antabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antabus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2017 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Kul / Seray Şahiner

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

Kul - Seray Şahiner


Kültüy 


Çılgın Balım 


Defterimden...


Kültüy ve Çılgın Balım 


Keyifli okumalarınız olsun.
Fender ve Tıkır minnakmırkbey 


Kul - Seray Şahiner

Şayet Seray Şahiner'i bugüne dek okumadıysanız bence daha fazla ertelemeyin.
Kitaplarında karakterlerini çok sağlam oluşturuyor ve okurken gerçekliğinden şüphe etmiyorsunuz. Sanki canlı kanlı yanı başınızda sanki bildiğiniz insanlar sanki az sonra kitap sayfalarından zıplayıp atlayacaklar sanki kulağınızın dibinde konuşuyorlar... 
Etkileyici, sarsıcı, akıcı ve mizahi yönü kuvvetli ve hüzünlü bir kitap okudum.


Seray Şahiner'in okuduğum kitaplarına göz atmak isterseniz:

Antabus - Seray Şahiner


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


KUL
Yazarı: Seray ŞAHİNER
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: Mart 2017 (10.000 adet)
Kapak Tasarımı: Utku Lomlu / Lom Creative (www.lom.com.tr)
-   151 sayfa



 Kitaptan Alıntılar;

        * ... dünyada başı kaygıdan kurtarmayan iki şey varsa; biri aşın azıcık olması, diğeri başın bir başına olmasıydı.

        * Yeni geline demişler ki kızım kocan ne çirkin, o da demiş ki olsun, babamın evinde o da yoktu.

        * Zaten bu insanlar aleminde,organiği değer görmeyen tek şey insandı. Misal şu zenginler, Mercan'a köylü diye yüz vermezlerdi de işte böyle köy tavuğu buldu muydu aman bu ne organik tavuk diye baştacı ederlerdi. Mercan'ın kendi bokunu yiyen bir hayvan kadar kıymeti yoktu demek...

        * Saçının önündeki beyazlar, Galata Köprüsü'nden denize sallanan oltaların misinaları gibi sıra sıra dizilmişti.

        * Ah çaykaram gönül yaram nerdesin
         Nerde olsan kimle olsan benlesin

        * Dinler arası buluşma-
         - Sümbül Efendi Camii...
         - Büyükada'da Aya Yorgi Kilisesi varmış.
         - On İki İmamlar'dı.
         - Erikli Baba Cemevi'ne giderken...
         - Sf/ 87- 88 - 89 - 90 - 91 - 92 - 93- 94 Dualar
         - Ayın Biri Kilisesi...
         - Telli Baba Türbesi, Eyüp Sultan Camii, Yuşa Baba Hazretleri...
         - Lohusa Sultan Türbesi senin, Tez Veren Dede benim İstanbul'u gezmek...
         - ... Konya'ya Mevlana Hazretleri'ne bile gidememişti.
         - Asıl Malatya'ya, Zeynel Abidin Türbesi'ne bir gidebilse... On İki İmam'dan biriydi Zeynel Abidin.

        * KUL-
         - Yaşamaya devam edecekti. Kulluk göreviydi bu onun.
         - Kocası kuldu, onun kendisini unutmasıyla baş edebilirdi.
         - Ve yüce Allah'ım, sana hamdolsun ki bizleri sana kul, habibin Muhammed Mustafa'ya ümmet...
         - Allah varlığını fark ediyor muydu da kul yokluğunu fark edecekti?
         - Kulun vebali bir kula mıydı yani? Kulun vebali...
         - Allahım kapılarında bir parça mutluluk için bekleyen ne çok kul vardı.
         - ... şu garibim kulunu nihayet sevindirmeye karar vermişken...


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... otuz santimlik penceresinin önünden dört kedi... geçti.

        * Kapının önüne serilmiş kedi şeklindeki paspasın gözleri cin cin bakıyordu Mercan'a.

        * Mercan kapı  önünü kurulayıp kedili paspası serdi...

        * Kapının önündeki paspası ve kedi maması kabını üst basamağa koydu.

        * İçerden kedi miyavlaması duyuluyordu.

        * Belli kedi evden kaçıp sıçmış.

        * Merdivenleri sile sile inerken kedi boku izinin olduğu basamağa geldi. Şu kedinin bokunu bari...


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 113
         ... gecenin göründe...

