handmade cat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
handmade cat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2016 Pazartesi

Kedili Pike ^-^

Uzuuuun zamandır blogumda el işi paylaşımları yapmadığı fark ettim. Oysa eskiye nazaran daha az da olsa sokak hayvanları yararına üretmeye devam ediyorum.
Geçen kış bileğimde oluşan sağlık sorunu nedeniyle hiç elime şiş, tığ alamadım. Bileğimi bir sene nadasa bıraktım denebilir:) Artık yavaş yavaş tekrar özlediğim el işlerime döndüm.
Ne zamandır aklımda olan bir projeyi hayata geçirdim. Önceleri örgü battaniye üzerine işlediğim kedi motiflerini pike üzerine işlemeye başladım. Ben sonuçtan oldukça memnunum:) Umarım siz de beğenirsiniz.
Her zamanki gibi yine sokak hayvanlarına mama olarak dönüyor yaptığım ürünler...

Sevgili @figosh07 sokak kedileri için 30 kg mama göndererek mırk pikeye sahip oldu. Duyarlılığından ötürü tekrar teşekkür eder, mırk sevgilerimizi göndeririz ^-^


10 Mart 2016 Perşembe

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yazarın Odası / Philip Gourevitch

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Yazarın Odası / Philip Gourevitch



Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım: okuyann


Defterimden...


Bodrum mırkoyunda:) 


Fotoğraftaki diğer kitap paylaşımım için:

Keyifli okumalarınız olsun...


21 Kasım 2015 Cumartesi

Mırkuyku:)

Kedilerin her hali özel ilgiyi hak ediyor bence. Mırkuyku halleri ise özellikle izlemeye değer güzellikte:) 

Gün ışıdığı vakit uykum bölünüyor. Uyku gözlüğü edinsem iyi olacak, mırkk:) 
Külkedisi 



Oturamırk:)) 
Kültüy 



Okurken uyuyakalmışım:)
Bodrum 



Kedi olmadan asla:)
Isaac 



Popiş pozu:)
Fender 



Mırkuyku öncesi spor:)
Bodrum ♥



Melodili mırkrüya:)
Aşkım 



Bize her yer yatak:)
Aşkım ve Isaac 



Yastık arası mırk:)
Bodrum ♥



Ortopedik yastık olmazsa olmaz:)
Külkedisi 



Otobüs, minibüs, jip, bibiiiip:)
Fender ve Gibson 



Yin-Yang:)
Isaac ve Bodrum 



Hiçbir yerde rahat yok, mırk:)
Fender 



Ceeeeee:)
Bodrum 



Pati(k)lerimi dinlendiriyorum:)
Isaac 



Sıcak sıcak:)
Aşkım ve Bodrum 



Mırksevgi.
Bodrum 



Uykudan önce:)
Poirot 



Mırkuyku öncesi temizlik:)
Isaac ve Bodrum 



Mırkrüyadayım:)
Fender 



Mırk sevgiler ^-^
Isaac 


18 Ekim 2015 Pazar

Tante Rosa - Sevgi Soysal * Güz Okuma Şenliği 2015

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz. 

Listenin 12. sırası: Doğduğunuz yıl hayatını kaybetmiş bir yazardan/şairden bir kitap.
Enteresan olan doğum günüm ayın 12'si ve kategorinin sayısı da 12:) Hem yıl hem gün olarak tam da doğum günüme denk geldi.



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Tante Rosa / Sevgi Soysal




TANTE ROSA
Yazarı: Sevgi SOYSAL
Türü: Hikaye
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
-   Dost Yayınları, 1968 (1 baskı) -Sevgi Sabuncu adıyla-
-    Bilgi Yayınları, 1978-1980-1985-1996 (4 baskı)
-    1-16. Baskı 2002-2013, İstanbul         17. Baskı 2015, İstanbul
Desenler: Selçuk Demirel
-   103 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Funda Soysal- Bu, Sevgi Soysal'ın ilk kitabı değil, ne de en başarılı, en bilinen romanı. Ama Tante Rosa, Sevgi Soysal ile ilk kez buluşacak okura, onu tanıtmak için en doğru kitap olabilir. Sevgi Soysal'ın anneanne ve teyzesinden başlayıp kendisinde biten bir kadınlık çizgisi diye nitelendirdiği, Tante Rosa'nın yaşamından kesitler veren bu ön dört kısa hikayede...
  
