keçe kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keçe kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2017 Pazartesi

Kırtasiye Ürünleri ve diğer şeyler:)

Hediyelerimden bir kolaj yaptım:)
Şu suratın tatlılığına diyecek söz bulamadım 


Mırk hediyeler pişti olursa:) Çifte mırk mutluluk olur bana 😻 😻


Kırtasiye ürünlerine çılgınca sevdalı olan ben ve hediyelerimin güzelliği...


Hem kokulu hem kedili:) Bu serinin bende iki defteri daha var. Buradan bakabilirsiniz ^-^


Yazalım çizelim:)


Poe sevdama buradan tanık olabilirsiniz:)


Sarah Jio hiç okumadım, ilk olacak...


Kitap ayracı olmadan kitap okunur mu?


2 Ocak 2016 Cumartesi

Mırk Sevdam ♥♥

Ahşap kedili küpeleri çook sevdim ^-^


Kahvesiz günüm geçmez. Minik bir de kupa koleksiyonum var. Pek tabii büyük çoğunluğu kedili:) Hiç şaşırtıcı değil, değil mi?:))


Şaşkın, şirin mırkklar:)


Desenli bantlar. Öyle çok işime yarıyorlar ki...
Kedili ve patili ♥♥


MırKeyif:)


Aşık mırklar ♥


Boy boy mırk:))


Kocamaan mırk sevgiler:))


16 Aralık 2015 Çarşamba

Dükkan'a Bir Uğradım:)))

Önceki Dükkan alışverişlerim için:

*Dükkan* Cicilerim:)


Bu defterleri çok beğendim. Hem kedili, hem kokulu hem de kedili kitap ayraçlı:) Daha ne olsun ama.


Mırk geldiniz:)


Ahşap kalpler Porland'dan ♥♥♥


Sevgiyle kalın, daima...

18 Ekim 2015 Pazar

Tante Rosa - Sevgi Soysal * Güz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz. 

Listenin 12. sırası: Doğduğunuz yıl hayatını kaybetmiş bir yazardan/şairden bir kitap.
Enteresan olan doğum günüm ayın 12'si ve kategorinin sayısı da 12:) Hem yıl hem gün olarak tam da doğum günüme denk geldi.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Tante Rosa / Sevgi Soysal




TANTE ROSA
Yazarı: Sevgi SOYSAL
Türü: Hikaye
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
-   Dost Yayınları, 1968 (1 baskı) -Sevgi Sabuncu adıyla-
-    Bilgi Yayınları, 1978-1980-1985-1996 (4 baskı)
-    1-16. Baskı 2002-2013, İstanbul         17. Baskı 2015, İstanbul
Desenler: Selçuk Demirel
-   103 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Funda Soysal- Bu, Sevgi Soysal'ın ilk kitabı değil, ne de en başarılı, en bilinen romanı. Ama Tante Rosa, Sevgi Soysal ile ilk kez buluşacak okura, onu tanıtmak için en doğru kitap olabilir. Sevgi Soysal'ın anneanne ve teyzesinden başlayıp kendisinde biten bir kadınlık çizgisi diye nitelendirdiği, Tante Rosa'nın yaşamından kesitler veren bu ön dört kısa hikayede...
  
        * 'Akşamları dükkanı kapatıp yorgun argın eve gittiğimde bana hayatı kim sevdirecek?' diyordu. 'Eve aldığı birkaç parça eşyanın bekçiliğini yapmadım diye bana çatacak adam değil, felsefeye ihtiyacım var benim, ya, felsefeye. Benim kocam bana Hindistan'ı anlatır, oranın değişik inanışlarını anlatır. Hanginizin kocası Hint felsefesinden anlıyor ve güzel keman çalıyor?'...

        * Sarhoş olunur, ama sokakta sızılmaz, aşık olunur ama sokakta yatılmaz, doyulur ama sokakta sıçılmaz, sokak gelip geçmek içindir...


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... yalnız kedileri ve yırtıcı, özgür, orman hayvanlarını, ıraktan sevdi.

        * Önce kedilerden, sahiplerini ve onların evlerini korumayı pek takmayan kedilerden çok, ...