                                                                           Mart 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Seray Şahiner,  1984 yılında Bursa’da doğdu, İstanbul’da büyüdü. İlköğrenimini Oruç Gazi İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Pertevniyal Lisesi’nde tamamladı. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. 2011’de Marmara Üniversitesi, Sinema Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. Hayvan dergisi ve BirGün Gazetesi’nde çalıştı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006'da Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde, "Gelin Başı" adlı öykü dosyası "dikkate değer" bulundu. 2007'de Gelin Başı, 2011'de Hanımların Dikkatine adlı öykü kitapları, 2014'te Antabus romanı, 2016'da Reklamı Atla adlı deneme kitabı, Can Yayınları'nca yayımlandı. Hanımların Dikkatine kitabıtla 2012 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü aldı. Gelin Başı kitabında yer alan öyküler İstanbul Şehir Tiyatroları ve Tiyatro Boyalı Kuş tarafından sahnelendi. Aynı adla Tatbikat Sahnesi'nce sahnelenen Antabus ile 2016 Afife Tiyatro Ödülleri'nde Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü'nü aldı. Yazılarını OT dergisi ve BirGün gazetesinde sürdürmektedir.


ARKA KAPAK –

Seray Şahiner’in yeni romanı Kul, sayfalardan çıkacakmışçasına canlı bir karakterle tanıştırıyor bizi… Bu karakterle birlikte İstanbul’u bir umut haritası eşliğinde yeniden keşfediyoruz. Arnavut kaldırımlardan havalanıp cemevlerine, camilere, kiliselere varan; dilek ağaçlarına bağlanmış çaputlarla rüzgâra salınmış umutlar…
İnsan eliyle kurulmuş çelişkilerin ancak Tanrı eliyle değişebileceğine inananlar, dayanacak kimsesi olmayınca ayakta duramayanlar, dünyaya gölgesinden başka kök salamayanlar, ölülerden başka can yoldaşı bulamayanlar konuşuyor Kul’da.
Görülmeden yaşayan bir insanın gördüklerinden bir yaşam kurma özlemi...


24 Ekim 2016 Pazartesi

Gelin Başı - Seray Şahiner

Gelin Başı Seray Şahiner'den okuduğum üçüncü kitap. 
Seray Şahiner ile tanışma kitabım Antabus. Hayranlık içinde okumuş ve çok çok etkilenmiştim. Buradan kitapla ilgili paylaşımıma ulaşabilirsiniz.


İkinci buluşmamız köşe yazılarından oluşan Reklamı Atla isimli kitabıyla oldu. Korkusuz kalemini heyecanla okudum yine. Şuradan kitapla ilgili paylaşımıma ulaşabilirsiniz.


Gelin Başı ise yazarın ilk öykü kitabı. 
Seray Şahiner çok önemli bir yazar benim için. Okuduğum üç kitabı da gerçekten iyiydi. 
Okumadığım bir kitabı kaldı: Hanımların Dikkatine...


GELİN BAŞI
Yazarı: Seray ŞAHİNER
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: 2007                   4. basım: Ocak 2015, İstanbul (1000 adet)
Kapak Tasarımı: Ayşe Çelem Design

-   112 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Biz sorumlu müdür ve sorunlu elemanıydık.

        * Sonradan okudum, bir araştırma yapmışlar; bir sürü çocuğa ev resimleri çizdirmişler. Bacasından duman tüten ev çizen çocukların aslında aile özlemi çeken çocuklar olduğu ortaya çıkmış.

        * Geline demişler ki; kızım kocan ne çirkin, o da demiş ki babamın evinde o da yoktu.

        * Hani 'şiiri yok' derler ya bazı kadınlar için, işte öyle bir kadındı...

        * Ama hep düşer, ayağı zaaflarına takılır.

                                                                       Eylül 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Seray Şahiner (d. 1984Bursa), Türk öykü yazarı.
1984 yılında Bursa’da doğdu, İstanbul’da büyüdü. İlköğrenimini Oruçgazi İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Pertevniyal Lisesi’nde tamamladı. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. 2011’de Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden, Sinema Anabilim Dalı’nda yüksek lisans derecesi aldı. 'Aylık Paldır Kültür Dergisi Hayvan’da ve Birgün Gazetesi’nde çalıştı. Uzun süre gitar ve resim dersi aldı, izcilik ve dağcılık yaptı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006 yılında Varlık Dergisi’nin düzenlediği Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde, "Gelin Başı" isimli öykü dosyası "Dikkate Değer" bulundu. 2007 yılında "Gelin Başı" isimli kitabı Can Yayınları’nca yayımlandı. Sırrı Süreyya Önder’e senaryo asistanlığı yaptı. 2008’de İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Yedi Tepeli Aşk” oyununda, "Gelin Başı" kitabında yer alan üç öyküsü sahnelendi. 2010-2011 sezonunda "Gelin Başı"ndaki öykülerden uyarlanan "İadesiz Taahhütsüz" adlı oyun, Tiyatro Boyalıkuş tarafından sahnelendi. 2011’de ikinci öykü kitabı “Hanımların Dikkatine” Can Yayınları’nca yayımlandı.


