elif şafak kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elif şafak kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2014 Cuma

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Araf / Elif Şafak

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Araf- Elif Şafak *Yaz Okuma Şenliği 2014*


Okuma şenliği defterim burada.

Instagram'dan takip etmek isterseniz kullanıcı adım: okuyann

Isaac patileri:)) ♥♥♥


Gece gündüz demeden okumak gerek:)


Arada not almak...


Ruh haline göre farklı defter, kalem vs. mutlu olmak ♥


Maviyi maviyle tamamlamak...


Kahveyi fotoğraf çektikten sonra doldurmak:)


Ve gece son okumaları yapmak...


Isaac'in katkılarıyla:) ♥


Keyifli okumalar...

18 Ağustos 2013 Pazar

Med-Cezir Yazıları - Elif Şafak

Elif Şafak'ın daha önce paylaştığım kitapları:
Mahrem
Pinhan
Aşk
Kağıt Helva (Alıntılar Kitabı)


MED – CEZİR YAZILARI
Yazarı: Elif ŞAFAK
Yayın Hakları: Metis Yayınları
-        Özel Basım: Şubat 2006
-        Baskı Adedi: 100.000
-        207 sayfa
Yazar Hakkında Bilgi= http://www.elifsafak.com.tr/

Kitaptan Alıntılar;

        * Yazılarında ‘sarkaç’ kelimesini çok tercih etmiş. Başka birkaç kelime daha vardı çokça kullandığı. Aynı kelimelerin tekrar tekrar kullanılmasından ben pek hoşlanmıyorum.
         - Varoluşun sarkacı, altında uzanan boşluğun iştahından korkarak gidip gelirken durmamacasına, günlükler de benimle dolaşırdı şehir şehir. (Yaza Yaza Silmek Üzere)
         - On bir yaşına geldiğimde, bu sefer çok daha büyük bir salınımla bir kez daha savruldu sarkaç. (Yaza Yaza Silmek Üzere)
         - İtikat ile itikatsizlik arasında gidip gelir yüreklerin sarkacı. (Mütereddit Ruhlar)
         - ‘Hızlandırılmış Batılılaşma’ ile ‘bir türlü Batılılaşamama’ arasında sarkaç gibi gidip gelen toplumsal sergüzeştimizi, isimler ve isimlendirmeler tarihi olarak da okuyabiliriz. (Dipsiz Boşluk)
         - Kitabın piyasaya çıkmasıyla beraber övgüden de sövgüden de bol bol nasibini alacaktı ifrat ve tefrit sarkacında. (Bir Yazarın İntiharı)
         - Ya ifrat ya tefrit olduğu için sarkacımız, hızla savrulduk öte yana. (Cinlerin Meşveret Yeri)
         - …‘hızlandırılmış Batılılaşma’ ile ‘bir türlü Batılılaşamama’ arasında sarkaç gibi gidip gelen toplumsal sergüzeştimizi, …(Kılıftan İsimlerimiz)
         - Terk etmek ve dönmek arasında sallanan bir sarkaç. (Berlin ve İstanbul)
         - Ancak İstanbul anlayabilir bunu. Ancak kopuşların şehrinde mümkün sarkacın salınımı. (Berlin ve İstanbul)

* İstanbul’a ya bir şeylerden kaçılarak varılır, ya da gün gelir ondan kaçılır.

* Gene bir Örovizyon Şarkı Yarışmasını sonlarda noktaladığımızda ben de İspanya’da, Madrid’de çocuktum daha. Takip eden bir hafta boyunca okuldaki tek Türk öğrenci olarak… ‘Opera’ lakabıyla çağrıldığım için…
O malum ve meşum gece, İspanya’da sıfır puan ile noktalamıştı yarışmayı. Ve İspanya televizyonun İspanyol spikeri şöyle ifade etmişti yaşadığı utancı: ‘Yanarım yanarım da sıfır puana değil, Türkiye ile aynı seviyeye indiğimize yanarım.’

* Pencereleri külrengi boya ile boyanmış ilkokul sıralarında otururduk. Dünyanın kaç yerinde bulunur ilkokulların sınıf pencerelerini kaba saba renklerle badana boya etmeye kalkan zihniyet?

* Tanrı 99 sıfatıyla birlikte, ‘taklit edilemez’dir. Bu yüzden ‘ben’ ve ‘sen’ ayrımını toptan kaldırarak, ‘biz’ diye hitap eder kutsal kitaplarında.

^-^ KEDİLER ^-^

* Evham Hanım’ın bir kedisi vardır. Gelir sürtünür ayaklarınıza. İsmi ACABA.

* … konuştukça car car, külrengi tombul kedi ACABA ayaklarına sürtünür mırıldanarak.

* ‘Ev kedilerini gözetlerken’ yazısı.

