yahudi soykırımı üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yahudi soykırımı üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2016 Perşembe

Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Schindler'in Listesi / Thomas Keneally

Kitapla ilgili paylaşımımı okumak isterseniz:

Schindler'in Listesi - Thomas Keneally


Kültüy, Fender, Spocky ve Fındık ♥♥♥♥


Okuma halleri fotoğraflarımı güncel olarak takip etmek isterseniz Instagram kullanıcı adım:okuyann


Okuma şenliği defterime bakmak isterseniz:
Aşkım mırkuykularda:) ♥
Diğer mırkuyku halleri burada ^-^


Yazalım çizelim:)


Kedili medili:)


Fındık ♥


Okuma listem için oluşturduğum defterime bakmak isterseniz:

Bahar Okuma Şenliği *2016*


Mırk mırkk:)


Okuyalım güzelleşelim:)


Sahilde...


Keyifli okumalarınız olsun...


18 Ocak 2016 Pazartesi

Freud'un Kız Kardeşi / Goce Smilevski * Eskiden Okuduklarım -27-

Kitabı beğenerek ve etkilenerek okumuştum.

Okuma halleri fotoğraflarıma bakmak isterseniz:
Okuma Halleri, Fotoğraflarla - Freud'un Kız Kardeşi / Goce Smilevski





FREUD'UN KIZ KARDEŞİ

-AVRUPA BİRLİĞİ EDEBİYAT ÖDÜLÜ-
Yazarı: Goce SMILEVSKI
Özgün Adı: Sestrata na Zigmund Frojd
Türü: Roman
Yayın Hakları: Nemesis Kitap
www.nemesiskitap.com
-   1. Baskı / Ekim 2013                  2-5. Baskı / Aralık 2013
Çeviren: Levent Ademov
-   243 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;

        * Aristoteles, kız çocuk yaratmanın babanın güçsüzlüğünün işareti olduğunu iddia ediyordu. İşte, bunu Avrupai düşüncenin temelini atanlardan biri söylüyor! Kadın cinsine olan bu nefret, küçük değişimlerle, bugüne kadar devam ediyor, Rousseau ve Schopenhauer'a kadar.

        * ... Pandora efsanesinin eski Yunan kadın düşmanları tarafından değiştirildiğini delillerle kanıtlayacağım: Pandora'yı, dünyaya bütün kötülükleri ve hastalıkları yayan ilk kadın olarak tanıtmışlar. O ilk kadındır -kadın düşmanları bütün kadınların onun gibi olduğunu iddia ediyorlar- mutsuzluğun kaynağı. Ama her zaman böyle değilmiş. Kötülüklerin ve hastalıkların taşıyıcısı Pandora masalı, efsanenin bozulmuş şeklinin bir parçasıdır. İlk haliyle efsane çok farklıdır ve adında onun izi korunmuş. Pandora 'her şeyi veren' demek: mutluluk ve iyiliklerin dağıtıcısı olarak tanrılaştırılmış, mutsuzlukların taşıyıcısı olarak değil. Anaerkil zamanlarda o , büyük tanrıça annedir, hediyeler ve mutluluk veren... Bütün kötülükler ve hastalıklar, Pandora'nın kutusundan çıkmamış elbette. O kutudan sadece insanlara sunulan hediyeler ve mutluluk çıkarmış. Sonra ise, ataerkil yapının başlamasıyla birlikte, erkekler masalı değiştirmişler. Kadın düşmanlığı Antik Çağ'da her zaman her yerde var...

        * Bir kadının kocasına karşı çıkması ve bu yüzden kocasının onu deli olarak ilan etmesi, o kadının demir parmaklıklar ardına girmesi için yeterli diye yakınıyordu... Kız kardeşlerim, anne-babanın ölümünden sonra miras istemesi, erkek kardeşleri tarafından tımarhaneye yatırılmaları için yeterli. Tımarhaneler bir sürü normal kadınla dolu.... Bir kadının yaşamının tımarhanede son bulması için, baba, eş, erkek kardeş, oğlu tarafından, kendi ve diğerleri için tehlikeli olduğu suçlamasına maruz kalması yeterli.

        * Paris'teki Salpeteriye'de nasıl olduğunu biliyor musunuz? Yerdeki döşeklerde uyuyorlar. Hastaları odalara kapatıp dışarı çıkmalarına izin vermiyorlar. Tuvalet ihtiyaçlarını odanın ortasında gideriyorlar, yerlerde duvarlarda her yerde pislik var. Tabii ki o pislik de çok değil, çünkü ölmemeleri kadar onlara yemek veriyorlar -ki gerektiği kadar yemek verseler bile korkunç koku içinde hayatta kalmalarına yetecek olandan daha fazla yemek yiyebilirler mi? Haftada bir odalarındaki pisliği temizliyorlar.

