imge kitabevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imge kitabevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2018 Salı

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Hortlağın 25 Öyküsü / Korhan Kaya

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

Hortlağın 25 Öyküsü - Korhan Kaya


Tıkır minnakmırkbey 


Fender 


Tıkır minnakmırbey ve Kültüy 


Defterimden...


Tıkır minnakmırkbey 


Fender 


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


Hortlağın 25 Öyküsü - Korhan Kaya

Kitabı Diren Kitapçı'da görüp almıştım. Özellikle kapak tasarımı çok ilgimi çekmişti. Hint edebiyatından masalsı öyküler okuyacak olmak da ayrıca heyecanlandırmıştı beni.
İçinde çizimler de var. Ben çok severim çizimle desteklenen öyküleri, genel olarak kitapları. Ancak maalesef öyküleri okumayı tamamlayamadım...


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Hortlağın 25 Öyküsü / Korhan Kaya





HORTLAĞIN 25 ÖYKÜSÜ
BİR HİNT KLASİĞİ
Derleyen ve Çeviren: Korhan KAYA
Orijinal Adı: Vetalapançavimşati
Türü: Öykü
Yayın Hakları: İmge Kitabevi
-   1. Baskı: Ocak 2000
Kapak Tasarımı: Elvan Özsezgin
Resimleyen: Ali Emin Özcan

-   262 sayfa


 Kitaptan Alıntı;


        * Vetala, 'hortlak' anlamına gelen bir sözcüktür. Batılılar bunu 'vampir' kelimesiyle karşılıyorlar. Pançavimşati ise Sankrit dilinde 'yirmi beş' sayısını ifade eder. İki sözcük yan yana 'Hortlağın yirmi beş öyküsü' anlamına gelir.


 - Yazım-Basım Hataları-

        * Giriş-
         İki sözcük yanyana...

        * Sf/ 35
         ... yanıtı bulumazsan...

        * Sf/ 40
         ... atmış.Hemen...

        * Sf/ 45
         .Fakat...

        * Sf/ 49
         ... çıka gelmiş.

                                                                  Eylül 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Korhan Kaya, 1959 yılında Ankara'da doğdu. 1981'de AÜ DTCF Hindoloji Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde 1985'te yüksek lisans, 1990'da doktora öğrenimini tamamladı. 1985'te araştırma görevlisi, 1996'da doçent oldu. Halen AÜ DTCF Hindoloji anabilim dalında öğretim görevlisidir.
Kaya'nın eserleri:
- Hint Destanları (Çeviri - Ankara Üniversitesi Yayınları, 1994)
- Hint Mitolojisi Sözlüğü (İmge Kitabevi Yayınları, 1997)
- Hitlilerde Tanrı (Kaynak Yayınları, 1998)
- Hint Masalları (Derleme - Çeviri, İmge Kitabevi Yayınları, 1998)
- Buddhistlerin Kutsal Kitapları (İmge Kitabevi Yayınları, 1999)


ARKA KAPAK –

Bir çerçeve öykü içinde birçok öykü veya masal yaratma geleneği Hintlilere özgüdür. Hortlağın Yirmi Beş Öyküsü (Vetalapançavimşati) de bu tür serilerden biridir. Hortlak öykülerinden bazıları, tarihsel dönemlerde İstanbul'a kadar taşınmış, buradan da Avrupa'nın usta kalemlerine ulaşmıştır. Boccaccio'da, Grimm Kardeşler'de ve Thomas Mann'da bu öyküler parça parça yeniden yaşam bulmuştur. Bu etkilenişler rastlantı değildir. Hayal gücünün bu kadar cömertçe sergilendiği, eğlendirici bilmecelerle dolu bir başka öykü serisi, herhalde bir daha yaratılmamıştır.


