda bulursam artık...


KAFADAN DOĞUMLAR
YA DA ALMANLARIN NESLİ TÜKENİYOR MU?
Yazarı: Günter GRASS
Orijinal Adı: Kopfgeburten oder Die Deutschen sterben aus
Türü: Deneme
Yayın Hakları: Afa Yayınları
-   Ağusts, 1987
Kapak Tasarımı: Reyo Basımevi
Çeviri: Füsun Ant
-   144 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Kafadan Doğumlar... kafasından Tanrıça Atena'yı doğuran Zeus'a atfen; erkeklerin kafasını bugün de döllemeyi sürdüren paradoks.

        * Düşdansçıları!


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Kedi besliyorlar.

        * Kediye de ... annesi değil, o bakacak.

        * ... beyaz patikleri üzerinde yürüyen gri kedilerini bir sepet içinde...

        * ... bembeyaz patikleri üzerinde yürüyen kedilerine gitmek istediklerinden...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 11
         ... yok ki Ayrıca...

        * Sf/ 12
         ... kuç uçumu...

        * Sf/ 143
         ... yerden  ,yan...

                                                                                     ŞUBAT 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  Günter Grass (d. 16 Ekim 1927; Danzig: bugünkü Gdansk, Polonya, ö. 13 Nisan 2015; Lübeck, Almanya) Alman yazar. 1959 yılında yayımlanan Teneke Trampet adlı romanı sinemaya da uyarlanmış önemli yapıtlarından biridir.
Günter Grass 15 yaşında Reichsarbeitsdienst'e (RAD) kaydolmuş ve ardından Luftwaffenhelfer'e, Luftwaffe'ye yardım elemanı olarak katılmıştır. Kasım1944'te 17 yaşında Waffen-SS'e kaydolmuştur (yaş haddinden dolayı Wehrmacht'a girememiştir). Kriegsmarine'de denizaltı hizmeti için gönüllü oldu. Ancak Donanma tarafından kabul edilmedi ve onun yerine Şubat 1945'te 10. SS Panzer Tümeni "Frundsberg"'e verilmiş ve 20 Nisan'da yaralanıncaya kadar tank topçusu olarak savaşmıştır. Marienbad'de yakalandı ve bir Amerikan esirleri savaş kampına gönderildi. Danzig'de Sovyet Ordusu tarafından esir edildi ve ardından batı Almanya'ya sığındı.
Teneke Trampet'te cüce kahraman Oskar Matzerath'ın gözüyle II. Dünya Savaşı yıllarını anlattı. Ardından Joachim Mahlke ve onun elmacık kemiğini ölümsüzleştirdiği Kedi ve Fare'yi yazmıştır. Köpek Yılları, Lokal Anestezi, Pisi Balığı, Dişi Fare, Kafadan Doğumlar, Uzak Tarla, Yüzyılım ve Kanser Yolundadiğer yapıtlarıdır. Kafadan Doğumlar 'da Almanların soylarını devam ettirme endişesini yine kendine has tarzıyla ele alan Grass, Uzak Tarla'da Berlin Duvarı'nın yapılması ve yıkılması arasında geçen süreci yansıttı.
Oyun yazarlığını da sanat yaşamına sığdırmış olan Grass, 1999 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
Grass 13 Nisan 2015 tarihinde Almanya'nın Lübeck kentindeki bir hastanede hayatını kaybetti.
https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCnter_Grass


ARKA KAPAK –

Almanya'nın yaşayan en büyük edebiyatçısı Günter Grass, kafasından Tanrıça Atena'yı doğuran Zeus'a atfen Kafadan Doğumlar diye adlandırdığı kitabında günümüz Almanyası'na farklı bir bakış getiriyor. Ve hiçbir şey eleştirici gözünden kaçmıyor. Almanya'yı ve Almanları acımasızca yerden yere vururken 68 kuşağıyla bitmeyen hesaplaşmasını da sürdürüyor.

'Biçimde fantazi uzmanı, düşüncede gerçekçi- Günter Grass son zamanlarda yeni bir yazı türü geliştirdi: Anlatısal deneme. Kafadan Doğumlar bu yeni anlatı türünün bir örneği. Bir başyapıt. Resimde kolaj diye adlandırılabilecek bir biçimde işlenmiş. Farklı farklı teknikler, farklı farklı yöntemler iç içe geçmiş. Her biçimin kalıbına uyuyor, ama hiçbirine girmiyor.

