unutma bahçesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
unutma bahçesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2016 Pazartesi

Aşk İşaretleri - Latife Tekin

Latife Tekin'i bir başka seviyorum. Birkaç sene önce Fazıl'la Gümüşlük Akademisi'ne gitmiştik.Orada sevgili Latife Tekin ile tanışma ve sohbet etme imkanımız olmuştu. İnanılmaz tatlı bir kadın. Cana yakın ve sempatik. Bizim projelerimizi sorup bayağı bir ilgilenmişti.


Aşk İşaretleri'nin Diren Kitapçı'da ilk basımını buldum. 
Kısa bir roman ama yoğun. Alıntıladıklarımdan birkaçını aşağıda paylaşacağım. Ben romanın genelinden  çok alıntıladıklarım üzerinde bayağı bir durdum. Bence o cümlelerden yola çıkıp harika hikayeler kurgulanabilir. Alıntıladıklarımı o denli sevdim, etkilendim.


Latife Tekin paylaşımlarım:

Berci Kristin Çöp Masalları - Latife Tekin 


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


AŞK İŞARETLERİ
Yazarı: Latife TEKİN
Türü: Roman
Yayın Hakları: Metis Yayınları
-   Birinci Basım: Mart 1995
Kapak Resmi: Dilek Çokluk, 1995
-   122 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Deniz şap! diye bakıp apışıp kalmayacağız. Bileceğiz ki dalga dalga patlayan suya kirpiklerin ince örgüsünden bakılır. Filtre!..

        * Göz gerçeğin aynası değil, gerçeğin sırdaşıdır, sırların ajanı.

        * Aynanın içinde, ... yitmiş sayısız ağız, birbirine bitişmiş, ayrık ama aynı donuklukla bakan bir sürü göz oynaşıyordu.

        * Dünyada bazı insanlar uçurumuyla dolaşır. 'İçime düşerseniz çıkamazsınız sonra.'

        * Yüzüm bir cümleyle yırtılmış.

        * Sana bakarken gözlerimi kapasam... karanlıkta kalırsın...

        * Biz daha içinde geçtiğimiz günün kelimelerini bulup cümlesini kuramazken, Nezir çoktan geleceğin düşüncesine ermiş, geleceğin kelimeleriyle oynuyor.

        * İnsanların aklına kese yapsa...

        * Manava, patlıcanları, biberleri insanlardan daha çok sevdiğini söyleyerek.

        * Gözünde cümle cümle tüten hayat hikayelerimiz...

        * Bizden önce, aynı sözleri başkaları duydu mutlaka.


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * Gebe cadılar kedilerin aleminde.

                                                                           Kasım 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Latife Tekin 1957 yılında Kayseri'nin Bünyan kazasına bağlı Karacafenk köyünde doğdu. Dokuz yaşında ailesiyle İstanbul'a geldi. İlk kitabı Sevgili Arsız Ölüm 1983 yılında yayınlandı. Ardından Berci Kristin Masalları (1984), Gece Dersleri (1986) ve Buzdan Kılıçlar (1989) adlı romanları yayınlandı. Değişik üslubu ve yaklaşımıyla genç kuşak edebiyatçıların önde gelen isimlerinden biri olan Latife Tekin'in romanları İngilizce, Almanca, Fransızca ve İtalyanca'ya çevrildi.


ARKA KAPAK –

Yansımalar ortasında halkalanıp sözlerinin dibe çeken yüküyle bakakaldık. Omuzlarının hareketi, astarı torbalanmış ceketini savruluşuyla dengeleniyor. Yürüdükçe hava açılıyor önünde. Ardında rüzgarlı bir kapanış. Nezir.. Korunağının içinde. Hiçbir ışın, hiçbir ses ona ulaşamaz. Yüzünde imaların kalkanı. Dört bir yana işaretler estiriyor. Ansız gölgelerin macerası!


