nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2019 Pazartesi

Kedi - Köpek ve Nazım Hikmet Kitap Raflarım

Kitaplığımda benim için çok özel üç ayrı kategori rafı var.
Kedili kitaplara ait üç raf var. İsmi, kapak tasarımı ya da içeriği kedili olan kitapları alıyorum. Kedili kitabım fazla olduğu için düzenlediğim vakit üç rafa ancak sığabilmişti. Ama düzenlemenin üstünden geçen aylar süresince tabii yeni kedili kitaplar aldım, artık bir raf daha lazım:) 
Köpekli kitaplar rafım henüz bir tane ama yeni eklenen kitaplar oldu, güncellemem gerek. Aynı mantıkla ismi, kapak tasarımı ya da içeriği köpekli olan kitapları alıyorum.
Bir raf da Nazım Hikmet'e ayrılı. Nazım Hikmet'in kendi eserleri ve Nazım Hikmet üzerine yazılan-çizilen kitaplar.










4 Ekim 2016 Salı

Kabalcı Kitabevi

Kadıköy Kabalcı Kitabevi'nde 1 TL ve 5 TL kitap kampanyaları vardı. Vakit kısıtlı olunca kapsamlı inceleme şansım olmadı. O yüzden hızlıca bir göz atabildim. 
Kitapların basımları eski sadece. Nazım Hikmet'in kitabı 2002 yılına ait bir basım, Yaşar Kemal'in kitabı ise 1983 basım.

Nazım Hikmet'le ilgili paylaşımlarıma göz atmak isterseniz:

Çizgilerle Nazım Hikmet - Müjdat Gezen / Savaş Dinçel

Ferhad ile Şirin- Nazım Hikmet 

Nazım'la Son Söyleşimiz - Vera Tulyakova Hikmet

Memleketimden İnsan Manzaraları - Nazım Hikmet 

Piraye'ye Mektuplar - Nazım Hikmet



Yaşar Kemal ile ilgili paylaşımlarıma göz atmak isterseniz:

25 Ağustos 2016 Perşembe

İstanbul'un Nazım Planı - Sunay Akın

Sunay Akın kitaplarından mutlaka her daim bir sürü yeni bilgi öğrenirsiniz. Farklı farklı konularda şaşırtıcı sonuçlara ulaşırsınız. Bilmece çözer gibi okuyorum bazen ve keyifli oluyor, kimi zaman da yorucu...


Sunay Akın paylaşımlarım için:

Geyikli Park - Sunay Akın

♥♥♥     😻 😻     ♥♥♥

Nazım Hikmet paylaşımlarım için:

Piraye'ye Mektuplar - Nazım Hikmet

Çizgilerle Nazım Hikmet - Müjdat Gezen / Savaş Dinçel

Ferhad ile Şirin- Nazım Hikmet 

Nazım'la Son Söyleşimiz - Vera Tulyakova Hikmet



İSTANBUL'UN NAZIM PLANI
Yazarı: Sunay AKIN
Türü: Öykü
Yayın Hakları: Çınar Yayınları
-   1. Basım İstanbul, Haziran 1996          9. Basım İstanbul, Haziran 2003
-   143 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Sunay Akın- ... 12 Eylül gününde doğmuştur ve 1980'den beri yaşgününü kutlamamaktadır!

        * Fatih Sultan Mehmet gemilerini karadan yürüttü ya
         Deniz kaçkını bir ulusun çocuklarıyız biz o gün bugün
                                                        Cemal Süreya

        * 1952 yılında kent gürültüsünü azaltmak amacıyla klakson çalma yasağı başlatılır İstanbul'da. Ki, bu yasak sonrada Paris ve Roma gibi Avrupa'nın birçok kentinde İstanbul örnek alınarak uygulanır.

        * Sömürü düzeninin kökleşmesi için toplu taşımacılık 'komünist işi' diye yıllarca ihmal edilmiş...

