Türü: Roman
Yayın
Hakları: İletişim Yayınları
- 1-9.
Baskı 1998-2013, İstanbuş 10. Baskı 2015,
İstanbul
Kapak: Suat Aysu
- 365 sayfa
Kitaptan Alıntılar;
* Onursuz,
haysiyetsiz şekilde, karşında affedilmek uğruna küçülmeye razı gelen, bil ki,
ilk fırsatta aynı şeyi veya daha beterini yine yapacaktır...
* Yaklaşık on yıl
kadar önce başlamıştı köpek modası. Önce Kibrit Evler birer birer yıkılmış,
aşağıda, Atış Caddesi'nde, artık evsiz kalmış geniş bahçelerinde yayvan
apartmanlar, çamura yatmış mandalar gibi, boy göstermeye başlamıştı.
(Medet hikayesinde hayvanların sokak hayvanına
dönüşme sürecini anlatırken...)
* Oy farfara
farfara, ateş de düştü şalvara...
* ... şu
soluduğumuz havada, az önce, hiç şüphesiz, başka birinin ciğerlerinden çıkıp gelmiş
gazlar da var....
* ... kiminle
konuşursa konuşsun, alnının tam ortasına dikerdi gözlerini.
* Ses ağızdan
çıktıktan sonra, sonsuza kadar var olur... Onun dalga boyunu yakalayabilecek
aletler geliştiriyorlar şimdi. Yakında, Malazgirt Savaşı'nı naklen
dinleyeceksin.
* Eskimolar,
karılarını misafirliğe gelen erkeğin yatağına gönderirler ikram olarak... Eski
Yunan'da hırsızlar toplumun en yüce makamlarıyla onurlandırırlar... Engizisyon,
hırsızı, içindeki şeytan çıkıncaya kadar iğneli fıçıda tutar.
^-^
KEDİLER ^-^
* Bir yavru kedi
gibi gerinip...
* Tek komutumla
seni bir sokak kedisi gibi parçalar.
* Kadın,
yavrusunu kıskanan bir kedi gibi atıldı doktorun üstüne.
- Yazım-Basım Hatası-
* Sf/ 38
... başka,dış...
Nisan 2017
Yazar Hakkında Bilgi= 1962'de
Sinop'ta doğdu. Konya Anadolu Lisesi'ni bitirdi. Hacettepe Üniversitesi
İngilizce Dilbilimi Bölümü'nü, Türkçe dersini veremediği için son sınıftan terk
etti. 1976'dan itibaren oyuncu ve teknik direktör olarak hentbolla uğraştı.
Türkiye Voleybol Federasyonu'nda koordinatör
olarak çalıştı. Romanları (hepsi İletişim'den): Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz
Misafir (1997), Geber Anne! (1998), Kaptanın Teknesi (1999), Lucky (2000),
Zindankale (2004), Ateş Canına Yapışsın (2008), Kün (2013). Hikayeleri: Sandık
Odası (2005), Medet (2007).
ARKA KAPAK –
'İşte bu benim annem!.. O da
hep böyle küserdi!.. Abimle benim duyacağım şekilde konuşup, bana mesajını
verirdi mutlaka... Dünyam başıma yıkılırdı o küsünce.... Benim annem bu işte!..
İşte bu!.. Efsunlu ve sır dolu!.. Sözleri bulmaca gibi!.. Bu, benim Melek
Annem!.. Elbette kurtaracağım onu!..'
Mutlu bir aile, İsmailoğlu
ailesi: otoriter anne Melek Hanım, baba Şükran Bey, oğulları Tufan ve Tayfun,
köpekleri Sarı... 'Annesinin sarı prensi' Tayfun, on yedisine basacağı gün eve
biraz erken döner. Fakat bu sesler, annesinin yatak odasından gelen bu
sesler... Kapı aralığından görünen yabancı erkek bacağı... Yoksa?.. Tanrım!
Tayfun'un doğumgünü, Melek Hanım'ın intihar günü olur... Aradan yıllar geçer,
yetiştirme yurdu müdürü İhsan Beyit, meslektaşı ve 'abisi' Hasan Çokar'a bir
çocuk gönderir. Mecburiyet olmasa, kimsenin yanından ayrılmak istemeyeceği bir
çocuktur bu. O sarı saçlar, o yüz, o konuşma, o karizma... Bir sicil vardır
çocukta, 'Tövbe estağfurullah, Mevlüt gibi!' Sonra? Sonrası karmaşık, komik,
heyecanlı; hem 'kelaka' hem fazlasıyla alakalı... Üstelik, uyarı levhası
hediyeli: Zaman'la fazla oynama!.. Sezgin Kaymaz 'fantastik eğlence'yi Geber
Anne!.. de başarıyla sürdürüyor.