ARKA KAPAK –

Genç, çok genç bir öykücü Seray Şahiner. Sait Faik yaş kemale ermişken bile kendisine "genç hikâyeci," diyenlere öfkelenirmiş. Bunda bir "sen daha toysun," tavrı gördüğü için. Seray Şahiner, daha ilk kitabında öz'el ve biçemsel bir kişilik getiriyor. Bence, genç öykücü değil öykücü olarak sıçrıyor; ilk kitabıyla kim böyle sıçramıştı? Leyla Erbil. "İsyan grameri," demiştim onun getirdiğine. Seray için de doğru bu, yazarın adını kapatın, okuyun, "bu Seray Şahiner öyküsü," dersiniz. Öykülerin odağı, terminali Gelin Başı. Ama daha ilk öyküde (Sorumlu ile Sorunlu) nebüyük/neküçük/neaydınlık/nekaranlık bir dünyaya giriyoruz. Seray Şahiner, kişilerinin ruhundan süzülerek okurun ruhuna giriyor... Acımasız ama hüzünlü olmayı başarıyor... Acı gölün acı öyküsü bu... Bu öyküyü bir erkek yazamazdı. İkinci başarı, yazar anlatı ile benanlatı'yı ustaca evlendirmesinde: Yazar dimdik konuşuyor (Seray Şahiner midir o?), kişiler italik, eğik dünyalarda.
HULKİ AKTUNÇ


 Defterimden...


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


31 Mart 2016 Perşembe

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Reklamı Atla/ Seray Şahiner

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Reklamı Atla - Seray Şahiner



Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım:okuyann

Fender 


Gibson ve çılgın Balım 


Gibson 


Okuma şenliği defterime bakmak isterseniz:
Tıkır minnakmırkbey 


Fender 


Okuma listem için oluşturduğum defterime bakmak isterseniz:

Bahar Okuma Şenliği *2016*



Çılgın Balım 


Reklamı Atla - Seray Şahiner * Bahar Okuma Şenliği 2016

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Bahar Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 22. sırası: Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap...
♥ Daha önce kitaplarını okuyup sevdiğim yazarlardan kitaplar ♥


Yazarın 'Antabus' isimli kitabını okuduktan sonra basılmış tüm kitaplarını okumak isteği uyanmıştı içimde.
'Antabus' oldukça etkileyici bir romandı. Paylaşımıma buradan ulaşabilirsiniz.

'Reklamı Atla' 2013-2015 yılları arasında gazete, dergi ve diğer mecralarda yazılmış yazılarından oluşuyor. İnandığı doğruları ve fikirlerini cesurca dile getirmesinden de yazı dili kadar etkilendim. Sırada diğer kitaplarını alıp okumak var...



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Reklamı Atla/ Seray Şahiner


REKLAMI ATLA
Yazarı: Seray ŞAHİNER
Türü: Deneme
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: Ocak 2016, İstanbul
Kapak Tasarımı: Utku Lomlu / Lom Tasarım (www.lom.com.tr)
-   215 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

       * İstanbul'da, Notre Dame de Sion Lisesi'nde okuyan öğrenciler, çıkardıkları Tavuskuşu adlı fanzinin bir sayısını Özgecan Aslan'ın öldürülmesi üzerine, kadın cinayetleri ve tecavüz meselesine ayırdı. Fanzindeki metinlerde penis, vajina kelimeleri geçiyor. Bunun üzerine okul yönetimi, öğrencilerin edebiyat öğretmeni Melike Koçak'ın işine son verdi.

        * Yeşilçam sinemasında başarı hikayesi diye anlatılanlar asimilasyon hikayeleriydi. Çingene kızı esas kadın olacaksa, önce Çingeneliğinden arınmalı, şivesini değiştirip adap dersi alarak 'gerçek bir hanımefendi' olmalıydı. Ermeniler Yeşilçam'da esas kızı sahneye hazırlayan, yani Çingene'yi asimile eden zarafet hocası madam olabiliyordu en azla. Çingene'nin Çingeneliğinin Ermeni'ye kırdırtıldığı filmlerle büyüdük.