Fritz J. Raddatz, Die Zeit

Defterimden...


Keyifli okumalarınız olsun...


19 Ocak 2015 Pazartesi

Edebiyat Ölmelidir! - Enver Aysever * Kış Okuma Şenliği 2014-2015*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kış Okuma Şenliği' listeme göz atmak isterseniz burada.

Listenin 19. sırası: 'Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.'



Enver Aysever'i tv programlarından tanıyorum ama ilk kez bir kitabını okuyorum. Kitabını alırken seçtiği isimden etkilenmiştim. Çok da beğendim.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Edebiyat Ölmedilir / Enver Aysever


Kültüy ve Fender ♥♥



EDEBİYAT ÖLMELİDİR
Yazarı: Enver AYSEVER
Türü: Deneme - İnceleme
Yayın Hakları: Remzi Kitabevi
www.remzi.com.tr
-   Birinci Basım: Temmuz 2013 Üçüncü Basım: Kasım 2013
-   244 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Yazar kimi zaman kafasında taşıdığı öykünün ağırlığından bitkin düşer.
  
        * Bir romancı için kimleri birlikte geleceğe taşıdığı, hangi iklimde yürüdüğü, hangi dizeyi içine attığı, hangi şarkıyı haykırırca söylediği önemli...

        * 'Bir insanda tüm insanlar vardır.' / Montaigne

        * Hangi yazarlarla, hangi yaşta karşılaştığınız, hangisini başucu kitabı yaptığınız neredeyse kişiliğinizin nasıl oluştuğunun göstergesi sayılabilir.

        * Sayfaların olması ne güzel! Dokunabildiğim, sevebildiğim bir defterin olması...

        * İnsan kendiyle farklı yaşlarda, türlü karşılaşmalar yaşayınca, elde olmadan derin bir tahlile girişiyor. Kaç 'ben'den söz edebilirim?

        * Hayatım günün birinde okuyacağımdan emin olduğum kitap dağı, o an okuduklarım, yarım bıraktıklarım ve aradıklarım arasında beceriksiz bir devinmeyle geçiyor.

        * Kültürsüzlüğümüzün Kışı- Füsun Akatlı
  
        * Şafak - Sevgi Soysal

        * Hangi yazara yolunuzun düştüğü, hangisinin dilindeki şarkıyı işittiğiniz önemlidir.

        * Aşk yoksa evde, şairin aşıracağı kelimeler de yoktur.
  
        * Göztepe'deki evi ödünç alınmış gibi küçücük görür denizi.

        * 'Hem ayrıca, bu dünyada bir Rembandt'ın, bir Beethoven'ın, bir Dante'nin, bir Napoleon'un yaşadığı hakkında en ufak bilgisi olmayan birinin kendini büyük bir insan sayması kolay değil midir?' diye soruyor yazar.

        * ... iyi roman özgürleştirir.

        * İyi okur ne aradığını bilen, eğer izini sürdüğü kitap sorularına yanıt vermiyorsa bunun çabuk ayırdına varan ve belki tez vazgeçendir.

        * Genç Bir Romancıya Mektuplar - Mario Vargas Llosa

        * Ergen kişi, okuma yazması olduğuna göre kendine uygun kitabı farklı kaynakları araştırarak bulabilir.

        * Kütüphaneler bir kimliktir. Nasıl dizildiği, hangi kitapların baskın olarak yeğlendiği, nasıl bir tasnif yapıldığı bir nüfus cüzdanı anlamı taşır. Hiçbir kütüphane rastlantısal olarak oluşmaz. Okurluğun ilk günlerinde edinilen kimi fuzuli kitaplar zaman içinde erir gider. Yerine okurun seçtikleri gelir.

        * Geceleyin Kütüphane - Alberto Manguel
       
        * Kitabın sadece bir boyutudur okumak. Bakmak, koklamak, kendi el yazınla not almak, birlikte bir öykü içinde gezinmek ve diğer kitaplarla bir arada yaşamak...
  
        * Kütüphanelerin varlığı, orada yan yana duran bambaşka dillerde, fakat aynı yöne, ışığa doğru bakanların kaleminden çıkan yapıtlar, bizi ırkçılığa, savaşa, ruhsal sefalete, zalimliğe karşı korur. Direnç sağlar. Kölelerine kitap vermeyen efendiler aptal değillerdi.