        * 'Akşamları dükkanı kapatıp yorgun argın eve gittiğimde bana hayatı kim sevdirecek?' diyordu. 'Eve aldığı birkaç parça eşyanın bekçiliğini yapmadım diye bana çatacak adam değil, felsefeye ihtiyacım var benim, ya, felsefeye. Benim kocam bana Hindistan'ı anlatır, oranın değişik inanışlarını anlatır. Hanginizin kocası Hint felsefesinden anlıyor ve güzel keman çalıyor?'...

        * Sarhoş olunur, ama sokakta sızılmaz, aşık olunur ama sokakta yatılmaz, doyulur ama sokakta sıçılmaz, sokak gelip geçmek içindir...


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... yalnız kedileri ve yırtıcı, özgür, orman hayvanlarını, ıraktan sevdi.

        * Önce kedilerden, sahiplerini ve onların evlerini korumayı pek takmayan kedilerden çok, ...

        * Kahveyi ocağa koydu, kediye bir tekme...

        * ... Siyam kedisinin projektör gibi parlayan gözlerinden karanlık bastığını anladı.

        * Sabah Siyam kedisinin arsız miyavlamalarıyla uyandı Tante Rosa. Ne demişti kediyi veren adam: 'Tek yaşamaz bu Siyam kedileri; çift almak gerek bunları...

        * Salak kedi, ulan biz çiftimizi seçebiliyor muyuz yani?

        * Kedi gitti şişme yatağın güneş vuran ucuna tembel tembel uzandı.

        * Pisi pisi kalk bakayım yatağın üstünden...

        * Kedi en edepsiz, en azgın sesiyle miyavladı. ... o pazar günü kedi, dişiliğinin canavarlık noktasında ...

        * Kedi atladı masaya...

        * Bir çift Siyam kedisi isteyeceğim ondan.

        * ... yaşlanmaya, uyuz moruk bir kedi olmaya engel değil.

        * ... kedi vergileri...

        * ... kedim Mischa'yı sevecektim tam, hain tırmıkladı elimi...

        * ... bir kedi gibi...

        * ... Siyam kedilerinden biri vazoyu devirmiş, diğer kedi bunu fırsat bilerek...

                                                                          Okuduğum tarih: EKİM 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Sevgi Soysal (d. 30 Eylül 1936, İstanbul - ö. 22 Kasım 1976, İstanbulTürk yazar.


Çizer Hakkında Bilgi=  Selçuk Demirel (d. 18 Mayıs 1954 Artvin) dünya çapında ün kazanmış bir Türk çizer. Çizimleri Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen gazete ve dergilerinde yayımlanmış, kitap ve albüm kapakları, afişler hazırlayan, çocuk kitaplarına da çizim yapan Demirel yıllardır Paris’te yaşasa da kişisel sergileriyle Türkiye’ye de uğruyor.
İlk çizimlerini 1973 yılında Ankara Atatürk Lisesi'sinde öğrenci iken yayımladı. Daha sonra ODTÜ'de mimarlık öğrenimine devam ederken, Mimarlık Dergisi başta olmak üzere dönemin önemli dergi ve gazetelerinde desenlerini yayınlamayı sürdürdü. 1978'de Paris'e yerleşti. Çalışmalarını Paris'ten sürdüren Selçuk Demirel; Cumhuriyet, Yeni Yuzyil, Kitap-lik P, Milliyet gibi Türk yayımları ile, Fransa'dan Le Monde,Le Monde DiplomatiqueLe Nouvel Observateur ve ABD'den The Washington PostThe New York TimesThe Wall Street JournalThe Boston Globe, Business Week, SellingPower gibi yayın organlarında sürdürdü.
Çalışmaları kitap illustrasyonlarından, dergi ve kitap kapaklarına; desen albümlerinden, çocuk kitaplarına, kartpostaldan afişe dek çeşitlilik gösterir. 1974'de Akla Kara 1 adlı ilk sergisini açtı. 1981 yılında yayımlanan ilk çocuk kitabı Karga Karga Gak Dedi'den sonra pek çok çocuk kitabı Türkiye ve AlmanyaFransaJaponya gibi ülkelerde yayımlanmıştır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sel%C3%A7uk_Demirel
http://www.selcuk-demirel.com/index_fr.php


ARKA KAPAK –

İlk yayımlandığında "yerli" olmamakla eleştirilen Tante Rosa, Sevgi Soysal'ın, sinemaya da uyarlanan en özgün eseridir. Bir roman bütünlüğüne sahip olacak şekilde birbirine ustalıkla bağlanmış on dört hikayenin ana konusu kadınlık ikilemleridir. Sevgi Soysal'ın, o kendine özgü ironisiyle anlattığı Tante Rosa, yaşamın kurallarına ve sınırlandırmalarına başkaldıran, ancak kadınlığına hapsolduğu için hep yenilen biridir. O, "bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır."

İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış.

İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysal’ı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan okura ise hiç ulaşamamış. Oysa Tante Rosa, Sevgi Soysal’ı 12 Mart döneminin simge yazarı yapanın yalnızca 12 Mart değil, Tante Rosa’da ilk filizlerini veren cesur bir kadınca duyarlılık olduğunun en güzel ispatı. Bütün Eserleri dizisinde önce kronolojik bir sırayla romanları yayımlanacak Sevgi Soysal’ın. Tante Rosa’dan sonra sırada kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği romanı Yürümek var. Soysal bu romanıyla (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmış. Ve yine bu romanı nedeniyle müstehcenlik gerekçesiyle yargılanmış. Daha sonra gelen Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, özellikle Ankaralı solcuların çok sevdiği, etkilendiği bir roman. Oradaki Ali karakteri, ideal bir devrimci modelidir; bir kuşak onu örnek alarak devrimciliği öğrenir. Bir sonraki romanı Şafak ise Murat Belge’nin sözleriyle “devrimci Türkiye romanı için çok yeni ve çok önemlidir” çünkü “Sevgi Soysal’ın olayların nesnelliği ve insanların öznelliği arasında kurduğu diyalektik ilişki, Marksist bir estetiğin ürünüdür.” Sevgi Soysal, kanser tedavisi için gittiği İngiltere’de “hastalık-tedavi ötesi şeyler yapmaya” çalışır. Burada yazmaya başladığı romanı Hoşgeldin Ölüm yarım kalır. İletişim Yayınları’ndan çıkacak Hoşgeldin Ölüm’ün ardına Sevgi Soysal’la aynı dönemde yaşamış ve yazmış, Attilâ İlhan, Oya Baydar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Oktay ve Vüs’at Bener gibi isimlerin tanıklıkları eklenecek. Hoşgeldin Ölüm, bu haliyle belki de bir hüzün kitabı olacak. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, romanlardan sonra ilk yayımlanacak anı kitabı. Muzip bir dille yazılmış bu anılar, tefrika edilirken bazı solcuların tepkisini çekmiş. Öykü kitabı Barış Adlı Çocuk, 12 Mart öncesini, daha sonraki değişimi ve hastalığı konu ediyor. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılarının toplandığı Bakmak ise ilk öykü kitabı Tutkulu Perçem’in ardından yayımlanacak. Yıldırım Türker, bu siyasi deneme yazılarının gazete yazarı olmaya kalkmasındaki en önemli neden olduğunu söylüyor. Türker, Sevgi Soysal’ın kendisi için “ilkgençliğinde dünyayla arasına gerili; şefkatle harelenmiş bir zekâ, isyankâr bir neşe, kül yutmaz bir duruştan dokunmuş bir tül” olduğunu yazıyor. Sevgi Soysal’ın İletişim’den çıkacak son eseri ise daha önce yayımlanmamış oyunu Venüslü Kadınlar. Yayına hazırlanan bir diğer kitap da, Sevgi Soysal’ın eserleri üzerine edebiyat eleştirisi ağırlıklı yazılardan oluşan bir derleme. Genç yaşta kaybettiğimiz Sevgi Soysal’ın bütün eserleriyle yeniden gündeme gelmesi, onunla büyümüş bir kuşağın ona borcunu ödemesi, onu tanımadan büyümüş bir kuşak içinse önemli bir fırsattır.
 Tante Rosa'dan
"...Bu işin bir başka işten ne ayrıcalığı var? Bir adamın paltosu için para almakla b.. için para almak arasında ne... fark var? Bu da bütün insanca işler kadar pis. Günler geçiyordu bu uykuyla uyanıklık arasında. İnsan hiçbir şeylere aldırmamaya bir başladı mı. Ne kendi durumunu ne de bütün durumları üstünde durmaya değer bulmadı mı? Bu bir kış uykusudur ki hiçbir yaz sökemez. Ne ışığı kapatıp uyuyor, ne okuyor ne de sevişiyor: Yatıyordu. Bazen yorgandan ayağını çıkarıp saatlerce bakıyordu. Yarın yıkarım ayaklarımı, yarın yıkarım, yıkamıyordu, ayaklarının az kirlendiğine şaşarak bakıyordu. İnsan geçmişini unutabilir..." 

