lom tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lom tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2017 Çarşamba

İt Gözü / Deniz Tarsus

* Canım @ebruaykac öykülerden çok etkilenince mutlaka okumalısın deyip kitabını bana ödünç verdi 💚🍀
* Son zamanlarda okuduğum en sarsıcı öyküleri okudum diyebilirim. Benzer duygularla sevgili @maikatathraien 'in 'Çerçialan' kitabını okumuştum 😻
* Nasıl desem, içiniz kıyılıyor okurken... Sarsıyor işte sarsılıyorsunuz... O denli sağlam, etkileyici, vurucu öyküler.
* Yazarın yazdığı ne varsa okumak şart oldu 📚

İlk siparişime hemen bir kitabını ekledim: Ayrıkotu, burada.


İT GÖZÜ
Yazarı: Deniz TARSUS
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: Ağustos 2015 (2000 adet)
Kapak Tasarımı: Utku Lomlu / Lom Tasarım (www.lom.com.tr)

-   112 sayfa

           
- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 77
         ... memleket özlemini hiç bitmedi.

* Sf/ 83
         ... ettiğin hatalar pişmalığa dönüşecek…

                                                                       Temmuz 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Deniz Tarsus, 1987’de Bodrum’da doğdu. Lise öğrenimini Bodrum Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV Bölümü’nden mezun oldu. Burada eğitimine devam ediyor. Çeşitli dergi ve internet sitelerinde yazıları yayımlanan Deniz Tarsus’un kısa filmleri Antalya Altın Portakal Film Festivali başta olmak üzere birçok festivalde gösterildi ve ödüller kazandı. İlk öykü kitabı Ozo Ozo Çakta, 2012’de yayımlandı. Onu 2013’de Ayrıkotu, 2015’de İt Gözü izledi. Sinema ve edebiyat alanında çalışmalarını sürdüren sanatçı, İstanbul’da yaşıyor.


ARKA KAPAK –

Ufuğa boydan boya uzanmış güneşin yayvan ışığı tersten yüzüne vurdukça ayrıntılar netlik kazandı.Örümcek ağı parladı önünde, sonra yaprağın damarları gölge. Nefes aldım. Ciğerlerim göğsümde genişledi. Hissediyorum. Ağacın kökleri gibi yayılın. Ben, Haşmet, bu gövdeden önce bir ağacın zamanında yaşadığımı biliyorum.

Deniz Tarsus, yeni öykü kitabında yine ayrıkotlarını derlemeye devam ediyor. Tarsus'un öykü dünyası tam anlamıyla el değmemiş; Anadolu'nun, köy kültürümüzün bambaşka, deyim yerindeyse "yabanıl" yanını keşfediyor, bize ait fantastiği kaydediyor. İt Gözü, Tarsus'un baştan beri kurmaya çalıştığı anlatıyı yeni bir toplumsal boyut katarak zenginleştirdiği öykülerinden oluşuyor.Çok farklı, kendine özgü bir öykücüyü tanıyacaksınız. 


27 Haziran 2017 Salı

Suzan Defter - Ayfer Tunç

* Ayfer Tunç okumalarıma hız kesmeden devam ediyorum. Kapak Kızı bittikten sonra Suzan Defter ve Yeşil Peri Gecesi'ni eş zamanlı okudum.
* Suzan Defter iki kişinin aynı döneme ait günlüklerinden oluşuyor. Ekmel ve Derya'nın günlüklerini okuyoruz. Bu iki kişinin bir şekilde yolları kesiştiği noktadan sonra günlükleri okumak daha keyifli hale geliyor. Çünkü aynı günü farklı algılardan okumak ilgi çekici. Suzan kim derseniz onu da kitaptan öğrenirsiniz:)))
* Okuduğum Ayfer Tunç kitapları: Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi, Aziz Bey Hadisesi, Kapak Kızı, Suzan Defter ve Yeşil Peri Gecesi.
Tümünün içinde Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi kitabını tek geçerim 💚🍀