29 Ağustos 2017 Salı

İmge Kitabevi * Bodrum

Neredeyse iki sene olmuş İmge Kitabevi'ne uğramayalı... Arkadaşım vesile oldu da gittik, ne de iyi oldu. İmge Kitabevi'nin sahibi canım Ebru'nun Ankara'dan çocukluğunun şahidi. Yıllar sonra tekrar karşılaşmaları çok hoş oldu. Ayrıca Mehmet Bey Fazıl'a iki tane cd hediye etti. Zarifliği için bir kez de buradan teşekkür etmiş olayım:)
Bilenler biliyordur zaten ama bilmeyenler için Bodrum Oasis Alışveriş Merkezi'nin içinde İmge Kitabevi. Kitap-kafe konseptinde. 

Kitaplığımın yeni sakinleri:)


1 ve 2'yi de bulursam tamamdır:)


Alır almaz okuyup bitirdiklerimden... Paylaşılmayı bekleyecek bir süre.


Fuentes paylaşımım:

Edebiyata Övgü - Mario Vargas Llosa, Carlos Fuentes


Kitaplığımdaki kedili kitaplar videolarıma buradan ulaşabilirsiniz ^-^


Marguerite Duras paylaşımlarım:


Konularıyla merak uyandıranlar...


Kapanışı da Madame Coco'dan aldığım pırıl pırıl kalem-anahtarlıkla yapayım:)
Fotoğraftaki kedi ansiklopedisi detayları burada ^-^


24 Aralık 2014 Çarşamba

İmge Kitabevi'nden Kediler ^-^

Evdeki 10, bahçedeki 15 üstü kedi yetmiyor üstüne bir de dışarı çıkınca kedili ürünler peşinde koşuyorum:) Mırkk mırkkk:)))

Kedili ajandalar harika. D&R'da da var ama orada bir tane kalmıştı neyse ki sonra İmge Kitabevi'nde buldum ^-^



İlk sayfasındaki mırk mırkklar ♥♥


Diğer ajandanın sayfalarında kedilerle ilgili yazılanlarsa harika ötesi:)
Birkaç örnek...


Kitapların ayrılmaz dostları kitap ayraçları ♥♥


Sokak hayvanlarının da yaşam hakkı vardır.
LÜTFEN SAHİP ÇIKIN.


Doğduğum ayda bu mırk mırkklar konuk 


Mırk sevgiler ^-^

27 Temmuz 2014 Pazar

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yarim Haziran / Can Dündar


*Yaz Okuma Şenliği* kategorilerinde listenin 1 numarası 'Yarim Haziran'ı okuma halleri:)

Instagram'dan takip etmek isterseniz kullanıcı adım: okuyann

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz buraya lütfen:)

Yaz Okuma Şenliği -2014- defterime bakmak isterseniz de şuraya lütfen:)

Defter Paşabahçe'den. Başka renklerini de paylaşmıştım.



Haziran denize bakmalı:)



Aşkım ve minnak limonumuz ♥♥



Defter D&R'dan... -burada-


Normal okuma hızımın da altındayım. Müsebbibi yaz ayları olması:))) 



Kırtasiye malzemeleri mutluluktur 



Keyifle okuyun...

Yarim Haziran - Can Dündar *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' kapsamında okuduğum bir kitabı daha bitirmenin verdiği gönül rahatlığı içerisindeyim:)

Can Dündar'ın daha önce 'Nazım' ve 'Kırmızı Bisiklet' kitaplarını okudum ama sanırım hala blogumda paylaşamadıklarımdan...
Kitaplığımda da 'Aşka Veda' ve 'Sarı Zeybek' okunmayı bekleyenlerden...

Listenin 1. sırasındaki, 'İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap' kategorisine ait 'Yarim Haziran'.


Okuma halleri fotoğraflarıma göz atmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Yarim Haziran / Can Dündar




YARİM HAZİRAN
Yazarı: Can DÜNDAR
Yayın Hakları: İmge Kitabevi
www.imge.com.tr
-   İlk 4 Baskı: 1998, 5. Baskı: Mart 1999, 6. Baskı: Ocak 2000, 7. Baskı: Ekim 2000, 8. Baskı: Nisan 2001
-   174 sayfa

Kitaptan Alıntılar;

        * ... kiminde eski bir resim, kiminde gizli bir hüzün, çoğunda içten bir söz, ama hepsinde benden bir iz var; içimi ısıtan aşklar, özlediğim telaşlar, kaybettiğim yoldaşlar, yitirdiklerimin ardından dökülmüş yaşlar var.
         ...
         O yüzden bu kitabı transparan bir elbise gibi giyiyorum üstüme... içimi görenler, içini açabilsinler diye...