30 Ocak 2016 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Unutma Bahçesi / Latife Tekin

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Unutma Bahçesi - Latife Tekin


Külkedisi ♥


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım:okuyann


Fender ♥


* Kış Okuma Şenliği ♥ Defterim ♥ 2015-2016



Kültüy mırkuykuda:) ♥
Mırkhanemizdeki mırkuyku halleri için buraya lütfen:)



Fender ♥
Esnemırk halleri için şuraya lütfen:)


Okuma listem için hazırladığım defterime bakmak isterseniz:

Kış Okuma Şenliği *2015-2016*



Fındık ♥


Yazalım çizelim:)


Fender ve Tıkır minnakmırkbey'den minnak foto-roman:))) ♥♥
Mırkuyku niyetiyle mırkannenin kucağına yayılınır:) 


Fender mırkrüyalara dalar, Tıkır minnakmırkbey gitti gidiyor:)) ♥♥


Vee Tıkır minnakmırkbey birden beklenmeyen bir hamle yapar:) Fender mırkşaşkınlarda:)) ♥♥


Fender duruma pati koyar:) ♥♥
Asayiş berkemal:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Kültüy ♥


Unutma Bahçesi - Latife Tekin * Kış Okuma Şenliği 2015-2016

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Kış Okuma Şenliği' okuma listeme buradan ulaşabilirsiniz.

Listenin 8. sırası: Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (Bu kategoride tavsiyelerine güvendiğiniz ve tanıdığınız birine gidip ne okuyacağınızı sorabilirsiniz veya bir yakınınızdan kütüphanenizden okumanız için rastgele kitap seçmesini isteyebilirsiniz. Kendi kendine karar vermek yok).
-Fazıl seçti.-


Sevgili Latife Tekin'le Gümüşlük Akademisi'nde sohbet etme imkanı bulmuştum. Bu sebeple 'Unutma Bahçesi' benim için çok hoş bir okuma oldu.


Latife Tekin'in okuduğum bir diğer kitabı:

Berci Kristin Çöp Masalları - Latife Tekin / Kısa Kitap Festivali ♥



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


UNUTMA BAHÇESİ
Yazarı: Latife TEKİN
Türü: Roman
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
www.iletisim.com.tr
-   1. Baskı 2013, İstanbul     2. Baskı 2014, İstanbul
Kapak Tasarımı: Gürel Yontan
-   279 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Kitap Ahmet Filmer'e ithaf edilmiş.
         Ahmet Filmer kim peki?:
 Her şey 1988’de borçlarını ödeyebilmek için tarlasını gözden çıkaran bir köylünün Ahmet Filmer’e bu tarlayı neredeyse zorla satmasıyla başlıyor. Makine mühendisi olan Filmer, satın aldığı, Bodrum’a 20 km uzaklıkta bulunan Gümüşlük Köyü’ndeki bu 15 dönümlük arazinin “gün doğumunda eski değirmenlere, gün batımında antik Myndos’a bakan" meşeliğinde kendine bir baraka kuruyor. Yıl: 1993. Ve düşünmeye başlıyor. Düşünce, “düşünce çiftliği" fikrine uzanıyor. Üç yıl geçiyor aradan... “Ne yapabilirim?" sorusuna yanıtlar biriktiriyor Filmer. Sonunda bir vakıf kurup arazisini bu vakfa bağışlıyor.
       Vakfın amacı belirleniyor: “Bu arazi üzerinde sanat, kültür, bilim ve ekolojik araştırma ve yaşam tarzlarına dönüşecek altyapılar hazırlamak, o çabaları gösterenlere mekânlar ve imkânlar yaratmak."
       Çalışmalara başlıyor Ahmet Filmer. Ama öyle çok büyük bir gelişme de olmuyor. Ta ki 1998’de Latife Tekin gelip, işe el koyuncaya dek... Tekin finans sorununa yönelik bağlantılar kuruyor, düşünce çiftliğine inanan insanların ve kuruluşların katkılarını “Gümüşlük Akademisi Projesiönde buluşturuyor. Akademi’nin oluşumu Tekin’in inancı, heyecanı ve bitip tükenmek bilmez enerjisiyle ivme kazanıyor. Ve yıl: 2000. İki yıl boyunca Ahmet Filmer’in ütopyası yeni yol arkadaşlarıyla birlikte somut gerçekliğe doğru adım adım taşınıyor. “Ada" görünmeye başlıyor!
       Bugün yarı şantiye durumuna rağmen, “ruhu tam" bir oluşum Gümüşlük Akademisi. “Yaşayan" gerçek bir akademi. Filmer’in deyişiyle “Sanatçının kurtarılmış bölgesi". Sanatçının, edebiyatçının, bilim adamının. Ve tabii düşüncenin... Kocaman bir soluk dahası, “derin" bir soluk!
http://www.milliyet.com.tr/2000/08/13/sanat/san01.html

        * O bir ses verdi, ben o sesi yankılamadım. İlişkimiz yürümüyor...

