13 Ocak 2018 Cumartesi

Artemis Defterleri

Geçen hafta çocukluk arkadaşım geldi, hem de bu güzel defterlerle:)
Beni nasıl da iyi tanıyor... Beni nasıl mutlu edeceğini nasıl da iyi biliyor.
Çok teşekkürler Aslıcığım 😻


Mırk sevgiler ^-^


2017'nin Son Kitap Alışverişi

Geçen yılın kapanışını çok güzel kitaplar alarak yaptım.
Eganba alışverişimin detayları:


Alışverişimin blog paylaşımını yapana kadar birkaç kitabı okudum bile:)
Önce okuduklarımı paylaşayım, zamanla o kitapların deaylı blog paylaşımları da gelecek... Yani en azından öyle ümit ediyorum:)) Çünkü yığınla gerçekten yığınla kitap paylaşılmayı bekliyor. Gözümü korkutuyorlar:)

Harika bir kitap. Çok severek okudum.


İkisi de okunanlardan...


Burada hemen önemli bir detayı paylaşmak istiyorum. Kitabın ön kapağında içinde söyleşileri olan yazarların isimleri var görüldüğü üzere... Aynı isimlerin kitabın sonunda da biyografileri paylaşılmış. Gelin görün ki kapakta ve biyografi kısmında Paul Auster yazılmış olmasına rağmen kitapta yok. Benim için büyük hayal kırıklığı oldu. Çünkü neredeyse en çok okumak istediğim isimlerden biriydi Paul Auster. Timaş Yayınları sosyal medya sorumlusuna sorduğumda baskı hatası olduğunu ve yeni baskıya Paul Auster söyleşisinin ekleneceğini söyledi.
Yazarın Odası 1 okumuştum, paylaşımım burada.


Fante'yi 'Toza Sor' kitabıyla tanıdım ve çok sevdim. Paylaşımım burada.
Hatta bu kitabı okuduktan sonra kitaplığımda olan Bahara Kadar Bekle, Bandini kitabını da okudum.


Diğer okuduklarım...



Instagram arkadaşlarımdan iki tavsiye...


Diğer seçtiklerim...


Canım Vasconcelos 
Paylaşımlarıma buradan ulaşabilirsiniz.


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


9 Ocak 2018 Salı

Kuru Su - Hande Aydın

 Sevgili @leylakdali (blogu) sayesinde okuma listeme eklenmiş bir kitap 📚🍀
* Doğa savunucusu bir roman. Güzel bir kurgu ve sempatik karakterlerle HES'leri ele almış. Konusu itibariyle okunmayı hak ediyor kesinlikle 🌳 Bu tarzda okuduğum ilk roman olması sebebiyle de benim için farklı bir okuma oldu. 

* Ancak çok fazla benzetmeli cümleler kullanılmıştı, açıkçası tarz olarak bana biraz uzak geldi o açıdan. Ne dediğimin daha iyi anlaşılması için ve örnek olması adına birkaç cümle paylaşacağım.


KURU SU
Yazarı: Hande AYDIN
Türü: Roman
Yayın Hakları: Ayizi Kitap
-   1. Baskı, Şubat 2017

-   200 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Bunca benzetmeli tarz bana biraz uzak geldi. Yirmi cümle not etmişim defterime, burada birkaç tane paylaşacağım:
         - Genç adam kestane ağacından omzuna, saçlarına düşmüş yapraklarla, az önce gelini tarafından terk edilmiş, yine de kafasında konfeti patlatılmasına engel olamamış bir damadı andırıyordu.
        - Oturduğundan beri sıkıştıkça sıkışan kalbi kaynar suya atılmış midye gibi açılmıştı.
            - Yüzmeyi yeni öğrenen birinin denize attığı ilk adımda gelen büyük bir dalgaya sinirlenmesi gibi haksızlığa uğrayan birinin şaşkınlığını yaşamıştı başta.
         - Ankara ilkbaharı, tam on altı gündür içkiye tövbe etmiş bir adamın kararlılığıyla uyanıyordu.
        - Gözlerine dolan damlalar, tıpası açılmış küvet deliğinden akar gibi gerisin geri gitti.
         -Tombul kadının gözlerinde tabak çanağını yıllarca elde yıkamış bir kadının bulaşık makinesine bakarkenki hayranlığı vardı...

        * Aile meseleleri çetrefilli, hatta doğduğunda imzaladığın bir Sevr! Sonra ömrün boyunca annenin, babanın, kardeşlerinin, hayatından geçiş haklarını kontrol edebilmek için uğraşıp dur.