        * Her kütüphane sahibine sorulan 'Bu gördüğümüz tüm kitapları okudunuz mu?' sorusunun yersizliği, kitapla tanışık olmamakla, o ilişkiyi, konuşmayı bilmemekle ilgilidir. Manguel'in verdiği yanıt güzel:
         'Hepsini okumadım ama her birinin kapağını mutlaka bir kez açtım.'

        * Kundera gibi söyleyelim; eğer edebiyat ölüyorsa, bunda en az edebiyatın kusuru vardır!

        * Okur, okuma deneyimi derinleştikçe daha zor beğenir. Bunun türlü gerekçeleri bulunur. En önemlisi; uzun soluklu okuma yolculuğunda, ona neyin haz verdiğini, düşün yapısını, estetik ölçülerini neyin geliştirdiğini iyice fark etmesidir. İyi yazar, zamanla yalınlaşıp sözü dolandırmadan dile getirmeyi beceriyor. Bu sadelik yakalanması hayli güç bir yeti olarak açıklanıyorsa, okur için de aynı saptamayı yapmamız söz konusudur. Belki yeni bir kavram uydurmada yarar var: okurun kendi tercihlerini belirginleştirmesi haline 'okur üslubu' diyebiliriz.

                                                                                    
^-^ KEDİLER ^-^

        * Bunun da samimiyeti tipik bir 'Kedi uzanamadığı ciğere mundar der' halini anımsatıyor.

                                                              Okuduğum tarih: Aralık 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  Enver Aysever, 1971’de İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunu. 1992 yılında Tiyatro Çisenti’yi kurdu ve uzun yıllar genel sanat yönetmenliğini yaptı. “Durdurulmuş Zamanın Fotoğrafı”, “Renkler ve Günce”, “Yağmurla Gelen Yüzler”, “Açık Evlilik”, “Yabancı’da Camus”, “Dilekçe”, “Bir İstanbul Masalı”, “Frankie ve Johnny”, “Şimdi Yaşa Sonra Öde!”, “Ne Kadınlar Sevdim” adlı oyunları sahneledi. Bu oyunların bazılarında yazar olarak da görev yaptı. Aynı dönemde “Bebişler Karnavalı”, “Renkler Cumhuriyeti”, “Güneşi Güldüren Soytarı”, “Beyaz Dişler Ülkesi”, “Yaşamak Güzel Arkadaşım”, “Kakolu Olsun” adlı çocuk oyunlarını da yazdı, yönetti. Bu oyunları Çocuk Oyunları 1/Renkler Cumhuriyeti adı altında kitaplaştırdı.
Yazın yaşamına Geç Kalmış Romantik (2003) adlı öykü kitabıyla adım attı. Ardından Bir An Bin Parça (Roman,2007), Yaralısın Türkiye(Deneme,2008), Ayrıntıdaki Şeytan (Deneme,2009), Ataköy/Bir Semti Kendince Yazmak (2009), Orhan Gökdemir’le birlikte yazdığı Cumhuriyet’in İlk Son Yüz Yılı (2011) , Yazgıcılar (Roman,2012), Nisan'a Mektuplar (Deneme, 2012) ve en son olarak Nasıl Yazar Olunur/Yazarların Gizli Sokaklarına Yolculuk, Edebiyat Ölmelidir (Deneme, 2013) adlı kitapları basıldı. Bir An Bin Parça adlı romanıyla 2007 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandı.2006 yılından bu yana Remzi Kitap Gazetesi yayın yönetmenliğini sürdürmektedir.Aysever yazıp yönettiği "Aykırı Kumpanya" adlı gösteriye devam etmekte ve halen CNN Türk televizyonunda "Aykırı Sorular" adlı programı hazırlayıp sunmaktadır.
Nisan'ın babası olarak anılmaktan mutluluk duymaktadır.
http://www.aykiriakademi.com/hakkimda/hakkimda-icerik


ARKA KAPAK –

Okuma Eylemi ve Yazınsal Serüven Üstüne
Pek çok uyarıcının yanı sıra, yeni medya olanakları ve toplumsal sorunlar
içinde savrulan günümüz insanı...
         Ucuz söylemlerin, sıradan bir 'dil'in esir aldığı ve neredeyse zekamızla dalga geçen bir edebiyat dünyası...
Yeniden aynaya bakmak için edebiyat ölmelidir!