        * Kulağımda bir şiir Hasan Hüseyin'den artakalan:
         'Sokaktayım / gece leylak ve tomurcuk kokuyor / yaralı bir şahin olmuş yüreğim / uy anam anam... / Haziran'da ölmek zor'...
         Lakin doğmak da zor Haziran'da...
         Yaz kapıyı çalsa da;
         ... biliyoruz sonu hazan...
         Yine de seviyorum seni...
         Yarim Haziran!..

        * Merak etmiyor musunuz; ne kadarı gözyaşı kalan yaşamınızın, ne kadarı kahkaha?..
  
        * Bakakaldım peşinden...
         Ne gözümü alabildim... ne göze alabildim...

        * Sınırlı bir hayatı çabucak tüketmek  için dörtnala koşturup dururken, bir an olsun durup, geride kaç farklı ayak izi bıraktığınıza dikkat ediyor musunuz?
  
        * Aklınızdan geçeni yapamamanın, ruhunuz kopya kopya çoğalırken asıl hayatı tek kopya olarak tüketiyor olmanın bedelini biliyor musunuz?

        * Biliyorsunuz Türkiye'de bir yerlere birilerinin ismini vermek çok önemlidir. Ülkenin haletiruhiyesini bu isimlerden anlayabilirsiniz. Bir dönem hep Atatürk Caddesi'nden Gaziosmanpaşa'ya veya İsmet Paşa mahallesine gidersiniz. Sonra gün olur bir bakmışsınız Çetin Emeç Bulvarı'ndan Uğur Mumcu Caddesi'ne dönmeye ve Bahriye Üçok Sokağı'na çıkmaya başlamışsınız. Ülkede vaziyetin kötüleştiğini anlarsınız.

        * ... her eskiyen yılın, kaç sayfa olduğunu kestiremediğimiz otobiyografimizden bir sayfayı daha yırtıp attığını unutmaya çalışarak...
         ... her açılan yeni sayfanın, yırtılıp atılandan daha renkli öykülerle dolu olacağını umarak...
         ... ve kitabın kaçıncı sayfasında olduğumuzu hiç umursamayarak...
         ... neşeli bir cenaze töreni gibi karşılıyoruz yeni yılı...

        * 'Neyi arıyorsan sen O'sun' der Mevlana...
  
        * Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

        * Refik Halid - '3 Nesil, 3 Hayat'

        * ... 'alafranga' görünümüne aldanıp evlenilen erkekler, kısa sürede bilinçaltlarında bin yıllık 'alaturka' zevklerini çıkarıp sergileyiverdiklerinde hayal kırıklığı kaçınılmaz oluyor.
         
        * Hani Nazım Hikmet, Abidin Dino'ya sormuştu ya; 'Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin / İşin kolayına kaçmadan ama...' diye...
         Tomris Giritlioğlu da mutsuzluğun resmini yapmış işin kolayına kaçmadan... Tek bir işkence sahnesi çekmeden işkenceyi, filmini kana bulamadan şiddeti, magazin sayfalarına malzeme vermeden aşkı anlatmış.
'80. Adım'

        * 'Erkekler ağlamaz'dı, ama 'kız gibi gülmez'di de...
             
        * Selçuk Erez, son kitabı 'İstanbul Nerededir'in önsözünde 'Hiroşima'yı atomun, Varşova'yı Hitler'in, Kobe'yi zelzelenin, Pompei'yi Vezüv'ün mahvettiğini' yazıyor e 'İstanbul'u da yoğun görgüsüzlük yiyip bitirmektedir' diyor.

        * ... dilsiz bir kuytuda ölüyor şiir...