        * Kahveyi ocağa koydu, kediye bir tekme...

        * ... Siyam kedisinin projektör gibi parlayan gözlerinden karanlık bastığını anladı.

        * Sabah Siyam kedisinin arsız miyavlamalarıyla uyandı Tante Rosa. Ne demişti kediyi veren adam: 'Tek yaşamaz bu Siyam kedileri; çift almak gerek bunları...

        * Salak kedi, ulan biz çiftimizi seçebiliyor muyuz yani?

        * Kedi gitti şişme yatağın güneş vuran ucuna tembel tembel uzandı.

        * Pisi pisi kalk bakayım yatağın üstünden...

        * Kedi en edepsiz, en azgın sesiyle miyavladı. ... o pazar günü kedi, dişiliğinin canavarlık noktasında ...

        * Kedi atladı masaya...

        * Bir çift Siyam kedisi isteyeceğim ondan.

        * ... yaşlanmaya, uyuz moruk bir kedi olmaya engel değil.

        * ... kedi vergileri...

        * ... kedim Mischa'yı sevecektim tam, hain tırmıkladı elimi...

        * ... bir kedi gibi...

        * ... Siyam kedilerinden biri vazoyu devirmiş, diğer kedi bunu fırsat bilerek...

                                                                          Okuduğum tarih: EKİM 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Sevgi Soysal (d. 30 Eylül 1936, İstanbul - ö. 22 Kasım 1976, İstanbulTürk yazar.


Çizer Hakkında Bilgi=  Selçuk Demirel (d. 18 Mayıs 1954 Artvin) dünya çapında ün kazanmış bir Türk çizer. Çizimleri Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen gazete ve dergilerinde yayımlanmış, kitap ve albüm kapakları, afişler hazırlayan, çocuk kitaplarına da çizim yapan Demirel yıllardır Paris’te yaşasa da kişisel sergileriyle Türkiye’ye de uğruyor.
İlk çizimlerini 1973 yılında Ankara Atatürk Lisesi'sinde öğrenci iken yayımladı. Daha sonra ODTÜ'de mimarlık öğrenimine devam ederken, Mimarlık Dergisi başta olmak üzere dönemin önemli dergi ve gazetelerinde desenlerini yayınlamayı sürdürdü. 1978'de Paris'e yerleşti. Çalışmalarını Paris'ten sürdüren Selçuk Demirel; Cumhuriyet, Yeni Yuzyil, Kitap-lik P, Milliyet gibi Türk yayımları ile, Fransa'dan Le Monde,Le Monde DiplomatiqueLe Nouvel Observateur ve ABD'den The Washington PostThe New York TimesThe Wall Street JournalThe Boston Globe, Business Week, SellingPower gibi yayın organlarında sürdürdü.
Çalışmaları kitap illustrasyonlarından, dergi ve kitap kapaklarına; desen albümlerinden, çocuk kitaplarına, kartpostaldan afişe dek çeşitlilik gösterir. 1974'de Akla Kara 1 adlı ilk sergisini açtı. 1981 yılında yayımlanan ilk çocuk kitabı Karga Karga Gak Dedi'den sonra pek çok çocuk kitabı Türkiye ve AlmanyaFransaJaponya gibi ülkelerde yayımlanmıştır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sel%C3%A7uk_Demirel
http://www.selcuk-demirel.com/index_fr.php


ARKA KAPAK –

İlk yayımlandığında "yerli" olmamakla eleştirilen Tante Rosa, Sevgi Soysal'ın, sinemaya da uyarlanan en özgün eseridir. Bir roman bütünlüğüne sahip olacak şekilde birbirine ustalıkla bağlanmış on dört hikayenin ana konusu kadınlık ikilemleridir. Sevgi Soysal'ın, o kendine özgü ironisiyle anlattığı Tante Rosa, yaşamın kurallarına ve sınırlandırmalarına başkaldıran, ancak kadınlığına hapsolduğu için hep yenilen biridir. O, "bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır."

İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış.

İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysal’ı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan okura ise hiç ulaşamamış. Oysa Tante Rosa, Sevgi Soysal’ı 12 Mart döneminin simge yazarı yapanın yalnızca 12 Mart değil, Tante Rosa’da ilk filizlerini veren cesur bir kadınca duyarlılık olduğunun en güzel ispatı. Bütün Eserleri dizisinde önce kronolojik bir sırayla romanları yayımlanacak Sevgi Soysal’ın. Tante Rosa’dan sonra sırada kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği romanı Yürümek var. Soysal bu romanıyla (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmış. Ve yine bu romanı nedeniyle müstehcenlik gerekçesiyle yargılanmış. Daha sonra gelen Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, özellikle Ankaralı solcuların çok sevdiği, etkilendiği bir roman. Oradaki Ali karakteri, ideal bir devrimci modelidir; bir kuşak onu örnek alarak devrimciliği öğrenir. Bir sonraki romanı Şafak ise Murat Belge’nin sözleriyle “devrimci Türkiye romanı için çok yeni ve çok önemlidir” çünkü “Sevgi Soysal’ın olayların nesnelliği ve insanların öznelliği arasında kurduğu diyalektik ilişki, Marksist bir estetiğin ürünüdür.” Sevgi Soysal, kanser tedavisi için gittiği İngiltere’de “hastalık-tedavi ötesi şeyler yapmaya” çalışır. Burada yazmaya başladığı romanı Hoşgeldin Ölüm yarım kalır. İletişim Yayınları’ndan çıkacak Hoşgeldin Ölüm’ün ardına Sevgi Soysal’la aynı dönemde yaşamış ve yazmış, Attilâ İlhan, Oya Baydar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Oktay ve Vüs’at Bener gibi isimlerin tanıklıkları eklenecek. Hoşgeldin Ölüm, bu haliyle belki de bir hüzün kitabı olacak. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, romanlardan sonra ilk yayımlanacak anı kitabı. Muzip bir dille yazılmış bu anılar, tefrika edilirken bazı solcuların tepkisini çekmiş. Öykü kitabı Barış Adlı Çocuk, 12 Mart öncesini, daha sonraki değişimi ve hastalığı konu ediyor. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılarının toplandığı Bakmak ise ilk öykü kitabı Tutkulu Perçem’in ardından yayımlanacak. Yıldırım Türker, bu siyasi deneme yazılarının gazete yazarı olmaya kalkmasındaki en önemli neden olduğunu söylüyor. Türker, Sevgi Soysal’ın kendisi için “ilkgençliğinde dünyayla arasına gerili; şefkatle harelenmiş bir zekâ, isyankâr bir neşe, kül yutmaz bir duruştan dokunmuş bir tül” olduğunu yazıyor. Sevgi Soysal’ın İletişim’den çıkacak son eseri ise daha önce yayımlanmamış oyunu Venüslü Kadınlar. Yayına hazırlanan bir diğer kitap da, Sevgi Soysal’ın eserleri üzerine edebiyat eleştirisi ağırlıklı yazılardan oluşan bir derleme. Genç yaşta kaybettiğimiz Sevgi Soysal’ın bütün eserleriyle yeniden gündeme gelmesi, onunla büyümüş bir kuşağın ona borcunu ödemesi, onu tanımadan büyümüş bir kuşak içinse önemli bir fırsattır.
 Tante Rosa'dan
"...Bu işin bir başka işten ne ayrıcalığı var? Bir adamın paltosu için para almakla b.. için para almak arasında ne... fark var? Bu da bütün insanca işler kadar pis. Günler geçiyordu bu uykuyla uyanıklık arasında. İnsan hiçbir şeylere aldırmamaya bir başladı mı. Ne kendi durumunu ne de bütün durumları üstünde durmaya değer bulmadı mı? Bu bir kış uykusudur ki hiçbir yaz sökemez. Ne ışığı kapatıp uyuyor, ne okuyor ne de sevişiyor: Yatıyordu. Bazen yorgandan ayağını çıkarıp saatlerce bakıyordu. Yarın yıkarım ayaklarımı, yarın yıkarım, yıkamıyordu, ayaklarının az kirlendiğine şaşarak bakıyordu. İnsan geçmişini unutabilir..." 

