sezgin kaymaz kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sezgin kaymaz kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2020 Pazartesi

Sezgin Kaymaz Kitapları Hakkında

Sezgin Kaymaz'ı hem yazar olarak hem de insan olarak çok seviyorum. Sevgili eşi Hülya Hanım ile onca Can'a dost oluyorlar, can oluyorlar ve emek veriyorlar. Bu sebeple ekstra seviyorum:)
Pek tabii külliyatını okudum ve yeni kitabı çıktığı vakit çölde su bulmuş gibi seviniyorum 🐱🐶
Biliyorum ki sımsıcak öykülerle sarmalanacak ruhum, hayal dünyam...
Romanlarında da öykülerinde de mutlaka o samimiyet ve sıcaklık oluyor. Mizah mutlaka oluyor ki Sezgin Kaymaz mizahi vazgeçilmezim:) Duygu yoğunluğu ve tabii ki hüzün hayatta olduğu kadar, mutlaka...


Şayet sımsıcak bir köpek hikayesi okumak isterseniz önce Lucky ve sonrasında Lucky'nin bebişinin hikayesi Farfara'yı okuyun.


Lucky ♥ Sezgin Kaymaz'la tanışma kitabım. Hikayesi öyle güzel ki... 
Karakterlerin her biri canlı kanlı işlenmiş. Kitabı okurken sanki olaylar yanımda gerçekleşiyormuş sanki konuşmalar hemen yanı başımda hayat buluyormuş gibi hissettim.



Farfara Lucky'nin devamı diyebiliriz. Kitaba katılan birkaç yeni karakter dışında genel olarak Lucky'den tanıdığımız karakterlerle tekrar bir araya geliyoruz. Farfara'yı okuyacak olanlar Lucky'i okumuş olurlarsa bence kitaptan alacakları keyif ikiye katlanır.
Lucky okuyanların hafızalarından kolay kolay silinmeyecek ve kalbinden hiç çıkmayacak bir dobermanın hikayesiydi. Ama öyle böyle değil, her hali baldan tatlı Lucky:) İlk kitapta bir Ender vardı ki, neden bilmem çok sevmiştim o karakteri. Farfara'da da olması pek hoş oldu. Hööyyyy:)))
Farfara ise Lucky'nin bebişinin hikayesi.



Yok ben roman okumak istiyorum derseniz mutlaka Kün'ü ve Zindankale'yi okuyun derim.

Sezgin Kaymaz'ın bir kitabını okumak yetiyor, sonrasında yazdıklarının bağımlısı oluyorsunuz:) Şaka bir yana gerçekten Sezgin Kaymaz son zamanlarda okuduğum en farklı yazar.
Kün'ü soluksuz okudum diyebilirim.
Yazı dili, anlatımı oldukça akıcı, konular enteresan, kurgu heyecan dolu, duygusal ve sımcıcak...



Kitaplarındaki karakterlerin hepsinin kalbimde, hayallerimde çok özel yerleri var. Sanki her biri kanlı canlı insanlar ve hikayelerini yanı başımda anlatmışlar.
Zindankale de muhteşem karakterleri, heyecanlı, esrarengiz ve mizahi konusu ve şaşırtmacalı kurgusuyla harikaydı.
Sezgin Kaymaz'ın her kitabı keyifli bir okuma vaat ediyor. 



Yine biraz güleyim biraz gerileyim ama gerilirken illa güleyim diyorsanız Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir'i okumaya başlayın:)

Her okuduğum kitabıyla aynı okur hayranlığımın devam ediyor olması beni mutlu ediyor. Bu kitabında da alıştığım ve şaşırtan ve heyecanlandıran ve gülümseten Sezgin Kaymaz tarzıyla karşılaştım. 


Elimden bırakamayacağım bir kitabı olsun derseniz Ateş Canına Yapışsın'ı okuyun, beğenirseniz devam kitabı sayılan Nefha'yı da okursunuz.

