15 Mart 2017 Çarşamba

Toza Sor - John Fante

Kitaplığımızda okunmayı bekleyen ne harika eserler var, çoğu zaman bilemiyoruz. O yüzden buluşmamız geç olabiliyor.
John Fante 'Toza Sor' uzuuun zamandır okunmayı bekliyordu. Bilseydim böylesi bir okuma keyfi yaşayacağım aldığım anda okumaya başlardım.
Konusu, kurgusu, dili ve akıcılığıyla beni fazlasıyla tatmin etti.
Önsöz ve Sonsöz Bukowski'den... Fante hayranı özellikle Toza Sor kitabını ayrı bir yere koyan Bukowski'den...

Bukowski'den okuduğum 'Kediler' kitabı için buraya lütfen ^-^


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Toza Sor / John Fante


TOZA SOR
Yazarı: John FANTE
Orijinal Adı: Ask the Dust
Türü: Roman
Yayın Hakları: Parantez Yayınları
-   Sekizinci Baskı: Temmuz 2015
Kapak Tasarımı: Nurcan Zamur
Çeviri: Avi Pardo
-   160 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Tozla ilgili cümleler...
         Sf/ 10
         Ve oturdukları dairenin içini anımsadım, nasıl fare ve toz koktuğunu...
         Sf/ 14
         ... o dokunuşun anısını daktilomun tozlandığı...
         Sf/ 22
         ... karanlık ve tozlu koridorun sonundaki odaya giriyoruz...
         Sf/ 35
         ... titreyerek çıkıp tozlu merdivenleri inmiş...
         Sf/ 38
         Elbiselerimi çıkardığımda toz halinde yere döküldü.
         Sf/ 41
         Ellerinin tozunu silkmek isteyen biri gibi ellerini çırptı.
         Sf/ 43
         ... Bunker Hill'in tozlu merdivenlerinden çıkıp karanlık sokağın... Toz ve eski binalar... Cleveland'ın tozu hala üstlerinde...
         Sf/ 44
         Ama ayakkabılarınız tozlu...
         Sf/ 46
         ... Nevada'nın tozu saçımda ve gözlerimde.
         Sf/ 48
         Tozlu bir mezara girmekten farksızdı.
         Çay fincanları tozluydu...
         Sf/ 49
         Los Angeles'ın sürekli uçuşan tozu kudurtuyordu onu.
         Sf/ 50
         Odanın tozunu alan Japon çocuk...
         ... çocuk dergileri düzgün bir şekilde ... kütüphane masasının üstüne bırakmıştı. Toz tutmuşlardı orada. Arada sırada iki üç günde bir mendilimle tozlarını alıp onları yine odaya dağıtıyordum.
         Sf/ 88
         ... tavanda örümcek ağları, köşelerde toz...
         Sf/ 90
         ... tozlu sokaklar yok...
         Sf/ 93
         Ortalık toza bulanmıştı.
         Sf/ 94
         Tozdu her yer. ... Devasa toz bulutları oluşmuştu.
         Gri bir toz tabakası kaplamıştı her yeri.
         Sf/ 95
         Bir dua söyledim ama tozdu ağzımda.
         Sf/ 99
         Dünya tozdan geliyordu ve sonunda yine toz olacaktı.
         Sf/ 113
         ... kenti bir kez daha edebi tozla kaplamayı bekleyen çöl vardı.
         Sf/ 116
         Ceketi tozlu ve kirliydi.
         Sf/119
         Yalnız sokaklarının tozu ve sisi, yalnız değilim artık.
         Sf/ 134
         Yerler halıydı, toz ve kırıntı kaplıydı...
         Sf/ 135
         ... bir başka köşede bir tüfek, tozlu.
         Sf/ 141      
         ... o yapış yapış can sıkıntısı yüzünden, tozun ve Mojave çölünden esen sıcak rüzgarın yüzünden.

        * Tam burnuma göre bir geceydi, burunlara şölen, yıldızların kokusu, çiçeklerin kokusu...

        * Bu otele Meksikalı kabul etmiyoruz, dedi.
         Meksikalı değilim ben.
         Yahudi de kabul etmiyoruz.
         (Los Angeles)

        * ... dünyanın bütün hazlarını al, sonsuzlukla çarp, cennette bir an hepsine bedeldir.


^-^ KEDİLER ^-^

        * Kedi mırıltısı geliyordu gırtlağından.

        * ... alçak bir sesle, bir kedi yavrusu gibi, 'Merhaba,' dedi.

        * 'Ve bir kedi' dedim. 'Bir siyam kedisi. Altın gözlü iri bir kedi.'
         ... 'Hayır,' dedi. 'Nefret ederim kedilerden.'
         'Peki. Kedi yok. Bende sevmem kedileri.'


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 18
         Altınca caddedeki...

        * Sf/ 29
         Büyük allahım...

        * Sf/ 33
         ... zerafetle taşıyordu.

        * Sf/ 70
         ... tek allahın kulu.

        * Sf/ 71
         ... ne yazar ne da aşık...

        * Sf/ 125
         Gece vardı allahtan...
        
        * Sf/ 130
         ... allahaşkına.
        