        * O çaresizlik duygusu kurşun gibi ağır oluyordu.

        * Boşlukla konuşmak. Anlamsıza anlam katmak demekti; dünya her zaman göz göze bakıp boş konuşmalar yapan insanlarla doluydu.



- Yazım-Basım Hatası -

        * Sf/ 72
         ... tutmaya çalışırak.

                                                                           ŞUBAT 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  http://gocesmilevski.com/


ARKA KAPAK –

Bağlayıcı olması beklenir kardeşliğin. Öyle umulur. Kardeşler birbirlerine borçludur ya; bir soluk, bir omuz, bir teselli...

Yine de düşünceler karmaşıklaşınca zihinde, unutulabilir borçlu addedildiğimiz görevler.

Bu kitap, dünyaca ünlü psikanalist Sigmund Freud'un ve onun dört kız kardeşinin gerçekte de yaşanmış sarsıcı öykülerini anlatmaktadır. Freud, İkinci Dünya Savaşı döneminde Viyana'ya girmek üzere olan Hitler'in yaratacağı yıkımdan kurtarılmak için Londra'ya götürülür. Ona Londra'ya geçmesi için yardım eden kimseler, yanına almak istediği insanların isimlerini bir liste haline getirmesini isterler. Freud o listeyi hazırlar. Eşi ve çocukları dışında eşinin ailesi, doktoru, doktorunun ailesi, hizmetçileri, hatta küçük köpeği bile vardır listede. Ancak dört kız kardeşi yoktur.

Freud'un seçimi kardeşlerinin kaderini nasıl şekillendirecektir?

O karanlık günlerde verilen bir sınavdır belki de yaşananlar; kardeşlikle ilgili bir sınav. Belki de bir iç savaş; galibi de mağlubu da belli olmayan...

"Nefis bir roman... Beni böylesine etkileyen başka bir kitap hatırlamıyorum."
-Vesna Mojsova-Cepiısevska (Makedonya)-

"Ustaca ve çarpıcı."
-Knack (Belçika)-

"Smilevski değişik ve ayırt edici tarzıyla, iç yaşamımıza ve fikir dünyamıza güzel bir bakış açısı getiriyor."
-Boek (Hollanda)-

"José Saramago gibi kuvvetli, çok yönlü ve detaycı bir yazar."
-La Repubblica Gazetesi (İtalya)-


17 Ocak 2016 Pazar

Koreş / Asher Kravitz * Eskiden Okuduklarım -22-

Kitaplığımda bulunan köpekli kitapları anlattığım bir video çekmiştim. 
İzlemek ve dinlemek isterseniz:

Köpekli Kitaplar


Hazırladığım defter için ise:

Koreş blogumda paylaşılacak kitaplarla birlikte başka bir yerde durduğundan videoya dahil etmeyi unutmuştum:))


KOREŞ
Yazarı: Asher KRAVITZ
Orijinal Adı: Hakelev Hayehudi, 2007
Türü: Roman
Yayın Hakları: Koton Kitap
www.kotonkitap.com
-   1. Baskı: Haziran 2012
İbranice aslından çeviren: Nita Kurrant
-   233 sayfa


Kitaptan Alıntılar;

        * Yaydıkları koku her seferinde ruh hallerimi ele veriyordu. İnsanlar birbirlerini kandırıp ruh durumlarına aykırı davranabilmeyi becerebiliyorlar. Biz köpekler ise gerçekten içlerinden geçeni biliyoruz.

        * Zaten köpeklerin girilmesine izin verilmeyen bir yerde oturmayı kim ister ki? Yolumuza devam edelim.

        * Nuremberg Yasaları. Yahudilerin köpek yetiştirmesi yasak.

        * Uyku beni korkutuyordu. Güneş doğduğunda ruhum bana geri verilmezse ne olacaktı?

        * Önüme yarım sandviç, bisküvi veya kemik koyan da vardı, taş atıp tekmeleyen de.
         Zor yoldan anladığım kadarıyla insanlar üçe ayrılıyordu: iyi, kötü ve umursamaz.


        * İsrail'in ilk başbakanı David Ben Gurion kumsalda amuda kalkmasıyla tanınırdı.


