sistem yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sistem yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2014 Cumartesi

İçimizdeki Biz- Doğan Cüceloğlu *Yaz Okuma Şenliği 2014*

Sevgili Pinuccia'nın düzenlediği 'Yaz Okuma Şenliği' kişisel gelişim kategorisine ait kitabım bitmiş bulunmakta:)
Genel olarak kişisel gelişim tarzı kitapları okumaktan pek hoşlanmıyorum. 
Daha önce paylaştıklarıma ve hatta yarım bıraktıklarıma göz atmak isterseniz:

Bin Yüz Bir İnsan * Aret Vartanyan



İÇİMİZDEKİ BİZ
'Kalite Bilincinin Temeli'
Yazarı: Doğan CÜCELOĞLU
Yayın Hakları: Sistem Yayıncılık
http://www.sistem.com.tr/
- Birinci Basım: Kasım 1996 / İstanbul
- Yirmi Dördüncü Basım: Mayıs 1999
-  301 sayfa

Yazar Hakkında Bilgi=  www.dogancuceloglu.net


Kitaptan Alıntılar;

        * Davranış, herkesin kendi imajını sergilediği bir aynadır.
                                                                                     Goethe
  
        * Düşünüyorum, şu anda Sivas'ta doğan bir çocuğun ailede iyi terbiye, okulda iyi eğitim alıp almayışı, istediği bir mesleğe sahip olup olmayışı yirmi yıl sonra benim, çocuklarımın, sevdiğim insanların, şu anda bu kitabı okuyan sizin yaşamınızı etkileme olanağına sahip.

        * Latin Amerika, Afrika ve Arap ülkeleri dışında ABD şirketlerinin tüketimi arttırmayı hedefleyen reklam kampanyalarına karşı önlem almayan hiçbir devlet ve toplum kalmamıştır. Ne yazık ki Türkiye tedbir almayanların başında gelmektedir.
         Sağlık, eğitim, spor tesisleri ve toplu taşıma araçlarında sigara içilmeyecek; gazete ve dergiler işe saat 18.00 sonrası sinema seanslarında reklamı kısıtlanacak; sigara satış yerlerinin dışına reklam panoları konmayacak. Sağlığımız için sigarasız yarınlara doğru elele. (Bilim ve Teknik)

        * Bu dünyada fakirlik olduğu sürece, bir milyar dolarım da olsa, hiçbir zaman kendimi zengin hissedemem. Milyonlarca insan hastalıktan ölürken, ben Mayo Kliniğinden tam sağlam raporu da almış olsam, kendimi tümüyle sağlıklı hissedemem.
                                                                  Martin Luther King Jr.

        * Kronos paradigması: Eski Yunanca'da zaman için iki kelime var: Kronos ve Kairos. Kronos, kronolojik olarak zamanın tanımını yapar; yani birbirini takip eden saniye, dakika, saat, gün ve aylardan söz eder. Kairos zamanın içeriğini, ortaya çıkan düşünce ve duyguların kalitesini ifade eder.

        * Yönetici, 'İşleri doğru yapıyor muyum?' diye sorarken, lider kendine, 'Doğru işleri yapıyor muyum?' diye sorar.

        * Binlerce kilometrelik bir yolculuk bir tek adımla başlar.


                                                          Okuduğum tarih: 6 Ağustos 2014

ARKA KAPAK –

         Anlamlı, doyumlu ve sağlıklı bir yaşam kaliteli bir yaşamdır. Ailede kalite, işte kalite, toplumda kalite, sürekli etkileşim yumağı içinde olduğumuzun farkında olan, Biz Bilinci'ne varmış kişilerin gerçekleştirebileceği bir olgudur. İçimizdeki BİZ, kalite bilincinin temelidir.
         İçimizdeki BİZ gerçeğini yaşayan insanların oluşturduğu toplumda, trafik ışığında motoru stop eden arabanın sürücüsüne küfür yerine yardım eli uzanır; insanlar topraklarına sahip çıktıkları kadar ağaçlarına, kuşlarına, balıklarına da sahip çıkarlar. Çocuklarının geleceklerini denize akmasını önlerler. Evlerinin içi kadar sokaklarının ve kentlerinin temizliğine de önem verirler.


Okuma şenliği defterim burada.

KEYİFLİ OKUMALAR...

1 Ekim 2013 Salı

Ladesçi - Üstün Dökmen

İnstagram için bol bol kitap okuma hallerini fotoğrafladığımdan bol fotoğraflı bir paylaşım olacak:)
İnstagram'dan takip etmek isterseniz buradayım.