        * Başım köpük köpük, içim dışım deniz. / Orhan Veli

        * Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
         Ve bir orman gibi kardeşçesine.
         Böylesine özgürlük ve kardeşlik kokan dizelerin sıcaklığını yaşamak istemeyen insan olur mu?.. Evet, olur!.. 3 Aralık 1964 tarihli Düşünen Adam'da yayınlanan Fuat Uluç'un yazısını okuyoruz: 'Görüyor musun: Türk milleti için istediği hürriyeti ve kardeşçe yaşama tarzını? Demek bir ağaç gibi tek ve hür olacağız. Peki, fakat ağacın hürriyeti nedir? Dikildiği ve bittiği yerin ömrü boyunca esiri kalmak, her rüzgara boyun eğmek değil mi?.. Ağaçca hürriyete ihtiyacımız yok bizim. Hele bir orman gibi kardeşçe yaşamaya... Çünkü ormanlarda boy atamayan ağaçlar önce serpilmişlerin dalları tarafından boğuldukları ve güneşten yoksun bırakıldıkları için filizden fidana dönmeden kurur, kırılır, çürürler. Kaderleri gökyüzüne doğru gururla dalbudak salanlara gübre olmaktır. Yere batsın kardeşçe yaşamın böylesi.

        * Darıca'daki özel bir hayvanat bahçesine getirilen yavru timsahın bir ziyaretçinin attığı taşla öldürüldüğünü biliyorum!..

        * Arapça 'şems' güneş demektir... 'İyye' ise dişilik ekidir. Yani, yağmurlu havalarda altına sığındığımız şemsiye aslında 'güneşlik' anlamına gelmektedir. Arap kadınların kızgın çöl güneşinden korunmak için taşıdıkları şemsiyeyi yağmurda yürüyen bir erkeğin elinde görmek elbete güldürür Türkçeyi!.. Nazım Hikmet'in şemsiyeyi eteklik giymiş bastona benzetmesi boşuna değildir.
        
        * Bütün şemsiyeler iki kişiliktir. Şemsiyelerin tek kişilik olmaya başlandığı bir dünyada komünizmin öldüğünü söyleyebiliriz.

        * Mr. Conrad Hilton, Taksim gezisinden Maçka'ya kadar uzanan 2 numaraları parkı Demokrat Parti'den istemiş ve yeşil alan üstüne Hilton Otelini dikmiştir. Demokrat Partililerin kendisine düzenledikleri göbek danslı eğlencelerle yüz bulan Hilton aynı hızla Viyana'ya gider ve oradaki bir parkın da otel yapması için kendisine verilmesini ister... İster istemesine ama avucunu yalar. Çünkü, karşısına emperyalizmin kucağına oturmaya hazır bir partiyi değil, sosyalistleri bulur!..

        * Hezarfen Ahmet Çelebi- IV. Murat tarafından bir kese altınla ödüllendirilen kuş adam, sakıncalı bulunarak sürüldüğü Cezayir'de İstanbul'un özlemi içinde ölmüştür.

        IV. Murat'ın kızı Kaya Sultan'ın doğduğu gece yapılan şenliklerde İstanbul, bir insanın uçuşuna ikinci kez tanık olur. Sarayburnu'nda ateşlediği fişeğin ucuna oturan Lagari Hasan Çelebi, havalanan fişeğin barutu bitince kanatlarını açarak Sinan Paşa Kasrı önünde deniz iner ve yüzerek karaya çıkar. IV. Murat, Hasan Çelebi'ye de bir kese altın verip, Kırım'a sürdürür!..

        Abdülmecid'in kızkardeşi Adile Sultan'ın düğününde Haydarpaşa Çayırı'nda üçüncü kez havalanan Comasgi, padişahın kendisine bir kese altın verip bir yerlere sürgüne göndermesine fırsat vermez!.. Çünkü, uçuş sırasında aniden çıkan poyraz sonucu İtalyan baloncu Comasgi gözden kaybolur ve kendisinden bir daha haber alınamaz.

        * Beş saat sonra maviliğinde senin
         Beş saat sonra hürriyet  / Nazım Hikmet

        * Eyfel Kulesi'ni neye benzetiyor Nazım: 'Bu sipsivri, küçücük kafalı, çelik bir zürafaya benzeyen kule, Paris şehrinin meşhur bir acayipliğidir.'
         1896 yılında, Fransa'da yeni kurulan Demir-Çelik Endüstrisi ve Sanayi devrimini simgelemek için Paris'te sergilenmek üzere açılan anıt yarışmasına 700 yapıt katılır. Birinciliği aerodinamiğin babası sayılan Gustave Eiffel kazanır.
         15.000 parçadan oluşan 7.000 ton demirin 2,5 milyon çiviyle tutturulmasıyla oluşan kule 1899 yılının Mart ayında10.100 ton ağırlığında bir bebek olarak dünyaya açar gözlerini!..
         Parisli terzi Birdman Reisfeldt, kendi yaptığı kanatlı elbisesi ile uçmak üzere 1911 yılında Eyfel Kulesi'ne çıkar'!.. Uçuş denemesi başarısızlıkla sonuçlanan terzinin bedenine otopsi yapıldığında ortaya çıkan rapor tam bir kara mizah örneğidir: ölüm nedeni yere çarpma değil, havadayken geçirdiği kalp krizidir.
         Eyfel Kulesi'nde toplam 1789 basamak bulunur. Her dört yılda bir yüzüne sürülen 40 ton boyayla makyajı tazelenir...