^-^ KEDİLER ^-^

        * Köpek geldi ve kediyi yedi, sopa geldi ve köpeğe vurdu.

        * ... kedi ve at dışkıları da kesinlikle tabuydu.

        * ... kara bir kedinin geçtiğini hissettim. ... aramdan siyah bir kedi geçti ama bu mecazi bir kedi değildi. Kedi Carl-Gustav'da ...

        * Kedi hemen geri çekilerek kiraz ağacının üst dallarına sığındı.

        * ... kediyi rahat bırakmak istemiyordu. ... zavallı kedi yavrusu...

        * Geceleri kedi yavrusunun suçlayıcı bakışları rüyalarıma giriyordu.

        * Sessiz kedi yavrusu...

        * ... iki kedinin sesini duyup pencereden onlara havlamaya gittim. Kediler havlamaların kaynağını arayıp her yöne baktılar...

        * ... siyah kedi yavrusunu...

        * ... zavallı kedinin kısa bir süre dallarının arasına sığındığı ağaca...

        * ... Esav Yakup'tan nefret eder, köpek kediden. Kedi yavrusunun feryadı... Keike Crl-Gustav'la hiçbir günahı olmayan kedinin arasında dursaydım. ... kediyi kurtarabilirdim ama kurtarmadım.

        * ... siyah kedininkine benzeyecek.

        * ... kedilerin çoktan temizlediği bir balık kılçığı.

        * ... ölü kedinin görüntüsü...

        * ... siyah kedinin sonu gibi olacak.

        * ... kedilerin miyavlaması...

        * ... bir kedi almamı söyledi.

        * ... siyah bir kedi yavrusunu evine almıştı. Şehirde o kadar kedinin arasından kendine bu kör zavallıyı seçmiş...

        * Kedi bir hafta doktor gözetimi altında kalmış, hayata minik tırnaklarıyla tutunmuştu.

        * Adı Parşandata olan kediyi seviyor...

        * ... mobilyalardan bir tanesinin yerini değiştirse küçük Parşandata yolunu şaşırıyordu.

        * Kedinin zorlandığını, tabağını aradığını gördüğümde... Kuyruğumun ucuna asılmasına izin verir, kör kediyi ... tabağına götürürdüm.

        * Neden kör kediler açlıktan ölüyorken yardımlarına koşmuyorsun?

                                                                                     MART 2014


Yazar Hakkında Bilgi=  Asher Kravitz fizikçi, pilot ve on yıldır İsrail ve Afrika’da vahşi hayvanların resimlerini çeken bir fotoğrafçıdır.  Açıköğretim Üniversitesi’nde, Akademik Mühendislik Koleji’nde ve İbrani Üniversitesi’nde matematik, fizik ve edebiyat dersleri vermektedir.
Geçmişinde, Ciddi Suçlar Araştırmaları Milli Birimi’nde de hizmet vermiştir. Koreş isimli kitabını 10 yılını paylaştığı ve artık hayatta olmayan köpeği Wawa’ya adamıştır. Şu anda Kafkas Çoban Köpeği olan Buma ve daha sonra aralarına katılan Moka isimli köpeği ile yaşamaktadır.
Yazar, kitabının kahramanı Koreş’in tüm hareketlerini beraber yaşadığı evcil dostlarından öğrenmiş… Nilnul isimli kedisinden ise kedilerin bakış açılarını ekleyerek, köpeklerin hayatını farklı bir anlatım ile Koreş’in ağzından okuyucuya sunmuştur.
Daha önce
Büyülü Kare (Gvanim, 2000),
Bumerang (Keter 2002),
Ben Mustafa Rabinoviç (Hakibutz Hameuhad, 2004)
isimli kitapları okurla buluşmuştur.
http://www.bugunbugece.com/oku-bak/haber/bir-kopegin-anilari


ARKA KAPAK –

Bir köpeğin hayatı ve anıları...
Hayatı bir de koreş'ten dinleyin...

Asher Kravitz tarafından kaleme alınan ve Yahudi bir ailenin evinde dünyaya gelen özel bir köpeğin yani Koreş'in ağzından anlatılan kitap Türk okuruyla buluştu. İlk kez bir köpeğin bakış açısından yazılan kitap olma özelliğiyle dikkat çeken 'Koreş' okuyan herkesin hayatta kalma mücadelesi, cesaret, sevgi, nefret, sadakat gibi tüm duyguları yoğun yaşayacağı hem eğlenceli hem de duygusal bir kitap...
'Koreş', Koton Kitap tarafından Haziran ayının ilk günlerinde yayımlandı ve tüm seçkin kitapevlerinde Türk okuruyla da buluştu.
Hiç bir köpeğin hayatını düşünmüş müydünüz? Hayat şartlarının, sahibiyle ilişkisinin, arkadaşlarıyla oynadığı oyunların onu nasıl etkileyebileceğini; sahibine delicesine tutkun ve itaatkâr olmasının nedenlerini düşünmüş müydünüz?