- Basım Hataları -

* Sf/ 192’den sonra hatalı boş sayfalar…
Sf/ 193’de olması gereken ‘Kitabın endişesi’ yazısı yok!
Sonrasında iki sayfa var, iki sayfa boş devam etmiş!
Sf/ 203 ‘Gececil Edebiyat’ iki sayfa yok!

                                                  Okuduğum tarih: 11 Ağustos 2013

ARKA KAPAK –

Siyasetbilimci ve yazar Elif Şafak, Türkiye’deki kültürel bölünmüşlüğe vurgu yapan ve çatışma yerine konuşma ve diyaloğu savunan makaleleriyle ve çeşitli ödüller alan Pinhan, Mahrem ve Bit Palas gibi romanlarıyla tanındı.
Yılın bir kısmında ABD’de, bir kısmında İstanbul’da yaşayan Elif Şafak, Avrupa ve ABD’de çeşitli gazete ve dergilerde yazmakta, Michigan Üniversitesi’nin ardından Arizona Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Araf’tan sonra, bu yıl yeni yayımladığımız Baba ve Piç de dünyanın önde gelen yayınevlerinden Penguin tarafından basılıyor. Radikal Gazetesi için hazırlanmış özel bir basım olan Med – Cezir Yazıları, Elif Şafak’ın kadınlık durumu, kimlik, kültürel bölünmüşlük, dil ve edebiyat konulu yazılarından bir araya getirilmiş bir seçkidir.


27 Temmuz 2013 Cumartesi

Kağıt Helva (Alıntılar Kitabı) - Elif Şafak

Elif Şafak'ın daha önce paylaştığım kitapları:
Mahrem
Pinhan
Aşk

Alıntılar kitabından kendim için epey bir alıntı yaptım. Alıntıların alıntılarından bir daha alıntılar yapacağım sizlerle paylaşırken:))


KAĞIT HELVA  -  Alıntılar Kitabı

Yazarı: Elif ŞAFAK
Yayın Hakları: Doğan Kitap
-  1. baskı / Aralık 2009
-   18. baskı / Aralık 2009
-   153 sayfa

Yazar Hakkında Bilgi= http://www.elifsafak.com.tr/

Kitaptan Alıntılar;

- Aşk -
  
* … nasıl anlatılabilir aşk, kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde? / Aşk

* Elmas bir gözdür yürek. Ve çizilmeyegörsün bir kere, artık hep sedefsi bir yırtıkla bakacaktır cümle aleme. / Mahrem

* Bir insanı sevmek, onun zihninde bir türlü huzura ermemiş tüm hikayeleri raflarından çıkartıp, tek tek temize çekmek demektir. /Bit Palas
  
* … Karışık zamanlar… Böyle dönemlerde, aşk latif bir kelime değil, başlı başına bir pusuladır. / Aşk

- İnsan -

        * Bir de bakardım ki, saçılmışım oraya buraya. Eğilip tek tek toplardım parçalarımı, ama her zaman dağılanlar topladıklarımdan fazla çıkardı. Ne kadar dikkat edersem edeyim, daima bir şeyler kalırdı geride. Bir şeyler hep yarımdı, hep iğreti, hep eksik… / Mahrem

* Dışadönük, kendini beğenmiş insanlara kıyasla içine kapanık ve mütevazi insanların parıltısı daha azdır belki. Ama böyleleri oksijen gibidir. Varlıkları hemen anlaşılmasa da yokluklarında nefes almak zorlaşır. / Araf

* Her insan açık bir kitaptır özünde. Okunmayı bekler. Her birimiz yürüyen, nefes alan kitabız aslında, yeter ki özümüzü bilelim. / Aşk

- Yolculuk -

* Korktu. Gidip de varamamaktan değil, varıp da dönüş yollarını kaybetmekten değil, dönüp de geride bıraktıklarını yerlerinde görememekten değil; bir kendini bulmaktan, bulduğundan korkmaktan korktu. / Pinhan

- Varoluş-

* Yaşamı görmek için ayna tutarız ağzımıza. Yaşamı göremesek bile, yaşadığımızı biliriz ayna buharlaşınca. / Mahrem

* Çocukluğun arka bahçesi vişne ekşisi tadındadır. / Mahrem

* Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir, ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin ne de hayat karşısında çaresizsin. / Aşk

- İnanç-

* Yaradan’ı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla.
Yok, eğer Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir. / Aşk

* Bazen Tanrı böyle zorluklarla inancımızı sınar. Sebepsiz sıkıntı yoktur. / Araf
  
* İstediğini elde edince şükretmek kolaydır.
Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilen kişiye denir. / Aşk

* Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan, çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır, emin bir beldede yaşar. / Aşk

* Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen, seni hırpalayarak değil, seninle beraber aksın. ‘Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir’ diye endişe etme. Nereden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmayacağını? / Aşk
  