        * 10 Kasım 1950 gecesi birkaç günlüğüne geldiği Ankara'nın karanlık bir sokağında yürürken belediyenin kazdığı bir çukura dülşer Orhan Veli. Başından yaralanan şair iki gün sonra geldiği İstanbul'da ağrı ve sızılarından şikayet ediyordu. 14 Kasım salı günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalaşır ve kaldırıldığı Cerrahpaşa Hastanesinde saat 22.30'da İstanbul martılarını öksüz bırakır!.. Doktorlar, alkol zehirlenmesi teşhisi koydukları Orhan Veli'ye otopsi yapınca gerçek ortaya çıkar: Ankara'daki kazada beyin damarlarından biri çatlayan şair beyin kanaması geçirerek ölmüştür.

      * Şiiriçi Hatları Vapuru...


 ^-^ KEDİLER ^-^

        * ... içinde bir kedi ile bir yılan bulunan bir torbaya...

        * Sahilden Sarayburnu'na kadar gelen tren yolunun kent içine bağlanması için Topkapı Sarayı ile deniz arasına kara kedi gibi girmesi gerekiyordu.

        * Kül Kedisi adlı şiirimin...

        * ... asansör boşluğuna itilen bir kedisin sen.

        * ... NAZIM Hikmet, kızkardeşi Samiye Yaltırım'ın kedisi için yazdığı şiiri Tarih Öğretmeni Yahya Kemal'a uzatır:
         Yeşil deniz gibi gözleri vardı
         Beyaz tüyleriyle bir küme kardı
         Ağzını süsleyen sedef dişlerdi
         Baygın nazarı ta ruha işlerdi
        
         Severken aldatıp birden kaçardı
         Okşarken ansızın pençe açardı
         Onda bir kadının gururu vardı
         Sürmeli gözlerinden riya akardı
         ... kendisini eve davet ettiren Yahya Kemal kediyi gördükten sonra şunları söyler Nazım Hikmet'e: 'Sen bu pis, uyuz kediyi böyle övmesini biliyorsan şair olacaksın.'
        
        * Sf/ 132

        * Kuyruklu Şiir
Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik
Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani;
Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.
Cevap
-Ciğercinin kedisinden sokak kedisine-
Açlıktan bahsediyorsun;
Demek ki sen komünistsin.
Demek bütün binaları yakan sensin.
İstanbul'dakileri sen
Ankara'dakileri sen…
Sen ne domuzsun, sen!
Orhan Veli Kanık

        * Nazım Hikmet, 'Ben Tekiri Severim' yazısında 'Tekir kedimle karşılıklı oturup konuştuğum olmuştur' diyerek tüylü dostunun şu sözlerin kulak verir: 'Yaptıklarımı kötü buluyorsan, niçin beni kapı dışarı etmezsin? Çünkü tavan arasında fareler var. Geceleri seni uyutmuyorlar. Onları tutayım diye besliyorsun beni. Sonra karşında mırıl mırıl dolaşmam hoşuna gidiyor... Gözünü eğlendirmem için bana ciğer verdiğini bilmiyor muyum sanki?.. Hem tavan arasındaki fareleri yutayım, hem gözünün eğlencesi olayım, sonra da bana ciğer alıyorsun diye bir de yaltaklanayım mı?
         Kedisinin verdiği karşılıktan rahatsız olmayan Nazım Hikmet yazısını şöyle bitirir: 'Tekir'im ne vakit bana böyle karşılık verse, ben ona diyecek söz bulamam. Anlarım ki, belki de böyle düşündüğü için onu seviyorum. Siz isterseniz, gün ağarıncaya dek karda, yağmurda kapınızı bekleyen, dövseniz de sövseniz de yaltaklanmaktan vazgeçmeyen Karabaş'ı seviniz, ben Tekir'i severim.'
         Nazım Hikmet'in insana 'yaltaklanan' hayvanları sevmediği yukarıdaki sözlerinde son derece açıktır. Ki, bu yüzden, Orhan Veli'nin şiirindeki sokak kedisinin Nazım Hikmet olduğunu söylemekle aldanmamış oluyoruz!..

