9 Ağustos 2014 Cumartesi

William Shakespeare - Toplu Oyunları 1 *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' kapsamında oluşturduğum listenin bir kitabı daha eksilmiş oldu:)
Listenin 30. sırasındaki 17. yüzyıla ait bir kitap kategorisinde Shakespeare'in 'Toplu Oyunları'nı okudum.

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - William Shakespeare / Toplu Oyunları


Okuma şenliği defterim burada ve şurada.




SHAKESPEARE TOPLU OYUNLARI

KISASA KISAS - ONİKİNCİ GECE - VENEDİK TACİRİ
Yazarı: William SHAKESPEARE

Türü: Tiyatro / Oyun
Çeviren-Uyarlayan: Zeynep Avcı
Yayın Hakları: Mitos Boyut Yayınları
www.mitosboyut.com.tr
- 1. Basım: Mayıs / 1996
-  227 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Kanında buz parçaları dolaşan bir adam!

        * Yasalara sığar mı?
         Yasalar genişse... sığar efendim.

        * Merhametten maraz doğar. İşlenmiş bir günahı bağışlayım derken işlenmemiş günahları besleyebilir insan.

        * (Kadınlar) Kendilerini hayranlıkla seyrettikleri aynalar kadar kolay kırılır onlar.

        * Kahpe aşkı boş yere mühürlediğim
         Öpücüklerimi geri verin.

        * Sonsuza ulaşan sayılar kadar gerçektir gerçek.

        * Ruhumun derinliklerindeki kitabı sana satır satır okudum.

        * Söyleyin önce: Bu yas niye?
         Kardeşimi kaybettim. Onu kara topraklara terkettim.
         Kara toprakta değildir o, herhalde cehennemde.
         Ne münasebet! Elbette ki cennette.
         Madem cennetteymiş, o zaman bu yas niye? Götürün bu aptal kadını.

        * Açıkça söylemek gerekirse, düşmanıma karşı çok iyi, dostuma karşı pek kötü bir durumdayım.
         Tam tersi. Dostuna karşı iyi olmalısın.
         Hayır. Dosta karşı kötüyüm.
         Ne biçim iş bu böyle?
         Ah, o dostlar! Yüzüme gülüyorlar, arkamdan neler söylüyorlar. Oysa düşmanlar... Küfürlerini yüzüme karşı sıralayıp, gözlerimin içine bakıp, sövüyorlar bana. Düşmanımla kendimi tanıyorum, dostumla aldanıyorum. İki negatif bir araya gelince bir pozitif sonuç çıkarsa, demek ki, dostumla kötüyüm, düşmanımla iyi.
        
        * Çokluk da boğucudur, açlık da. İyi bilirim. Çok yiyen de hasta olur, aç kalan da. Onu da bilirim. En iyisi bolluktan da yokluktan da uzakta, arada derede bir yerde yaşayıp durmak. kararlı gitmek ömrü uzatır.

        * ... vicdanı unutursam, zaten şeytanımın eline yuları verdim demektir.

        * ... pencereye perde olun da yola bakın.


        * Zorla merhamet olmaz. Merhamet güneş gibi doğmaz, güneş gibi batmaz. ... Ruhu besler, yaşatır. Kutsaldır. Hem yüreğinde taşıyanı kutsar, hem yüreğine verileni. Alanı da yüceltir, vereni de. En yüce kralı bile tacından çok yüceltir merhamet. Yücelerden hep merhamet beklenir. Tanrı'ya yakarırken merhamet dileniriz. Ama bilmeyiz ki, yüreğimizde merhamet yoksa, Tanrı'nın merhametine de sığınılmaz.

^-^ KEDİLER ^-^

        * ... seninle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan celladın...

        * Böyle kızgın mart kedileri gibi, ne cırlayıp duruyorsunuz?

        * ... kimi kedi miyavlayınca dayanamaz.

Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/126
         ... oyacağım bir yerinizaten.

        * Sf/129
         Hayatımı kilise sayesinde kazınırım ben.

        * Sf/130
         Hamsi ile orkinos arasında ne farka varsa...

        * Sf/142
         Gözlerim yaşlarla doldu, yüreğim minetten boğuldu.
       
        * Sf/157
         İşini bitirinc, odama gel.
       
        * Sf/164
         Burakmayın onu...