        * Hem erkekler kadınlara çiçek muamelesi yapıyor bir kere. Kadınlar çiçektir. Çiçekler toprağa düşebilir.

        * Şakran Cezaevi'nden gelen başka bir haberle sarsıldık: Üç kız çocuğu hamile oldukları 'için' tek kişilik hücrelere kapatılmış. Doktor kontrolü yapılmıyor. Ağrıları sancıları olduğunda da doktora götürülmüyorlar. Cezaevi görevlileri; devletin mazotunu bir kişi için harcayamıyoruz, diyormuş.

        * Sadri Alışık Avare filminde kaldırıma oturup bir sokak köpeğiyle dertleştiği sahne ortaya koyar...
         Bu esnada yoldan geçen bir adam, köpeğe tekme arar, Sadri Alışık, adama köpekten özür dilettirir. 'Sokak köpeklerine selam vermek, adam olmaya çeyrek var demektir,' diyen jön...

        * Bir kere olsun yürürken başa konan başa konan kitapları okurken görmüyoruz o başrol kızları...

        * Ahmet Kaya, Aynalar belgeselinde anlatıyor:
         Öyle bir bunaldığım andı ki hiç unutamıyorum. Fındıkzade'den döndüm Kocamustafapaşa'ya doğru geleceğim. Bir düğün salonunun önünde geçtim... Girdim içeri. Yahu ne biçim oynuyor insanlar içerde. Ama inanılmaz bir şekilde. Göbekler atıyor insanlar. E şeyin tabii hesabını yapıyorum, nasıl olacak bu işler? Şimdi devrimci olduk ya artık geri dönmek de yok. Attım kendimi insanların ortasına, nasıl oynuyorum biliyor musun? Acayip... Ama geleni atıyorum böyle. Göbekler atıyorum, ters dönüyorum, düz dönüyorum. İnsanlar nerden geldi bu adam diye bakıyorlar. İyice böyle oynadım oynadım oynadım dışarı çıktım...
       
        * Sırf Taksim'de Tanzimat'tan 2011'e kadar 250 tiyatro salonu kapanmış...
  başlamıştı...

        * Gezi Direnişi'nde yediği gaz sonucu kanser olup mayıs ayında ölen Mehmet İstif...

        * Ali Ekber Çiçek'e bir solist demiş ki, 'Sabahları sesim kötü oluyor ama bir yumurta içsem düzelir.' Ali Ekber Çiçek de demiş ki, 'Yumurtayla ses güzel olsaydı tavuğun götü bülbül olurdu.'

        * Ali İsmail Korkmaz'ın delil olabilecek kafatası kemiğini 'tıbbi atık' diye çöpe atanlar da yargılansın derken, soruşturmayı F tipi cezaevinde boncuktan Ali İsmail Korkmaz portresi yapana açtılar...

        * Bülent Ortaçgil şarkısı: 'Eylül Akşamı'. Bostancı dolmuş kuyruğunda sen başta ben en sonda öylece beklemişizdir. Belki benim kağıt param bir şekilde döne dolaşa senin cebine girmiştir.

        * Ölenlerin üzerine gazete kağıdı örtülmesi boşuna değil. Bazı gazeteler ölümlerin üstünü örtmek için basılıyor.

        * Süleyman Demirel- Denizlerin idamını onaylaması...
         Denizler henüz yakalanmamışken verilen vur emri... Denizlerin idamı oylanırken iki elini birden kaldırışı, dönüp herkes oy veriyor mu diye bakarak grubu üstünde baskı oluşturması, ölüm için kalkan elinden yıvık yıvık gülüşü... Kanlı 1 Mayıs'ta başbakandı...
         Onun zamanında gözaltında kaybedilen 360 kişi... Cumartesi Anneleri'ne, 'Kayıplar cebimde mi ki çıkarıp vereyim,' deyişi...


^-^ KEDİLER^-^

        * ... eşofmanımın paçasına kedi sıçmış.

        * ... kedilerin başını okşayarak...

        * Alt komşum kapıya dayandı; kedim miyavlıyormuş...

  
- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 159
         Tututksuz...