        * Nazım Hikmet sokak kedisi de, Yahya Kemal ne kedisi?.. Ne olacak, Mart kedisi!..


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 25
         ... iplemi asıldı?..

        * Sf/ 30
         ... çocuklar , kurumak...

        * Sf/ 35
         ... Christi'nin1926...

        * Sf/ 36
         ... günümüzde,bir...

        * Sf/ 49
         ... düşündüm.Kadının...

        * Sf/ 93
         ... atsözünün...

* ... 'yüzünü kızdırıp' bir adresine girer!..


                                                                            Temmuz 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  http://sunayakin.com.tr/tr/anasayfa

ARKA KAPAK –

Saraylardan haber uçar 'bizi de yaz' diye, duymazlıktan gelir.
İnadına gecekonduları, Kız Kulesi'ni, işçi kahvelerini yazar.
Yağmur pencerede sırasını beklerken; o şemsiyeleri yazar.
Pembe dizilerde balonlar uçarken; işçi sigaralarının ucunu yazar.
İncili boncuklu kadınlar aynalarda gezerken; o, 'lambalı kadın'ı yazar.
Birileri Hırsızistan'a damat olurken; hiç üşenmez, Berberistan'ın kanaryalarını yazar.
Yarış atlarına ve süs köpeklerine övgüler düzer birileri; o, atlıkarıncaya içi giderek bakan çocukları yazar.
Bal tutanlar parmaklarını yalarlar; o, denize dökülen simitleri yazar.
Medya hokkabazlar para sayma makinalarını ceplerinde taşırken; O, Ahmet Samim'i yazar.
Haydarpaşa'nın gelininden söz edilir gazetelerde; o, Haydarpaşa'nın işçi tulumuyla dolu gardırobunu yazar.
Ve herkes gecenin bir yerinde söndürmüşken fenerini;
Sunay Akın
birileri ateşin altını beslesin, karanlık defolup gitsin diye, 'devrim' sözcüğü güzel kitapların ilk sayfasına yazılsın diye,
sabahlara kadar beynine fazla mesai yaptırıp,
Nazım Hikmet'in gülümseyen
bir fotoğrafına bakarak
'İstanbul'un Nazım Planı'nı yazar.
                            Akgün Akova

Defterimden...


24 Ağustos 2016 Çarşamba

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Memleketimden İnsan Manzaraları / Nazım Hikmet

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Memleketimden İnsan Manzaraları - Nazım Hikmet 


Kültüy ♥


Kahvesiz olmaz:)


Spocky ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥

Defterimden...


Fender ♥


Tıkır minnakmırkbey ve Fender ♥♥
Kedilerimin mırkuyku halleri için buraya lütfen:)


Kültüy ♥


Sahil okumaları...


Spocky ♥


Okuyalım güzelleşelim:)


Kültüy ♥


Gibson ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥


Bodrum ♥


Çılgın Balım ve Tıkır minnakmırkbey ♥♥


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


Memleketimden İnsan Manzaraları - Nazım Hikmet / Mini Okuma Şenliği Temmuz 2016

Temmuz ayında katıldığım etkinlik için okuduğum ikinci kitap 'Memleketimden İnsan Manzaraları' oldu. 
Etkinliğe katılım için Temmuz ayına ait bir edebiyat dergisi alıp içinde bahsi geçen iki kitabı okumak yeterliydi:) Tabii ki etkinliği etkinlikler kraliçemiz Pınar düzenledi:)


Etkinlik kapsamında okuduğum diğer kitap için:

Mantık Al-Tayr - Feridüddin Attar



Nazım Hikmet sevdamdan uzun uzun bahsetmek isterim ama kabak tadı vermek istemiyorum:) 
Memleketimden İnsan Manzaraları'nı seneler oldu okuyalı. Ancak o zamanlar not alma alışkanlığını henüz edinmemiştim. Bu sebeple hem tekrar okuyup tazelemek ve tazelenmek:) hem de not almak istedim. 


