25 Mart 2017 Cumartesi

Paket Paket Mutluluk

Hep diyorum ya sosyal medya sayesinde çok iyi arkadaşlıklar kurdum, mis kalpli insanlar tanıdım. Bir kısmıyla buluşma, yüz yüze tanışma şansımız da oldu. 
Sevgili hul_ya da Instagram'ın bana kazandırdığı değerlerden. Okuma zevkine güvendiğim biri. Pati sevdalısı. Mis kalpli. Daha ne olsun ama değil mi yahu:)))
Sezgin Kaymaz'ın Lucky kitabını Hülya'nın paylaşımında görüp almıştım. Düşünün sonrasında Sezgin Kaymaz külliyatını tamamladım:) Buradan göz atabilirsiniz. O yüzden Hülya benim içim kıymetli mi kıymetli:)
Paketleri ayrı bir özenli ve güzel, içi hepsinden güzel bir sürü hediye göndermiş bana. Mahcubiyetle birlikte sınırsız mutluluk duydum:)

Kültüy paketleri mırkbeğendi ve vermemek için ne hallere girdi bakın:))) 
Esnerken çekince böyle de mırktatlı halini yakaldım:)))


Aşama aşama görmek isterseniz böyle masumdu oysa:))


Ve her daim asil:)

Kültüy ve Fındık 


Bol mırkklı karta da dikkatinizi çekerim:)
Tıkır minnakmırkbey de bal burnunu değdirmese miydi?:)


Fender ve Fındık 


Bana özel seçtiği kitaplar...

Tıkır minnakmırkbey 


Bir ara Instagram üzerinden kitap tavsiyesi istemiştim. Hülya'nın tavsiyelerinden üç kitabı almıştım bu kitabı da  alınacaklar listeme eklemiştim. Paketten çıkınca çok mutlu oldum.

Kültüy 


Kedili kitap olmazsa olmaz demiş ve ben buna mırk mutlu oldum:)

Çılgın Balım 


Seray Şahiner'in okumadığım tek kitabıydı. Kitap elime geçer geçez hemen okumaya başladım.
Seray Şahiner paylaşımlarım için buraya lütfen:)

Kültüy 


Merak ediyorum, ilk fırsatta okuyacağım.

Tıkır minnakmırkbey 


Çılgın Balım


Magnetli defterlerin güzelliği...


Mırk mutluluklar...


Kedi ♥ kitap  kırtasiye mutluluk sebeplerim:)

Çılgın Balım 


Mart 2017 Kitap Alışverişim

Kitapyurdu'ndan ikinci kez alışveriş yaptım. Alışveriş karşılığında kazanılan puan sistemi pek hoşuma gitti açıkçası. Hatta bir sonrası için alışveriş taahhütünde bulunduğunuzda yaptığınız alışverişin %5'i oranında indirim kazanıyorsunuz. Bence bu iki uygulaması gayet güzel.

Çılgın Balım 


Bu sefer paketleme kısmı biraz sıkıntılı geldi. Kolinin içi özensiz hazırlanmış. Bunca kitabın çeyreğini kapsayacak patpatla üstünkörü çevrelemişler. Kolinin dışı da kargoda yırtılmış. Şansıma kitaplar hasarsız geldi. Sadece Ferit Edgü'nün kitabının kapağında az biraz yırtık vardı. Ama kolinin durumunu ve içinin paketlemesinin halinin gördükten sonra buna şükrettim.

Bu yandan baktığınızda her şey yolunda gibi olsa da:)

Gibson 


Aslında durum bu!
Bir sonraki alışveriş için endişe ediyorum bu görüntüden sonra...

Kültüy 


Fender ve Spocky 


Youtuber sevgili Kitapsever Karadut'un videosu sayesinde tanıdım yazarı. Kitaplarının kapak tasarımlarını etkileyici buldum. Konularını okuyunca ilgimi çekti ve bir öykü kitabını bir de romanını aldım.

Spocky 


Doğan Hızlan'ın 'Aynadaki Bakışlar / Kitaplar Kitabı-3' kitabını okurken not ettiğim bir kitap...
Yaşar Kemal paylaşımlarım için:

Ağrıdağı Efsanesi - Yaşar Kemal

Orhan Pamuk Yaşar Kemal Zamansız Bir Karşılaşma - Sıddık Akbayır


Spocky 


Sosyal medya üzerinde son zamanlarda sık sık karşıma çıkan bir kitap. Hatta en son Instagram'dan sevgili Ebru'nun canlı yayınında bu kitap hakkındaki yorumunu dinleyince hemen siparişime ekledim:) 1945 doğumlu yazarın yeni basılmış ilk kitabı.