Blog paylaşımlarım:

Aziz Bey Hadisesi - Ayfer Tunç


SUZAN DEFTER
Yazarı: Ayfer TUNÇ
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. Basım: 2011                  8. Basım: Mart 2016, İstanbul (1000 adet)
Kapak Tasarımı: Utku Lomlu / Lom Tasarım (www.lom.com.tr)
-   127 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * İnsan ya kendi kendine konuşur, ya kendi kendine yazar. Kendi kendine konuşmayı makbul saymazlar. Oysa ne fark var ki arada?

        * Hepsinde floresan lamba yanıyor. Masa lambasını yaktı Ekmel Bey. İçeriye tatlı bir sarı ışık doldu. Mutsuzluğumuzun önemli bir nedeni şu floresan lambalar... beyaz ışık yasaklansa milletçe depresyonu yeneceğiz.

        * Onun geldiğini hissettiğim an nefesim tutuşurdu, konuşurken kız kardeşinin yüzü yanacak diye korkardım...


^-^ KEDİLER ^-^

        * Sokakta, her biri köşede titreşen kedilerin ve köpeklerin yalnızlığı içime dokundu.

        * Sobanın yanındaki minderde otururdum kedi gibi, kitap okurken mayışırdım...


 - Yazım-Basım Hatası-

        * İnsan göz göze konuşurken

                                                                  Mayıs 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Ayfer Tunç (d. 1964Adapazarı), Türk yazar.
Erenköy Kız Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. İlk öykü kitabı 1989'da yayımlanan Saklı'dır. Yazar bu kitabını daha sonra Evvelotel adlı öykü kitabıyla birleştirerek Evvelotel-Saklı adıyla yayımladı. Diğer öykü kitapları Mağara Arkadaşları, Aziz Bey Hadisesi ve Taş-Kağıt-Makas'tır. Taş-Kağıt-Makas'ın içinde yer alan kısa romanı Suzan Defter'i 2013'te; Aziz Bey Hadisesi'ndeki kitaba adını veren eseri 2014'te bağımsız olarak yayımladı. Bu iki kitapta yer alan diğer kısa öyküleri Kırmızı Azap ismiyle kitaplaştırdı. Sait Faik'in öykülerinden hareketle TRT için yazdığı Havada Bulut adlı senaryosu 2002'de, Orhan Kemal'in aynı adlı romanından uyarladığı 72. Koğuş adlı senaryosu 2010'da çekildi. Yazarın Kapak Kızı (1992), Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi (2009), Yeşil Peri Gecesi (2010) ve Dünya Ağrısı (2014) adlı romanlarının yanı sıra, Memleket Hikayeleri (İletişim Yayınları, 2012) adlı anı-öykü kitabı, Bir Maniniz Yoksa Annemler Sana Gelecek (2001), 'Ömür Diyorlar Buna' (2007) adlı yaşantı kitapları, Oya Ayman'la birlikte yazdığı İkiyüzlü Cinsellik (1994) adlı bir inceleme kitabı ve Harflere Bölünmüş Zaman adlı bir e-kitabı vardır.


ARKA KAPAK –

"İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik ne işe yarar?"
"Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz."
"Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?"
"Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz."
"İyi ya boş değildi kucağım."
"Ama yandınız, kül oldunuz."
"Ama vardım, kül bunun kanıtı."

12 Eylül'ün gölgesinde boğulan bir aşk hikâyesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir erkek... Birbirinin ışığıyla kamaşan iki ayna arasında parçalanan bir kadın... Başkasının gözünde nasıl göründüğünü, iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalışma. Modern zamanların karmaşık insanlık halleri Ayfer Tunç'un usta kaleminden unutulmaz bir edebiyat şölenine dönüşüyor.

Suzan Defter, daha önce öykülerinden biri olduğu Taş-Kâğıt-Makas'tan azat olmuş, tek başınalığı hak etmiş bir eser.. 