Eğer buna vaktiniz olmadıysa Koreş'i dinlemenizi tavsiye ederiz...
1935 yılında Almanya'da Yahudi bir ailenin evinde bir Kafkas Çoban Köpeği olarak dünyaya gelen ve hayatı boyunca sahibinden ismine kadar pek çok değişiklik yaşayan Koreş'in hem mutlu hem de yaşam mücadelesiyle geçen günlerini anlattığı hikâyesini okurken hayata dair birçok sorunun da yanıtını bulacaksınız...

Fizikçi, pilot, eğitmen ve 10 yıldan fazla süredir vahşi hayvan fotoğrafçısı olan Asher Kravitz, Koreş'in ağzından akıcı dili ve etkileyici hikâyesi ile Koreş'i okura sundu ve okuyan herkesten çok farklı ama çok etkileyici geri dönüşler aldı.

Kahramanlık, itaat, sevgi, nefret, dostluk, düşmanlık, cesaret, sadakat duygularıyla bir köpeğin yaşamına şahit olacaksınız. "İnsanın kendine güvenen sesi ve kokusu bana gücün sahibinin o olduğunu öğretti" diyen Koreş'in gözünden sevgi ve korkuyu, huzur ve zulmü hissedeceksiniz. Nazi döneminde hem Yahudilerin hem de Almanların yanı başında yaşayan Koreş'in kendi hayatı dışında bu iki tarafın da yaşadıklarını anlattığı gözlemlerinden çok etkileneceksiniz.

Koton Kitap, okuyan herkesin hem gülüp hem de duygulanacağı Koreş'i Türkiye'nin her yerindeki seçkin kitapevlerinde satışa sundu.


Defterimden...


Keyifli okumalarınız olsun...

2 Aralık 2015 Çarşamba

D&R Kitap Alışverişim *

Geçen gün D&R siparişim burada paylaşmıştım.
Laf aramızda ilk kez bu kadar seri bir şekilde siparişlerimiz elimize ulaştı. Önceki sayısız siparişimizde baştan kabulleniyorduk gelme süresinin on günü bulma ihtimalini:))) Çok şaşırdık bu kadar çabuk gelince:) İki gün önce elimize ulaştı. Sadece bir film eksikti, o da bugün geldi.
İnşallah bu alışverişe de bir video çekeceğim. En son 'Sahaflık Kitaplar Alışverişim' videosu çektik, buradan izleyebilirsiniz.

Detaylara geçmeden aldığım kitapları hep birlikte bir görmeniz için:


* Sylvia Plath'in iki kitabını okudum. 'Sırça Fanus' ilk okuduğum kitabıdır. Ama hala blogumda paylaşamadım.
Diğeri ise 'Günlükler', burada paylaşmıştım.
* Kitaplığımda da okunmayı bekleyen 'Johnny Panik ve Rüyaların Kutsal Kitabı' mevcut. -burada paylaşmıştım-
* Bir de Yusuf Eradam'ın yazdığı 'Sylvia: Ben'den Önce Tufan' kitabı var. -şurada paylaşmıştım-
Sylvia'nın tutkun olduğu ve çalkantılı ilişkilerinin adamı Ted Hughes...
Eşinin intiharından uzuun yıllar sonra bu kitabı çıkarmış.


Yazarın okuyup paylaştığım kitabı için:

Kitap Evi - Enis Batur

Bu kitabını ise bir bloggerın paylaşımında gördüm, burada. 



Enver Aysever'in 'Edebiyat Ölmelidi' kitabını okurken alınacaklar listeme eklediğim kitaptı.


Yazarın okuduğum ilk kitabı için:

Ayna Çarpması kitabının da çok methini duyduğum için alınacaklar listeme eklemiştim.


Instagram'da bir paylaşımda görüp listeme eklediğim bir kitap...


Bodrum Bodrum:)


Murakami'nin 'Sahilde Kafka' kitabından not ettiğim bir kitap...