* 'Ateş Canına Yapışsın' iddia ediyorum elinizden bırakmadan bitireceğiniz bir kitap. Cennet ve cennet ahalisi konu edilmiş. Azazil yani Şeytan'ın Hz.Adem'le olan mücadelesi ve Allah'a isyanı, birlikte Cennet'ten kovulmaları öyle akıcı ve esprili bir dille işlenmiş ki yine yeni yeniden Sezgin Kaymaz'a hayranlık duydum.
* Kitabı okurken neredeyse Azazil'e sempati duyar hale geliyorsunuz ki, zaten günahları işlerken de bize sempatik göstermiyor mu Şeytan şeri 😊



Ateş Canına Yapışsın kitabını okuyanlar Nefha ile arada bağlantı kurabilirler. Nefha tamamen bağımsız bir kitap olsa da Ateş Canına Yapışsın'da hikaye Azazil etrafında dönerken, Nefha'da ise dört büyük melek etrafında işleniyor.
Kibir, hırs, öfke, endişe, hayranlık gibi duyguların etkilerini-tepkilerini mizahi yaklaşımla okurken satır aralarındaki gerçeklerle de yüzleşiyoruz. Ateş Canına Yapışsın'da cennetten kovulan Adem ile Havva ve Azazil'den sonra cennette kalan ahalinin durumu Nefha'da cevap buluyor.



Aslında ben roman değil de hikaye okumak istiyorum derseniz de Sandık Odası ve Medet sizi bekler.

Sandık Odası kitabı on sekiz hikayeden oluşuyor. 
Sezgin Kaymaz'ın çok enteresan bir anlatımı var. Demek istediğim, Kün ve Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir romanlarında işlenen öyle konular var ki birine anlatmaya kalktığınızda karşınızdaki korku, gerilim kitabı sanıyor. Oysa temelinde anlatırken kulağa ürkütücü gibi gelse de okurken yeri geliyor kahkaha atıyorsunuz. Olayları öyle bir harmanlıyor ve kurguluyor ki korkudan komedi, gözyaşından tebessüm yaratıyor:) Ne demek istedimse:) Aslında okuyanlar anlatmak istediğimi daha iyi anlayacaklar.
Sadece bu kitapta hikayelerin içinde iki tanesi beni azıcık korkuttu:)
Her bir hikayeyi çok severek okudum ve ben buna hiç şaşırmadım. Ne de olsa Sezgin Kaymaz:)



Kitap beş hikayeden oluşuyor: Medet, Gelip Giderler, Hayırlı Yolculuklar, Alo, Tevzadze Kim?
Beni en çok Medet hikayesi etkiledi. Medet 
Köpeklerin konu olduğu harika bir hikaye. İkinci olarak aynı kitaptaki sırasıyla Gelip Giderler hikayesini sevdim. Devamındaki beğeni sıram ise: Tevzadze Kim?, Alo ve Hayırlı Yolculuklar.
Bence Medet ve Gelip Giderler hikayelerinden ayrı birer roman çıkarmış. 


Yoksa seri kitap okumak havasında mısınız? O zaman da Sevinç Kuşları üç kitaplık seridir, aklınızda bulunsun: Deccal'in Hatırı, Kısas ve Son Şura.

* Deccal'in Hatırı- Sezgin Kaymaz'ın kitaplarındaki karakterler oldukça sıradışı ve oldukça sıradan! Nasıl oluyor bilmiyorum ama tüm aykırılıklar çok doğal geliveriyor okurken:) Her birini benimsiyor insan, 
seviveriyor farkında olmadan. 
Seri her zamanki Sezgin Kaymaz romanları gibi akıp gidiyor okurken...
Toplumun farklı kültür ve gelir düzeyindeki kişilikler bir arada harmanlanmış, karışmış ve nasıl da güzel anlaşmış. Küfür bile tekerleme gibi okunuyor Sezgin Kaymaz'ın kaleminden:)
Benim okuma zevkime güvenenlere şu kadar diyeyim: Sezgin Kaymaz okuyun:)


* Kısas- Sevinç Kuşları üçlemesinin ikinci kitabını da, tüm Sezgin Kaymaz kitapları gibi tebessüm, hüzün, şaşkınlık, kızgınlık ve hayranlık içerisinde okudum. 