Defterimden...



Keyifli okumalarınız olsun ^-^


1 Nisan 2017 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Hanımların Dikkatine / Seray Şahiner

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

Hanımların Dikkatine - Seray Şahiner


Kültüy 


Çılgın Balım 


Defterimden...


Fındık ve Kültüy 


Tıkır minnakmırkbey 


Keyifli okumalarınız olsun.
Fender ve Çılgın Balım 


Hanımların Dikkatine - Seray Şahiner

Kitabı, sevgili Hülya paket paket mutlulukla hediye etmişti:) Detaylar için buraya lütfen:)
Seray Şahiner'in bende olmayan tek kitabıydı. Okumadığım kitabı kalmadı böylece. 
Seray Şahiner okumak istiyorum hangi kitabından başlasam diye soranlar için, kendi okuma zevkime göre kesinlikle Antabus olur cevabım. Son kitabı Kul'u ikinci sıraya alırım. Sonraki kitap Reklamı Atla olur. Ve Hanımların Dikkatine ile devam eder. Gelin Başı ile de kapanış derim:)


Hanımların Dikkatine kitabındaki kadın karakterler tam da dikkatleri üzerine çekiyor. Hanımlar bir çeki düzen verin kendinize, dikkat edin hareketlerinize diyesim geldi okurken:)))
Seray Şahiner karakterleri yansıtmadaki başarısını yine döktürmüş. 
Yazarın hiçbir kitabını okumadıysanız bu sene bir açılış yapın, pişman olmazsınız:)
Seray Şahiner paylaşımlarım için:
Antabus - Seray Şahiner
Kul - Seray Şahiner


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Hanımların Dikkatine / Seray Şahiner




HANIMLARIN DİKKATİNE
Yazarı: Seray ŞAHİNER
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: 2011         3. basım: Nisan 2016, İstanbul (1000 adet)
Kapak Tasarımı: Utku Lomlu / Lom Tasarım (www.lom.com.tr)
-   224 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Göz kenarlarından bir kaz sürüsü geçip ayak izlerin bırakmıştı.

        * ... araba alabilecek maddi gelire sahipti ama istemiyordu: Trafikte sürücünün kontrolü dışında gelişen çok şey vardı. Tren verseler sürerdi; rayı, gideceği yol, duracağı istasyonlar belliydi, ayrıca aynı anda bir hattın o bölgesinde bir istikamete ilerleyen tek tren oluyordu.
  
        * ... bir laf çıksa yap gibi yayılır.

        * ... 15 yaşından beri çalışıyorum ben annemin bile üzerimde benim kadar emeği yok.

        * Bazı hesapların altından, 'üstü kalsın' demeden kalkılmıyormuş...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 53
         Göz kenarlarından biz kaz sürüsü geçip ayak izlerin bırakmıştı.

        * Sf/ 118
         ... Cihan'ın tıraş bacağıyla bacaklarını temizlemişti...

        * Sf/ 130
         ... hayattan ümidinize kesmeyin.

        * Sf/ 176   
         ... açık, dedi Nergis
         Nokta yok!

        * Sf/ 197
         ... sen de, dedi Nergis
         Nokta yok!

        * Sf/ 198
         ... dedi Nergis
         Nokta yok!

                                                                           Mart 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Seray Şahiner,  1984 yılında Bursa’da doğdu, İstanbul’da büyüdü. İlköğrenimini Oruç Gazi İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Pertevniyal AnadoluLisesi’nde tamamladı. 2007 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. 2011’de Marmara Üniversitesi, Sinema Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. Hayvan dergisi ve BirGün Gazetesi’nde çalıştı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006'da Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde, "Gelin Başı" adlı öykü dosyası "dikkate değer" bulundu. 2007'de Gelin Başı, 2011'de Hanımların Dikkatine adlı öykü kitapları, 2014'te Antabus romanı, 2016'da Reklamı Atla adlı deneme kitabı, Can Yayınları'nca yayımlandı. Hanımların Dikkatine kitabıyla 2012 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü aldı. Gelin Başı kitabında yer alan öyküler İstanbul Şehir Tiyatroları ve Tiyatro Boyalı Kuş tarafından sahnelendi. Aynı adla Tatbikat Sahnesi'nce sahnelenen Antabus ile 2016 Afife Tiyatro Ödülleri'nde Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü'nü aldı. Yazılarını OT dergisi ve BirGün gazetesinde sürdürmektedir.