        
        * Günün birinde, adanın üstünde aynı büyüklükte, yüzdüğü her yere onunla birlikte süzülen bir bulut gelip oturuyor. Önceleri hoşlanıyor bu durumdan ada, en çok da gecenin boşluğunda bembeyaz ışımasına sevinerek... Ama sonra sonra, bulutun süzüldüğü yere doğru yüzüyor olmaktan kuşkulanıyor, kıyıya sürükleneceğinden korkuyor... Artık hiç yüzmek istemiyor...

        * Kimilerinin ruhu da sisle örtülü.

        * Hayvanla arkadaşlığa yasak koymaz olmaz bu çağda.

        * İnsanları mutlu bir sessizliğin sarmasına dayanamayıp bir sözle gerginlik yaratan kişiler vardır...

        * ... kirpi ruhlular...

        * Akreplerin olduğu yerde onların zehrini alacak otlar yetişir...

        * ... ne kadar çok unutursak boşluğumuzun o kadar büyüyeceğinden, yani azaldıkça çoklaşabileceğimizden...

        * Yaşadığın her an, her yaşadığın an yaşar.

        * Gücü yetse yıldızlara tükürüp söndürür bu...

        * Bir daha asla geri dönemeyeceğiz; bir daha asla cennet bahçesine dönemeyeceğiz, masumiyete dönemeyeceğiz, Auschwitz öncesine, Hiroşima öncesine dönemeyeceğiz, Vietnam öncesine, Cezayir, Filistin, Irak öncesine dönemeyeceğiz... Maraş öncesine, 1 Mayıs '77 öncesine, 12 Eylül öncesine, Sivas öncesine, 'hayata dönüş operasyonu' öncesine dönemeyeceğiz! Hepimize dışkı yedirilmemiş gibi, makadımıza cop sokulmamış gibi, kolumuzu iş makinesi koparmamış gibi yapamayız; kurşuna dizilmemişiz gibi, işkence görmemişiz gibi, on yedi yaşında idam edilmemişiz gibi, gece baskınlarında alınıp götürülmüş ve bir daha geri dönmemiş gibi yapamayız. Çocukluğumuza tecavüz edilmemiş gibi, aşklarımız ve inançlarımız elimizden alınmamış gibi, töre cinayetlerinde öldürülmemiş, bilmem kaç kez çığlık çığlığa uyanmamışız gibi karabasanlardan ve defalarca boğulmamışız gibi çığlığımız, gözlerimizi ayırmadan günlerce bakmamışız duvara... unutamayız... televizyon karşısına geçip, sersem sersem gülüp oynayanlar aynı şevk ve heyecanla seyredemeyiz hiçbir şey olmamış gibi...


^-^ KEDİLER ^-^

        * Kucağımda da bir kedi uyukluyor.

        * ... kediler köpekler dokuz tanesini...

        * Kedilerin sincapların...

        * O kendini kediler gibi otlarla iyileştiriyor.

        * Cama tırmanan yavru kedilerden birinin... ... ölüsünü buldum kedinin, güneşte uyuyormuş gibi uzanmıştı. ...ağızlarıyla hırpalamışlar kediyi. ... kedi yavrusuna ölüme giderek beni kurtarmış gibi bir üzüntüyle baktım.

        * İnsanların hastalandıklarında kediler gibi otların arasına kaçtığını...

        * ... tırmaladığın kedileri unutacaksın.

        * Kedi gibi Profesör Bey'in üstüne sıçrayıp ağzından öpmeye çalışıyordu onu.


 - Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/ 100
         ... sahibine aşın düşkün...

        * Sf/ 170
         ... dedi.bahçeye...