Sahile de geldi benimle:)


Vikitap üzerinden yaptığım takas sonucu elime ulaşan bir kitaptı. -burada paylaşmıştım-
Ve takaslık kitaplarıma ekledim. Diğer takaslık kitaplarıma da bakmak isterseniz buraya lütfen.


LADESÇİ
Yazarı: Üstün DÖKMEN
Yayın Hakları: Sistem Yayıncılık
-  Birinci Basım: Ocak 2006 / İstanbul - 120.000 adet
-  246 sayfa

Kitaptan Alıntılar;
  
* Kız inanılmazdı. Işık gibiydi, gözleri ay ışığı idi.

* Bazı insanlar vardır, az konuşarak kapatırlar kendilerini dış dünyaya, bazı insanlar ise, çok konuşarak kapatırlar kendilerini. Büyük laf yığınları içinde bulamazsınız onları.

* Dürüstsüzlük konusunda milli mutabakat var bu ülkede. Birkaç yüz tane hortumcu mevcut ama binlerce pipetçi var çevremizde. Pipetçiler, hortumculara sövüp sayarlar ama kendileri bir mağazaya girdiklerinde KDV pazarlığı yaparlar. Hortumcu milyarlar götürür, pipetçi birkaç TL.

* Ünlü bir batılı politikacı ‘Siyaset de sosis de halkın gözü önünde yapılmaz, yapılsaydı kimse yemezdi’ demiş.

* … kavimler göçü oldu. Yerleşik düzene geçmiş, bakımlı bahçeli, güzel şehirli nice devlet, göçebe kavimlerin atlarına, oklarına dayanamadı. Et yiyen göçebe, ot yiyen yerleşiği yerle bir etti.

* … günümüz Türkçesinde  ‘satılmış’ olumsuz bir sıfattır. … Oysa eskiden ‘satılmış’ sıfatı, Tanrıya satılmış, Tanrıya adanmış anlamında kullanılırdı.
Çocuğu küçük yaşta ölen, düşük yapan anneler, oğlana Satılmış, kıza Satı adını koyarlar, böylece onu Tanrıya verdiklerini, armağan ettiklerini düşünürler, uzun ömürlü olacağına inanırlardı.

* İki tür sayfacı var bu şehirde. Birinci grup benim gibi haddini hududunu bilen sayfacılar. İkinci grup üçkağıtçılar. Bunlar, Osmanlıca el yazması kitapları alıp sayfalarını yırtar, sonra üzerlerine minyatür çizip tek tek satarlar. Bu bir kültür talanıdır, orman yağması gibi eski kültürün yağmalanmasıdır. Biz bütün halinde satarız eski kitabı, asla yırtmayız. Onlar ise yırtıcı. Yüz elli sayfalık yazma bir eseri benden yüz liraya alır bunlar. Sayfalarını yırtıp minyatür yapar, her birini yirmi liraya satar, üç bine yakın kazanırlar.

* Tevfik Fikret- Fikret, Galatasaray’ın efsanevi müdürüydü yüzyıl önce. Şair, öğretmen, 31 Martta ‘Beni çiğnemeden giremezler’ diye okulun önüne dikilen bir hürriyet abidesiydi.

* … bir defa tökezledi mi eşek bir yerde, aylar sonra o yere gelse, gitmez, durur. Sen buna ister inatçı de, ister tedbirli. Gitmez.

^-^ KEDİLER ^-^

        * En azından ben kedimi we dışı hissediyorum.

- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/46
Yapıkları iletişim değil, iletmekti.

                                               Okuduğum tarih: 14 Eylül 2013



ARKA KAPAK –

Ladesçi'nin kahramanı Cemil lades oynamayı çok sevmektedir, bu yüzden adı ladesçiye çıkar. Ancak olaylar geliştikçe anlarız ki aslında toplumda herkes herkesle ve kendisiyle lades oynamaktadır, kandırmaya çalışmaktadır. Roman boyunca Cemil'le Ayvaz'ın yanında, şaşırtıcı, bolca güldüren, güldürürken düşündüren, merakla okunan sürükleyici yaşam öykülerini izleyerek yolculuk edeceksiniz. Bu yolculukta Üstn Dökmen kendi yaşamının kerteriz defterinden parçalar sunuyor sizlere.