16 Eylül 2015 Çarşamba

Sarı Kahkaha - Murat Özyaşar / Kısa Kitap Festivali ♥

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kısa Kitap Festivali' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz. 


SARI KAHKAHA
Yazarı: Murat ÖZYAŞAR
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Doğan Kitap
www.doğankitap.com.tr
-   3. baskı / Şubat 2015
-   103 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Hem keyif dediğin serçe boku.

        * ... harf harf dökülesim var. Camlara niçin yazı yazar insan, eriyeceğini bile bile.

        * ... evlilik nasıl gidiyor?
         Ağbi iyidir, hoştur ama hiç bitmiyor.

        * 'Burada Sigara İçilmez Cezası 72 TL'dir' levhası duman sarısı. ... 'Burada Sigara İçilir Cezası 72 TL'dir' olmalıydı levhadaki yazı ya da bir virgülün gücü kuvvetine sığınıp...

        * 'Dal rüzgarı affetse de kırılmıştır bir kere.'

        * 'Bir çay, bir çay, bir çay' dedi dikkatle, kelimelerin üstüne basa basa. İçtiği üç çayın parasını teker teker verdi yine.

        * Eliyle çok işareti yapıp, 'Çok haddinden çok yoksul bir baba ile oğlu karşılıklı konuşuyorlar' dedi.
         Oğul dönüp babasına, 'Yoksulluk kaç gün sürer baba?' diyor.
         Baba 'Kırk gün, oğul' diyor.
         Çocuk bu sefer de 'Peki kırk gün sonra zengin olur muyuz baba?' diyor.
         'Baba 'Yok oğul, alışırız' diyor.'

        * ... kimi serinliklere bazı kelimelerle varılır.

        * İç konuşma değil, iç konferans hiç değil, olsa olsa içten içe bir konuşmaydı seninkisi.

        * Ay ışığından bir parça düşmüş yüzüne. Güzelliğin dilden dile dolaşmış.

        * Gökyüzü masmavi bir göz gibi göz kırptı bana...

        * Bilmeliydin oysa, her harfin ağırlığını taşıyamaz her sayfa.

        * ... boş bir sayfanın uçsuz bucaksızlığından bakar gibi bakacaktı dünyaya. Dilinin ucunda bir uçurum hazırlığı. Onun içinde büyük bir boşluk.

        * ... bembeyaz bir sayfaya bakar gibi bakacaktın ona. Kefen beyazı bir sayfa.

        * ... dünya karışıksa, insan karmakarışıktır.

        * Kapı, sesime kapandı.

        * Harflerini söker gibi kelimenin, ağzından döküldü.

        * Çekip gidemezdim, çünkü biliyordum artık, babasız evlerin kapısı ancak avluya kadar açılır.

        * Babalar böyledir işte, ölünce herkesten çok ölür.

        * Babamda söz edip sapsarı güldük, ağzımız dolu kahkaha.
         Sonra sonra duydum:
         Bütün yas evlerinde olurmuş, herkes gider, geriye çekirdek aile kalırmış. Ölenin ardından konuşmanın vaktiymiş artık başlayan. Kimi zaman komik bir anı, kimi zaman ölenin anlattığı bir fıkra, bazı bazı yaptığı şakalar, en sevdiği film, hep unuttuğu o şarkı, beleş tepede izlenen o maç, olur olmaz sızdığı o uyku ve daha neler neler anlatıldıkça yas evinde kahkaha tufanı koparmış. Kahkahalar gitgide kolaylanır, bir sese, bir işarete bakarmış herkes katıla katıla gülmek için. Evin önünden biri geçse o ara, yemin billah edebilirmiş o evin yas evi olmadığına.
         Herkes ölüsünün ardından kahkaha atar, işte bu krizin, işte bu kahkahanın adıymış Sarı Kahkaha.

        * ... sokaktan pis kokular yükseldiğinde elini burnuna götürüp 'Hadi baba koklayalım, bu kokular bitsin' deyişini...

        * Risk, ishalken bile osurmayı göze almaktır.

        * Konuşursam sustuklarım incinir diye susardı sanki.