Nazım Hikmet'in adı bile yeterli:)


Keyifli okumalarınız olsun ^-^


15 Kasım 2015 Pazar

Rena'nın Yemini - Rena Kornreich Gelissen / Heather Dune Macadam

'Güz Okuma Şenliği' okuma listeme minik bir ara verip 'Rena'nın Yemini' kitabını okudum.



Kitapçı bu kitabı okumam için ödünç verdi -burada- . Ben de ödünç kitaplardan çok rahatsızlık duyarım. O yüzden kitabın başına bir şey gelmeden emaneti teslim etmek adına hemen okudum.
Çok etkileyici, üzücü ve insanı insanlığından utandıran bir kitap.



Yahudi soykırımı üzerine okuduğum son kitap:

Anne Frank'ın Hatıra Defteri - Anne Frank


Adolf Hitler:


RENA'NIN YEMİNİ
Yazarı: Rena Kornreich GELISSEN / Heather Dune MACADAM
Türü: Anı - Yaşam öyküsü
Yayın Hakları: Altın Kitaplar
www.altinkitaplar.com.tr
-   1. Basım: Mayıs 1998
Türkçesi: Nihal Önol
-   288 sayfa


 Kitaptan Alıntılar;
  
        * Rena'ya Yahudi olmayan bir oğlanla ya da ne olursa olsun başlarında bir yetişkin bulunmadan herhangi bir oğlanla konuşması yasaktı.

        * Sevgili Andrzej,
         Ailem senin Yahudi dinini kabul etmeni istemiyorlar, bu bile yeterli olmayacaktır. Yahudi doğmuş olman gerekir.

        * ... küçük oğlu çok hastalandı, ameliyat olması gerekti ama yeni kurallar Musevilerin doktora gitmesine izin vermiyordu.
  
        * Alman yasaları Hıristiyan birinin mezarına Musevilerin çiçek bırakmasını yasaklıyor.

        * ... herkesin bindirildiği vagonların hayvanlar için olduğu, daha doğrusu sığır vagonları olduğu besbelli.
         Biri soruyor, 'Tuvalet nerede?' Tuvalet yerine kullanılması öngörülmüş bir kova var. ... Bunun kısa bir yolculuk olmayacağı anlaşıldı, akşam olmadan kova dışkıyla dolup taşıyor. ... 'Açın kapıyı! Kokudan ölüyoruz!' Çığlıklarımıza kimse yanıt vermiyor.
         Biri ölüyor. Cesetten uzaklaşmaya çalışıyoruz ama gidecek yer yok.
         ... Biri daha ölüyor...
         'Ölülerinizi atın dışarı'
         Cesetler de tıpkı bu arada boşaltılan kova gibi rastgele, saygısızca dışarı fırlatılıyor.

        * Auschwitz-
         'Bavullarınızı şuraya atın,' diye haykırıyor SS'ler.
         Benimkini giderek büyüyen yığının yanıbaşına dik, düzgünce koyuyor, sonra dönüp bir SS'e soruyorum. 'Sonra nasıl bulacağız bavullarımızı?' Kendimi insan yerine koyuyorum, sormaya hakkım var.
         Silahını bana doğrultarak suratıma bağırıyor, 'Sıraya gir de kapa çeneni!' Tüylerim diken diken oluyor. Benim insan olduğumu görmüyor bu adam.

        * Temmuz ve Eylül 1942 çoğu Musevi, 15.000 ile 20.00 arası insan öldü. En yüksek kayıp, tuvalet, yıkanma yerleri olmadığından ve zavallılar bit içinde olduklarından kızlar kampında verildi... İntiharlar da sık görülüyor ve çoğunlukla kendini iç tel örgünün yüksek gerilmiş verilmiş tellerine atmakla gerçekleştiriliyordu. Bu böyle sürdü gitti, sonunda ilk geldikleri sayının yüzde beşine inmişlerdi.

        * 16 Eylül 1942 - 626 kişi, gaz odalarında öldürülüyor.
         1 Ekim 1942 - Birkenau kadınlar kampı, 2000 tutuklu gaz odalarında öldürülüyor.
         2 Ekim 1942 - 2012 kadın tutuklı gaz odalarında öldürülüyor.
         3 Ekim 1942 - 1800 kadın tutuklu gaz odalarında öldürülüyor.
         30 Ocak 1943 - 518 çocuk gaz odalarında öldürüldü.
         31 Ocak 1943 - 457 çocuk gaz odalarında öldürüldü.