        * Ucuz pop şarkıları söyleyerek başıbozuk bir dere gibi akarken, önüne kattı sanattan yana ne varsa; bir tek şiir hariç...
         Şiir, soylu bir çınar gibi direndi köklerini oyan bu sele... terk edilmiş bir sevdalı gibi yapayalnız ama mağrur durdu tarihin akışına inat...
         Ve sonunda bir o kaldı soysuzlaşan ruhlarımızı avutacak...
         Haydi bir şiir okuyun bugün...

        * Sevmek, bir bakıma, zamanını vermektir / zaman aralarını doldurmak değil... - Tahsin Saraç


^-^ KEDİLER ^-^

        * Sadece kimsesiz gemilerle miskin kedileri barındıran bir sahil kasabasında...

        * Miskin kediler toprakla güneş arasında mahmur...

                                                   Okuduğum tarih: 24 Temmuz 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  16 Haziran 1961'de Ankara'da doğdu.
Mimar Kemal İlk ve ortaokulunda ve Atatürk Lisesi'nde okudu.
1982'de A.Ü.S.B.F. Basın-Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu.
1979'den itibaren sırasıyla Yankı (1979-1983), Hürriyet (1983-1985), Nokta (1985), Haftaya Bakış (1987), Söz (1987-1988) ve Tempo'da (1988) çalıştı.
1986'da İngiltere'de 'London School of Journalism'i bitirdi.
ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde Siyaset Bilimi dalında yüksek lisansını 1988'de tamamladı.
1996'da aynı bölümde doktora derecesi aldı.
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde ve ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi bölümü Kültürel Çalışmalar lisansüstü programında ders verdi.
1988'de TRT Haber Dairesinde başlayan televizyonculuğunu, '32.Gün' bünyesinde (1989-1995) yaptığı program ve belgesellerle sürdürdü.
1993-1994 yıllarında Show TV'de Mehmet Ali Birand'la birlikte 'Çapraz Ateşi' hazırladı.
1996-1998 yıllarında Show TV'de '40 Dakika' adlı haber programını hazırlayıp sundu.
2003-2004 yıllarında Milliyet gazetesi için Popüler Kültür ekini çıkardı.
1995'ten beri bağımsız olarak yürüttüğü belgesel çalışmalarının yanısıra Cumhuriyet gazetesinde köşe yazıları yazıyor.
NTV'de 19 Eylül 2006'da başladığı 'Neden' isimli tartışma programını 9 Haziran 2009 tarihine kadar hazırlayıp sundu.
16 Şubat 2009'dan Haziran 2010'a kadar NTV'de "Canlı Gaste" programını hazırlayıp sundu.
Eylül 2010'dan Haziran 2011'e kadar NTV'de "Canlı Ana Haber" programını yaptı.
2013 Aralık'ta başladığı Artı bir kanalındaki Canlı Gaste haber orogramını 6 ay boyunca hazırlayıp sundu.
Evli ve bir çocuk babası. 
http://www.candundar.com.tr/_v3/#!/Ana_Sayfa

ARKA KAPAK –


Katran karası bir geceyi Haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıldızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay... "Sana Samanyolu getirdim" dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur gülümsedi koltuğumun başucunda...

Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet...

Sonra penceremi açıp onu içeri aldım.

Dolunay, Samanyolu'ndan ışıklarla eteklerinde; "Haydi" diyordu penceremin dibinde; "Haydi... ebedi baharın ülkesine..."

Lakin, dolunaya inat, öylesine bitkin ve naçar ki hayat, kopamadım akşam haberlerinden, dünyevi kederlerden... Açıp penceremi, salıverdim dolunayımı, Cahit Külebi'den bir şiir fısıldayarak kulağına:

"Bir gün geleceğim / alıp şu başımı / bir gün geleceğim / belki de Haziran / bulacak naaşımı / belki de Haziran..."

Haziran, bir ozanın naaşını kaldırırken dolunay, Samanyolu boyunca efsunlu yıldızlar saçarak uzaklaştı. Bakakaldım peşinden... Ne gözümü alabildim ne göze alabildim. 




KEYİFLİ OKUMALAR...