        * Sf/182
         ... elhamdürillah...

                                                                Okuduğum tarih: 3 Ağustos 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  http://tr.wikipedia.org/wiki/William_Shakespeare
Çeviren Hakkında Bilgi=  1947 Yılında Kütahya'da doğdu. Liseyi Kadıköy Kız Koleji'nde okudu. Ardından Ortadoğu Teknik Üniversitesi, İdari İlimler Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat FakültesiSosyoloji bölümünde okudu. Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet, Yeni İstanbul ve Dünya gazetelerinde çalıştı. Paris'te Sıpa Press'in Türkiye masasında ve TRT'nin Paris bürosunda görev yaptı. Fransızca ve İngilizce´den çeşitli çevirileri; Milliyet Sanat, Gösteri, Varlık, Yazko Edebiyat ve Yazko Somut, Cumhuriyet Kitap dergilerinde eleştiri, inceleme ve öyküleriyayımlandı.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Zeynep_Avc%C4%B1

ARKA KAPAK –

Tiyartonun büyük yazarı Shakespeare'in oyunları, tiyatro yazar, yönetmen ve çevirmenleri için hep tükenmez bir yaratı kaynağı olmuştur.Yazarın üç oyununu bu kez Zeynep Avcı, İngilizce asıllarından, Fransızca uyarlamalarından ve mevcut çevirilerden yararlanarak Türkçeye çevirdi-uyarladı.Zeynep Avcı'nın tiyatro yaşamımıza yeniden kazandırdığı bu üç oyun, 1994 ve 1995'de, Yönetmen Işıl Kasapoğlu'nun rejisi ile Devlet Tiyatrolarında sergilenmişti.

8 Ağustos 2014 Cuma

Yaz Okuma Şenliği *2014* Defterim ♥

Çeşit çeşit defterler ve renk renk kalemler çocukluğumdan beri beni mutlu ederler.
Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği'ne katılmak zaten benim için büyük bir heyecan ve keyif... Onun yanı sıra da bir de defter hazırladım bu şenlik için:) O da ayrı bir keyif:))) Burada paylaşmıştım.

Sayfaları biraz daha süsledim bugün ♥♥♥


KEYİFLİ OKUMALARINIZ OLSUN ♥

3 Ağustos 2014 Pazar

Instagram Günlükleri *2*

Instagram'ı yoğun bir şekilde ve severek kullanıyorum. 
Takip etmek isterseniz instagram kullanıcı adım: okuyann
Arada orada paylaştığım fotoğraflardan bazılarını blogumda da paylaşacağım.


Geçen gün Fazıl'ın video kaydı için bahçeye taşındık. Tom ve Jerry de bize eşlik etti:)))

Jerry ^-^


Arka planda poz veren Tom ^-^


Vee bizi izleyen müthiş dörtlü: Soldan sağa: Isaac, Aşkım, Poirot ve Bodrum ♥♥♥♥ Külkedisi başka bir odada güzellik uykusunda:)


Gece devam eden ev içi kayıt:)


Geçen sene Librum'dan burada bahsetmiştim ve çok keyif aldığım bir mekandı. Maalesef bugün aynı zevki alamadım. Kitap raflarını çok azaltmışlar. Var olan kitapların bir kısmı ikinci el kıvamında ya sayfası kıvrık ya kapağı kıvrık ya da iyice sararmış sayfalıydı. Eskiden daha samimi ve sıcak bir havası vardı. Bugün çok duygusuz bir mekan hissi verdi bana. Arka bahçeyi biraz daha büyütmüşler, hoş olmuş. Benim için hayal kırıklığı oldu maalesef.


Ferit Edgü ve Tezer Özlü'nün mektuplaşmaları 'Her Şeyin Sonundayım' kitabını aldım.
Yazarların okuduğum kitapları:

Kimse - Ferit Edgü


Kahveyle soluklandık...


Masal Gibi...


Ve hemen karşısında içecek molası:)
Yavuz Çetin...


Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Zarf / Haydar Ergülen

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Zarf - Haydar Ergülen *Yaz Okuma Şenliği 2014*


Okuma hallerini genelde Instagram üzerinden çokça paylaştığımdan takip etmek isterseniz kullanıcı adım: okuyann 
Pek tabii bolca da kedi var ♥

Yine yeni yeniden yineliyorum ki şayet henüz Haydar Ergülen okumadıysanız inanın çok şey kaybettiniz. Şiirleri bir harika ♥ Resmen bağımlılık yapıyor:)


Göğe mektup:)


Hem yazar hem okurum:)


...


Defterler, kalemler nasıl da mutluluk veriyorlar ♥♥



Nasıl güzel ♥ Çok güzel ♥ Siz de okuyun:) ♥



Mırk mırkkk:) ♥



Sevgiler ♥

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Zarf - Haydar Ergülen *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği'nin en sevdiğim kategorilerinden biri listenin 3. sırasında yer alıyor: şiir kitabı ♥

Şiir kategorisinde bir kitap değişikliği yaptım, okumak isterseniz burada paylaştım.

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Zarf / Haydar Ergülen



Benim için şiir demek Nazım Hikmet, şair demek Nazım Hikmet''tir ♥  Nazım Hikmet'in yeri bende çok ayrıdır.
Haydar Ergülen'i keşfetmem bir kitabının ismi ve kapağı sayesinde oldu ve bence çok harika oldu:) Kedili kitaplardan oluşan mii bir kitaplık kurma hayalim var ve bu yüzden 'Üzgün Kediler Gazeli'ni görür görmez almıştım. Bahsi geçen kitap:



Nazım Hikmet'ten sonra şiirlerine tutulduğum ikinci isim oldu. Ben geç keşfettim ama hala Haydar Ergülen okumamış olan ve şiir tutkunları varsa şiddetle tavsiyemdir:)




ZARF
Yazarı: Haydar ERGÜLEN
Yayın Hakları: Kırmızı Kedi Yayınevi
www.kirmizikedikitap.com
-   Birinci Basım: Ekim, 2010, İkinci Basım: Kasım, 2010, Üçüncü Basım: Haziran, 2011, Dördüncü Basım: Mart, 2012, Beşinci Basım:Şubat, 2013
-   120 sayfa

Bu kitap ilk kez Posta Kutusu dergisinin (Dünya Yayıncılık) Kış 2004 eki olarak yayımlanmıştır. Yeni ve genişletilmiş baskısına bu 12 şiir eklenmiştir.


Kitaptan Alıntılar;

        * Eski mektuplarınızı atmayın
         kağıttan uçak yapın
         çocukluğunuza gönderin onları
   
        * Göz zarftır her bakışla birbirine gönderilen

        * bazen bir cümleden mektup yanar

        * kirli bir pul gibi uyurken zarfsız çocuklar
         sokağa atılan mektupların koynunda

        * yaralı kelimelere rastlarsanız sahilde
         bilin ki ölümden önce son arzuları
         denize bir şiir halinde geri dönmektir
         
        * zarf kalabalığında bir yalnız pul

        * kapat kendini bir mektup gibi yalnızlığa
         uykulu bir pul yapıştır üstüne
         ve yoklara gönder, yokluğun adresine

        * KÜL-KARDEŞLERİM
                                               37 Sivas Şehidine

         Bu mektubu senin kalbine yolluyorum
         el yazısıyla değil kül yazısıyla
         yazıyorum ilk defa güzel adını
         kardeşim benim külkardeşim
         ancak bir rüzgar postası taşır bu zarfı
         bu uzun gecenin yanık havalarında

         Puldan hafiftin, kağıttan ince, mektuptan tez
         bu senin yazınmış meğer külünden ağır
         temmuz yandı, şiir yandı, dil yandı
         külün daha uzun sürecekmiş anılarından
         mektup yana, zarf yanar, pul yanar bundan
         annem gibi kızıl gül yanar bundan  

        * Yağmurlu bir kahvede
         şiir okumak isterdim
         o zaman dünyanın tüm şairlerinden
         bana mektup gelmiş gibi hissederdim       

        * 'Bir roman kadar uzun bu tümce
         - Sonra işte yaşlandım'
         (Gülten Akın)

         Ah bu şairler
         kelime yorulmasın diye gönül yorarlar!
  
        * zarf üzülürse pul alır başını gider
         fail-i meçhul olur mektubunuz
         kim yazdıya gider, gitmesin

        * o zarfın pulu olmak için artık
         tüm mektuplarımdan vazgeçiyorum
  
          * ... hiç tanımadığım için kayıp sandığım bir sözcüğe
         bir şiirimde karşılaşmış gibi tutuldum
  
^-^ KEDİLER ^-^

        * SONRADA SEVME
         Füsun Akatlı'ya

         Colette'nin kedisi
         Bilge Beyin kedisi
         Tomris'in kedileri
         boşuna değilmiş bilhassa
         son ikisine duyduğum sevgi
         meğer iyi-kötü her yazar
         yazmalıymış bir kedi güzellemesi
         bu yüzden pek bahtiyarım,
         yazıdan doğru değil elbet,
         söylemek bile fazla
         kedilerden doğru aramızda
         bir akrabalık hissi!

        * bir de birkaç eski köpek, birkaç çocuk kedi

                                                              Okuduğum tarih: 2 Ağustos 2014


 Yazar Hakkında Bilgi=  Haydar Ergülen (d. 14 Ekim 1956 Eskişehir) Türk şair.

14 Ekim 1956'da Eskişehir'de doğdu. İlk ile ortaokulu Eskişehir'de, liseyi Ankara'da okudu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi. Anadolu Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. İstanbul'da reklam yazarlığı yaptı. Anadolu Üniversitesi'nde yayımcılık, reklamcılık ve Türk Şiiri dersleri verdi. Halen Bahçeşehir ve Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakülesi'nde, 'Yaratıcı Yazarlık' ve 'Türk Şiiri ve Şairler' dersleri vermektedir.

1980 sonrası Türk şiirinin önemli isimlerindendir.

İlk şiiri 1972'de Eskişehir'de Deneme dergisinde "Umur Elkan", ilk yazısı da aynı yıl Yeni Ortam gazetesinde "Mehmet Can" adıyla yayımlandı. İstanbul'da Üç Çiçek (1983) ile Şiir Atı (1986) dergilerini yayıma hazırlayanlar arasında yer aldı. 1979'dan başlayarak Somut, Felsefe Dergisi, Türk Dili, Yusufçuk, Yarın, Yeni Biçem, Gösteri ile Varlık dergilerinde şiirler yayımladı. Bir süre, Radikalgazetesinde Açık Mektup köşesinde denemeler yazan Ergülen, Star gazetesinde yazmaya başladı.

Karşılığını Bulamamış Sorular adlı ilk şiir kitabı 1981 yılında yayımlandı.

ARKA KAPAK –

AÇIK CÜMLE

Bazen hiçbir şey çıkmaz zarftan
hiçbir cümle doldurmaz mektubu
ne günışığı sızar ne akşama ermenin saadeti
kapalı bir yara gibi gezer öyle mektuplar
kim açsa, kim dokunsa eli yanar
bazen sözler boşa gider mektuplar boşa
bazen bir cümleden mektup yanar

1 Ağustos 2014 Cuma

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Pembe Köşkten Masallar / Gülsün Bilgehan

Çocukların hayal gücünü tetikleyen en büyük mutluluk kaynağıdır masallar... Bölük pörçük kısımlarını hatırladığım birkaç masal vardır çocukluğuma ait. Ve hatırladığım minicik kısımları bile annemden dinlediğim zamanki kadar mutlu eder beni.

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Pembe Köşkten Masallar *Yaz Okuma Şenliği 2014*


Instagramdan takip etmek isterseniz kullanıcı adım: okuyann

Kediler, kitaplar, defterler, kupalar ve kahve ♥ Mutluluk ♥



Kitap okumanın keyifli yanları:)


Okurken olmazsa olmazlarım: kalemler, defter, kediler ^-^ :) , post-it ve kitap ayracı. Tabii her defasında ruh halime ve zevkime göre:)


Canım arkadaşım Özlemciğimin -miyavkedicik-  hediyesi kahve fincanım eşliğinde ♥


Mırk mırkkk:))


KEYİFLİ OKUMALAR...


Pembe Köşkten Masallar - Gülsün Bilgehan *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' okuma listesinin 15. sırasındaki masal kitabı kategorisine ait kitabı da bitenler listesine ekledim:)

Masal dinlemek veya okumak her yaşta ve her yaşa iyi gelir:) Ancak kitap çok aşina olduğumuz klasik masal cümlelerini barındırmasına rağmen beni masal diyarına götüremedi. 