Eski balıkçılar hangi balığın hangi mevsimde nerede bulunduğunu gösteren kerteriz defterleri yazarlarmış. Cemil ile Ayvaz'a yol gösteren kerteriz defteri, bu kez sadece denizlerdeki kayalıkları, derinlikleri ve sığlıkları değil yaşamın sahte ve gerçek zenginlikleri anlatıyor kendince. Kitabı bitirdiğinizde yaşamın olanaklarına ilişkin değerli bir harita kalacak elinizde.

Bu kitabın baskısına kullanılan ağaçlar için 100 adet ağaç doğaya iade edilmiştir.


Keyifli okumalarınız olsun...

28 Temmuz 2013 Pazar

Büyü Dükkanı - Yeşim Türköz

Uzun zamandır alınacaklar listemde bekleyen bir kitaptı. Birkaç hafta önce aldığımda da burada paylaşmıştım.



Kitapta yer alan öyküler:
- Büyü Dükkanı - en çok bu öyküyü sevdim...
- Müzik Kutusu
- Gözyaşı
- Oyun
- Şifre
-Kanatlar
- Harita
-Veda


BÜYÜ DÜKKANI

Yazarı: Yeşim TÜRKÖZ
Yayın Hakları: Sistem Yayıncılık
(http://www.sistem.com.tr)
-  Birinci Basım: Aralık 1998/İstanbul
Altıncı Basım: Şubat 2004/İstanbul (2000 adet)
-   97 sayfa

Yazar Hakkında Bilgi= http://yesimturkoz.blogcu.com/

Kitaptan Alıntılar;

* Bu kitaptaki öyküler, bir psikoterapi yaklaşımı olan psikodramanın, ‘Büyü Dükkanı’ (MaGİC Shop) isimli tekniğinden esinlenerek kurgulanmıştır. ‘Büyülü Dükkan’ veya ‘Sihir Dükkanı’ olarak da tercüme edilen tekniğinin, psikodramanın kurucusu olan J.L. Moreonu’nun öürencisi H. Weiner tarafından geliştirildiği öne sürülmektedir.

* ‘Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar.’ /George Santayana

* Mutluluk kibrit alevine benzer. ‘Ya esen bir rüzgar söndürür, ya siz üflersiniz ya da sonuna kadar yanıp, kendiliğinden söner. Kibritin alevi önünde sonunda söner ama, başka bir kibrit yakma şansınız daima vardır.

* Büyükler, oyun dünyasından uzaklaştıkça, çocukların dünyasından da uzaklaşıyorlardı. Oysa çocuklar, oyun olmadan yapamazdı. Oyun, onlar için çoğu zaman gerçek dünyadan daha gerçek olurdu. Ve oyuncağı elinden alınmış bir çocuk, malını mülkünü kaybetmiş bir yetişkin kadar mutsuz olabilirdi.

* On dört, on beş yaşlarındaydı. … Bir gün büyükbabasına gençliğinde ve yaşlılığında onu nelerin mutlu ettiğini sormuştu. Büyükbabası: ‘Gençliğinde ağaç dikmek ve diktiğin ağaca bakmak seni mutlu edebiliyorsa, yaşlılığında da o ağacın gölgesinde oturmaktan mutlu olursun.’

* Her geçen günün akşamında, geçmişe bir gün daha teslim ettiğini düşünürken…

                                                      Okuduğum tarih: 6 Temmuz 2013


ARKA KAPAK –

Hayatta en çok istediğiniz şey, hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?

Epsilon Yayınevi, sizin de kendi gerçeğinizle karşılaşabileceğiniz Büyü Dükkanı’nda sizi bu soruya hazırlıklı olmaya çağırıyor!

Büyü Dükkanı, hayatta istenebilecek her şeyin var olduğu, mucizevi alışverişlerin gerçekleştiği bir mekandır. Ünü ülkenin dört bir tarafına yayılmış olan bu dükkana gelen müşterilerin tek bir hedefi vardır: Kendilerine her şeyin vaat edildiği bu yerden, hayatta en çok istedikleri şeyi almadan ayrılmamak...

Kimisi geçmiş yıllarını geri almak, kimi büyük bir aşk yaşamak, kimi de korkularından kurtulmak için oradadır. İsteklerine biçilen bedeli ödemeye çoktan hazırdırlar. Ancak Büyü Dükkânı’ndaki alışverişler kolay değildir. Çünkü usta satıcının bir kuralı vardır: Müşterisini dükkandan alabileceği en iyi şeyle göndermek... Yaşlı adam ile müşterileri arasında geçen sıkı pazarlıklar, hayata dair önemli sorgulamalar içermektedir.