15 Ekim 2015 Perşembe

Antabus - Seray Şahiner * Kısa Kitap Festivali ♥ Güz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kısa Kitap Festivali' okuma listeme buradan, 'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme şuradan ulaşabilirsiniz:)

'Kısa Kitap Festivali' için her pazartesi 150 sayfadan az bir kitap seçip okuyoruz.
'Güz Okuma Şenliği' 21. kategori: 150 sayfadan kısa sekiz kitap.

Kitabı Instagram'ın bana kazandırdığı sevgili arkadaşım Ebru hediye etti. 
Kitabı çok etkileyici ve güzel buldum. Sevgili Ebru'nun sayesinde böyle iyi bir yazarı tanımış oldum.




ANTABUS
Yazarı: Seray ŞAHİNER
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
www.canyayinlari.com
-   1. basım: 2014                   2. basım: Mart 2015, İstanbul (1000 adet)
-   107 sayfa


   Kitaptan Alıntılar;

        * Hani bir hastalık vardı, ... böyle insanın yediği gerisingeri kursağından yukarı çıkıyormuş: Reflü
         Evet, bende de konuşma reflüsü var. Yıllardır laflarımı o kadar çok yuttum ki, yalnız kaldı mıydı böyle çıkıyor laflar. Amaan, el aleme konuşup da ne...

        * Ben zulüm çekiyorken susuyorsanız, kocamın tarafındasınız.

        * Kalbim öyle hızlı çarpıyor ki art arda iftar topları patlıyor sanıyorum...

        * Heykelle öpüşüp prova yapacağım, burunları çarptırmadan öpüşmeyi öğreneceğim...

        * Dizilerde de hep böyle oluyor. Başrol oyuncusu bir şey unutup bir yere geri döndü mü kesin başına bir şey gelir. İşte, televizyonda başına bir şey geldi mi başrol oluyorsun, hayatta başına bir şey geldi mi figüran.

        * Ben, Osman kızı Leyla, Remzi'nin karısı Leyla oldum. Bana sorsalar sadece 'Leyla' olmak isterim. 'Leyla'yla Mecnun' bile değil, düz Leyla...

        * Sana bir şey söyliyim mi, başkasının derdi olmasa insan kendi kahrından ölür.

        * Çoğu kadın çocuğu bile kendi dertlerini unutmak için doğuruyor.
  
        * 'Sineğin bir kanadında zehir, diğerinde panzehir vardır', diye boşuna dememiş peygamberimiz.

        * Gözümün içine kum dolmuş gibi.

        * Deyim- atasözü- vs...

            - 'yemeğin dibi tutmuşu makbul' demeye başlar...

            - Dil kesik baş selamet.

            - Eee, kurt kuzundan suyumu bulandırdın diye dava edermiş.

            - Eee, İstanbul gibi yerde adam adamıylan kuş kanadıylanmış...

            - Kuzu şarap içmiş, dağa kurt aramaya çıkmış...

            - Eşşeği satıp 'çüş' demekten kurtulmuş.

            - Sen hamama gidip kurnaya düğüne gidip zurnaya aşık oluyorsun...

            - Eee, taş taşa değmeden duvar örülmezmiş.

            - Eh, kurt yiyeceğini bakkal dükkanından aramaz tabii...

            - Eh, kurdun merhameti, kuzuyu ağzında taşımak tabii...

            - Eh, oturduğunuz yerden doğmamış bebeğe son biçmek kolay tabii.

            - Kol kırılır, yen içinde kalır demişler...
(yen kelimesi giysi kolu anlamındadır)

            - Aman, beğenmeyen altın gününe çağırmaz.


^-^ KEDİ ^-^

        * Evde kedi besler gibi kuzu besliyoruz.


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 58
         Al şunu gözünümün önünden...