- Zaman-

* Bozuk diye kaldırıldığı köşede, durduk yerde aşka gelip çalışmaya başlayan hantal bir saatti hayat. Kuruyordum ben de. Nicedir geriye kalışını telafi etmek istercesine deli gibi çırpınıyordu. ‘Tiktaktiktaktiktak’lıyordu sürekli.
Be-Ce ise zamanı kötülüyordu her zamanki gibi; ‘tiktak zamanın taktidir’ diyordu. / Mahrem

- Yazmak-

* Sanılanın aksine her zaman yaratmak demek değildir yazı, yıkmaktır bazen. / Med-Cezir

* Yazmak bir firarperestlikti özünde ama dışarı değil, içeri kaçıyordum. Kendime… / Med-Cezir

* Uçurumun kenarında durmuş düşünürken yazacağın kelimeyle atacağın adımı ve sorarken kendine yazamadığın takdirde aşağıya düşmenin nasıl da korkutucu olacağını, yazı tutar daha beterini sunar: Uçurumu yutarsın yazdıkça. / Med-Cezir

- Ben-

* İsimler büyülüdür. Sade büyülü mü, isimler hem de büyücüdür. / Pinhan

* İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime. Buralar çok karışık. Kaç defa geldim. Gene de hep kayboluyorum. / Siyah Süt

* Biliyordu çünkü. Gayet iyi biliyordu ki, hüzün denilen şey tıpkı siyah, dalgalı saçlarının arasına nasılsa yerleşivermiş beyaz bir saç teline benziyordu. Hüzün, kopardıkça çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyordu. / Şehrin Aynaları

* İçerideki uçurum seni dışarıdaki dünyadan daha çok heyecanlandırıyorsa pekala içine, yani kendi benliğine düşebilirsin. / Baba ve Piç

* Dünya yabancılardan boş yere korkup, kendi yakınlarından zarar gören insanlarla dolu. / Med-Cezir


^-^ KEDİLER ^-^

* Dişi kedinin ismi West idi, yani Batı. Gail ona bu ismi Doğu’nun Şarkiyatçı söylemi tarafından sürekli kadınlaştırılmasını eleştirmek için takmıştı. Ömer’in buna bir itirazı yoktu, tabii eğer buna mukabil erkek kediye The Rest, yani ‘Ve diğerleri’ ismi verilmiş olmasaydı. / Araf

-Yazım-Basım Hatası-

* Sf/41
Deviş dedi ki:

                                                 Okuduğum tarih: Haziran 2013


ARKA KAPAK –

(...) Derken o yolculukta bir an geliyor, durup geriye bakma gereği duyuyorum. Geçtiğim yolları, uğradığım durakları, güzergâh boyu karşılaştıklarımı anımsıyorum.

Bu kitap dünden bugüne yazdıklarımdan ufacık bir seçkidir. Bir alıntılar kitabı. Karın doyursun diye değil, tadımlık niyetine.

Kağıdın üzerine konmuş birkaç tatlı kelam.
Kâğıt Helva...
Elif Şafak

28 Haziran 2013 Cuma

Kitap Alışverişim

Geçen akşam yürüyüş yaparken büyük bir kitap standı kurulmuş olduğunu gördük. Yarısı sıfır kitaplar, yarısı da sahaflık kitaplarla doluydu. Kısıtlı zamanda seçebildiklerim bunlar. Tabii şimdilik:)
Yaz sonuna kadar açık olacağı için arada gidip tekrar bakacağım. Standın sahibi '24 saat açığız, biz nöbetçi kitapçıyız', dedi:)


Sahaf bölümünden aldığım kitaplar-

'Üç Aynalı Kırk Oda' seneler önce çok beğenerek okuduğum bir kitaptır. Ablamdan alıp okuduktan sonra iade etmiştim. O yüzden kütüphanemde olsun diye aldım.
Yazarın paylaştığım kitapları:
Şairin Romanı
Üç Aynalı Kırk Oda
Kağıt Taş Kumaş


Yazarın diğer okuduğum kitapları:
Satranç - Seneler önce okudum ve çok beğendiğim bir kitaptır. Sanırım blogumda paylaşmamışım.
Stefan Zweig'in Son Günleri


Yazarın okuduğum kitapları:
Fareler ve İnsanlar
İnci

Ajandalardaki notlarımın büyük çoğunluğunu pc ortamına aktarmadığım için diğer okuduklarımın paylaşımlar blogumda yok maalesef.
- Sardalye Sokağı
- Tatlı Perşembe
- Aşk Otobüsü
- Bitmeyen Kavga
- Gazap Üzümleri


Kontesce'm ile gerçekleştirdiğim takas sonucunda yazarın 'Babam Öldüğünde Ağlamadım' kitabını edinmiş ve okumuştum. Paylaşımım burada.
Ruh Tecavüzcüsü de o kitabın bir devamı...


Elif Şafak'ın daha önce paylaştığım kitapları:
Mahrem
Pinhan
Aşk



Bunları Tansaş'tan aldım.


Sevgilerimle...