Çılgın Balım 


Şimdi paylaşacağım iki kitabı da alma sebebim Pınar Kür:)
Şöyle ki; Pınar Kür'ün Mine Söğüt'le gerçekleştirdiği söyleşiyi okurken (Aşkın Sonu Cinayettir - Pınar Kür İle Hayat ve Edebiyat / Mine Söğüt) anlattığı iki olay beni iki yazarın kitaplarını almaya itti.
Pınar Kür'ün anlattığı ilk olayı paylaşayım:
 * Yarın Yarın'ı 1974 yılının sonunda bitirdim. Önce E Yayınları'na gittim. ... 'Biz 12 Mart'la ilgili roman basmak istemiyoruz, sevmiyoruz bu konuları' dendi.
         Bozuldum tabii... E Yayınevi belki daha çok çeviri basıyordu, ama yerli yazar da basıyorlardı. Benimkiyle aynı zamanda gelen başka bir romanı bastılar Gurbet Yavrum diye, galiba on beş tane satmıştır!
Bunu okuyunca kimden bahsettiğini merak ettim ve 'Gurbet Yavrum' kitabının Aysel Özakın'a ait olduğunu gördüm. Aslında bahsi geçen kitabı almak isterdim ama maalesef satış dışı. Ben de piyasada ulaşabildiğim bir kitabını aldım.

Gibson, Fender ve Spocky 


  * Bitmeyen Aşk yayımlandı ve ben yirmi beş sene sonra ilk defa yeniden Amerika'ya gittim. Döndüm ikinci baskısı yapıldı ve üç ay sonra da yasaklandı. İkisinin arasında adamın biri (Burhan Günel) çıktı, 'Bu roman benden çalınma,' dedi. Peki beyefendi sizin romanınız nerede? Cevap,'Daha yayımlanmadı. Ben böyle bir kitap yazdım. Bunu Yazko'ya götürdüm. Onlar benim kitabımı basmadılar geri verdiler. Sonra Pınar Kür Bitmeyen Aşk'ı yazdı. Benim kitabımdan çalıntı!' Böyle bir iddia. Gazeteciler beni aradı. Böyle bir iddia var diye. Ben Yazko'dan zaten çoktan ayrılmışım, romanım Can'da yayımlandı. O adamın kitabını nereden göreceğim? Ben de dedim ki telefon eden gazeteciye, 'Bakın bu adam sabıkalıdır. Daha önce de Adalet Ağaoğlu'na bir iftirada bulunmuştu. Onun Bir Düğün Gecesi adlı romanı Aldous Huxley'in Ses Sese Karşı romanından çalıntıdır, diye. O zaman epey bir patırtı kopmuştur. Ona gene lütfetmiş, adam gibi bir yazardan çaldığını iddia etmiş, ben adı sanı bilinmeyen adamdan ne çalacağım? Şizofren midir nedir!' dedim. Ve adam, 'Bana sabıkalı ve şizofren dedi,' diyerek hakaret davası açtı. Sonra onun kitabı çıktı. Işılar aldı, baktı, dört beş sayfadan fazla okumaya tahammül edememiş, 'Bir şeye benzemiyor' dedi. Zaten benim kitabıma benzemesine imkan yok. O benden çalmış bile denemez. O kadar farklı.
         Bu bir kitap daha yazdı, iki kitap arasındaki benzerlikler gibi bir şey. Ne yapmış biliyor musun, benim kitabımda çocuk lafı geçen bütün cümleleri almış, kendi kitabında çocuk lafı geçen bütün cümleleri de almış alt alta yazmış. Sonra aynı şekilde içinde ağaç geçen cümleler, yok ağaç içinde aşk geçen cümleler, falan... Önce benim kitabımdakiler, sonra onun kitabındakiler... Böyle saçma sapan bir şey işte.
         ... Bu arada ben bir hakaret davası kaybettim.
Bu konuyu araştırınca da karşıma Burhan Günel çıktı:
Neler yazmış, nasıl yazmış merak ettim ve bu kitabını seçtim.

Çılgın Balım 


Doğan Hızlan'ın 'Aynadaki Bakışlar / Kitaplar Kitabı-3' kitabını okurken not ettiğim bir kitaplar...

Gibson ve Fender 


Fender 



Ferit Edgü paylaşımlarım için:

Giden Bir Kedinin Ardından - Ferit Edgü

İşte Deniz, Maria - Ferit Edgü

Kimse - Ferit Edgü


Fender 



Alınacaklar listemdeydi...


Sitede gezerken dikkatimi çeken kitaplar...

Fender 


Çılgın Balım 


İçeriden Ölmek kitabının sonundaki tanıtım sayfasında ilgimi çektiği için aldığım kitap...


Yine İçeriden Ölmek kitabını okurken not ettiğim bir kitap...