        * Sf/ 68
         Moral verir hastaları,


                                                                    Okuduğum tarih: Ekim 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Seray Şahiner (d. 1984Bursa), Türk öykü yazarı.
1984 yılında Bursa’da doğdu, İstanbul’da büyüdü. İlköğrenimini Oruçgazi İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Pertevniyal Lisesi’nde tamamladı. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. 2011’de Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden, Sinema Anabilim Dalı’nda yüksek lisans derecesi aldı. 'Aylık Paldır Kültür Dergisi Hayvan’da ve Birgün Gazetesi’nde çalıştı. Uzun süre gitar ve resim dersi aldı, izcilik ve dağcılık yaptı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006 yılında Varlık Dergisi’nin düzenlediği Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde, "Gelin Başı" isimli öykü dosyası "Dikkate Değer" bulundu. 2007 yılında "Gelin Başı" isimli kitabı Can Yayınları’nca yayımlandı. Sırrı Süreyya Önder’e senaryo asistanlığı yaptı. 2008’de İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Yedi Tepeli Aşk” oyununda, "Gelin Başı" kitabında yer alan üç öyküsü sahnelendi. 2010-2011 sezonunda "Gelin Başı"ndaki öykülerden uyarlanan "İadesiz Taahhütsüz" adlı oyun, Tiyatro Boyalıkuş tarafından sahnelendi. 2011’de ikinci öykü kitabı “Hanımların Dikkatine” Can Yayınları’nca yayımlandı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Seray_%C5%9Eahiner


ARKA KAPAK –

"Hani kadınlar çocukları olsun diye gezmedik doktor, türbe bırakmıyorlar ya... Akılsızlar! Bırakın olmuyorsa olmuyor, ille doğurup ne diye sabinin de hayatını karartıyorsunuz?"

Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine kitaplarının yazarı Seray Şahiner'in kaleminden yeni bir insanlık öyküsü... Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hallerini anlatıyor. Bu kısa romanın anlatıcı kahramanı, işçi sınıfına mensup genç bir kadın; Leyla. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışan Leyla, sessiz sakin, "sıradan" bir hayat kurmak ister. Fakat hayatı seçimleriyle değil, kendisine dayatılanlarla şekillenir.

İçinde bulunduğu durumdan kurtulmak için kendince yöntemler geliştirmekten vazgeçmeyen Leyla'nın anlatısını elinizden bırakamayacaksınız. 


Festival defterime göz atmak isterseniz:

♥ Kısa Kitap Festivali Defterim ♥



Şenlik defterime bakmak isterseniz:


'Güz Okuma Şenliği' okuma listem için oluşturduğum defterim:


Keyifli okumalarınız olsun...

26 Eylül 2015 Cumartesi

* Güz Okuma Şenliği ♥ Defterim ♥ 2015

Okuma şenlikleri başladığı zaman benim için kelimenin tam manasıyla şenlik başlıyor:)
Aynı konuları yazıp tekrara düşüyor olabilirim ama hem blogumu yeni ziyaret edenler için yineliyorum hem de yazarken bile bana keyif veren konular var 



Mesela okuma şenliği kategorilerinin açıklanmasını beklemek ayrı bir heyecan; kitaplık önünde kahvem ve kedilerim yanımdayken okuma listemi oluşturmak apayrı bir heyecan:))) Hele sonrasında şenlik defterimi hazırlamak tarifsiz bir mutluluk 
En en büyük keyif ise tabii ki okuma aşaması. Zaten hep ne diyoruz #senlikbahaneokumaksahane:))
Veee okuma sonrası şenlik defterime ve bloguma yazı hazırlamak son aşama.



Bugüne dek hazırladığım şenlik defterlerime buradan bakabilirsiniz.


'Güz Okuma Şenliği'ne hazırlık aşamalarım da mırk mırkklarımın çok yardımını gördüm:) 

Güz Okuma Şenliği'ne Hazırlanırken:)



'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme göz atmak isterseniz buraya lütfen:) 


Sağdaki pembik:) defter 'Kısa Kitap Festivali' defterim. Buradan bakabilirsiniz.
Minnak:) defter 'Güz Okuma Şenliği' okuma listem için oluşturduğum defterim. Şuradan göz atabilirsiniz:)


'Güz Okuma Şenliği' şenlik defterimin ayrıntıları 


Mırk mırkkk:)


Listeme geçecek olursam:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^