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Pembe Köşkten Masallar / Gülsün Bilgehan


Okuma şenliği defterim burada.



PEMBE KÖŞKTEN MASALLAR
Yazarı: Gülsün BİLGEHAN
Yayın Hakları: Bilgi Yayınevi
www.bilgiyayinevi.com.tr
- Birinci Basım - Nisan 2003

-   142 sayfa


Kitaptan Alıntılar,

        * Aslanın önüne ot, koyunun önünde et vardır. Onların yerlerini değiştir sonra hiç arkana bakmadan ilerle...

        * Bana kırk küp et, kırk küp de su bulacaksın. 'Gak' deyince et, 'guk' deyince su vereceksin.

        * Sihirli ülke geniş bir ormanla kaplıymış. Ormandaki ağaçların bir kısmı birbirinden lezzetli meyvelerle, bir kısmı da rengarenk mücevherlerle doluymuş. Küçük köylerdeki evlerin her biri ayrı pastadan, kekten yapılmış, içlerinde mutlu aileler, neşeli çocuklar yaşarmış.

        * Demiryolları bir cumhuriyet eseridir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde tren hatlarının kurulması ve işletilmesi yabancı şirketler eliyle yürütülmüştü. Devlet Demir Yolları İşletmesi 1924 yılında kuruldu, 1927'de yabancı şirketlere ait tüm hisseler alınarak, demiryolları ulusallaştırıldı ve bir ağ gibi yut demiryollarıyla örüldü. Biz o yıllarda trenlerimizle iftihar ederdik. Ne yazık ki daha sonraları yeni ulaşım politikaları geliştirildi ve trenler ihmal edildi, karayolları tüm yurdu kapladı. Bugünkü trafik karmaşası birazda bu yüzdendir.

        * Ahşap, eski bir binada bazı istenmeyen konukların olması doğaldı. Orada yaşayanlar arada sırada ortaya farelerin çıkmasını hiç yadırgamazlardı. Hele Mevhibe Hanım onların yok edilmelerine tamamen karşıydı.


^-^ KEDİLER ^-^

        * Bu arada. size hırsız kedinin masalını anlatmış mıydım?

        * Böcek bir kedi kadar büyüdüğünde...

        * Bana kırk küp et, kırk küp de su bulacaksın. 'Gak' deyince et, 'guk' deyince su vereceksin.

        * Hamarat Kediler...

        * Hele kedi, köpek bile istemeyen bir insanın, karşısında senin gibi bir fare görünce...
                                     
                                                           Okuduğum tarih: 31 Temmuz 2014


Yazar Hakkında Bilgi= Gülsün Bilgehan, Ankara'da doğdu. Çocukluğu Pembe Köşk'te geçti. İlk ve ortaöğrenimini başkentte tamamladıktan sonra Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nün Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. Küçük yaşta gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazetelerde yazı dizileri yayımlandı. 1994 yılında ilk kitabı 'Mevhibe'yi yazdı. Bu araştırmasıyla aynı yıl İstanbul Birleşik Kadın Örgütleri tarafından ödüllendirildi. İnönü Vakfı Başkan Yardımcılığı'nı sürdürüyor. Evli ve üç çocuğu var. 

ARKA KAPAK –

Çocukluğu masallardakine benzeyen bir evde geçti: Yüksek tavanlar, gıcırdayan ahşap kapılar, ağır kadife perdeler, renkli ışıltılar saçan kristal avizeler, kocaman gümüş şamdanlar, aynalı büfeler, uzun mermer koridorlar... Evi dolduran kişiler de masal kahramanlarını aratmıyorlardı: Meydan savaşları kazanmış komutanlar, devlet kurmuş büyükler, uluslararası antlaşmalara imza atmış diplomatlar, balolarda uzun tuvaletleri ile danslar eden güzel hanımlar... İsmet İnönü'nün torunu olan ve Pembe Köşk'te büyüyen Gülsün Bilgehan bu güzel insanların gerçek hikâyelerini ve onlardan dinlediği masalları tüm çocuklar için kaleme aldı. Ders ya da öğüt vermek için anlatılmayan, sadece çocukları olağanüstü yolculuklara çıkarmayı hedefleyen masallar...


 KEYİFLİ OKUMALAR...