Keyifli okumalarınız olsun ^-^


8 Ekim 2013 Salı

Kitaplar ve Sigaralar - George Orwell

Okuma halleri fotoğraflarıma göz atmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Kitaplar ve Sigaralar


KİTAPLAR VE SİGARALAR
Hazırlayan: George ORWELL
Türkçesi: Levent Konca
Yayın Hakları: Sel Yayıncılık
-  Birinci Baskı: Temmuz, 2013
Türü: Deneme   /        119 sayfa

Kitaptan Alıntılar;

    * Dükkanda veresiye satış yapmıyorduk ama sonradan gelip kitabı alacaklar için kitapları kenara ayırıyor veya gerekiyorsa kitap ısmarlıyorduk. Bizden kitap ısmarlayan insanların hemen hemen yarısı bir daha gelmiyorlardı. Bu, başlangıçta beni şaşırtıyordu. … Bunların çoğu kesin paranoyaktı.

* Kitaplar, şimdiye dek icat edilmiş diğer her şeyden  daha fazla ve daha fena biz toz yapar ve her kurt sineğinin ölmek için tercih edeceği yer bir kitabın üstüdür.
  
* Daha önce hiçbir hastanenin halk koğuşunda bulunmamıştım ve bu, konuşmaksızın ya da insani anlamda hiçbir şekilde farkında varmaksızın insanı tedavi eden doktorlarla ilk deneyimimdi.
  
* Özellikle de geçtiğimiz yüzyılın başlarında, tıp bilimi daha başarısı artmadan önce cüretkar hale geldiğinde sıradan insanlar arasında doktorluk mesleğine tamamıyla dehşet ve korkuyla bakılırdı. Bilhassa cerrahlık, sadizmin özellikle dehşet verici bir biçiminden başka bir şey olarak görülmez…
19. yüzyıla ait doktorlar ve hastanelerle ilgili büyük bir korku edebiyatı seçkisi oluşturabilirsiniz.

* (fakir, yoksul kimseler…) ‘Bedava’ hastaların anestezi kullanılmaksızın dişlerinin çekilmesi bu yüzyıla kadar olağandı. ‘Para ödemiyorlarsa neden anestezi verilsin ki?’; tutum buydu.

         - Yazım-Basım Hataları-

* Sf/62
… dehşet verici bir biçimindan…

* Sf/68
… katılmak zorunadayım…

* Sf/90
… ekşimiş lapa atrıkları…

                                                   Okuduğum tarih: 7 Ekim 2013



ARKA KAPAK –

"Kitaplar, gerçekten de okuyucuların yakınmalarına neden olacak kadar pahalı mıdır?" Sıkça sorulan bu sorunun cevabını bu kez George Orwell arıyor. İşe elindeki kitapların envanterini çıkararak başlıyor ve sigaraya harcanan parayla kitaba harcanan para arasında bir kıyas yapıyor. Cevap sizce ne?

Kitaplar ve Sigaralar, eleştirmenlik ve sahaflık da yapmış olan Orwellın sansu?rden başlayıp eleştirmenliğin çelişkilerine uzanan geniş bir yelpazede edebiyat camiasına ilişkin gözlemlerinden oluşan makalelerini bir araya getiriyor. Edebiyat du?nyasına ve bu du?nyadaki ilişkileri yöneten ve yönlendiren etiğe ilişkin özgu?n bir bakış açısı sunan Orwell, yazar, eleştirmen ve okurların panoramasını dönemin politik atmosferi eşliğinde değerlendiriyor.

"Sahafta çalışırken -eğer sahafta çalışmıyorsanız bu mekanı kafanızda çekici yaşlı beyefendilerin uçsuz bucaksız deri ciltli kitap sayfalarının arasında gezindiği bir tu?r cennet olarak canlandırmanız ne kadar da kolay- beni en çok etkileyen şey gerçek kitapseverlerin az bulunurluğu olmuştu. İlk baskı zu?ppeleri, edebiyat sevdalılarından daha fazlaydı; ucuz ders kitapları için pazarlık yapan doğulu öğrenciler onlardan da çoktu; ama en çok yeğenleri için doğum gu?nu? hediyesi arayan kafası karışık kadınlar geliyordu. Örneğin 1897de çok hoş bir kitap okumuş olan, kendisi için o kitabın bir nu?shasını bulup bulamayacağınızı soran sevgili yaşlı hanımefendi. Ne yazık ki kitabın adını ya da yazarını hatırlamıyor, tıpkı hangi konuyla ilgili olduğunu da hatırlamadığı gibi; fakat kırmızı bir kapağının olduğunu unutmamış."