                                                                                     OCAK 2016


 Yazar Hakkında Bilgi=  Türk edebiyat yazarı.
1957'de Kayseri'nin Bünyan ilçesine bağlı Karacahevenk köyünde doğdu. 1966'da 9 yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'a geldi. Ortaöğrenimini Beşiktaş Kız Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Telefon Başmüdürlüğü'nde kısa bir süre çalıştı. İlk kitabı "Sevgili Arsız Ölüm" 1983'te yayınlandı. Anadolu'daki köy yaşamı ve insanlarını masalımsı bir atmosferde ve "Yüzyıllık Yalnızlık" (Gabriel Garcia Marquez) tadında anlattığı bu ilk romanıyla büyük ün kazandı. Büyülü gerçekçilik akımına da yakıştırılan bu romanının ardından peş peşe diğer romanları geldi. Eserleri İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Farsça ve Hollandacaya çevrildi. Değişik üslubu ve yaklaşımıyla kuşağındaki edebiyatçıların önde gelen isimlerinden biri oldu.
Latife Tekin Bodrum Gümüşlük`te bir `Ebediyat Evi` projesi başlatmıştır. Garanti Bankası tarafından desteklenen proje, mimar
Hüsmen Ersöz'ün 1998 yılında hazırladığı mimari proje ile inşaata başlamıştır (1999). Ressam Hale Arpacıoğlu'nun, Koç Grubu şirketlerinden aldığı destekle, aynı mimari projenin bir parçası olarak Sanat Evi'nin yapımına başlanmıştır. Latife Tekin, Bodrum Gümüşlük'te, herkesin yazabileceği, tartışabileceği, sanatçıların büyük şehrin dağdağasından uzak eser üretebileceği bir mekanın tamamlanması için çalışmaktadır.Son olarak 2010'da "rüyalar ve uyanışlar" kitabı yayımlandı.
28 Aralık 2011 akşamı Sabit Fikir ve İstanbul Modern işbirliğiyle düzenlenen Sözünü Sakınmadan etkinliğinde usta eleştirmenler Ömer Türkeş ve Semih Gümüş'ün konuğu olmuştur




ARKA KAPAK –

“Gelenlerin çoğu karar ânıyla ilgili buna benzer şeyler anlatır. Dinlemek beni sarsardı eskiden. Hep bir çatlama, kopma sesiyle, ayrılma hışırtısıyla zihnimde beliren, dönmemek üzere giden insan imgesinin yerini, ansızın içimde uyanan bir sezgi sonrasında, bir yırtınmayla dünyaya gelen insan görüntüsü aldı. Nasıl doğduklarını anımsayıp bilmeden bunu anlattıklarını düşünmeye başladım. Ben artık böyle dinliyorum öykülerini. Ama söylemiyorum kimseye.”

Latife Tekin Unutma Bahçesi’nde, toplumdan ve şehir hayatının rutin dayatmalarından uzaklaşmaya çalışan bir grup insanın umut yüklü hikâyesini anlatıyor. Erdem ve özgürlüğün peşindeki kahramanları Tebessüm, Şeref, Olgun ve Cömert’in bir Ege kasabasında buluşarak, kendilerine doğayla iç içe bir cennet bahçesi kurmalarının izini sürüyor. Yazar, yeni bir yaşam kurmak için yola çıkan kahramanları arasında gezinip onlara söz verirken, okuru geçmiş, kimlik, unutma, cennet ve cehennem gibi kavramlar üzerine düşünmeye davet ediyor.

“Yeni bir dil oluşturduğu Unutma Bahçesi’nde, ikircikli bir anlatı kuruyor Latife Tekin. Ve romanlarının göç güzergâhının sürdüğünü ima edercesine çarpıcı bir belirsizlikte karar kılıyor.” 

Jale Parla


13 Ekim 2015 Salı

D&R Alışverişi-m-

Terra Citty -Antalya_ D&R şubesine bundan iki sene önce gittiğimizde kitap raflarının çokluğundan ve mağazanın büyüklüğünden etkilenmiştim.
Bu sene Antalya'ya gittiğimizde büyük bir heyecanla D&R'a attık kendimizi. Ama hem kitap hem de müzik reyonunu azaltmışlar.
Yine de hem kitap hem müzik hem de kırtasiye turu attık defalarca:)
Tabii sadece tek bir D&R şubesiyle yetinmeyip orada olduğumuz sürece iki şubesine daha uğradık:)



Kitabın içindeki fikirlerin çoğuna bayıldım ^-^
Yazarın daha önce okuduğum kitabı:

Kedi Babası - Jackson Galaxy, Joel Derfner 



Zaten kitabı alacaktım ama bu sayfayı gördükten sonra tam da bizim ev için yazılmış dedim:)))
11 kedili mırkhanemiz için:)


Latife Tekin'in okuduğum kitabı:


Konusu ve kapak tasarımıyla kitaplığımda olmasını istediğim bir kitap...


İsmini çok sevdim...


Havcan:)


Poe'nun adı geçsin yeter:)
Poe sevdam malum:)

POE Sevdam...



Çizimlerle bezenmiş kitapları daha bir seviyorum.


Keyifli okumalarınız olsun...