                                                                           MART 2016


Yazar Hakkında Bilgi=   Seray Şahiner (d. 1984Bursa), Türk öykü yazarı.
1984 yılında Bursa’da doğdu, İstanbul’da büyüdü. İlköğrenimini Oruçgazi İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Pertevniyal Lisesi’nde tamamladı. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. 2011’de Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden, Sinema Anabilim Dalı’nda yüksek lisans derecesi aldı. 'Aylık Paldır Kültür Dergisi Hayvan’da ve Birgün Gazetesi’nde çalıştı. Uzun süre gitar ve resim dersi aldı, izcilik ve dağcılık yaptı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006 yılında Varlık Dergisi’nin düzenlediği Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde, "Gelin Başı" isimli öykü dosyası "Dikkate Değer" bulundu. 2007 yılında "Gelin Başı" isimli kitabı Can Yayınları’nca yayımlandı. Sırrı Süreyya Önder’e senaryo asistanlığı yaptı. 2008’de İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Yedi Tepeli Aşk” oyununda, "Gelin Başı" kitabında yer alan üç öyküsü sahnelendi. 2010-2011 sezonunda "Gelin Başı"ndaki öykülerden uyarlanan "İadesiz Taahhütsüz" adlı oyun, Tiyatro Boyalıkuş tarafından sahnelendi. 2011’de ikinci öykü kitabı “Hanımların Dikkatine” Can Yayınları’nca yayımlandı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Seray_%C5%9Eahiner


 ARKA KAPAK –

Gelin Başı, Hanımların Dikkatine, Antabus gibi ilgiyle okunan kitapların yazarı Seray Şahiner, bir süreden beri BirGün gazetesi, OT dergisi gibi süreli yayınlarda yazdığı yazılarla dikkati çekiyor. Şahiner'in yazılarında ülkenin politik gündemi yok yalnızca; İstanbul'un kimi kenar mahallelerinin günlük yaşamına ilişkin anekdotlar, muhalif kadın ve gençlerin yaşamlarından kesitler, dert paylaşmalar, artık yavaş yavaş "nostalji"ye dönüşen eski sinemamıza, müziğimize hatırlı bakışlar, portreler, güncel hırgürle ilgili muzip, ironik görüşler, değerlendirmeler… Kırıp dökmeden, hak yemeden, başkasını aşağılamaya kalkışmadan nasıl tavır alınacağını gösteren yazılar.

Yaşadığımız hızlı sosyal ve politik gelişmelerin arasında, kelimenin tam anlamıyla "olaylara sokaktan bakan" bir aktivistin mizahi, muhalif yazılarını göreceksiniz bu kitapta. Koltuğa falan oturmayın, karton bardaklı çayınızı alın, bir duvara omzunuzu yaslayın, ayakta okuyun Reklamı Atla'yı. 


15 Ekim 2015 Perşembe

Antabus - Seray Şahiner * Kısa Kitap Festivali ♥ Güz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kısa Kitap Festivali' okuma listeme buradan, 'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme şuradan ulaşabilirsiniz:)

'Kısa Kitap Festivali' için her pazartesi 150 sayfadan az bir kitap seçip okuyoruz.
'Güz Okuma Şenliği' 21. kategori: 150 sayfadan kısa sekiz kitap.

Kitabı Instagram'ın bana kazandırdığı sevgili arkadaşım Ebru hediye etti. 
Kitabı çok etkileyici ve güzel buldum. Sevgili Ebru'nun sayesinde böyle iyi bir yazarı tanımış oldum.




ANTABUS
Yazarı: Seray ŞAHİNER
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
www.canyayinlari.com
-   1. basım: 2014                   2. basım: Mart 2015, İstanbul (1000 adet)
-   107 sayfa


   Kitaptan Alıntılar;

        * Hani bir hastalık vardı, ... böyle insanın yediği gerisingeri kursağından yukarı çıkıyormuş: Reflü
         Evet, bende de konuşma reflüsü var. Yıllardır laflarımı o kadar çok yuttum ki, yalnız kaldı mıydı böyle çıkıyor laflar. Amaan, el aleme konuşup da ne...

        * Ben zulüm çekiyorken susuyorsanız, kocamın tarafındasınız.

        * Kalbim öyle hızlı çarpıyor ki art arda iftar topları patlıyor sanıyorum...

        * Heykelle öpüşüp prova yapacağım, burunları çarptırmadan öpüşmeyi öğreneceğim...

        * Dizilerde de hep böyle oluyor. Başrol oyuncusu bir şey unutup bir yere geri döndü mü kesin başına bir şey gelir. İşte, televizyonda başına bir şey geldi mi başrol oluyorsun, hayatta başına bir şey geldi mi figüran.