        * Nazi Almanya'sı tarihinin böylesine üstüne basa basa belirtildiği gibi, ırkçılık mantığı eninde sonunda Soykırım'a yol açıyor... Her temel Nazi planı, özellikle Yahudi kadınlarını hedef almak zorundaydı, çünkü Museviliğin sürdürülmesini sağlamak sadece ve sadece onların elinde olan bir şeydi. ... Soykırım'dan sağ kurtulma olasılığının Yahudi erkeklere oranla Yahudi kadınlar açısından çok daha düşük olduğuna ilişkin sağlam göstergeler vardır.

        * Artık ekmeğimizi cebimize koymak güvenli olmaktan çıktı. Uyurken yiyeceğimizi çalmak için avuçlarımızı açmaya kalkışıyorlar. Eğer sıkı sıkı tutmazsak uyurken battaniyemizi üzerimizden çekip almak isteyenler var.

        * Oraya gitmemek için değil, sonunda orayı boyladığımızda yeterince gaz versinler de ölelim, fırınlara diri diri girmeyelim diye dua etmemiz gerek.

        * Kendi oğullarımız, kendi erkeklerimiz bizleri çırılçıplak görmeye zorlanıyor; bizim kafalarımızı, koltuk altlarımızı, bacaklarımızı, edep yerlerimizi  traş etmeye zorlanıyorlar. Kimi zaman bunlar dostlarımız, kimi zaman akrabamız oluyor; analar öz oğulları tarafından traş ediliyor, erkek ve kızkardeşler bu utançtan paylarını alıyorlar.

        * 30 Nisan 1943 ... 243 kadın tutuklu, denek olarak seçildi. ... Prof. Dr. Clauberg'in deney istasyonuna yerleştirildiç
https://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Clauberg
http://www.ushmm.org/wlc/tr/gallery.php?ModuleId=10005168&MediaType=ph

        * 7 Ekim 1944 - Kadın tutuklular tarafından içeri sokulan patlayıcıların yardımıyla Yahudi Sonderkomando'sunun bir ayaklanması oldu. ... ölü yakma fırını (Krematoryum) IV'ü yıkmayı başardılar.

        * Çalışmaya götürülürken kentin ortasından yürütülüyoruz. Kentliler biz geçerken üstümüze tükürmek için dükkanlarından ev evlerinden çıkıyorlar.

        * Rena Kızılhaç ekibinde komutan John Geliisen'le evleniyor. 1954'te ABD'ye göçmen olarak gidiyorlar. Dört çocukları oluyor.
         Danka 1948'de Elie Brandel'le evlendi ve 1951'de ABD'ye göç etti. İki çocukları var.

        * Yüzü içer doğru çökmüş, gerisin geri, ruhuna düşmüş.

        * Bu resmi aklımda çerçeveliyor ve içimde bir duvara asıyorum.

        * Ta içimde, kimsenin görmeyeceği yerde ağlıyorum.


^-^ KEDİLER ^-^

        * ... kapıdan bir kedi gibi usulca süzülüyor...


- Yazım-Basım Hataları -

        * Sf/ 42
         Hava giderek ısırıyor ama kış toprak...

        * Sf/ 163
         Kenarına yapıyor ama kardeşime de tutacak yer bırakmaya...
       
        * Sf/ 181
         Seni kesinlikle öldüğünü düşünüyordum.

        * Sf/ 229
         Bir yaşındayken ... tüm köyün karşısında şiir okumak için seçilen ilk Musevi ve ilk kız olmamdan daha önemli...

        * Sf/ 238
         ... insanın sevdiğiyle birlikte olmak.

                                                                         Okuduğum tarih: Kasım 2015


Yazar Hakkında Bilgi=  http://www.renaspromise.com/book-photos.php


http://heatherdune.com/


ARKA KAPAK –

İki Kız Kardeşin Auschwitz Anıları
Naziler Yahudiler toplamaya başladığında ilk grubun içinde Rena ve küçük kız kardeşi de vardı. İki kız kardeş Auschwitz ölüm kampında üç yıldan fazla süreyle yaşamayı başardılar.
Naziler aileyi zorla birbirinden koparınca, Rena annesine verdiği sözü yerine getirmek için olağanüstü bir mücadeleye girişti.
Nazi ölüm kamplarındaki acımasızlığın, sevginin gücü karşısında yıkılışını kanıtlayan gerçek bir yaşamöyküsü.

Defterden...


Spocky ♥ 


Fender ve Gibson ♥♥


Kültüy pati(k)leri ♥


Keyifli okumalarınız olsun...