* Son Şura- Bitti... keşke hiç bitmeseydi... okundukça yazılan romanlar olsa... arka planda sayfa sayfa çoğalsa, hikaye devam etse... şimdiki duygum ve ruh halimle: hayalim 😻
Sevinç Kuşları üçlemesinin son kitabıydı. Deccal'in Hatırı, Kısas ve Son Şura ♡
Bir: Sezgin Kaymaz'ın mizah yeteneğine, 

iki: özellikle hikayelerindeki (Sandık Odası) gerilimin dozunun muhteşemliğine, 

üç: çok uç ve sıra dışı karakterleri bunca sempatik ve içe sokulası kıvamda yansıtmasına, 

dört: kitaplarında patililerin olmasına, 

beş: izlediğim söyleşilerinden edindiğim izlenimle samimi, mütevazi, gönlü güzel bir insan olmasına, 

altı: edebi kalitesine HAYRANIM 😸

yedi: yeni kitabı çıksın diye bekliyorum:)



Bugün Bize Kim Geldi ve Bakele hikaye kitapları. 

* Bugün Bize Kim Geldi- Şayet Sezgin Kaymaz'dan ilk kez hikaye okuyacaksanız benim favorim 'Sandık Odası' kitabı ve sonrasında ise 'Medet'teki Medet hikayesi 🐶
Bu iki kitaptaki hikayeler daha fantastik ve komedi gerilim, 
Bakele ve Bugün Bize Kim Geldi kitaplarındaki hikayeler ise tarz olarak farklı ve birbirine daha yakın geldi.
Tatilde, sahilde, yolculukta size eşlik edebilecek güzel hikayeler...
Punto olarak da gözü yormayacak büyüklükte basılmış.


* Bakele - Kitabın içinde otuz dört hikaye var. Kısa kısa, akıcı hikayeler... Yazı karakteri ve büyüklüğü de okumayı daha kolay ve seri hale getiriyor. Gözü yormayan bir bütünlükte sayfa düzenine sahip.
Eğer yolculukta, sahilde bir çırpıda okunacak hikayeler istiyorsanız Bakele'yi öneririm. Aynı akıcılığa sahip ama daha daha etkileyici hikayeler için kesinlikle Sandık Odası.


Geber Anne bir roman ama külliyatın içinde en soğuk kaldığım kitap maalesef. Karakterlerle bir türlü uyum sağlayamadık. 

Tüm okuduğum kitapları arasında karakterler açısından en soğuk kaldığım kitabı bu oldu. Oysa konu ve kurgu yine çok iyi ama nedendir bilmiyorum biraz mesafeli kaldık kitaptaki ahaliyle.



Kaptanın Teknesi romanını da unutmayalım.

Sezgin Kaymaz okumayı çooooook seviyorum. Gerçekten, abartısız o denli çok seviyorum 😻
Yazdığı her kitabı okuyup da beğendiğim ender yazarlardan.


Benyusuf ise son çıkan hikaye kitabı, o da güzel hikayeler barındırıyor. Benyusuf on üç öyküyle geldi kitaplığıma. Bu arada on üç uğurlu rakamım 🙏
Öykülerin tadı damağımda, izi ruhumda kaldı.


Sezgin Kaymaz kitapları benim için o kadar değerlidir ki kitap abajurum için seçtiğim beş kitaptan biri ona aittir 
🐈 Buradan kitaplı abajurumun başka fotoğraflarına da ulaşabilirsiniz.

Diyeceğim o ki Sezgin Kaymaz okuyun pişman olmazsınız:)
Keyifli okumalarınız olsun.

5 Eylül 2017 Salı

Okuma Halleri, Fotoğraflarla * Ateş Canına Yapışsın / Sezgin Kaymaz

Kitapla ilgili yorumumu okumak isterseniz:

Ateş Canına Yapışsın - Sezgin Kaymaz



Okuyalım güzelleşelim:)


Mırk mırkk:)

























Defterimden...