Fender 


Aylar önce D&R'da kitabı incelemiş ve alınacaklar listeme eklemiştim. Daha fazla bekletmek istemedim.
Macar edebiyatından...

Kültüy 


İnsanı Çatlatan Hayvan Öyküleri kitabında bir öyküsü okuyup tarzını beğendiğim yazarın kitabını almak istedim.

Çılgın Balım 


Enver Aysever'in 'Yazmak Güzel Şey Be Kardeşim' kitabını okurken not etmiştim.
Daha önce kötü bir Aziz Nesin okuma deneyimim olmuştu, burada.

Kültüy 


Keyifli okumalarınız olsun ^-^

Çılgın Balım 


Kültüy 


22 Mart 2017 Çarşamba

Bir İzmir Hikayesi...

Hafta başında bir iş için İzmir'e yol aldık:) Hem işimizi hallettik hem de uzun yıllardır internet üzerinden tanıyıp da pek sevdiğim bir blog arkadaşımla buluştuk. Blog dünyasından çoğumuzun tanıdığı bir arkadaşımız. Detaylar az sonra:))))

İzmir'e üçüncü, Alsancak'a ilk gidişim. 2013'te Külkedisi'ni Pegasos'a tedaviye götürmüştük.
Aracımızı katlı otoparka park ettik. Öyle doluydu ki teras katında zar zor yer bulabildik. Ama iyi ki de yer bulamamışız. Çünkü aşağıya inerken asansörden pek hoşlanmadığım için merdivenlere yöneldik. Aklıma geldikçe yüzüme tebessümü konduran bir mırk karşıladı beni betonda:)) Asansörle insem bu tatlılığı kaçırmış olacaktım.


Çıkışa indiğimizde bakın nasıl bir görüntü vardı karşımıza:) Pek bir özen gösterip besliyorlarmış. İsmi de Minnoş ^-^ 
Bize hiç yüz vermedi:)


Günün akış sırasına göre yazmaya devam:)
İlk durağımız halletmemiz gereken iş için gerekli ofise gitmek oldu. Orada da beni çok mutlu eden, Allah'ın herkese özel nasip ettiği kişisel mucizelerimden birine tanık oldum. Ofis çalışanlarından bir hanım sizin bir blogunuz var mı? diye sordu. Meğer blogumu ve Youtube videolarımı takip ediyormuş. Bir sürü de kediniz vardı sizin, değil mi?, diye sordu. Büyük mutluluk hissettim.
* Şayet bu yazımı okuyorsan kendi blog adresini yazacaktın, bekliyorum:)

Fotokopi çektirmemiz gerekiyordu ve girdiğimiz kırtasiyede de ilk adımımda bu mırkkları gördüm:)


İşimiz bittikten sonra sıra büyük buluşmaya geldi. Dile kolay nereden baksanız yedi senesi vardır arkadaşlığımızın. Eski blog arkadaşlarımızın çoğunluğunun tanıyacağı sevgili Pınar yani Acemi Bohçası ♥ Uzun zamandır güncellemiyor olsa da bloguna göz atmak isterseniz buraya lütfen:)
Blog dünyası sayesinde uzuuun yıllar önce tanıdığım ve hep içtenlikle sevdiğim ama en nihayet yüz yüze gelme fırsatı bulunca en kocaman sevdiğim, içimin acayip ısındığı, vallahi ayrılınca da özlediğim canım mı canım Pınar'ım 
Bizi öyle mahçup etti ki... Nasıl da güzel hediyeler verdi. Eline, emeğine, mis kalbine sağlık canım benim.
Zarif arkadaşım benim Fazıl'ı da düşünmüş. El emeği hediyelerinin güzelliğine yazacak kelime bulamıyorum 


Kitap hediye eden arkadaş candır:) Hele bir de Ata'm ile ilgiliyse 


Paketi açıp da küpeleri görür görmez dayanamadım hemen bir çiftini taktım:)


Alsancak'a gitmeden bir gece önce Acun İzmir'de bomba diye bir tatlı varmış diye bahsetti O Ses Türkiye'de. Hemen ertesinde gidecek olduğumuz için dedim mutlaka denemeliyim:)) Zaten tam da işimizin olduğu cadde üzerinde bir pastanenin ünlü bir ürünüymüş. Aklınızda olsun Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki Çelebi Pastanesi'nden bomba alıp bir deneyin. İçi çikolata dolu bir kurabiye gibi diyebilirim. Ben bayıldım. Muhteşem bir lezzet.

O günden bağımsız ve alakasız bir paylaşım olacak:) Bu seti birkaç hafta önce aldım. Bir süredir peşindeydim:) Pek bir mesudum o yüzden:) Yaklaşık 4 sene önce kara yapraklı defterler almıştım, buradan göz atabilirsiniz.


Sevgiyle kalın, daima...