        * Bakanlık daha bir yıl önce DSİ'yle birlikte hazırladıkları raporda Rize'deki HES inşaatlarının doğada yarattığı tahribatı tespit etmiş, can suyunun yetersiz olduğunu, balık geçişlerinin ayarlanmadığını, hafriyatın ormanlık alana bırakıldığını kamuoyuna açıklamışlardı. Şimdi aynı tahribat nedeniyle Melet Nehri'nin gündeme gelmesine şaşırıyorlardı.

        * Mahmut Hamsici'nin kitabını bulabildin mi?
         (Dereler ve İsyanlar / Nota Bene Yayınları - Türkiye'de son dönemlerin önemli tartışma konularından HES'lerle ilgili ilk kitap Nota Bene yayınları'ndan yayınlandı. Gazeteci Mahmut Hamsici'nin imzasını taşıyan 'Dereler ve İsyanlar' da kamuoyunun HES'lerle ilgili merak ettiği tüm bilgilerle Hamsici'nin Türkiye'nin dört köşesinden aktardığı gözlemler ve yaşam haklar için mücadele edenlerin hikâyeleri yer alıyor.)
         
        * İş makineler gelecek dedim, geldiler. Ağaçları kesecekler dedim, kestiler. Bizi ezip geçecekler dedim, geçtiler. HES inşaatı üzerinde oturan beş aileyi evlerinden ettiler. Melet gözümüzün önünde kuruyor. Can suyu bırakıcaz dediler, bıraktıkları can suyunu gelip başkaları bir daha tünele soktu, onun da can suyunu bıraktılar. Kefaller öldü. Evvelden Mesudiye'de kuyu ustası çoktu, şimdi kuyuya çekecek tatlı su kalmadı.

        * Girişe koyduğu aynanın ortasındaki çatlağı, her baktığında iki kişi varmış gibi gösterdiği için sevdiğini hatırladı.

        * Ellerinden geleni yapıyorlardı ama kendileri akıntıya karşı kürek çektilerse, bu çocuklar girdabın içinde doğmuşlardı.



 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... gözleri kedigözü gibi parlıyor...



 - Yazım-Basım Hataları-

        * Sf/ 85
         ... kadın ardarda gelen iki hapşırmadan...

        * Sf/ 180
         ... sesizce...

                                                                  Ağustos 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Hande Aydın, 1980 yılında Malatya'da doğdu. İzmir'de büyüdü. Lisansını Ege Üniversitesi Psikoloji bölümünde, yüksek lisansını Avustralya'da Cairnmillar Psikoterapi Enstitüsü'nde tamamladı. On yılı aşkın bir süredir Ankara'da yaşayan Hande Aydın halen yetişkinlerle psikoterapi alanında çalışmaktadır.

ARKA KAPAK –

“İş makineleri gelecek dedim, geldiler. Ağaçları kesecekler dedim, kestiler. Bizi ezip geçecekler dedim, geçtiler. HES inşaatı üzerinde oturan beş aileyi evlerinden ettiler. Melet gözümüzün önünde kuruyor. Can suyu bırakıcaz dediler, bıraktıkları can suyunu gelip başkaları bir daha tünele soktu, onun da can suyunu bıraktılar. Kefaller öldü. Evvelden Mesudiye’de kuyu ustası çoktu, şimdi kuyuya çekecek tatlı su kalmadı. Kuyu suyuyla bahçeyi sulasan bembeyaz tuz birikiyor. Belli ki deniz içerilere kadar girmiş, tatlı suya tuzlu su karışmış. Nehirler akmıyor ki göllere ulaşsın. Onlar da kuruyor.”

Hande Aydın, yaşamın, yaşam alanlarının yok edilmesine karşı verilen umut dolu mücadeleyi romanın diliyle anlatıyor. Sınır aşan bir dayanışmadan sivil itaatsizliğe uzanan yolun heyecanına ortak ederek…


Defterimden...


Keyifli okumalarınız olsun.


5 Ocak 2018 Cuma

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Delifişek / Jose Mauro De Vasconcelos

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

Delifişek - Jose Mauro De Vasconcelos



Defterimden...


Okuyalım güzelleşelim:)


Keyifli okumalarınız olsun.