ARKA KAPAK –

"Bir adamı onun hem annesi, hem sevgilisi, hem metresi, hem en yakın arkadaşı, hem kızı, hem de inşallah karısı olabileceğine inandırmak; işte asıl kadınlık buydu Ayşe'ye göre. Mehmet'i başka kadınlarla yatmaktan alıkoymak biyolojik bir meseleydi, ama onu hayatında başrol oynayacak başka kadınlardan vazgeçirmek, bir kampanya gerektirirdi."
Okurlarımızın severek okuduğu Seray Şahiner'in Hanımların Dikkatine'de adını verdiğin bu kitabında aynı günde geçen dokuz öykü yer alıyor. Filmlerden öğrenilen aşk, masallardan kurgulanan gelecek; reklam kampanyalarının sunduğu ilişki modelleri, pozitif düşünce kitaplarının aktardığı iyimserlik; sağlık formlarının sorguladığı cinsellik; banka müşteri hizmetlerinin belirlediği "memnuniyet" kriterleri, GSM operatörlerinin modellediği "iletişim"den kotardıklarıyla kendilerine bir hayat biçmeye çalışan kadınlar... Okuyunuz; hanımların dikkatine sunulan bir şey tüm insanlığa sunulmuştur ne de olsa.


5 Kasım 2016 Cumartesi

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - İnsancıklar / Fyodor Dostoyevski

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

İnsancıklar - Fyodor Dostoyevski

Fender ve Tıkır minnakmırkbey 


Defterimden...


Fender 


Keyifli okumalarınız olsun ^-^
Çılgın Balım ve Spocky 


İnsancıklar - Fyodor Dostoyevski

Ben bu kitabı okumakta çok geç kaldım. Şayet siz de okumadıysanız daha fazla gecikmeyin derim:)

Dostoyevski'den 'Ölüler Evinden Anılar'ı okumuş ve burada paylaşmıştım.


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla - İnsancıklar / Fyodor Dostoyevski


İNSANCIKLAR
Yazarı: Fyodor DOSTOYEVSKI
Orijinal Adı: Bedniye Iyudi
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: 2013                   5. basım: Aralık 2014, İstanbul (3000 adet)
Kapak Tasarımı: Utku Lomlu / Lom Tasarım (www.lom.com.tr)
Rusça aslından çeviren: Sabri Gürses
-   175 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * İnsancıklar ya da asıl isminin birebir çevirisiyle söylenirse 'Zavallı, Yoksul İnsanlar' adlı roman...

        * çuhonka: Rusların etnik aşağılama amacıyla Finlandiyalı ve Estonyalı kadınlara verdikleri isim.

        * ... kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum!

        * ... keşke benim Züleyha'mın tek bir gözyaşında bütün bir şiiri görebilselerdi!

        * Utancı cebime sakladım.


  - Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 18
         D  toyevski'yi...

                                                                                              Ekim 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский (d. 11 Kasım 1821Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.
Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg'taki Mühendis Okulu'na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.
1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Mariya Dmitriyevna İsayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti.
 Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.