Keyifli okumalar:)


Kedili medili:)


Kahvesiz olmaz:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


Ateş Canına Yapışsın - Sezgin Kaymaz

* Hiç okumadığınız bir yazarla tanışmak istiyorsanız ve Sezgin Kaymaz hiç okumadıysanız MUTLAKA @sezgin_kaymaz okuyun. Eminim hiç pişman olmayacak ve benim gibi külliyatını yığacaksınız eve:)
* İki kitabı kaldı okunmayı bekleyen: Zindankale ve Kaptanın Teknesi...
* 'Ateş Canına Yapışsın' iddia ediyorum elinizden bırakmadan bitireceğiniz bir kitap. Cennet ve cennet ahalisi konu edilmiş. Azazil yani Şeytan'ın Hz.Adem'le olan mücadelesi ve Allah'a isyanı, birlikte Cennet'ten kovulmaları öyle akıcı ve esprili bir dille işlenmiş ki yine yeni yeniden Sezgin Kaymaz'a hayranlık duydum.
* Kitabı okurken neredeyse Azazil'e sempati duyar hale geliyorsunuz ki, zaten günahları işlerken de bize sempatik göstermiyor mu Şeytan şeri 😊



Sezgin Kaymaz külliyatı kitaplığımın en değerlilerinden, burada.

Sezgin Kaymaz paylaşımlarım:

Lucky / Sezgin Kaymaz


Bakele - Sezgin Kaymaz

Bugün Bize Kim Geldi - Sezgin Kaymaz



Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:


ATEŞ CANINA YAPIŞSIN                                 
Yazarı: Sezgin KAYMAZ
Türü: Roman
Yayın Hakları: İletişim Yayınları
-   1-3. Baskı 2008-2013, İstanbul  4. Baskı 2015, İstanbul
Kapak: Suat Aysu
Kapak Fotoğrafı: Sarp Soysal
-   238 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Hiçbir şey plansız değil, hiçbir şey başıbozuk değil, hiçbir şey rastgele değil, hiçbir şey tesadüfi değil, hiçbir şey şansın, bahtın, talihin eseri değil, hiçbir şey hiçbir şey değil, 'hiç' bile hiç değil. Şükür olsun! Hamd olsun Cennet'in Ulu Tasarımcısı'na!'

        * ... o ki ağaç sabreder, meyve ondan çıkar, ağaç şükreder, meyveden ağaç çıkar. Ağaç ne kadar meyve doğuracak ruhsata sahipse meyve de o kadar ağaç doğuracak ruhsata sahiptir. Ne kahır çekerlerse çeksinler, bu bilgelikle şükreder, Yüce Tanrı'yı zikrederler.

        * Sinirlenmesine sinirlenecekti ama kendi kendini provoke etmenin anlamı yoktu.

        * Bak şimdi, 'Güzel' demek, kıyas kabul etmez demektir meleğim. Bir şey güzelse eğer, o, o derece eşsizdir ki, onu hiçbir şeyle mukayese edemez ve ona 'güzel' dersin. Yalnızca 'güzel'. Oysa 'Çok güzel,' dediğin zaman, farkında ol ya da olma, onun başka güzellerle mukayesesinin mümkün olduğunu da söylemiş olursun... ki o zaman da onun güzelliği izafi bir güzelliktir, senin gözlerindeki güzellikten ibarettir manası çıkar bu dediğinde...

        * 'Eyvah' demeden
         'Allah' diyelim!
        
        * Olağanüstü! Bir de olağanaltı 'şey' vardı...

        * Ki işler kötü gidince şükürden yüz çevirmek, yalnızca işler iyi giderken şükredenlere özgü bir gafletti.