Delifişek - Jose Mauro De Vasconcelos

Jose Mauro De Vasconcelos okumaya Aziz Nesin'in 'Okuma Güncesi' kitabındaki 'Kayığım Rosinha' romanıyla ilgili tavsiye yazısını okuduktan sonra başladım.
Önce Kayığım Rosinha'yı okudum, buradan paylaşımıma ulaşabilirsiniz.
Sonrasında tüm kitaplarını sipariş ettim. Ve sırasıyla Delifişek, Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım, Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz kitaplarını okudum. Diğerleri de sırada bekliyor:)


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Delifişek / Jose Mauro De Vasconcelos



DELİFİŞEK
Yazarı: Jose Mauro De Vasconcelos
Özgün Adı: Doidao, 1969
Türü: Roman
Yayın Hakları: Can Yayınları
-   1. basım: 1993         6. basım: 1997
Resimler: Jayme Cortez
İspanyolca aslından çeviren: İnci Kut
-   103 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Vasconcelos, yazı yazma yöntemini bize şöyle anlatır: 'Kitaplarımı birkaç gün içinde yazıverdiğim doğrudur. Ama buna karşılık fikirlerimi olgunlaştırana kadar yıllarca üstünde düşünür taşınırım. Hep daktiloyla yazar, her bir bölümü hiç durmaksızın yazıp bitiririm; yazdığımı ancak bitirdiğim zaman okurum. Gündüz ya da gece, saat kaç olursa olsun yazarım. Yazı yazarken sanki trans halindeyimdir. Ancak parmaklarım acımaya başladığında bırakırım tuşlara vurmayı, o zaman anlarım ne kadar çok çalıştığımı.

        * ... bireyin hakkını araması, birinci ve en önemli hakkı olan özgürlüğünün tanınmasıdır. Sevme özgürlüğü, seçme özgürlüğü, kabul etmeme özgürlüğü, hayatını yaşama özgürlüğü, başkalarının istediği değil kendi istediği geleceği seçme özgürlüğü.

        * ... en sevdiği kitabı bu -Delifişek-...

        * Çocukluk! Çocukluk, hayatta gördüğüm en talihsiz, en korkakça şey.

        * - Ölünün arkasından böyle konuşma.
         - Bu da dayanamadığım bir başka şey. Sırf öldü diye birinin aziz olup çıkması.

        * Mumların gözyaşları şamdanlardan aşağı süzülüyor.

        * Korku içindeydim, dünya öyle büyüktü ki... insanoğlunun girebileceği en büyük, en keder dolu yerdi.

                                                                           Ağustos 2017


Yazar Hakkında Bilgi=  Jose, Mauro De Vasconcelos, 26 Şubat 1920'de, Rio de Janeiro yakınlarındaki Bangu'da doğdu. Yarı Kızılderili, yarı Portekizli yoksul bir ailenin on bir çocuğundan biriydi. Ailenin yoksulluğu nedeniyle, çocukluğunu Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Natal kentinde, akrabalarının yanında geçirdi ve okumayı tek başına öğrendi. Resim, hukuk ve felsefe alanında öğrenim görmek istediyse de vazgeçti. Natal'da iki yıl tıp eğitimi aldı. Çeşitli işlerde çalıştı. Boks antrenörlüğü, muz taşıyıcılığı, gece kulübünde garsonluk, ırgatlık, balıkçılık yaptı. Bir süre Kızılderililer arasında yaşadı.1942 yılında yazdığı ilk romanı Yaban Muzu'yla eşine az rastlanır anlatıcılık yeteneğini ortaya koydu. Ardından Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım, Kayığım Rosinha; Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz, Delifişek, Çıplak Sokak gibi romanlarıyla ünü Brezilya sınırlarını aştı. Bugün yapıtları birçok ülkede ilgiyle okunan yazar, 24 Temmuz 1984'te Sao Paulo'da öldü.


ARKA KAPAK –

Brezilyalı José Mauro de Vasconcelos'un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı'nı Türkiye'de yediden yetmişe herkes severek okumuştur. Romanın kahramanı Zezé, çocukların olduğu kadar büyüklerin de yüreklerine yerleşmiş bir sevgili çocuk. Şeker Portakalı'nın devamı ve ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım'daki Zezé biraz daha büyümüş, artık okullu olmuştur. Küçüklüğündeki sevgili dostu, dert ortağı Şeker Portakalı fidanı yoktur, ama bu kez yüreğinde sevimli Kurbağa'sı vardır. Bu dizinin üçüncü bölümü olan Delifişek'te Zezé'yi daha da büyümüş bulacaksınız. Zeze artık delikanlı olma yolundadır. Yaşamın katı gerçekleriyle karşı karşıyadır. Haklarını aramakta, özgürlüğünü yaratmaya çalışmaktadır.