Kitap Hakkında Bilgi=  İnsancıklar (Rusça: Бедные люди, Bednye Lyudi), 19. yüzyıl Rus yazarlarından Dostoyevski'nin ilk romanı (1846). İlk Rus toplumsal romanı sayılır. Romanın ana teması diğer Dostoyevski romanlarında olduğu gibi "acıma"dır. Eserin ortaya çıkışı ilginçtir:
Yazar eseri bitirir bitirmez bir arkadaşına (Grigoroviç) okutur, o da eserden o kadar etkilenir ki romanı hemen gecenin bir yarısı döneminin önemli şairlerinden Nikolay Nekrasov'a götürür. Romanı "başyapıt" olarak tanımlayan Nikolay Nekrasov, ertesi gün romanın el yazmalarını yakın arkadaşı ve döneminin saygın eleştirmenlerinden Belinski'ye götürür. Belinski de romanı kısa sürede okur ve roman hakkında şunları yazar:
İki gündür kendimi bu kitaptan uzaklaştıramıyorum. Yeni bir yazar, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, kimdir, neye benzer bilmiyorum ama bu roman Rusya'da hayatın sınırlarını öyle kahramanlara veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi... Rusya yeni bir Gogol kazandı.
Olaylar o kadar hızlı gelişir ki Dostoyevski bile buna şaşırır. Roman Dostoyevski'nin büyük umutlarıyla yayımlanır ve Dostoyevski bir anda tanınan bir yazar durumuna gelir. Böylece daha ilk eserinde başarıyı yakalar.
İnsancıklar, mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Dostoyevski'nin acıma duygusu daha bu ilk eserinde bile belirgindir. Roman, yaşlı bir katibin küçük bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabalarını konu alır. İnsancıklar Dostoyevski'nin ilk yapıtı olmasına rağmen en önemli romanlarından biri sayılır.


ARKA KAPAK –

Yıl 1846'dır. Genç Dostoyevski, ilk romanı İnsancıklar'ı tamamlar tamamlamaz ev arkadaşı yazar Grigoroviç'e okutur. Grigoroviç o kadar heyecanlanır ki birkaç kez kalkıp Fyodor'un boynuna sarılmak ister; fakat arkadaşının aşırı duygu gösterilerinden hoşlanmadığını bildiği için yapmaz. Grigoroviç ertesi gün romanı yazar ve yayımcı Nekrasov'a götürür; kitaptan çok etkilenen Nekrasov da eleştirmen Belinski'ye... "Yeni Gogol doğdu!" der, Nekrasov, daha kapı ağzında. Aynı günün akşamı, Belinski'ye tekrar uğradığında onu heyecan içinde bulur: "Nerede kaldınız? Nerede bu Dostoyevskiniz? Genç mi? Kaç yaşında? Hemen getirin bana onu!"

Belinski'nin evine getirilen yirmi üç yaşındaki genç yazar, daha sonra orada olanları şöyle anlatacaktır: "Ve işte... beni onun yanına götürdüler. Belinski'yi birkaç yıl önce heyecanla okumuştum, ama bana ürkütücü ve sert gelmişti ve benim İnsancıklar'ımla alay edecek diye düşünüyordum. Beni çok saygılı ve ağırbaşlı bir şekilde karşıladı; ama daha bir dakika bile geçmeden her şey bambaşka oldu... Ateşli ateşli, alevli gözlerle konuşuyordu. "Siz kendiniz anlıyor musunuz?" diyordu bana tekrar tekrar, alışkanlığı olduğu üzere bağırarak, "Ne yazmış olduğunuzu anlıyor musunuz?.. Bütün bu korkunç gerçeği, bizlere göstermiş olduğunuz bu gerçeği siz mi düşündünüz? Olamaz, sizin gibi yirmi yaşında birinin bütün bunları anlamış olmasına imkân yok... Gerçeği keşfetmiş ve bir sanatçı olarak ilan etmişsiniz, size bir yetenek verilmiş, yeteneğinizin değerini bilin ve emin olun, siz büyük bir yazar olacaksınız."

Yıl 2014. 168 yıl sonra Dostoyevski her kuşağın başucu yazarlarından olma özelliğini koruyor ve İnsancıklar, onun dünya edebiyatına ilk armağanı...