        * ... akıl denilen emanet eşyanın, o aklı sana bahşedene akıl öğretmeye yeteceğini ileri sürerek ve kendi fıtratınla övünüp kendi kendini yücelterek seni yaratana değil de seni yaratanın sana reva gördüğü eşyaya secde ederek ne kadar aptalca ve ne kadar fena bir şaka yaptığını göremiyor musun?

        * Seninle daha çok konuşuruz;
         Böyle birbirimizden uzak,
         Böyle kendi kendimize.

        * İşimize zaten karışamazsın, bu bir; ilişkimiz seni tabii ki ilgilendirmez, bu iki; Cebrail beni veya bir başka kulu asla yanıltmaz, kimseye de ihanet etmez, bu üç; ben arkadaşım var derken melek veya seni gibi cin sınıfından değil, kendi sınıfımdan birini kastetmiştim, yani insan sınıfından birini, bu dört; ve bu seni hiç ilgilendirmez, bu da beş!
         (Sevinç Kuşları üçlemesinin unutulmaz kahramanlarından Deccal'in konuşma özelliklerinden biriydi böyle beşe kadar saymak...)

        * İsmi HAK olana ne hakkından bahsedeceksin?

        * Kainatın tamamını görseni, gördüğün ancak Yaratıcı'yı bir defa, o da yedi kat perde arkasından görebilenin görüşü olabilirmiş, gene O'nun kendisi değil. Yansıması bile değil.


- Yazım-Basım Hatası-

        * Sf/ 55
         ... bunlar allahaşkına?

                                                                           Haziran 2017


 Yazar Hakkında Bilgi=  1962'de Sinop'ta doğdu. Konya Anadolu Lisesi'ni bitirdi. Hacettepe Üniversitesi İngilizce Dilbilimi Bölümü'nü, Türkçe dersini veremediği için son sınıftan terk etti. 1976'dan itibaren 30 yıla yakın süre hentbolle meşgul oldu. Çeşitli kulüp takımları yanında iki dönem milli takımı çalıştırdı. Bu kitabın yayınlandığı tarihte Türkiye Voleybol Federasyonu yönetiminde görev yapıyordu. Bütün romanları (hepsi İletişim'den): Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir (1997), Geber Anne! (1998), Kaptanın Teknesi (1999), Lucky (2000), Zindankale (2004), Ateş Canına Yapışsın (2008), Kün (2013). Hikayeleri: Sandık Odası (2005), Medet (2007)
sezginkaymaz@superonline.com


ARKA KAPAK –

Bütün sakinlerinin mutlu ve huzurlu yaşadığı Cennet'te, Tanrı ilk insanı yarattı, adına da Âdem dedi. Onu yarattığı toprağa kendi nefesinden üfleyerek can verdi, bu cana hem iyilikten hem şerden, hem riyadan hem sadakatten koydu. Ona güzel olan ne verdiyse, bir o kadar da kötülük ekledi. Sonra Cennet'teki tüm varlıklara dönüp Âdem'e secde etmelerini buyurdu.

Bu buyruğa karşı çıkabilecek kadar kibirli tek bir Cennet varlığı vardı, o da Azazil'di. Âdem gelene kadar Cennet'te kendi özünden bihaber, huzur içinde yaşayan Azazil, "ilk insan"la mücadeleye girecek, yaratılışında var olan ateş canına yapışıp İblis'e dönüşene dek bütün Cennet'e Âdem'den üstün olduğunu kanıtlamaya çalışacaktı.

Peki ya bir çamur topağından ibaret olan insan, Cennet bahçesinin çiçeği Azazil'in aklına haramı düşürürse ne olacak? İblis mi insanı kandıracak, yoksa insan İblis'i Cennet'ten kovduracak kadar "şeytan" mı olacak?

Sezgin Kaymaz yeni romanı Ateş Canına Yapışsın'da, insanlık tarihinin en eski anlatılarından biri olan "Cennet'ten kovuluş" hikâyesine can veriyor. Hepimizin tanıdığı Cennet'in bildik kahramanları onun kalemiyle yepyeni bir ses kazanıyor.


14 Mayıs 2017 Pazar