        * Ben, Osman kızı Leyla, Remzi'nin karısı Leyla oldum. Bana sorsalar sadece 'Leyla' olmak isterim. 'Leyla'yla Mecnun' bile değil, düz Leyla...

        * Sana bir şey söyliyim mi, başkasının derdi olmasa insan kendi kahrından ölür.

        * Çoğu kadın çocuğu bile kendi dertlerini unutmak için doğuruyor.
  
        * 'Sineğin bir kanadında zehir, diğerinde panzehir vardır', diye boşuna dememiş peygamberimiz.

        * Gözümün içine kum dolmuş gibi.

        * Deyim- atasözü- vs...

            - 'yemeğin dibi tutmuşu makbul' demeye başlar...

            - Dil kesik baş selamet.

            - Eee, kurt kuzundan suyumu bulandırdın diye dava edermiş.

            - Eee, İstanbul gibi yerde adam adamıylan kuş kanadıylanmış...

            - Kuzu şarap içmiş, dağa kurt aramaya çıkmış...

            - Eşşeği satıp 'çüş' demekten kurtulmuş.

            - Sen hamama gidip kurnaya düğüne gidip zurnaya aşık oluyorsun...

            - Eee, taş taşa değmeden duvar örülmezmiş.

            - Eh, kurt yiyeceğini bakkal dükkanından aramaz tabii...

            - Eh, kurdun merhameti, kuzuyu ağzında taşımak tabii...

            - Eh, oturduğunuz yerden doğmamış bebeğe son biçmek kolay tabii.

            - Kol kırılır, yen içinde kalır demişler...
(yen kelimesi giysi kolu anlamındadır)

            - Aman, beğenmeyen altın gününe çağırmaz.


^-^ KEDİ ^-^

        * Evde kedi besler gibi kuzu besliyoruz.


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 58
         Al şunu gözünümün önünden...

        * Sf/ 68
         Moral verir hastaları,


                                                                    Okuduğum tarih: Ekim 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Seray Şahiner (d. 1984Bursa), Türk öykü yazarı.
1984 yılında Bursa’da doğdu, İstanbul’da büyüdü. İlköğrenimini Oruçgazi İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Pertevniyal Lisesi’nde tamamladı. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. 2011’de Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden, Sinema Anabilim Dalı’nda yüksek lisans derecesi aldı. 'Aylık Paldır Kültür Dergisi Hayvan’da ve Birgün Gazetesi’nde çalıştı. Uzun süre gitar ve resim dersi aldı, izcilik ve dağcılık yaptı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006 yılında Varlık Dergisi’nin düzenlediği Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde, "Gelin Başı" isimli öykü dosyası "Dikkate Değer" bulundu. 2007 yılında "Gelin Başı" isimli kitabı Can Yayınları’nca yayımlandı. Sırrı Süreyya Önder’e senaryo asistanlığı yaptı. 2008’de İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Yedi Tepeli Aşk” oyununda, "Gelin Başı" kitabında yer alan üç öyküsü sahnelendi. 2010-2011 sezonunda "Gelin Başı"ndaki öykülerden uyarlanan "İadesiz Taahhütsüz" adlı oyun, Tiyatro Boyalıkuş tarafından sahnelendi. 2011’de ikinci öykü kitabı “Hanımların Dikkatine” Can Yayınları’nca yayımlandı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Seray_%C5%9Eahiner


ARKA KAPAK –

"Hani kadınlar çocukları olsun diye gezmedik doktor, türbe bırakmıyorlar ya... Akılsızlar! Bırakın olmuyorsa olmuyor, ille doğurup ne diye sabinin de hayatını karartıyorsunuz?"

Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine kitaplarının yazarı Seray Şahiner'in kaleminden yeni bir insanlık öyküsü... Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hallerini anlatıyor. Bu kısa romanın anlatıcı kahramanı, işçi sınıfına mensup genç bir kadın; Leyla. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışan Leyla, sessiz sakin, "sıradan" bir hayat kurmak ister. Fakat hayatı seçimleriyle değil, kendisine dayatılanlarla şekillenir.

İçinde bulunduğu durumdan kurtulmak için kendince yöntemler geliştirmekten vazgeçmeyen Leyla'nın anlatısını elinizden bırakamayacaksınız. 


Festival defterime göz atmak isterseniz:

♥ Kısa Kitap Festivali Defterim ♥



Şenlik defterime bakmak isterseniz:


'Güz Okuma Şenliği' okuma listem için oluşturduğum defterim:


Keyifli okumalarınız olsun...