        * Sf/ 139
         Her allahın günü...
        
        * Sf/ 150
         ... ima edermiş cesine...

            'Willie,' dedim. 'Adım Willie.'

                                                        Mart 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  John Fante (d. 8 Nisan 1909 - ö. 8 Mayıs 1983İtalyan asıllı ABD'li romancı, kısa hikâye yazarı, senarist.
John Fante`nin babası olan duvar işçisi Nick Fante, bir İtalyandı. Yüzyılın başında ABD`ye göç etti, 8 yıl sonra da oğul John dünyaya geldi. Boulder`da yetişti, Colorado Üniversitesi`ne kayıt yaptırdıysa da eğitimini tamamlayamadı, 20 yaşındayken okuldan ayrıldı. 1918`de ABD vatandaşı olan baba Nick Fante, 1929 yılında ailesini terk etti. Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti. John da Kaliforniya`ya gitti, bir balık fabrikasında çalışmaya başladı, kısa bir süre sonra annesini de yanına aldırdı.
Balık fabrikasında çalışmaya başlayınca hayatı bir düzene girdi. Boş zamanlarında sürekli okuyan Fante, işçilikten arta kalan zamanlarda sürekli hikâyeler yazmaya başladı. 1933`te ilk romanı Los Angeles Yolu'nu bitirdi, bu kitapla birlikte aynı zamanda hep başkahraman olarak kalacak Arturo Bandini de doğuyordu. İlk kitabı yayınevlerince provokatif olduğu gerekçesiyle reddedildi. 1938 yılında ilk romanı yayımlanabildi: Bahara Dek Bekle, Bandini. 1939 yılında da Charles Bukowski`nin öve öve bitiremediği Toza Sor yayımlandı.
Daha sonra Hollywood`a doğru kaymaya başlayan Bandini, ünlü yönetmenlerle (Orson WellesFrancis Ford Coppola) ahbap oldu. Yazın dünyasından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı, evlendi. Edebiyat dünyasına Hayat Dolu`yla geri döndü fakat eski hırçın hali biraz geride kalmış gibi görünüyordu. Hayat Dolu`nun senaryosuyla Oscar`a aday oldu. 1955`te şeker hastası olduğunu öğrendi, giderek sağlığı bozuldu, kör oldu ve iki bacağı kesildi. Bu nedenle son romanı olan Bunker Tepesi Düşlerini (1982) karısına yazdırmak zorunda kaldı, ertesi yıl da öldü.
Ömrünün son yıllarında Bukowski hep Fante`nin yanında oldu. Black Sparrow Press`e baskı yaparak Fante ölmeden kitaplarının tekrar basılmasını sağladı. Ona adeta tapan Bukowski, zamanında fazla ilgi gösterilmeyen Toza Sor`un en sevdiği kitap olduğunu yineleyip durdu. Arturo Bandini serisinin tekrar popüler olmasını sağladı. 2000`de John Fante biyografisi "Full of Life: The Biography of John Fante" piyasaya çıktı. 2003`de The Fante Reader takip etti, bu kitapta da bazı öyküleri ve mektupları yer alır. 2006'da Toza Sor beyaz perdeye aktarıldı.
Bütün kitaplar Parantez Yayınları tarafından basıldı ve tüm seriyi Avi Pardo çevirdi.


ARKA KAPAK –

Derken bir gün bir kitap çektim, açtım ve kalakaldım. Birkaç paragraf okudum. Sonra çöplükte altın bulmuş biri gibi kitabı masaya götürdüm. Cümleler sayfada yuvarlanıyordu, kayıyorlardı. Her cümlenin kendine özgü bir enerjisi vardı; cümlelerin özü sayfaya bir biçim veriyordu: sayfaya oyulmuşlardı sanki. Duygusallıktan korkmayan birini bulmuştum sonunda. Mizah ve acı olağanüstü bir kolaylıkla iç içe geçmişti. O kitabın ilk sayfaları benim için çılgın ve büyük bir mucizeydi. Evet, Fante beni çok etkiledi. O kitapları okuduktan kısa bir süre sonra bir kadınla yaşamaya başlamıştım. Benden daha ayyaştı ve korkunç kavgalar ederdik. Bazen ona, "Bana orospu çocuğu deme! Bandini'yim ben, Arturo Bandini" diye bağırırdım. Fante benim Tanrı'mdı ve Tanrı'ların rahatsız edilemeyeceğini, kapılarının çalınmayacağını biliyordum. Ama "Angel's Flight"ın neresinde oturduğunu tahmin etmeye çalışır, hala orada yaşadığını tahayyül etmeyi severdim. Hemen her gün ordan geçerdim, Camilla'nın tırmandığı pencere bu muydu? Lobi bu mu? Hiçbir zaman emin olamadım. Chares Bukowski


1 yorum:

  1. Toza Sor kitabının çok hayranı var, ben filmini izlemiş ve pek sevmemiştim açıkçası ama kitabın bambaşka olduğunu söylüyorlar, sen de çok güzel anlatmış ve resimlemişsin Ayşim'cim, okumak isterim ben de, sevgiler:)

    YanıtlaSil