        * O ise uzun uzun susar, sonra o uzun uzun sustuğu yerlere gider, artık saçlarına mı, masal anlatan sesine mi kar yağar, anlamazdım. Yaş almış, ömür vermiş biri olarak dönerdi oradan, çokça ihtiyar.
  
        * 'Yarın, yarın kepenk kapatma eylemi var ağbi' dedi.
         'Hadi artık, biz de kapatalım dükkanı' dedi Kamil, 'hadi, hadi.'
         Teslim olur gibi ellerimiz havada, indi dilimizin kepengi.

        * Şehre karakış gibi bastırdı devlet, yola devrilmiş ağaçlar gibi indi kar. Günlerce ama günlerce yağdı; kurşun ve kar, kurşun ve kar.

        * 'Ben on yıl dağda, yirmi yıl hapishanede kaldım' dedi.

        * ... üniversite ikinci sınıftayken karar vermiş dağa gitmeye, sonra bir pusuda yakalanmış. On iki yıl yatmış. Tahliye olduğu gün de cezaevinin kapısından alınıp askeriyenin kapısına bir kargo gibi teslim edilmiş.

        * ... 'Serhad benim ağbim' dedi, 'şu karşıki dağlarda şimdi.'
         'Ne yani olum senin ağbin terö...' diye yarım yamalak sözler çıktı ağzımdan.
         'Terörist değil, gerilla' dedi. 'Ağrı bölge sorumlusu.'

        * ... Kürd halkını özgürlüğe kavuşturacak demeçleri vardı.

        * Namı alıp yürümüştü. Olan olmuştu. Baskın üstüne yaptığı baskınlar, karakol üstüne devirdiği karakollar olmuştu.

        * İki öyküde de:
         Altıotuzbeş- Sarası var mıydı lan bunun?
         İsmin Halleri- Saralı değildin oysa.

        * ... ey hawar ah...

        * Zazaca dünyanın en güzel duasını ederdi bana: 'Heq to gedim kero sirra serdine nero sere to'

        * ... 'Ne mutlu tir tir titriyorum diyene... 'Kız sus, örtmen duyarsa fena olur valla'...

        * Emre mi cane to...

        * Ez neminim!


^-^ KEDİLER ^-^

        * İki kedi dalaştı. Kediler korkunç Allahım.

        * Kedilerden biri vardı sadece.

        * Kedi arkadaşım Fırfır da o ara gelirdi yanımıza. Ayakucumda biter, mır mırı değil dır dırı kesilir, bir sıcaklık sarardı tüm vücudumu zamanla.

        * Fırfır'ın kabarmış tüylerini fark ederdim.

        * Fırfır da yemiş olabilir...

        * Fırfır'ın ağzında ölü kelebek.


- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/18
         ... meyva...

                                                       Okuduğum tarih: Eylül 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  Murat Özyaşar 1979'da Diyarbakır'da doğdu. İlk öyküsü AdamÖykü dergisinde, çevrimiçi öyküleri ise Trandcript Rewiew, Words Without Borders, Kovara W ve Tiroj dergilerinde yayımlandı. Ayna Çarpması adlı ilk kitabıyla 2008 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü ve 2009 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü aldı. Bu kitap Bir (Doğan Kitap, 2011) adıyla Kürtçeye çevrildi.


ARKA KAPAK –

Ayna Çarpması adlı ilk kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü'nü ve Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü alan Murat Özyaşar'dan ikinci yeni bir kitap: Sarı Kahkaha.

"Cümlelerin anlamları yoktur, anlamların cümleleri var. Her anlamın bir cümlesi olmadığı için de hikâyeler var…"

Ayna Çarpması adlı ilk kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü'nü ve Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü alan Murat Özyaşar'dan ikinci yeni bir kitap: Sarı Kahkaha.
Ayna Çarpması'nda "Henüz söz vardı, hepsi bir imaydı" diyen Özyaşar, Sarı Kahkaha'da, sözdeki imayı kaldırıp sözün içindeki hikâyeyi anlama sürüklüyor. Anlatılamayan, ancak yazılabilen bu hikâyeler, okurdan anlamak için yoğun bir çaba değil, hissiyat bekliyor… Sarı Kahkaha, beklemeyi bilmiş öykülerle okuruyla buluşmayı, okuruna bulaşmayı arzuluyor.

"Herkes ölüsünün ardından kahkaha atar, işte bu krizin, işte bu kahkahanın adıymış sarı kahkaha."


Festival defterime bakmak isterseniz buraya lütfen:)


Keyifli okumalarınız olsun.