Nazım Hikmet paylaşımlarım için:

Piraye'ye Mektuplar - Nazım Hikmet

Çizgilerle Nazım Hikmet - Müjdat Gezen / Savaş Dinçel

Ferhad ile Şirin- Nazım Hikmet 

Nazım'la Son Söyleşimiz - Vera Tulyakova Hikmet



Hemen hemen tüm şiirlerini okudum. Ama şiir kitaplarını çok eski yıllarda okuduğum için blogumda hala paylaşamadıklarım arasında kaldılar. 
Edward Tims, Saime Göksü 'Romantik Komünist' kitabı da yıllar önce okuyup paylaşamadıklarımdan...


Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI
Yazarı: Nazım HİKMET
Türü: Şiir
Yayın Hakları: Yapı Kredi Yayınları
-    1. Baskı: İstanbul, Ocak 2012    2. Baskı: İstanbul, Eylül 2013
Kapak Tasarımı: Nahide Dikel
-   537 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Kadıköylüdür diye yazdı gazeteler
         İstanbul kızlarının en güzelleri.

        * Paranın tuncu.
         İnsanın piçi.
         Hepsi mi ama
                   iyisi de var.

        * Ağzında dişlerinin yarısı yoktu,
                            fakat gülerken öyle çocuktu ki
                                               çirkin değildi ağzı.

        * Fakat bu kalın dudaklı ağız
         korkunç bir küfrü saklayabilir içinde.

        * kaybolmuş bir dünya geçiyordu
                                      bir insan yüreğinden.

        * Söyleyecek ne kadar güzel sözlerim vardı insanlara
         bana hiçbirini söyletmediler.
         Hep aynı bokun soyudur en kötünüz, en iyiniz.

        * İnsanoğlu güle benzer
                   bir dakkada soluverir.

        * saçlarının içinde elim,
         şarkısı avucumda.
         Sen altı yüz kilometre uzak
                                     ve başucumda...

        * Her millet layık olduğunun içinde çırpınır.

        * Yanı başımda durduğu halde
         yüzüme çok uzaklardan bakıyor,
         insanın yüzüne nasıl bakıyorsa ölüler.

        * ve bir daha hiçbir şeye şaşmamak üzere
         hayretini oracıkta
         eski bir diş fırçası gibi bıraktı.

        * Yüreğim bir senfoni cennetidir
                                      orkestram ağzım...

        * Ama şimdi hiçbir şeye gülmek gelmiyor içinden,
         benim de öyle.    
         Bazan ayıp sayıyor gülmeyi insan.
         Bugün 1941 yılı 27 Haziran.
         Refah Faciası: Refah Faciası, Birleşik Krallık'a sipariş edilmiş olan denizaltıları ve uçak filosunu teslim almakla görevli olan personeli taşıyan "Refah" şilebinin 23 Haziran 1941tarihinde batırılması olayı.
Türkiye, II. Dünya Savaşı'ndan önce Birleşik Krallık'a gemi siparişi vermiş ancak savaşın başlamasıyla teslimat gecikmişti. Türk-Alman Saldırmazlık Paktı'nın gündeme gelmesi İngiltere'nin gemileri teslim etmesini hızlandırdı.
Bunun üzerine Türkiye, gemileri teslim alacak personeli Birleşik Krallık'a göndermeye karar verdi. Heyet önce deniz yoluyla Mısır'a oradan da hava yolu ile Birleşik Krallık'a geçecekti. Mısır'a giden askerî personelin ve sivillerin olduğu "Refah" gemisi Kıbrıs dolaylarında kimliği belirsiz bir denizaltı tarafından batırıldı; 168 kişi öldü, 32 kişi kurtuldu.
TBMM'de soruşturma başlatıldı ve Refah gemisinin Vichy Fransası'na ait bir denizaltı tarafından yanlışlıkla torpillendiği ortaya çıktı. Fransa'dan gizli pazarlık sonucu iki savaş gemisi alındı.

        * ... basma gibi soldu gözlerinin mavisi

        * Diyorlar ki, harbi Hitler çıkardı.
         Peki, Hitler'i kim çıkarmış?
         Alaman bankaları ve tröstleri kendilerini tehlikede görmeseydiler
         ve desteklemeseydiler komünistlere karşı kavgalarında       
                                      İngiliz, Fransız, Amerikan
                                               ortakları tarafından.
        
         ve hep beraber
                   Nazileri tutup yükseltmeseydiler...


  ^-^ KEDİLER ^-^

        * Bir çocuk için, bir de kediler için,
         ha mapushane ha cenneti ala...

        * Bak bende tarla dilediğin kadar
         ama burnunu öpecek kedim yok.

        * Bir kedi geçti Halim Ağanın bacakları arasından
                            uzun tüyleri tutuşmuş
                                      kıpkızıl bir kedi.
         Halim Ağa düştü peşine kedinin.
         Kedi kaçar
                   o kovalar,
                            kedi kaçar
                                      o kovalar.
         Geldi çarşı hamamının önüne kadar.
         Kedi içeri girdi.

        * tıpkı kendine benzeyen insanların içinde.
         kediye,
                   kirpiye...

        * Bakımsız, fakat sıhhatli bir kedi yavrusu gibi şirin ve pisti.

        * Bütün memeli hayvanlar gibi...
                   İnekler, kedileri, köpekler gibi.

        * Cemilanım'ın kedisi...

        * ... sarı kedi gözlerini tavana dikerek...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 12
         İşsizdır.

        * Sf/ 206
         ortalık duruldukta yıllarca sonra...

        * Sf/ 378
         İsmet Hanm...
                           
                                                                  Temmuz 2016


Yazar Hakkında Bilgi=  Nâzım Hikmet Ran (d. 15 Ocak 1902[1] – ö. 3 Haziran 1963), ya da kısaca Nâzım Hikmet, Türk şair, oyun yazarı, romancı ve anı yazarı. "Romantik komünist" ve "romantik devrimci" olarak tanımlanır. Siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir. Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır.
Yasaklı olduğu yıllarda Orhan Selim, Ahmet Oğuz, Mümtaz Osman ve Ercüment Er adlarını da kullanmıştır. İt Ürür Kervan Yürür kitabı Orhan Selim imzasıyla çıkmıştır. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Uluslararası bir üne ulaşmıştır ve dünyada 20. yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilmektedir. Şiirleri yasaklanan ve yaşamı boyunca yazdıkları yüzünden 11 ayrı davadan yargılanan Nazım Hikmet, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre yattı. 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarıldı; ölümünden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile bu işlem iptal edildi. Mezarı Moskova'da bulunmaktadır.


Kitap Hakkında Bilgi=  Memleketimden İnsan Manzaraları, Nâzım Hikmet’in 1939’da yazmaya başladığı, 1960’ların ikinci yarısında yayımlanabilen şiir kitabıdır.
17 bin mısradan oluşan eser Nâzım Hikmet şiirinin doruğu kabul edilir. Kitap İkinci Meşrutiyet'ten II. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde Anadolu’da yaşamış sıradan insanların öykülerini okuyucuya sunar. Türkiye’nin 1920-1940 yılları arasındaki toplumsal tarihi, Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nı da içerecek biçimde verilirken bir yandan da II. Dünya Savaşı’nda Nazizm’in yenilgisi değişik yönleriyle ele alınıp yansıtılır. Düzyazı, şiir, senaryo tekniklerinin iç içe kullanıldığı bir eserdir. Beş ciltten oluşur, beşincisi tamamlanmamıştır.
1938’de Nâzım Hikmet’in cezaevine girmesi ile konulmuş olan eserlerini yayınlama ve okuma yasağı nedeniyle şairin hayatı boyunca yayımlanamayan eser, 1965'te yasağın kalkmasından sonra, oğlu Memet Fuat’ın sahibi olduğu De Yayınevi tarafından 1966-1967 yıllarında 5 cilt olarak yayımlanmıştır.
Eser, MEB tarafından 100 Temel Eser Listesine dahil edilmiştir.

Tiyatro

Eserin birinci bölümü Nâzım Hikmet’in doğumunun 100.yıl olan2002’de Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından bir tiyatro oyunu olarak kurgulanarak Rutkay Aziz yönetmenliğinde sahneye konmuştur.
Nâzım Hikmet’in "Memleketimden İnsan Manzaraları"ndan On bir Tablo adlı oyun, bu kitaptan seçilen sahnelerin Nihat Asyalı tarafından tiyatroya uyarlanması sonucu ortaya çıkmış ve 2010 yılında dünya prömiyeri yapılmıştır.


ARKA KAPAK –

Türk şiirinin çizgisini değiştirmişi çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"...