15 Aralık 2016 Perşembe

Sır Dökümü - Handan Gökçek

Kitap alma biçimlerine hiç ön yargılı yaklaşmamak lazım bence. Zaten okumaktan keyif aldığımız yazarların kitaplarını takip ediyoruz. Veya okuma zevki bize yakın olan okurların tavsiyeleriyle farklı yazar ve kitaplarla tanışabiliyoruz. Ama bunların dışında etkilendiğim etkenler de var: İyi bir kapak tasarımı vurucu olabiliyor benim için. Ya da onca kitabın arasından sıyrılmasını sağlayan özenle seçilmiş sağlam bir 'kitap ismi' dikkat çekici olabiliyor. Arka kapak yazısı zaten kitap hakkında bir görüşümüz olmasını sağlıyor. 
Kitapçı turlarımda özellikle aradığım kitaplar, yazarlar dışında yukarıda bahsettiğim noktalardan etkilenip aldığım kitaplar her daim oluyor. Ve hatta bu sayede çok sağlam okumalar yapıyorum. Yazım dilinden etkilendiğim yeni yazarlar keşfediyorum. Bu bana çok keyif veriyor.
Sır Dökümü kitabını da özellik ismi ve kapak tasarımı sayesinde aldım.


Sonra evde sayfalarını karıştırırken karşıma çıkan şiirsellik beni çok etkiledi:
'Ben yanağındaki çukurdayım. Daima gülümse...'
Hemen büyük bir hevesle okumaya başladım ve kitabın genelinde de aynı şiirsel dili yakaladım. İyi ki bu kitapla yolum kesişmiş. Handan Gökçek'in piyasada birçok kitabı var. Niyetim alıp alıp okumak:)


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


SIR DÖKÜMÜ
Yazarı: Handan GÖKÇEK
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Ara Kitap
-   Eylül 2007
-   112 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Kendime neden bu kadar uzağım. İçimdeki o korkan çocuk, yıllardır aynı köşeye sinmiş kıpırdamıyor.

        * Gül dans ediyor,
         Kırmızı ihtiras.
         Tango bir tabudur aşktan da kurnaz.

        * Rüyalarındaki dünyada hiç gece olmaz, olsaydı hiç rüya görmezdin zaten.

        * Her şeye sahip olduğun noktada hiçliğin tam göbeğine düşebiliyorsun. Çok ve yok, bu iki kavram nasıl da aynı yerde duruyorlar.

        * Gözlerimizi dışarıya kapattıkça içimize açıyoruz, orada gördüklerimizden de çok korkuyoruz.

        * Ağladın. Dudaklarına düşen her damlada, yüzlerce dal kırılıyor içimde. Korktuğum kadar büyüyor cesaretim de. Yanlış bir öykünün içinde erken büyümek zorunda kalan bir çocuğum ben.

        * Tırnaklarımı batırdığım avuçlarımı açıyorum; yüzlerce kırmızı ateş böceği uçuyor ardın sıra.

        * Ben yanağındaki çukurdayım. Daima gülümse...

        * Koşuyorum... Yaşam, hızla geçiyor sağımdan solumdan...

        * Sesler... Sesler... Dünyadaki bütün sesleri toplasam tek bir cümle eder mi?


^-^ KEDİLER ^-^

        * Yeni çocuklar doğacaktı, insanlar ölecekti, kediler ezilecekti, belki de kızın biri evini terk edip gidecekti...

        * Gecenin soğuk kalbini eşeliyor sokak kedileri; gömmek için toprağın koynuna pisliğini.


 - Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/ 6
         Sezen'  in...

        * Sf/ 17
         Nerden...

        * Sf/ 19
         ... Eleni'  yi...

        * Sf/ 20
         ... Eleni'  yle...

         ... Niko'  ma...

        * Sf/ 21
         Eleni'  yi...

         ... Niko'  suna...

         ... Eleni'  nin...

        * Sf/ 22
         ... Eleni'  nin...
        
         ... Eleni'  yi...

        * Sf/ 23
         ... Eleni'  yi...

        * Sf/ 27
         ... İtalya'  da...

         ... İtalya'  ya...

        * Sf/ 35
         ... Umut'  un...

        * Sf/ 39
         ... sesini dıyan olmamıştı...

        * Sf/ 58
         ... Ferit'  e...

        * Sf/ 110
         ... sanırım ya da Aynı lambanın...

        * Sf/ 112
         ... özür diledi Öğrenci, kadın ile...

                                                                           Kasım 2016


 Yazar Hakkında Bilgi=  1968 İzmir doğumlu. Lise yıllarından bu yana yazın ile ilgileniyor. Öyküleri: Kum Edebiyat, Edebiyat Eleştiri, Kül Edebiyat, Lacivert Öykü Şiir, Ünlem, Agora, Varlık, Adam Öykü ve Almanya'da yayınlanan 'Arta Zeitschrift für Kunst und Literatur' dergisinde İsa Çelik yaptığı bir söyleşi yayınlandı.
         Öykülerini, 2002 yılında Kum Yayınları tarafından çıkan, (ISBN: 975-6498-06-04, 112 sayfa) 'Düş Harsızı' adlı kitabında topladı.


ARKA KAPAK –

Sır döküldüğünde ayna yansıma çok olur; çıplak gerçekler alır yerini. Handan Gökçek, düşle gerçeği kimyasını şiirsel diliyle yeniden oluşturarak, yaşama sır(a)dışı bir ayna tutuyor Sır Dökümü'nde. İç'ten dış'a taşan sözcüklerin, imgelerin ardında öyküden öyküye geçerken; kan ve tutku kırmızısının, kırılma ve savrulmaların içinde yol alıyor; yer yer karşımıza çıkan fantastik boyutların baş döndürücü gizemini derinden duyumsuyorsunuz...

Sevgili Handan Gökçek, Öykülerinizi ancak şimdi okuyabildim. Çok sıkışık zamanlarımda okumak istemedim çünkü. Kendime, her öyküden sonra durabileceğim, düşünebileceğim bir zaman tanımak istedim. Okuduğum öykülerinizden genelleyebileceğim düşüncem şu. Öyküde birtakım engelleri aşmış, bir yerlere gelmiş bir kalemsiniz. Kimse kimseye nasıl yazacağını söyleyemez; ama kendi öykü dünyasını kurmuş sizin bulunduğunuz konumdaki bir kişiye zaten söylenecek çok fazla şey de yoktur. Atmosfer oluşturmayı, belli bir heyecan yaratarak öyküyü sürükleyici kılmayı, biliyorsunuz. Gizli güçlere, nereden geldiği belli olmayan çağrılara, buyruklara çok fazla yer vermeniz, bel bağlamanız benim fazlaca onayladığım şeyler değil; ancak bu, yanlıştır ya da doğrudur diye gösterilecek bir durum da değil. Kişisel bir seçim yalnızca.
Feyza Hepçilingirler-


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder